Ara
Menü

Fasîh Ahmed Dede

Fasîh Ahmed Dede (ö. 1111/1699), Dîvân-ı Hümâyun ve Fâzıl Ahmed Paşa’nın hazine kâtipliğinden ayrılarak Gavsî Dede’ye intisap eden; çilesini Galata Mevlevîhânesi’nde tamamlayan, Türkçe ve Farsça şiirleriyle hat ve inşâ eserleri bırakan Mevlevî sanatkârdır.

Vefat
1699
Unvan
Mevlevî dervişi · divan şairi · hattat, münşî ve musavvir
Temalar
Mevleviyye, Galata Mevlevîhânesi, Gavsî Dede, divan şiiri, hat, inşâ, melâmet

Kimliği, ailesi ve tahsili

Asıl adı Ahmed, mahlası Fasîh'tir. XVII. yüzyılın ikinci çeyreğinin başlarında İstanbul'da doğdu. Dîvân nüshalarındaki kayıtlardan Dukaginzâde ailesine mensup olduğu anlaşılır. Doğum yılı kesin değildir; bu sebeple sayfada tahminî yıl kullanılmaz.

Tahsiline dair doğrudan kayıt bulunmamakla birlikte Arapça ve Farsçaya hâkimiyeti, şiir ve inşâdaki kuvveti, hat, resim ve minyatür sahalarındaki mahareti geniş bir öğrenim gördüğünü gösterir. Kaynakların onu yalnız şair değil münşî, hattat ve musavvir olarak anması, sanat eğitimini tek alana indirgemeyi engeller.

Dîvân-ı Hümâyun ve Köprülüzâde çevresi

Bir süre Dîvân-ı Hümâyun kâtipliği yaptı. Ardından Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa'nın hazine kâtibi ve musâhibi oldu; paşanın himaye ve yardımlarını gördü. Bu vazife onu XVII. yüzyıl Osmanlı bürokrasisinin yazı ve edebiyat çevresine yerleştirir.

Görev yıllarında meşhur hattat Derviş Ali'den sülüs ve nesih öğrendi. Hurde ta‘lik hattını ilk yazan hattat olarak anılması, küçük ölçülü ta‘lik yazıdaki şöhretini gösterir. Hattat kimliği, daha sonra Galata Mevlevîhânesi'nde ders vererek geçimini sağlamasının da temelidir.

Gavsî Dede'ye intisabı ve çilesi

Fâzıl Ahmed Paşa'nın hazine kâtipliğinden ayrıldıktan sonra, muhtemelen 1660'ların sonu veya 1670'lerin başında Galata Mevlevîhânesi şeyhi Gavsî Dede'ye intisap etti. Sâlim Tezkiresi bu dönüşü ilâhî cezbenin ağır basması ve fakr u fenâ yoluna yönelmesi şeklinde anlatır.

Galata Mevlevîhânesi'ne yerleşerek bin bir günlük çileyi tamamladı ve “Dede” unvanını aldı. Hayatının yaklaşık son otuz yılını dergâhtaki hücresinde geçirdi. Bu süre boyunca hat dersi verdi, eserlerini kaleme aldı ve Mevlevî kültür çevresinde yetişti. Gavsî Dede ile ilişkisi açık ve belgeli mürşid-mürid bağıdır.

Galata'daki hücresi ve sanat çevresi

Fasîh Dede saray ve bürokrasi çevresinden tamamen koparak üretimsiz bir inzivaya çekilmedi. Galata'daki hücresi hat öğretimi, şiir, mensur eser ve yazışma faaliyetinin merkezi oldu. Geçimini büyük ölçüde sanatından sağladığı, İstanbul dışında Edirne'ye de gittiği kaydedilir.

Şiirlerinde rindâne ve âşıkane söyleyiş, melâmet neşvesi ve Sebk-i Hindî'nin yoğun hayal yapısı görülür. Mevlânâ ve Mevlevîlik unsurları yalnız biyografik aidiyet olarak değil, şiir dilinin kavram dünyası içinde yer alır. Bununla birlikte meyhane ve aşk imajlarını doğrudan gündelik davranış tutanağı saymak doğru değildir.

