Zînetü’l-Kulûb · kaynak sayfaları 466–474
Cennet-ül-adn'e girem, Hak cemaline irem, Ne gide Bis etre...
Cennet-ül-huld'ü seçer, Ezel şarabın içer, Nurdan hulleler biçer, Ne güzeldir cennetler..
Cennet-ül-vesile'dir, Kul, Hak ile biledir;
Sonsuzluğa iletir, Ne güzeldir cennetler..
Aşki Hakka tâlip ol, Haktır kula dogru yol, Makamını ara bul, Ne güzeldir cennetler..
«MAĞRUR OLMA!»
Ey dünyaya aldanıp, mağrur-u kemal olan!
Bâki değil bu âlem, sen de bir gün ölürsün;
Ey şeytana inanıp, mahrum-u cemâl olan!
Hayrı şerri orada, defterinde bulursun..
Şu âyetin hükmünü düşündün mü bir kere:
Femen Yâ'mel Miskale Zerretin Hayren yere, Ve men yâ'mel miskale zerretin şerren yere, Amelin her ne ise, elbet onu görürsün..
Vurdun ise vururlar, verdin ise verirler;
Sevdin ise severler, yerdin ise yererler;
Sanma gizli kalıyor, ne yaparsan görürler;
Bir nefesinin bile hesabını verirsin..
Helâl yiyen nurdadır, haram yiyen nârdadır;
Kul hakkını yiyenin, başı gayet dardadır;
Azabın başlangıcı, bilmiş ol mezardadır:
Orada amelinle sen başbaşa kalırsın..
Yedi dirhem arpaya, bir eskice hırkaya;
Ecır-sevap devreder, bır tirka bır tirkaya;
Elin günahını da yüklenirsin arkaya, Solugu cehennemin esfelinde alırsın..
Sakın gözün kalmasın dünya sim-ü zerinde;
Altın, gümüş hayretmez; sana mahışer yerinde, Kimsenin hakkı kalmaz, kimsenin üzerinde;
Aklını başına al, sonra pişman olursun..
Aşki der ki: Yolumuz gayet sarptır, kardeşier, Aklı başında olan, burada hayır ışler;
Bak ağardı saç sakal, döküldü bütün dişler;
ölüm bize yaklaştı, bunu sen de bilirsin..
«VAZİFE VE MES'ULIYET»
Ehl-ü iyalden, Mes'ulsün şer'an, Kurtul vebalden, Talim et Kur'an..
Dinini ögret Ahkâmı bellet Âyet ezberlet, Tam olsun iyman..
Kıldır namazı, Bildir niyaz), Hak olsun razı, Kulundan her ân..
Göster âdabı, Hayrı sevabı, Gönül erbabı, Olsunlar heman..
Helâlden yedir, l'ertemiz giydir aramı bildir Bulsunlar irfan..
Oruç tutsunlar, Hacca gitsinler, Hakka yetsinler, irfana bürhan..
Aşki uyarır, Huzura varır, Hakka yalvarır, Rahmeder Sübhan..
«VAR DEME!»
Bir göz hakkı görmezse, Sana ibret ver mense, Benim gözüm var deme!..
Görenedir, görene!
Köre nedir, köre ne?
Kulak hakkı duymazsa, Duyanadır, duyana!
Sağır nice uvana?
Dil hakkı zikretmezse, Fitne olur âdeme, Her nefes şükretmezse, Sakın dilim var deme!..
Diyenedir, diyene!
Dil gerek bilmeyene..
Bir el hakka ermezse, Her işe yarar deme, Plane Edamage,.
El gerektir tutuna!
Ayak hakka yetmezse, Adımım uyar deme, Mescide de gitmezse, Ayaklarım var deme!..
Gidenedir, gidene!
Ayak gerek bedene!
Bir can hakkı bulmazsa, Sen ona yaşar deme, Hakta fâni olmazsa, Benim canım var deme!..
Can gerek ki can ola!
Can icre canan bula!
Aşki hakkı bulmadan, Her yanım arar deme, Hak ile hak olmadan, Benim aşkım var deme!..
Bulanadır, bulana!..
Kul yolunda buluna!.
«KORKMAZ MISIN?»
Hiç Allahtan korkmadan, yetim malı yiyenler;
Düşünmez mi ki, bir gün yetim kalır evlâdı;
(Yetim hakkı ne imiş! Keyfine bak!) diyenler, Yarın yevm-i mahşerde kimden umar imdadı?
Yediğin yetim malı, cehenneme azıktır;
Kızgın bir kor halinde mezarında bulursun, Yeme yetim hakkını, mâsumlara yazıktır;
Mahkeme-i kübrâda rezil, rüsvây olursun..
O yetimler dâvacı olurlarsa ne dersin?
Düşündün mü ey gafil! Suçun gayet vahimdir, Derhal mahkûm olursun, cehenneme gidersin, Ebediyyen makarrın elbet nâr-ı cahimdir..
Zebaniler ateşten kamçılarla vururlar, Kaynar katranlar dolar, o doymayan karnına;
(Yetim malı tatlı mı?) diye sorar, dururlar;
Suçun kızgın harflerle nakşolunur alnına..
Yetim hakkı büyüktür, bunu sakın unutma!
Alma mazlüm ahını, sonra pişman olursun;
Haram ile helâli, aklın varsa bir tutma!
Gün olur ki, nefsine bizzat düşman olursun..
Bilmez misin yetimdi Resûl-ü zişân bile, Yetimleri severdi, onları doyururdu;
Okşardı her birini mübarek elleriyle, (Yetimlere merhamet ediniz!) buyururdu..
