Envârü’l-Kulûb I · kaynak sayfaları 449–454 berinin hayatta ve sıhhatte olup olmadıgını sordu. O koca gazi, hem düşmana ok atıyor, hem de o yüreği yanık hatuna dünyanın en büyük müjdesini veriyordu. Evet, Resûl-ü ekrem sallallahu aleyhi ve sellem hayatta ve sıhhatte idi. Kalbi yatışmış ve gözyaşları dinmişti, ama içi hâlâ rahat degildi ve onu mutlâka gözleriyle görmeliydi. Ilerledi, sağından solundan geçen oklara aldırmadan o nuru ilahiyye yaklaştı, yaklaştı ve Resûl-ü müctebâ'nın gerçekten hayatta ve sıhhatte olduğunu gözleriyle görünce, sanki bütün cihan kendisine bagışlanmış kadar sevindi, meserret ve saadete garkoldu. Cenab-1 Fahr-i risâletin ve o yüce nur-u nübüvvetin mübarek ayakları gölgesine yüzünü ve gözünü sürdü, ayaklarının tozunu sürme gibi gözlerine çekerek saatlerdir ağlamaktan şişmiş gözlerini nurlandırdı ve halini ona arzetti: — Yâ Resûlallah! Babam, kocam, kardeşim, oğlum yoluna feda olsun, ben de senin yoluna feda olayım, tek sen sağ ol, sana herşeyim kurban olsun, diye sevinçle inledi.. Ey Resûl-ü zişâna âşık…
ÜYE KÜTÜPHANESİ
Okumaya kaldığınız yerden devam edin.
Tam metin Meclis üyelerine açıktır. Üyelik ücretsizdir; okuduğunuz bölümü defterinize kaydedebilir ve özel notlarınızı aynı yerde tutabilirsiniz.