Türkçe Dîvân ve Farsça Dîvânçe

Türkçe Dîvânı çok sayıda yazma nüshayla günümüze ulaşmıştır. Tenkitli metin çalışmasına göre eserde kasideler, yüzlerce gazel, terkib ve terciibendler, mesneviler, kıtalar, nazımlar, rubâîler, tarihler, muamma, matla ve müfredler bulunur. Bu çeşitlilik onun yalnız gazel şairi olmadığını gösterir.

Farsça Dîvânçesi de kaside, gazel, mesnevi, rubâî, tarih, muamma, matla ve müfredler içerir. Farsça şiirleri, dil bilgisinin ötesinde klasik İran şiiriyle kurduğu edebî ilişkiyi gösterir. Nizâmî-i Gencevî'ye hitaben yazdığı mesnevi ve af dileğini işleyen sûfiyâne şiirler bu çevrenin örnekleridir.

Mensur ve manzum eserleri

Münşeât, Türkçe ve Farsça şiirleri, mektupları, risaleleri, mensur tarihleri, fıkraları ve hâl tercümelerini bir araya getirir. Münâzara-i Gül ü Mül, gül ile mülü konuşturan alegorik mensur eserdir; gül zühdü, mül ise ilâhî aşkı temsil eden katmanlarla yorumlanmıştır ve çok sayıda yazma nüshası bilinmektedir.

Tenbâkûnâme ve Kalem Makalesi tespit edilmiş eserleri arasındadır. Kaynaklarda Hüsrev ü Şîrîn, Mahmûd u Ayâs ve Behiştâbâd adları da geçer; bunların bir kısmı kayıp veya yalnız bibliyografik kayıtla bilinir. Mahmûd u Ayâs farklı kaynaklarda “Hâs Ayâz Sergüzeşti” gibi değişik adlarla kaydedilmiştir.

Rûz u Şeb nispeti hakkında düzeltme

Münâzara-i Rûz u Şeb uzun süre Fasîh Ahmed Dede'nin eserleri arasında sayılmıştır. Ancak yakın tarihli metin ve nüsha araştırması eserin gerçek sahibinin Sarı Abdullah Efendi olduğunu ortaya koymuştur. Bu nedenle eser Fasîh Dede'nin kesin telifleri arasında gösterilmemelidir.

Eski tezkire ve kataloglardaki her eser adını doğrulanmış telif saymamak, Fasîh Dede dosyası için özellikle önemlidir. Sayfadaki eser listesi “ulaşan”, “kaynaklarda adı geçen” ve “nispeti reddedilen” katmanlarıyla okunmalıdır.

Melâmet anlatıları ve kaynak sınırı

Kaynaklar onu rind ve melâmet meşrepli, hoşsohbet ve nüktedan bir Mevlevî olarak anlatır. Hakkında oluşan meyhane, aşk ve kedilerle ilgili menkıbeler, şiirlerindeki rindâne dille birleşerek geniş bir hatıra tabakası meydana getirmiştir. Bunlar tarihî görev ve eser kayıtlarıyla aynı kesinlikte değildir.

Vefat eden son kedisinin ayakucuna gömüldüğü yönündeki anlatı da bu gelenek hafızasına dahildir. Biyografik çekirdek; kâtiplik görevleri, Gavsî Dede'ye intisap, Galata'daki çile ve eserlerdir. Menkıbeler ise kişi çevresinde oluşan melâmet imgesini anlamaya yardımcı olur.

Vefatı, cenazesi ve hâmûşân

Vefatından birkaç gün önce hukukunun bulunduğu dostlarını dolaştığı, borçlarını ödediği ve dergâhtaki dervişlerle tek tek helâlleştiği aktarılır. 1111/1699'da Galata Mevlevîhânesi'ndeki hücresinde vefat etti. Vasiyeti üzerine cenazesini Nasûhiyye'nin pîri Mehmed Nasûhî Üsküdârî yıkadı; cenazesine kalabalık bir topluluk katıldı.

Galata Mevlevîhânesi hâmûşânına defnedildi. Şâhin Giray'ın “Göçtü bâkî mülküne dervîş Fasîh-i Mevlevî” mısraını içeren tarih kıtası baş taşına işlendi. Şehdî ve Nihâdî de ölümüne mersiye ve tarihler yazdı. Daha sonra Esrâr Dede yakınına gömüldü; iki kabir çevrilerek 27 Receb 1330/12 Temmuz 1912 tarihli tamir kitâbesi konuldu.

