ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
207 sonuç · toplam 1305 · “Düş” · 2/9
01Sayfalar 357–358
Muzaffer Ozak Külliyatı · çıfıt, der. Neden soruyorsun o müslüman ben müslüman. Bir müslümanın yaptığını, din düşmanım olan sana mı şikâyet edeyim? dediğinde; yahudi hiç bu sözlere aldırmaz. Anladım hacıdan
Sayfalar 450–457
Muzaffer Ozak Külliyatı · Kimse halim bilmedi, Derdim soran olmadı, Dosttan yüzüm gülmedi, Kimse bana yar değil.. İşim âh ile vâhtır, Agki darun Allahtur, Kimse sana yar değil.. «ÂH-Ü-ZÂR» Düştüm garip gurb
Sayfalar 458–465
Muzaffer Ozak Külliyatı · Hak emrine uymadım, Secdeye baş koymadım, Bu dünyaya doymadım Geldi ölüm kapıya.. Düşündüm dirliğimi, Unuttum kimliğimi, Kaybettim benliğimi, Geldi ölüm kapıya.. Aczimi farketmedim
Sayfalar 466–474
Muzaffer Ozak Külliyatı · Cennet-ül-adn'e girem, Hak cemaline irem, Ne gide Bis etre... Cennet-ül-huld'ü seçer, Ezel şarabın içer, Nurdan hulleler biçer, Ne güzeldir cennetler.. Cennet-ül-vesile'dir, Kul, H
Sayfalar 419–425
Muzaffer Ozak Külliyatı · Bu hususta meraklı olanlar ve daha fazla bilgi almak isteyenler, BUHARİ-İ-ŞERİF'in birinci cildindeki tafsilâtı behemehal okumalıdırlar. Işte, düstur-u mükerremimiz olan Kur'an-l a
Sayfalar 449–454
Muzaffer Ozak Külliyatı · berinin hayatta ve sıhhatte olup olmadıgını sordu. O koca gazi, hem düşmana ok atıyor, hem de o yüreği yanık hatuna dünyanın en büyük müjdesini veriyordu. Evet, Resûl-ü ekrem salla
Sayfalar 455–460
Muzaffer Ozak Külliyatı · kı, öyle ulu bir muhabbettir ki, bir kulun kalbine girerse, ateş düşmüş gibi alâmetleri zahir olur. Bu öyle bir aşk ateşidir ki, od ve amber misali âşıkın her zerresine nüfuz eder
Sayfalar 461–469
Muzaffer Ozak Külliyatı · meyi, bir san'at ve zenaat sahibi olmayı, yardımlaşmayı, kardeşligi, birligi ve beraberligi öneriyor. Bütün bunlara yüz çevirmişiz, birbirimize düşmüşüz, sen-.ben kavgasına tutuşmu
Sayfalar 470–476
Muzaffer Ozak Külliyatı · (Zikret o günü ki, Allahu teâlâ'nın düşmanları olan müşriklerle münafiklar toplanıp hepsi birden ateşe sevkolunacallardır. Nihayet, oraya geldikleri zaman kulakları işittiklerine,
Sayfalar 523–529
Muzaffer Ozak Külliyatı · le cür'et ederler miydi? İttihat ve Terakki ile Hürriyet ve Itilâf Partileri, birbirlerine düşecek yerde dış düşmanlarımızı kollayabilseydi, Rusların da boş durmadıklarını, Balkan
Sayfalar 536–542
Muzaffer Ozak Külliyatı · davranmaktan son derece çekinir ve sakınırdı. Müslüman Türk, düşmanları ile Hak için savaşır, düşmanını öldürünce bile onun cesedine ihanet ve tahkir ctmez, orta yerde bırakarak ve
Sayfalar 550–557
Muzaffer Ozak Külliyatı · HIKAYE Eğin'in köylerinden olan bir dostum anlatmıştı: — Yaralı idik, aç, yorgun ve bitâp düşmüştük. Kafkas cephesinden âdeta sürüne sürüne köyümüze geliyorduk. Yiyecek bir şeyler
