Ara
Menü

Ali b. Hüseyin Zeynelâbidîn

Ali b. Hüseyin Zeynelâbidîn (38/659–94/712), Hz. Hüseyin’in oğlu; Kerbelâ’dan sağ çıkan, Medine’de hadis, fıkıh, ibadet ve gizli hizmet hayatıyla tanınan büyük tâbiî ve Ehl-i beyt büyüğüdür.

Doğum
659
Vefat
712
Unvan
Ehl-i beyt büyüğü, tâbiî, fakih ve zühd–dua geleneğinin öncü şahsiyeti
Temalar
Medine, Kerbelâ, Ehl-i beyt, Hz. Hüseyin, Muhammed el-Bâkır, hadis, fıkıh, zühd, dua, Cennetü’l-Bakī‘, müşterek silsile halkası

Kimliği, nesebi ve lakapları

Ebü’l-Hasen Ali b. Hüseyin b. Ali b. Ebû Tâlib, Hz. Hüseyin’in oğlu ve Resûlullah’ın Ehl-i beytinden büyük bir tâbiîdir. Medine’de 38/659 yılı civarında doğduğu kabul edilir; doğum yılı hakkında başka rivayetler de vardır. İbadet ve zühdü sebebiyle “Zeynelâbidîn”, çok secde etmesi dolayısıyla “Seccâd” ve “Seyyidü’s-sâcidîn” lakaplarıyla tanındı. Kerbelâ’da şehid edilen ağabeyi Ali el-Ekber’den ayırmak için bazı kaynaklarda Ali el-Asgar diye de anılır.

Kerbelâ’dan sağ çıkışı

Babası Hz. Hüseyin’in Kerbelâ’da şehid edildiği 61/680 yılında Ali Zeynelâbidîn de kafiledeydi. Ağır hastalığı ve zayıf bünyesi sebebiyle savaşa fiilen katılmadı. Öldürülmek istenmesine rağmen hayatta kaldı; böylece Kerbelâ’dan sağ çıkan tek Hüseyin oğlu oldu. Ehl-i beytin diğer mensuplarıyla birlikte önce Kûfe’ye, ardından Dımaşk’a götürüldü. Daha sonra Medine’ye dönerek hayatının geri kalanını burada geçirdi.

Medine’de ilim ve ibadet hayatı

Ali Zeynelâbidîn, Kerbelâ sonrasındaki siyasî mücadelelerin dışında kalmayı tercih etti. Harre Vak‘ası, Abdullah b. Zübeyr hareketi ve dönemin başka çalkantılarına şahit olduğu halde herhangi bir siyasî hizbin içinde yer almadı. Bu tavır yalnız inzivâ değil; beyt">Ehl-i beyt ailesini koruma, ilim öğretme ve Medine’nin dinî hayatına hizmet etme tercihi olarak değerlendirilmelidir.

Hadis rivayeti ve ilmî çevresi

Babası Hz. Hüseyin ve amcası Hz. Hasan’ın yanı sıra Hz. Âişe, İbn Abbas, Ebû Hüreyre, Câbir b. Abdullah, Abdullah b. Ömer ve Ümmü Seleme gibi sahâbîlerden rivayette bulundu. Hadis tenkitçileri tarafından güvenilir bir râvi kabul edildi. Saîd b. Cübeyr ve Seleme b. Dînâr gibi tâbiîn âlimleriyle ilmî sohbetleri oldu. Öğrencileri arasında İbn Şihâb ez-Zührî, Nâfi‘, Amr b. Dînâr ve başka Medineli râviler zikredilir. Fıkıh, tefsir, hadis ve ahlâka ilişkin bilgileri kendisinden sonraki nesle bu çevre aktardı.

