Envârü’l-Kulûb I · kaynak sayfaları 43–49 larım için bina ettirdigim beytime nasıl girebiliyorsun?) O ânda, Hak celle ve alâ hazretleri kalbime rahmet nazarı ile nazar buyurarak, Arafat'ta zat-ı hakka ârif olduğum gibi Safa'da safaya ve Merve'de mürüvvete erdim de, Kâbe-i-muazzamaya öyle girdim. El-hamdü lillah Müslüman oldum, rahat ve huzur buldum. Ey hak ve hakikat yolcusu! Bu hikâyeleri, masal gibi okuyup geçme; kıssadan hisseni al!.. Tecessüs sakasıyla hak yoluna gidenler bile mahrum kalmazken, ömürlerini dalâlet içinde geçirdikleri halde iltifat-ı Rabbaniyyeye mazhar olurlarken, hakkın hâlis kullarına ikram olunacak iltifat-ı ilâhiyyeyi senin, irfan, iz'an ve insafına bırakıyorum: Devamı-ı zikrile baki saadet iste gönül, Çalış tarik-i visale, hidayet iste gönül; Tecelliyatına yârın liyakat iste gönül, Cenab-1 Hazret-i Haktan inayet iste gönül HIKAYE Fira'unun bir maskarası vardı. Fira'un ve vezirlerini güldürüp, eğlendirmek için eline bir sopa alır, bu sopayı Hz. Musa aleyhisselâmın asasına teşbih ederdi. Musa aleyhisselâm peltek oldugundan, efendilerinin karşısında o zat-1 akdesin taklidini…
ÜYE KÜTÜPHANESİ
Okumaya kaldığınız yerden devam edin.
Tam metin Meclis üyelerine açıktır. Üyelik ücretsizdir; okuduğunuz bölümü defterinize kaydedebilir ve özel notlarınızı aynı yerde tutabilirsiniz.