Sayfalar 572–578
Muzaffer Ozak Külliyatı · çektiğim azap ve ıztırabın intikamını senden ve seninle birlik olanlardan alırım. Sana karşı olan hırsımın, öfkemin ve düşmanlığımın teskin olması için elimden gelen herşeyi yaparı
Sayfalar 576–582
Muzaffer Ozak Külliyatı · hatta onların başlarında bulunmadın? Düşmanlarma galip gelemesen bile, bir kılıç çekmeden, savaşmadan, çarpışmadan neden kaçtın? Vatanını ve mukaddesatını din ve mıllet düşmanların
Sayfalar 645–651
Muzaffer Ozak Külliyatı · MET-İ İLÂHİYYEDEN MAHRUMDUR) yazısı bulunduğu halde mahşer yerine sürülür. (Ne'ûzü-billâh!..) — Bir kimsenin kalbinde bana, âl ve evlâdıma karşı zerre miktarı düşmanlık bulunduğu h
Sayfalar 638–647
Muzaffer Ozak Külliyatı · âlimlerdendi. Bu muhterem zatın bulunduğu ülkede, bunun tam aksine sefahat ve işret düşkünü zengin bir kimse yaşıyordu. Hergün kafadarlarını toplar ve sabahlara kadar içki içerek,
Sayfalar 675–681
Muzaffer Ozak Külliyatı · bu çirkin olayları, kısaca hatırlatmarnı hoşgörünüz aziz kardeşlerim! Şimdi, insaf ile düşünelim: Bütün bunlar neden böyle oluyor? Bu cinayetler, fecaatlar ve rezaletler, Allah Teâ
Sayfalar 702–709
Muzaffer Ozak Külliyatı · Bektaşi ve Alevi müslümanlar Sünnilere, Sünniler Bektaşi ve Alevilere ver yansın ediyorlar. Asırlardır bu SEN - BEN çekişmesinden neler kaybettiğimizi hiç düşündünüz mü? Merhum Meh
Sayfalar 776–782
Muzaffer Ozak Külliyatı · ki, bu iddiaları ile bizzat kendilerinin ne duruma düştüklerini fark edememektedirler. Kaldı ki, mezhep imamlarının ictihatlarını ve o muhterem zevata tâbi olan âlimlerin fetvaları
SÛFİLERİN İLİMLERİNİN KAYNAĞI
Avârifü’l-Maârif · 1. bölüm · Mürşidimiz, Şeyhu’l-İslâm Ebu’n-Necîb Abdulkâhir es-Sühreverdî, hicrî 560, milâdî 1165 senesinin Şevval ayında, bize, imlâ yoluyla (bizzat yazdırarak) şunu rivâyet etti: Ebû Mûsâ e
SÛFİLERİN HALLERİ VE TARİKATLARI
Avârifü’l-Maârif · 4. bölüm · Bize, şeyh, âlim Ziyâuddin Ebu Ahmed Abdulvahhab b. Ali, Enes b. Mâlik’in (r.a) şöyle dediğini haber verdi. Rasûlullah (a.s) bana buyurdu ki: “Yavrucuğum! Eğer kalbinde hiçbir kims
SÛFÎ OLMADIKLARI HALDE SÛFÎLERE NİSBET EDİLENLER
Avârifü’l-Maârif · 9. bölüm · Kendilerini bazen “Kalenderi” bazen de “Melâmetî” diye isimlendiren bir grup, sûfiler arasında zikredilmektedir. Az önceki bölümde melâmetînin hâlini zikrettik. Onların hâlinin şer
BEY’AT-HIRKA VE İRŞÂD
Avârifü’l-Maârif · 12. bölüm · Hırka giymek; mürşid ile mürid arasında bir bağlantı ve müridin nefsi ile kendi arasında mürşidinin hakemliğini kabul etmesidir. Şeriatta dünyevî bir maslahat ve iş için bir başkas
SÛFİLERÎN SEFER VE İKÂMET ÂDABI
Avârifü’l-Maârif · 16. bölüm · Sefer konusunda meşâyih-ı kirâm, değişik hâl ve görüşlere sahiptirler. Bir kısmı, sülûkun başında sefere çıkıp nihâyetinde ikâmeti tercih ederken; bir kısmı, hidâyetinde ikâmet edi