Fıkıh ve ahlâk otoritesi

Kaynaklar onu devrinin önde gelen Medineli fakihlerinden biri sayar. Güç meselelerde görüşüne başvurulduğu, ilim sahibinin ayağına giderek öğrenmeyi esas aldığı ve bilgisini talebeleriyle paylaştığı nakledilir. Onun ilmî şahsiyetini yalnız daha sonraki mezhebî imamet tasnifleriyle açıklamak yeterli değildir; Sünnî hadis ve tabakat eserlerinde de sika râvi, fakih, zâhid ve Ehl-i beyt büyüğü olarak geniş biçimde yer alır.

Zühdü, namazı ve gizli sadakası

Ali Zeynelâbidîn’in abdest alırken sorumluluk duygusuyla yüzünün sarardığı, namaza durduğunda titrediği ve geceleri ihtiyaç sahiplerine yiyecek taşıdığı nakledilir. Medine’de bazı ailelerin kapılarına bırakılan erzağın kimden geldiği uzun süre bilinmemiş; vefatından sonra bu yardımlar kesilince taşıyan kişinin o olduğu anlaşılmıştır. Bu rivayetler, kaynaklarda onun gösterişten uzak sadaka anlayışını, ibadet ciddiyetini ve fakirlere hizmetini anlatmak için korunmuştur.

Ehl-i beyt sevgisinde ölçü

Ali Zeynelâbidîn, Ehl-i beyt sevgisinin İslâm kardeşliği ve sünnet ölçüsü içinde yaşanmasını istedi. İlk üç halife hakkında kötü söz söylenmesini uygun görmediği; Ehl-i beyti aşırı ve ilâhlaştırıcı bir dille sevme eğilimine karşı çıktığı nakledilir. Zehebî’nin aktardığı, Iraklılara hitaben Ehl-i beyti İslâm sevgisiyle sevmelerini ve putlaştırıcı bir bağlılıktan sakınmalarını isteyen sözü, onun itidalini gösterir.

Çocukları ve neslin devamı

Çocuklarının sayısı kaynaklarda farklı verilir. En tanınmış oğulları Muhammed el-Bâkır ile Zeyd b. Ali’dir. Hz. Hüseyin’in nesli büyük ölçüde Ali Zeynelâbidîn üzerinden devam etmiş; bu sebeple “Ebü’l-eimme” ve “Âdem-i Âl-i abâ” gibi unvanlarla da anılmıştır. Muhammed el-Bâkır ilim ve rivayet çizgisinin, Zeyd b. Ali ise daha sonraki Zeydiyye tarihinin merkez şahsiyetlerindendir.

Dua ve ahlâk metinleri

Ona nispet edilen es-Sahîfetü’s-Seccâdiyye, dua, kulluk, tövbe, şükür ve ahlâk bahislerini içeren önemli bir külliyattır. Risâletü’l-hukūk insanın Allah’a, nefsine, ailesine ve topluma karşı sorumluluklarını anlatır. Ayrıca ez-Zühd ve’l-vasiyye ve çeşitli hutbe, mektup ve dualar ona nispet edilmiştir. Bu metinlerin isnat ve telif tarihleri aynı güven derecesinde değildir; eserler tek bir tarihî katmanmış gibi sunulmamalıdır.

Tasavvuf silsilelerindeki müşterek halka

Ali Zeynelâbidîn, çok sayıda tarikat silsilesinin Ehl-i beyt üzerinden ilerleyen varyantlarında Hz. Hüseyin ile Muhammed el-Bâkır arasında yer alır. Bu konum yalnız Zenbûriyye’ye mahsus değildir; Kādiriyye, Rifâiyye, Şâzeliyye ve başka yolların bazı silsilenâmelerinde de aynı Ehl-i beyt hattı görülür. Bu sıralamalar tarihî anlamda her zaman yüz yüze bir hoca-talebe belgesi sayılmaz; geleneklerin mânevî nispet ve aktarım anlayışını kaydeder.