Tarihî yeri

Fasîh Ahmed Dede'nin tarihî önemi saray kâtipliğinden Mevlevî hücresine geçişinde değil, iki çevrenin yazı ve sanat birikimini birleştirmesindedir. Dîvân-ı Hümâyun ve Köprülüzâde çevresinde edindiği inşâ tecrübesini, Derviş Ali'den öğrendiği hattı ve Galata Mevlevîhânesi'nin irfan dilini aynı külliyatta buluşturdu.

Onun dosyası Gavsî Dede, Mehmed Nasûhî Üsküdârî, Galata Mevlevîhânesi ve Esrâr Dede ile belgeli bağlar taşır. Şiirlerinde adı geçen veya kendisini öven her çağdaşla otomatik hoca-talebe ilişkisi kurulamaz. Coğrafî hafıza İstanbul doğumu, Galata'daki uzun ikamet, Edirne seyahati ve Galata hâmûşânındaki definle sınırlıdır.

COĞRAFÎ HAFIZA10 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi10 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Hayatından kayıtlar

İlk 5 kayıt gösteriliyor

BİYOGRAFİK KAYIT

Dervişlerle tek tek helâlleşmek

Ölümünden önceki günler.

Metni gösterMetni daralt

Fasîh Ahmed Dede vefatından önce dostlarını ziyaret etti ve dervişlerle tek tek helâlleşti.

Naaşını vasiyeti üzerine Şâbaniyye tarikatının Nasûhiyye kolunun pîri Mehmed Nasûhî Üsküdârî yıkadı. Cenazesinde büyük bir kalabalık hazır bulundu.

Çerçeve. Bir Mevlevî dedesinin naaşını Şâbânî bir pîrin yıkaması, XVII. yüzyıl İstanbul'unda tarikatlar arası yakınlığın işaretidir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Fasîh Ahmed Dede”, c. 12, s. 213-214.
BİYOGRAFİK KAYIT

Melâmet neşvesi ve dedikodular

Hakkında menkıbe oluşmasının sebebi.

Metni gösterMetni daralt

Eserlerinin hemen hepsini ömrünün son otuz yıla yakın kısmını geçirdiği bu mevlevîhânede kaleme alan Fasîh Dede'nin melâmet neşvesi, hakkında dedikodu mahiyetinde bazı menkıbelerin oluşmasına yol açmıştır.

Çerçeve. Melâmet, kusuru gizlememe ve halkın kınamasından çekinmeme tavrıdır; dedikoduya yol açması bu tavrın tabii sonucudur. Kaynak menkıbelerin muhtevasını vermez, yalnız sebebini kaydeder.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Fasîh Ahmed Dede”, c. 12, s. 213-214.
BİYOGRAFİK KAYIT

Yan yana iki kabir

Fasîh Dede ve Esrar Dede.

Metni gösterMetni daralt

Galata Mevlevîhânesi'nin hâmûşânına defnedildi. Kabrinde, Şâhin Giray'ın “Göçtü bâkî mülküne dervîş Fasîh-i Mevlevî” mısraını ihtiva eden tarih kıtasının yazılı olduğu baş taşı bulunmaktadır.

Fasîh Dede'nin kabrinin yanına sonradan Esrar Dede defnedilmiştir. Daha sonraki yıllarda her iki kabir bir ihata duvarıyla çevrilerek üzerine 27 Receb 1330'da (12 Temmuz 1912) tamir edildiklerini belirten bir kitâbe konmuştur.

Çerçeve. Tesadüf değildir: Esrar Dede onun etkilediği şairlerdendir, aynı mevlevîhânenin mensubudur ve Şeyh Galib'in dostudur.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Fasîh Ahmed Dede”, c. 12, s. 213-214.
BİYOGRAFİK KAYIT

Köprülüzâde'nin musâhibi

Sadrazam yanındaki yıllar.

Metni gösterMetni daralt

Bir müddet Dîvân-ı Hümâyun kâtipliği yaptı. Daha sonra Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa'nın hazine kâtibi ve musâhibi oldu; onun himaye ve yardımlarını gördü.

Bu görevi sırasında meşhur hattat Derviş Ali'den sülüs ve nesih öğrendi.

