HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Hayatı ve irşad çevresi
Şeyh Hasan Ünsi Efendi b. Recep b. Şehid Muhammed, ilm-i zahir ü batında kemal sahibi idi. Zühd ü takva ile daima halayıktan münkat ı' ve münzevi olup, elli seneden mütecav iz dışarı çıkmamışt ır. Ahir ömrüne değin mücahede ve inz iva üzere id i . Kiiimü'l-leyl ve müstecabü'd-da've olup, Alay Köşkü kurbunda Aydınoğlu Tek kesi'nde şeyh id i . "A'rec Hasan Efendi" denilmekle meşhllrdur. Tarikatları Kastamo- Şuabat-ı Şa'baniyye 41 nu'da kain Hz. Pir Sultan Şa'ban- ı Veli kolundan Karabaş Ali el-Atvel hazretlerinin halifesidir. Seksenbir yıl ömür sürmüştür.
İ rtihali, "en-Nebeü'l-azim" (\ t.:.JI) 1136 tarihinin şehr- i Saferi onuncu ( 10 Kasım 1723) Pazartesi gecesi saat altıdır. Kendi hankahları olan Aydınoğlu Tekkesi'nde taş türbede yalnız müstağrak- ı envar- ı lika olmuştur. Müretteb Divin'ı vardır. Eş'arından bu iki beyit eser- i tabiatlarıdır.
Tablb ü şclir u kiit.ib müneccim Gerek şah!ın içün bu çar mahrem Binli-yı devletin ol çiir erkan Esiisıdır ol anlarla muhakkem Biri manzume yazmış onlar içün Nizam Ahmed arüz-ı merd-i a'lem Cümle-i kerametlerindendir ki, seksenbir yaşına erdiği zaman bu rubaide vefat larını söylemişlerdir: Binyüz otuzaltı senesi vefat İrişdi seksen bire bi' !-ittifak Çün ömür bunda tamam oldu heman Hicret itdim düşe bundan bi'r-rifak" Hz. Şeyh tekkelerinde kahve tütün içmez, içirmezler imiş. Köhne esvab giymeyi sever; kıymetli şeylere rağbet buyurmazlar imiş.
Hatta dervişlerine bile müzeyyen şey ler giymemelerini ihtar ederler imiş. lrtihallerinde na'ş-ı mübareklerini gasl eden Seyyid Mustafa Efendi, Ayasofya Cami'-i şerifinde namazını kıldıran Koca Mustafa Paşa şeyhi Seyyid Nureddin Efendi hazretleridir. (Kaddesa'lliihu esriirahum) İbrahim Has diyor ki: "Azizimin vech-i şerifleri münevver idi . Sarışın ve beyaza mail idi. Hilal kaşlı , siyah gözlü, çekme burunlu, kırmızı yanaklı idi. Dudakları ince idi. Ağızları küçük idi. Lisan-ı hikmetleri fasih ve müessir idi.
Lihyeleri süt gibi beyaz ve uzunca, boyları ise orta, vücUdla rı nahif, elleri latif ve mevzun idi." Meşrebleri: Nefes-i mübareki her derde deva ve her sakime şifa idi. Lisan-ı şeriflerinden her ne ki, sudlır eder ise, elbette vücud-pezlr olurlardı. Sahibu's-sır ve sahibü't-tasavvuf ve küşufat-ı ma'neviyyeye malik idi. Daima şeriattan söylerler, maarif-i ilahiyyeye müteallık sözü pek açmazlar idi. Meclis-i şeriflerinde esrar-ı tevhidden bir şey söylet mezler idi. Arabi, Farisi, Türki lisanları üzere müdevven bir divanları vardır.
Fukara vü hulefasına nushan ve terğiben ve alenen buyurdukları hikemiyyatın bir nicesi Ke lam-ı Aziz namında başka bir kitap olmuştur. Elsine-i selase üzerine nazmen ve nes ren buyurdukları sözlerden bir mikdarı da Sırr-ı Ehadiyye namıyla bir kitaba dere edilmiştir. Yine lbrahim-i Has hazretleri beyan buyururlar ki: "Hz. Şeyh kırk bir sene bu tekkede sakin olmuşlar ve bu müddet zarfında üç defa tek keden dışan çıkmışlardır. Birisi, zelzeleden harab olunca Ahmed Paşa C.1mii'ne Cuma na mazına çıktılar. İkincisi, Üsküdar' da Hz. Pir Aziz MahmUd-ı Hüdı1yl kuddise sırrUhu'l-iill ziyaretine gitdiler.
Üçüncüsü, ba-ferman-ı hüınfiyun Okmeydanı'ıula sur-ı şahaneye da'vet olunduk/an zaman çıktılar. Buıulan başka çıkmadılar." Sultan Ahmed Han-ı salis, Hz. Şeyh'e ziyade rağıb olup, ara sıra dergaha geldik leri ve hatta dergahın karşısında elyevm mevcud bulunan kale kapısını sı1ret-i mah susada açtırdıkları ve buradan gelip gitdikleri menkulattandır. Hasan Ünsi, ecille-i meşayıh-ı Şa'baniyye'den bir zat-ı all-kadr idi.
Bu nutku ir tihallerinden mukaddem söylemişlerdir: Kul amenna odur rehber ki olmuş zata ol mazhar O Sultan-ı hayri'l-beşer ki oldu cümleden ekber* ilahı rnz-ı mahşer koyayım kapusuna ben ser Odur rehber cin ü inse kul olmayan odur kemter Ona baglı hakayık hep ona asar olup eser Ki anunla durur durmuş bu nüh-tlıl< u heft-kemer Şu rütbe alidir şanı bu mevcadata ol mefhar VücUdu ism-i a' zamdır ki arş oldu ona minber Çü "ma rameyte iz rameyte " ki geldi şanına azhar* 14 Bir oldu zat ile zatı ol eyledi şakku'l-kamer Olup efllık kamu hayrô.n onun aşkı ile döner Kamu alemlerin fflnus-ı pür-nuru o nur-ebher . ) " ...
Attığın zaman da sen atmadın . . . " 8. Enfal suresi, 17. ( H)