Vefatı ve Cennetü’l-Bakī‘

Vefat tarihi hakkında 92, 94 ve 95 gibi farklı rivayetler bulunur. Çoğunluğun tercihine göre 94 yılı Rebîülevvel ayında, Aralık 712’de Medine’de vefat etti. Cennetü’l-Bakī‘ Mezarlığı’nda amcası Hz. Hasan’ın yanına defnedildi. O yıl çok sayıda fakihin vefatı sebebiyle “senetü’l-fukahâ” diye anılmıştır. Ali Zeynelâbidîn’in kalıcı mirası; Kerbelâ’nın ağır hatırasını siyasî intikam dili yerine ilim, ibadet, dua, ahlâk ve gizli hizmetle taşımasıdır.

İlim halkası: hocaları, arkadaşları ve talebeleri

Zühd ve takvâda ümmetin önde gelenlerinden sayılan Zeynelâbidîn büyük bir tâbiîdir. Babası ve amcası dışında Hz. Âişe, İbn Abbas, Ebû Hüreyre, Câbir b. Abdullah, Abdullah b. Ömer ve Ümmü Seleme gibi sahâbîlerden hadis rivayet etmiştir. Medine'nin önde gelen âlimlerinden, âmâ olduğu belirtilen ve tâbiînin ikinci tabakasında yer alan Ubeydullah b. Abdullah'ın iki meşhur talebesinden biri odur; diğeri Ömer b. Abdülazîz'dir.

Tâbiînden Saîd b. Cübeyr ve Seleme b. Dînâr gibi kimselerle ilmî sohbetlerde bulunmuştur. Talebeleri arasında başta Zührî olmak üzere Süfyân b. Uyeyne, Nâfi' ve Mukatil b. Süleyman zikredilir.

Abdest alırken sararması, namaz kılarken titremesi ve geceleyin fakirlere sırtında yiyecek taşımasıyla ilgili rivayetler zühdüne, takvâsına ve cömertliğine örnek gösterilir. Tasavvuf kaynaklarında ilim, ibadet, edep ve ahlâka dair sözleri nakledilir, bazı kerametleri anlatılır. Şair Ferezdak'ın onun üstün vasıflarını terennüm eden kasidesi ilmî şahsiyeti hakkında önemli bir kaynak sayılmış ve birçok âlim tarafından şerhedilmiştir.

COĞRAFÎ HAFIZA5 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi5 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Menkıbeler

İlk 1 kayıt gösteriliyor

GELENEK İÇİ ANLATI

Geceleri gizlice taşıdığı erzak

Erken tabakat ve zühd kaynakları, Medineli yoksullara geceleyin kimliğini gizleyerek yiyecek taşıdığını nakleder.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç →

Medine’de bazı yoksul ailelerin kapılarına geceleri düzenli olarak yiyecek bırakılıyordu. Yardımı getiren kişi karanlıktan yararlanıyor, kimliğini açıklamıyor ve karşılık beklemiyordu. Ali Zeynelâbidîn vefat edince bu erzak dağıtımı birden kesildi. Aileler o vakit geceleri kendilerine yük taşıyan kişinin Ali b. Hüseyin olduğunu anladılar.

Tabakat ve zühd kaynakları, cenazesi yıkanırken sırtındaki yük izlerinin görüldüğünü de bu anlatıyla birlikte nakleder. Rivayetin maksadı olağanüstü bir olay iddiasından çok, sadakanın gizlenmesi ve fakire minnet yüklenmemesi ahlâkını göstermektir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Zeynelâbidîn”; İbn Sa‘d, et-Tabakāt V; Ebû Nuaym, Hilyetü’l-evliyâ III; Zehebî, A‘lâmü’n-nübelâ IV.

Hayatından kayıtlar

İlk 1 kayıt gösteriliyor

BİYOGRAFİK KAYIT

Kerbelâ’dan Medine’ye uzanan hayat çizgisi

Kerbelâ’dan sağ çıkan Ali Zeynelâbidîn, Kûfe ve Dımaşk’ın ardından Medine’ye dönerek ilim ve ibadet merkezli bir hayat kurdu.