Çerçeve. Sadrazam kalemindeki yıllar hem hat tahsilinin hem sonraki dervişliğin zeminidir; Köprülüzâde'nin hazine kâtipliğinden ayrıldıktan sonra Galata Mevlevîhânesi şeyhi Gavsî Dede'ye intisap etmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Fasîh Ahmed Dede”, c. 12, s. 213-214.
BİYOGRAFİK KAYIT

Şairlerin yazdığı mersiyeler

Ölümünün ardından.

Metni gösterMetni daralt

Vefatı için Nihâdî ve Şehdî gibi şairler tarafından mersiye ve tarihler yazılmıştır.

Çerçeve. Kendisi de mersiye ustasıydı: dokunaklı mersiyeleri çok beğenilerek belirli günlerde mersiyehanlar tarafından okunmuştur. Ölümüne mersiye yazılması, o türdeki ustalığının karşılığıdır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Fasîh Ahmed Dede”, c. 12, s. 213-214.

Eserleri ve metinleri

İlk 5 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Divan

Otuz yedi nüsha; 472 gazel.

Metni gösterMetni daralt

Yeni yazdığı şiirlerini de ilâve etmek suretiyle birkaç defa tertip ettiği divanı, vefatından sonra pek çok defa istinsah edilmiştir; tesbit edilebilen otuz yedi nüshası arasında bazı farklar mevcuttur.

Mustafa Çıpan tarafından hazırlanan tenkitli metninde altı kaside, 472 gazel, beş terkip, iki tercî, yedi mesnevi, yirmi bir kıta, yirmi iki nazım, 160 rubâî, yedi tarih, bir muamma, seksen altı matla' ve altmış bir müfred bulunmaktadır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Millet Ktp., Ali Emîrî Efendi, Manzum, nr. 326-330.
TARİHÎ KAYIT

Dîvânçe

Farsça şiirleri.

Metni gösterMetni daralt

Şairin Farsça şiirlerini ihtiva eden eserde beş kaside, otuz üç gazel, bir mesnevi, kırk rubâî, üç tarih, bir muamma, on bir matla' ve on iki müfred vardır.

On bir yazma nüshası bilinen eser, şairin Farsçaya vukufunu göstermesi bakımından önemlidir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: İÜ Ktp., FY, nr. 492, 1776.
TARİHÎ KAYIT

Münşeât (Fasîh Dede Mecmuası)

Seçme zevkini gösteren derleme.

Metni gösterMetni daralt

Fasîh Dede Mecmuası adıyla da anılan ve onun inşâ alanındaki kabiliyetiyle seçme zevkini gösteren bu eserde Türkçe ve Farsça bazı şiirler, tarihî hikâyeler, fıkralar, tarihler, risâleler, hal tercümeleri ve çeşitli eserlerden örnekler bulunmaktadır.

Dört nüshası tesbit edilebilmiştir (Süleymaniye, TSMK Revan Köşkü, Konya İl Halk Ktp.).

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Süleymaniye Ktp., Nâfiz Paşa, nr. 1514/14.
TARİHÎ KAYIT

İki münâzara

Gül ü Mül, Rûz u Şeb.

Metni gösterMetni daralt

Münâzara-i Gül ü Mültemsilî bir eser olup dinî, ahlâkî, tasavvufî düşüncelere yer verilir; on üç yazma nüshası vardır.

Münâzara-i Rûz u Şebyazma nüshası bulunamayan bu tasavvufî-temsilî eser Muhammed Lebîb tarafından yayımlanmıştır (İstanbul 1278).

Münâzara, iki kavramı (gül ile şarap; gündüz ile gece) karşılıklı konuşturan klasik bir türdür.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Fasîh Ahmed Dede”, c. 12, s. 213-214.
ESER / METİN

Tenbâkûnâme, Kalem Makalesi ve kayıp eserler

Tütün risâlesinden bulunamayan mesnevilere.

Metni gösterMetni daralt

Tenbâkûnâmetütün ve içki hakkında bilgi verilen eser; beş nüshası tesbit edilmiştir.

Kalem Makalesikalemin levh-i mahfûzdan itibaren hükmünü icra ettiği hususunun işlendiği, Kalem sûresinin ilk âyetiyle başlayan eser; altı yazma nüshası bilinmektedir. Bir hattatın kaleme dair risâlesidir.

