Envârü’l-Kulûb I · kaynak sayfaları 37–42 birligine şehadet ederler, hakkı tesbih, tekbir ve tahmid eylerler. Sen de, hakkı birle! Hakkın varlıgına ve birligine şehadet et! Bu şehadetin aslâ boşa gitmez, hak da senin şehadetine şahit olur. Bütün melekler, görünen ve görünmeyen, bilinen ve bilinmeyen bütün mevcudat ve mükevvenât ve mahlûkat, bu şehadetine tanıklık ederler. Bu dünya âleminde herşey bizim bildigimiz ve anladığımız gibi değildir. Insanoğlunun aklı herşeye ermez. Gerçi, akıl herkese lâzımdır ve herkes kendisine göre akıllıdır ama, her sırrı ve herşeyi aklımızla söküp çözemeyiz ve anlayamayız. Meger ki, bazı sırlarını Hak teâlâ lûtut ve keremiyle anlatmış olsun! Çok şey bildiğimizi sanırız amma, bildiğini hakkıyla ve lâyıkıyla bilemezsin. Meger ki, Hak teâlâ lûtuf ve keremiyle bildirmiş olsun! Gözün var, ama göremezsin! Kulağın var, ama duyamazsın! Duysan da anlayamazsın! Meğer ki, Hak teâlâ lûtuf ve keremiyle göstermiş, duyurmuş ve anlatmiş olsun!.. Gezine gel serseri, ey deli gönül! Delil-ü bürhanın Kur'an var…
ÜYE KÜTÜPHANESİ
Okumaya kaldığınız yerden devam edin.
Tam metin Meclis üyelerine açıktır. Üyelik ücretsizdir; okuduğunuz bölümü defterinize kaydedebilir ve özel notlarınızı aynı yerde tutabilirsiniz.