Metni gösterMetni daralt

Ali Zeynelâbidîn 61/680’de Kerbelâ kafilesindeydi; fakat ağır hastalığı sebebiyle savaşa katılmadı. Babası Hz. Hüseyin ve yakınları şehid edilirken hayatta kaldı. Kûfe ve Dımaşk’a götürülen Ehl-i beyt mensupları arasında yer aldıktan sonra Medine’ye döndü. Bu tarihî kırılma, onun sonraki hayatında siyasî mücadeleden uzak durup Ehl-i beyt neslini, ilmi ve ibadet hayatını korumaya yönelmesinin temel bağlamıdır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Zeynelâbidîn”; İbn Sa‘d, et-Tabakāt V; Ebû Nuaym, Hilyetü’l-evliyâ III; Zehebî, A‘lâmü’n-nübelâ IV.

Eserleri ve metinleri

İlk 1 kayıt gösteriliyor

ESER / METİN

Dua, haklar ve zühd metinleri

es-Sahîfetü’s-Seccâdiyye ve Risâletü’l-hukūk başta olmak üzere ona nispet edilen metinler, farklı isnat ve derleme katmanlarıyla değerlendirilir.

Metni gösterMetni daralt

es-Sahîfetü’s-Seccâdiyye dua ve münâcâtları; Risâletü’l-hukūk ise hak ve sorumlulukları bir araya getirir. Bunların yanında zühd, vasiyet, hutbe, mektup ve şiir derlemeleri Ali Zeynelâbidîn’e nispet edilmiştir. Mevcut nüshalar ve derlemeler farklı dönemlerde oluştuğu için bütün metinlerin doğrudan onun kaleminden çıkmış tek bir külliyat olduğu ileri sürülmemelidir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Zeynelâbidîn”; İbn Sa‘d, et-Tabakāt V; Ebû Nuaym, Hilyetü’l-evliyâ III; Zehebî, A‘lâmü’n-nübelâ IV.

Öğütleri

İlk 2 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

"Bizi İslâm kardeşliği sevgisiyle seviniz"

Aşırı sevgiye karşı çıkarak Iraklılar'a "Bizi İslâm kardeşliği sevgisiyle seviniz, sakın putlara tapar gibi sevmeyiniz; zira bu şekildeki sevginiz bizim için sadece bir ar ve utanç vesilesidir" demiştir.

Metni gösterMetni daralt

Kendisine yöneltilen aşırı bağlılığı bizzat reddetmiştir: "Ey Iraklılar! Bizi İslâm kardeşliği sevgisiyle seviniz, sakın putlara tapar gibi sevmeyiniz. Zira bu şekildeki sevginiz bizim için sadece bir ar ve utanç vesilesidir."

Aynı ölçülülük ilk üç halife hakkındaki tavrında da görülür. Sonradan teşekkül eden İmâmî-İsnâaşerî Şîası'nca imamların dördüncüsü kabul edilmesine rağmen, ilk üç halife hakkında hayırdan başka bir şey düşünülemeyeceğini söylemiş, onların eleştirilmesini uygun görmemiş, Kur'an'da övülen bu mümtaz şahsiyetlere ta'n edenlerin müslüman sayılamayacağını ifade etmiştir. Kendisine Hz. Ali'nin ne zaman rec'at edeceğini soran birine verdiği cevap ise tektir: "Kıyamet günü."

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

İlim sahibinin ayağına gitmek

Ona göre tahsil için ilim sahibinin ayağına gitmek gerekir; kendisi de faydalanabileceği âlimlerin yanına giderek onlardan ilim tahsil etmiştir.

Metni gösterMetni daralt

Zeynelâbidîn'in ilim anlayışının özeti şudur: tahsil için ilim sahibinin ayağına gitmek gerekir. Bu ölçüyü kendi hayatında da uygulamış, faydalanabileceği âlimlerin bulunduğu yere bizzat giderek onlardan ders almıştır. Ehl-i beyt'e mensubiyeti onu öğrenmenin zahmetinden muaf tutmamıştır.

