Zînetü’l-Kulûb · kaynak sayfaları 466–474 Cennet-ül-adn'e girem, Hak cemaline irem, Ne gide Bis etre... Cennet-ül-huld'ü seçer, Ezel şarabın içer, Nurdan hulleler biçer, Ne güzeldir cennetler.. Cennet-ül-vesile'dir, Kul, Hak ile biledir; Sonsuzluğa iletir, Ne güzeldir cennetler.. Aşki Hakka tâlip ol, Haktır kula dogru yol, Makamını ara bul, Ne güzeldir cennetler.. «MAĞRUR OLMA!» Ey dünyaya aldanıp, mağrur-u kemal olan! Bâki değil bu âlem, sen de bir gün ölürsün; Ey şeytana inanıp, mahrum-u cemâl olan! Hayrı şerri orada, defterinde bulursun.. Şu âyetin hükmünü düşündün mü bir kere: Femen Yâ'mel Miskale Zerretin Hayren yere, Ve men yâ'mel miskale zerretin şerren yere, Amelin her ne ise, elbet onu görürsün.. Vurdun ise vururlar, verdin ise verirler; Sevdin ise severler, yerdin ise yererler; Sanma gizli kalıyor, ne yaparsan görürler; Bir nefesinin bile hesabını verirsin.. Helâl yiyen nurdadır, haram yiyen nârdadır; Kul hakkını yiyenin, başı gayet dardadır; Azabın başlangıcı, bilmiş ol mezardadır: Orada amelinle sen başbaşa kalırsın.. Yedi…
ÜYE KÜTÜPHANESİ
Okumaya kaldığınız yerden devam edin.
Tam metin Meclis üyelerine açıktır. Üyelik ücretsizdir; okuduğunuz bölümü defterinize kaydedebilir ve özel notlarınızı aynı yerde tutabilirsiniz.