Kaynaklarda adı geçen Hüsrev ü Şîrîn, Mahmûd u Ayâz (Hâs u Ayâz) ve Behiştâbâd adlı eserleri henüz bulunamamıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Fasîh Ahmed Dede”, c. 12, s. 213-214.

Kavram dünyası

İlk 5 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Hurde ta'lik

İlk yazan hattat sayılması.

Metni gösterMetni daralt

Hurde ta'lik, ta'lik hattının çok ince ve küçük yazılan biçimidir.

Meşhur hattat Derviş Ali'den sülüs ve nesih öğrenen Fasîh, hurde ta'lik hattını ilk yazan hattat olarak anılmaktadır.

Hattatlığı biyografisinde de iz bırakmıştır: Türkçe divanını el yazısıyla kendisi tertip etmiş, Ali Emîrî nüshanın başına “Fasîh Dede merhumun hatt-ı destiyle şöyle görülmüştür” notunu düşmüştür. Mevlevîhânedeki yıllarını hat dersi vermek ve divanını yazmakla geçirmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Müstakimzâde, Tuhfe-i Hattâtîn, s. 644.
TARİHÎ KAYIT

Nazîre

Otuz beş şaire yüzden fazla nazîre.

Metni gösterMetni daralt

Nazîre, bir şairin başka bir şairin gazelini aynı vezin, kafiye ve redifle yeniden yazmasıdır.

Başta Necâtî ve Fuzûlî olmak üzere otuz beş şairin 100'den fazla gazelini büyük bir başarıyla tanzîr etmiştir.

Bu, divan şiirinde hem bir saygı hem bir iddiadır: seçilen şairler ustalık ölçüsünü, nazîrelerin başarısı da şairin kendi yerini belirler.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Fasîh Ahmed Dede”, c. 12, s. 213-214.
TARİHÎ KAYIT

Rindâne söyleyiş

Gazellerinin ağırlık merkezi.

Metni gösterMetni daralt

Dili mahlasının ifade ettiği şekilde fevkalâde güzel kullanan, vezne hâkim olan Fasîh Dede, pürüzsüz söyleyişi, orijinal mazmun ve benzetme unsurları ile kendine has bir üslûp ortaya koymuştur.

Özellikle çoğu rindâne ve âşıkane olan gazellerinde büyük bir başarı göstermiş, şiirlerinde hat, resim ve mûsiki unsurlarına yer vermiş, deyim ve atasözlerini ustalıkla kullanmıştır.

Çerçeve. Fasîh “açık ve düzgün konuşan” demektir; mahlas ile üslûp arasındaki uyum kaynağın da vurguladığı noktadır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Fasîh Ahmed Dede”, c. 12, s. 213-214.
KAVRAM

Dukakinzâde ailesi

Arnavutluk fethinden gelen bir soy.

Metni gösterMetni daralt

Künyesine göre Fâtih Sultan Mehmed zamanında Arnavutluk'un fethedilmesiyle İslâmiyet'i benimseyen ve daha sonra devlet adamı, âlim ve şairler yetiştiren Dukakinzâde ailesine mensup olduğu kabul edilmelidir.

Belîğ onun Dukakinzâde diye tanındığını, Müstakimzâde de ceddinin vüzerâdan Dukakinzâde olduğunu söyler.

Kaynağın ihtiyat kaydı: ancak kendi eserlerinde, Safâyî ve Sâlim gibi devrin diğer şuarâ tezkireleriyle Mevlevî kaynaklarında bu konuda herhangi bir bilgi yoktur.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Belîğ, Nuhbetü'l-âsâr, vr. 71a.
KAVRAM

Bir kuşağın ustası

Nedîm, Esrar Dede ve Şeyh Galib'e tesiri.

Metni gösterMetni daralt

Fasîh Dede, Şinâsi ve Fasîhî gibi divan sahibi iki şair yetiştirmiş; Nedîm, Esrar Dede ve Şeyh Galib başta olmak üzere pek çok şairi de etkilemiştir.

Kaynağın nihaî değerlendirmesi: şiirleri daha sonraki dönemlerde de sevilerek okunan Fasîh Dede, Şeyhülislâm Zekeriyyâzâde Yahyâ Efendi, Nâilî, Neşâtî, Nedîm-i Kadîm gibi çağdaşı büyük şairler arasında anılmaya hak kazanmış zarif bir şahsiyettir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Fasîh Ahmed Dede”, c. 12, s. 213-214.