Öğrendiğini kendine saklamamış, başkalarına da öğretmiştir; talebeleri kendisinden fıkıh, tefsir, ahlâk ve tasavvufa dair bilgiler rivayet etmiştir. Hadis rivayetinde sika bir râvi kabul edilmiş, zamanının en büyük fakihi sayılarak halledilmesi zor meselelerde başvurulan bir merci olmuştur.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.

Kavram dünyası

İlk 4 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Lakapları ve künyeleri

Zeynelâbidîn lakabının yanında Seyyidü's-sâcidîn, Seccâd ve "Zü's-sefenât" (fazla secdeden dizleri nasır tutmuş) diye anılır; Resûl-i Ekrem'in neslini devam ettirdiği için "Âdem-i âl-i abâ" ve "Ebü'l-eimme" denilmiştir.

Metni gösterMetni daralt

Ebü'l-Hasen künyesiyle anılan Ali b. Hüseyin, Ebû Muhammed ve Ebü'l-Hüseyin künyeleriyle de zikredilmekle birlikte asıl şöhretini Zeynelâbidîn lakabıyla kazanmıştır. İbadetteki yoğunluğu ona başka adlar da kazandırmıştır: Seyyidü's-sâcidîn, Seccâd ve çok secde etmekten dizleri nasır tuttuğu için "Zü's-sefenât". Seccâd lakabı, aynı sebeple Ali b. Abdullah b. Abbas'a da verilmiştir.

Hz. Peygamber'in ve Hz. Hüseyin'in neslini devam ettirdiği için "Âdem-i âl-i abâ" ve "Ebü'l-eimme" (imamların babası) diye anılmıştır. Ayrıca Kerbelâ'da şehid edilen ağabeyi Ali el-Ekber'den ayırt edilmek üzere Ali el-Asgar adıyla da bilinir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Siyasetten çekilme kararı

Ehl-i beyt'in başına gelen felâketlerin siyasetle uğraşmalarından ileri geldiğini görerek hiçbir dinî-siyasî hizbin içinde yer almamış; Harre Savaşı'nda halifenin emriyle kendisine dokunulmamıştır.

Metni gösterMetni daralt

İlk beş Emevî halifesinin devrini idrak eden Zeynelâbidîn, Abdullah b. Zübeyr, Muhtâr es-Sekafî ve Abdurrahman b. Muhammed b. Eş'as'ın ayaklanmalarına şahit oldu. Ehl-i beyt'in başına gelen felâketlerin onların siyasetle uğraşmasından ileri geldiğini görerek siyasetle ilgilenmedi; zalim idarecilerin şerrinden korunmak için dinî-siyasî hiçbir hizbin içinde yer almadı.

Bu tutumun ilk sınavı Medine'de yaşandı: halası Zeyneb'in Kerbelâ'ya dair etkileyici konuşmaları üzerine Medineliler Yezîd'e karşı ayaklandığında, duruma çok üzülmekle birlikte fitneden çekinip isyancılarla birlikte hareket etmedi. İsyanı bastırmakla görevlendirilen Müslim b. Ukbe, Harre Savaşı'nda (63/683) halifenin emriyle ona dokunmadı. Emevî Halifesi Abdülmelik b. Mervân'ın Ehl-i beyt'ten en çok onu sevdiği nakledilir.

Bu çekilme sonraki nesle de miras kaldı: kendisi ve büyük oğlu Muhammed el-Bâkır, yakınlarının katledilmesinin verdiği acı tecrübeden sonra siyasetten uzak durmuş, hac vesilesiyle yaptıkları Mekke seyahati dışında Medine'den hiç ayrılmamış ve ilimle meşgul olmuşlardır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Annesi: son Sâsânî hükümdarının kızı Şehrbânû

Sülâfe, Selâme ve Gazâle adlarıyla da bilinen annesi Şehrbânû, Hz. Ömer devrindeki fetihler sırasında Medine'ye getirilen son Sâsânî hükümdarı III. Yezdicerd'in kızıdır.

Metni gösterMetni daralt

Zeynelâbidîn'in annesi, Hz. Ömer devrindeki fetihler sırasında Medine'ye getirilen ve son Sâsânî hükümdarı III. Yezdicerd'in kızı olan Şehrbânû'dur; kaynaklarda Sülâfe, Selâme ve Gazâle adlarıyla da anılır.

Böylece Hz. Peygamber'in torununun oğlu, aynı zamanda yıkılan İran hânedanının da torunu sayılmıştır. Bu soy birleşmesi, sonraki yüzyıllarda Ehl-i beyt'e bağlılığın İran coğrafyasında bulduğu karşılığın anlatılarında sık sık hatırlatılacaktır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Senetü'l-fukahâ

Vefat ettiği 94 (712) yılına, içinde birçok fakihin ölmesi sebebiyle "senetü'l-fukahâ" (fakihler yılı) denilmiştir.

Metni gösterMetni daralt

Vefat tarihiyle ilgili çeşitli rivayetler bulunmakla birlikte çoğunluğa göre 94 yılı Rebîülevvel ayında (Aralık 712) Medine'de vefat etmiş ve Bakī' Mezarlığı'nda amcası Hasan'ın yanına defnedilmiştir. Şiîler onun Halife Hişâm b. Abdülmelik tarafından zehirlendiğini öne sürer.

Aynı yıl içinde birçok fakihin ölmesi sebebiyle bu yıl "senetü'l-fukahâ", yani fakihler yılı diye anılmıştır. Onun ölümü, Medine'de bir neslin ilim halkasının dağılmasıyla aynı tarihe düşmüştür.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

HOCASI / ŞEYHİHz. Hüseyin b. AliYahyâ Âgâh İstanbulî'nin Millî Kütüphane no. 3200 yazmasında kaydettiği Zenbûriyye-Kādiriyye silsile sırası. Biyografik hoca-talebe belgesiyle gelenek içi mânevî aktarım kaydı birbirinden ayrılarak okunmalıdır.TALEBESİ / HALİFESİMuhammed el-BâkırYahyâ Âgâh İstanbulî'nin Millî Kütüphane no. 3200 yazmasında kaydettiği Zenbûriyye-Kādiriyye silsile sırası. Biyografik hoca-talebe belgesiyle gelenek içi mânevî aktarım kaydı birbirinden ayrılarak okunmalıdır.AİLE / NESEPHz. Hüseyin b. AliBabasıdır; Kerbelâ Vak'ası'ndan sağ kurtulan tek Hüseyin evlâdı odur. Babasından hadis rivayet etmiştir.AİLE / NESEPMuhammed el-BâkırBüyük oğludur; on iki imamın beşincisi sayılır. Babasıyla birlikte siyasetten uzak durmuş, hac dışında Medine'den ayrılmamıştır.