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

İstanbul · TürkiyeGalata Mevlevîhânesi1670'li yılların başlarında şeyhi Gavsî Dede'ye intisap ettiği, ömrünün son otuz yıla yakın kısmını geçirip eserlerinin hemen hepsini kaleme aldığı ve hâmûşânına defnedildiği mevlevîhâne. Kabrinin yanına sonradan Esrar Dede gömülmüş, iki kabir 1912'de bir ihata duvarıyla çevrilmiştir.İstanbul · TürkiyeİstanbulXVII. yüzyılın ikinci çeyreğinin başlarında doğduğu şehir; Dîvân-ı Hümâyun kâtipliği ve Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa'nın hazine kâtipliği burada geçmiştir. İlişkili kişi dosyası Fasîh Ahmed Dede : İstanbullu Fasîh Ahmed Dede, Divân-ı Hümâyun ve Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa’nın hazine kâtipliğinden ayrılarak Galata Mevlevîhânesi şeyhi Gavsî Dede’ye intisap etti. Dîvân, Farsça Dîvânçe ve mensur-manzum eserler bıraktı.İstanbul · TürkiyeÜsküdar (Mehmed Nasûhî)Vasiyeti üzerine naaşını yıkayan, Şâbaniyye'nin Nasûhiyye kolunun pîri Mehmed Nasûhî Üsküdârî'nin dergâhının bulunduğu semt. İlişkili kişi dosyası Fasîh Ahmed Dede : İstanbullu Fasîh Ahmed Dede, Divân-ı Hümâyun ve Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa’nın hazine kâtipliğinden ayrılarak Galata Mevlevîhânesi şeyhi Gavsî Dede’ye intisap etti. Dîvân, Farsça Dîvânçe ve mensur-manzum eserler bıraktı.Shkodër · ArnavutlukArnavutluk (Dukakin bölgesi)Künyesine göre mensup olduğu Dukakinzâde ailesinin menşei; Fâtih zamanında Arnavutluk'un fethiyle İslâmiyet'i benimsemiş ve sonradan devlet adamı, âlim ve şairler yetiştirmiştir. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Fasîh Ahmed Dede : İstanbullu Fasîh Ahmed Dede, Divân-ı Hümâyun ve Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa’nın hazine kâtipliğinden ayrılarak Galata Mevlevîhânesi şeyhi Gavsî Dede’ye intisap etti. Dîvân, Farsça Dîvânçe ve mensur-manzum eserler bıraktı.Konya · TürkiyeKonyaMevlevîliğin âsitânesi; Münşeât 'ının bir nüshası da Konya İl Halk Kütüphanesi'ndedir (Uzluk koleksiyonu). İlişkili kişi dosyası Fasîh Ahmed Dede : İstanbullu Fasîh Ahmed Dede, Divân-ı Hümâyun ve Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa’nın hazine kâtipliğinden ayrılarak Galata Mevlevîhânesi şeyhi Gavsî Dede’ye intisap etti. Dîvân, Farsça Dîvânçe ve mensur-manzum eserler bıraktı.Wien · AvusturyaViyanaKalem Makalesi 'nin bilinen altı nüshasından birinin bulunduğu Hofbibliothek'in şehri (nr. 710). İlişkili kişi dosyası Fasîh Ahmed Dede : İstanbullu Fasîh Ahmed Dede, Divân-ı Hümâyun ve Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa’nın hazine kâtipliğinden ayrılarak Galata Mevlevîhânesi şeyhi Gavsî Dede’ye intisap etti. Dîvân, Farsça Dîvânçe ve mensur-manzum eserler bıraktı.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]TDV İslâm Ansiklopedisi, “Fasîh Ahmed Dede”, c. 12, s. 213-214
  2. [2]Müstakimzâde, Tuhfe-i Hattâtîn, s. 644
  3. [3]Belîğ, Nuhbetü'l-âsâr, vr. 71a
  4. [4]Millet Ktp., Ali Emîrî Efendi, Manzum, nr. 326-330
  5. [5]İÜ Ktp., FY, nr. 492, 1776
  6. [6]Süleymaniye Ktp., Nâfiz Paşa, nr. 1514/14
  7. [7]Kişi kartı kaynak paketi — Fasîh Ahmed Dede
Ortak kaynak kataloğunu aç →