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

Medine · Suudi ArabistanMedine — doğum, ilim ve ibadet çevresiAli Zeynelâbidîn Medine’de doğdu; Kerbelâ sonrasında buraya dönerek hadis, fıkıh, ibadet ve aile hayatını burada sürdürdü. Biyografideki yeri Ali b. Hüseyin Zeynelâbidîn (38/659–94/712), Hz. Hüseyin’in oğlu; Kerbelâ’dan sağ çıkan, Medine’de hadis, fıkıh, ibadet ve gizli hizmet hayatıyla tanınan büyük tâbiî ve Ehl-i beyt büyüğüdür. Bu mekân dosyası, söz konusu hayat çizgisindeki “Medine — doğum, ilim ve ibadet çevresi” durağını görünür kılar. Nokta kesin bir bina, ev veya mezar parseli iddiası taşımaz; şehir ya da bölge ölçeğindeki tarihî bağı gösterir.Kerbelâ · IrakKerbelâ — Ali Zeynelâbidîn’in hayatındaki büyük kırılmaAli Zeynelâbidîn 61/680’de Kerbelâ kafilesindeydi; hastalığı sebebiyle savaşa katılmadı ve Hz. Hüseyin’in hayatta kalan tek oğlu oldu. Biyografideki yeri Ali b. Hüseyin Zeynelâbidîn (38/659–94/712), Hz. Hüseyin’in oğlu; Kerbelâ’dan sağ çıkan, Medine’de hadis, fıkıh, ibadet ve gizli hizmet hayatıyla tanınan büyük tâbiî ve Ehl-i beyt büyüğüdür. Bu mekân dosyası, söz konusu hayat çizgisindeki “Kerbelâ — Ali Zeynelâbidîn’in hayatındaki büyük kırılma” durağını görünür kılar. Nokta kesin bir bina, ev veya mezar parseli iddiası taşımaz; şehir ya da bölge ölçeğindeki tarihî bağı gösterir.Kûfe · IrakKûfe — Kerbelâ sonrasındaki zorunlu durakKerbelâ’dan sonra Ehl-i beyt mensuplarıyla birlikte Kûfe’ye götürüldü. İşaret şehir ölçeğindeki tarihî durağı gösterir. Biyografideki yeri Ali b. Hüseyin Zeynelâbidîn (38/659–94/712), Hz. Hüseyin’in oğlu; Kerbelâ’dan sağ çıkan, Medine’de hadis, fıkıh, ibadet ve gizli hizmet hayatıyla tanınan büyük tâbiî ve Ehl-i beyt büyüğüdür. Bu mekân dosyası, söz konusu hayat çizgisindeki “Kûfe — Kerbelâ sonrasındaki zorunlu durak” durağını görünür kılar. Nokta kesin bir bina, ev veya mezar parseli iddiası taşımaz; şehir ya da bölge ölçeğindeki tarihî bağı gösterir.Dımaşk · SuriyeDımaşk — Kerbelâ sonrasındaki zorunlu durakKûfe’den sonra Ehl-i beyt mensuplarıyla birlikte Dımaşk’a götürüldü; ardından Medine’ye dönmesine izin verildi. Biyografideki yeri Ali b. Hüseyin Zeynelâbidîn (38/659–94/712), Hz. Hüseyin’in oğlu; Kerbelâ’dan sağ çıkan, Medine’de hadis, fıkıh, ibadet ve gizli hizmet hayatıyla tanınan büyük tâbiî ve Ehl-i beyt büyüğüdür. Bu mekân dosyası, söz konusu hayat çizgisindeki “Dımaşk — Kerbelâ sonrasındaki zorunlu durak” durağını görünür kılar. Nokta kesin bir bina, ev veya mezar parseli iddiası taşımaz; şehir ya da bölge ölçeğindeki tarihî bağı gösterir.Medine · Suudi ArabistanCennetü’l-Bakī‘ — Ali Zeynelâbidîn’in kabriAli Zeynelâbidîn 94/712’de Medine’de vefat ederek Cennetü’l-Bakī‘ Mezarlığı’nda amcası Hz. Hasan’ın yanına defnedildi. Yapıyla ilişkili kişi Ali b. Hüseyin Zeynelâbidîn (38/659–94/712), Hz. Hüseyin’in oğlu; Kerbelâ’dan sağ çıkan, Medine’de hadis, fıkıh, ibadet ve gizli hizmet hayatıyla tanınan büyük tâbiî ve Ehl-i beyt büyüğüdür. Kayıt, Ali b. Hüseyin Zeynelâbidîn’in hayat güzergâhındaki bu yapıyla ilişkisini izlemek üzere kişi dosyasına bağlanmıştır.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]TDV İslâm Ansiklopedisi, “Zeynelâbidîn”; İbn Sa‘d, et-Tabakāt V; Ebû Nuaym, Hilyetü’l-evliyâ III; Zehebî, A‘lâmü’n-nübelâ IV
  2. [2]Yahyâ Âgâh İstanbulî istinsahı, Ankara Millî Kütüphane, no. 3200
Ortak kaynak kataloğunu aç →