Yetime merhamet et, ey Muhammed ümmeti!
Anlatamaz derdini çıplak olur, aç olur;
Bağrına bas, sev, okşa, esirgeme himmeti;
Bir gün senin yavrun da şefkate muhtaç olur..
Yakin olmak dilersen Muhammed Mustafa'ya, Yetimleri gör, gözet; haklarına hürmet et!
Nail olmak istersen, dü-cihanda safaya;
Yoksulları sevindir, âcizlere hizmet et!
Yetime hor bakana müslüman denilir mi?
Cennet ona haramdır, nâr-ı cahimdir yeri;
Hem islâm görünülür, hem de hak yenilir mi?
Böyle bir iddianın olur mu hiç değeri!
Yetim ile ilgili âyetleri hatırla, Mâ'un sûresindeki tehdide de kulak ver, Ona göre kendine münasip yer hazırla, Dilersen itiraz et, dilersen bana hak ver..
Hükm-ü Kur'an böyledir, bunu iyi bilmeli!
Jak rizası vetime riayetle alınır etimi hos tutmalı, gözyasını silmeli;
Senin yetimini de, gözetecek bulunur..
Aşkî iyi bilirsin, sen yetimin halini;
Çocukluk çağlarında neler çektin bu yüzden Kendi yavrularının düsün istikbalini, Ayırma gözlerini yetim ile öksüzden..
«DINLE!»
Ne müşkildir söz anlatmak senin gibi gafile, Hakkı bilmez, bâtıl ile amel eder durursun;
Kulağına hak söz girmez, ne söylense nafile!
Sağır gibi işitmez de, kendinden uydurursun..
Hiç kimseyi beğenmezsin; kibir, gurur sendedir;
Ele binbir kusur bulur, herkesi hor görürsün;
Şeytan seni esir etmiş, daima ensendedir;
Hep etrafa bakarsın da, kendini zor görürsün..
Sana kalsa senden gayri âbid, zâhid pek yoktur;
Alimlere dil uzatır, ilme deger vermezsin;
Oysa kendi gafletine âdil şahit pek çoktur, İlim Hakkın sıfatıdır, bilsen ilmi yermezsin..
Velilige özenirsin, hayret salıp âleme;
Koynundaki günahların sayısını bilmezsin, Kara sürmek âdetindir, rastgele her âdeme;
Alnındaki lekeleri fırsat bulup silmezsin..
Tevhid diye tefrikaya düşürürsün milleti, Sual açar, şüphe saçar, fitnenle ögünürsün, Dimagını tahrip etmiş senin kuşku illeti, Ama bir gün pişman olur çırpınır, döğünürsün..
Şeriat der, sayamazsın farzlar ile sunneti;
Tarikat eder, râh-ı hakta yolunu seçemezsın;
Her sözünle idlâl eder, yanıltırsın ümmeti;
Şu mürşitlik dâvasından aslâ vazgeçemezsin..
Bir âyeti, doğru dürüst sökemezsin yüzünden;
Kalkar Kur'an tefsirine özenirsin hey cahil, Küfr-ü inkâr zâhir olur senin her bir sözünden, Bu halinle sen fırâk-ı dâlleye oldun dahil..
Merhametim sana degil, sana uyan safdile;
O zavallı insanları dalâlete itersin, Tövbe eyle, istiğfar et, gel Rabbinden af dile;
Unutma ki kâfirden de, zındıktan da betersin..
Insan isen Hakka kul ol, Hak emrine uy artık;
Küfr-ü isyan, cehl-ü nisyan hiç bir işe yaramaz;
Aşkî sana hakkı söyler, bu sözümü duy artık;
Yollarını şaşıranlar, maksuduza varamaz..
«LÂTIFE»
O uzun geceler derdime yoldaş, ebalime ortak benim sigaram ler nefes bana en samimî sırda Ahvalime ortak benim sigaram..
Çok kimse zemmeder, batırır onu;
Doktorlar nehyeder, attırır onu;
Bu fakir keyf ile tüttürür onu, Emvalime ortak benim sigaram..
Kıvrılır kül olur nazik bedeni, Zifirle doldurur bu can-ü teni, Çok dosta değişmem, inan ki seni, Melâlime ortak benim sigaram..
Her lâhza ağzımda sezerim seni, Zevk ile çekerim, süzerim seni;
Bağışla, ayakla ezerim seni, Zevalime ortak beninı sigaram..
ALFABETIK FIHRIST
A Abdest Bahsi.....
Abdülkadir-i Geylani Hz. Hal Tercümesi Adab-ı tarikat Ahbab-ı tarikat Ahmed-er-Rufai Hz. Hal tercümesi Ahkâm-ı tarikat Allah sevgisi ve korkusu...
Aliyyül Hemedani Hz. Hal Tercümesi Âlemler...
Âşıkanın günlük vazifeleri Avrad şeyhlerinin sıfatları Azamet-i Hudâ tekbiri...
B Baha'üddin-i Nakşibendi Hz.
Hal Tercümesi......
Binâyı tarikat
D Dervişlerin elli dört sifatları nelerdir?...…..
Dervişlerin günlük vazifeleri..
Devranın sırri..
Duaların kabul buyurulduğu Bazı makamlar
E Ehlullah'a tâbi olmak.........
Elli dört farz..
....
Emmâre nefis sahipleri ve sifatları ….
Erkân-ı tarikat Esmâya müekkel melekler...
Etvar-i seb'a...
Etvar-ı seb'ada esmâ-i ilâhi renkleri Evrâd şeyhlerinin sıfatları...
Evrâd-ı Kadiriyye ve okunuşu Evrâd-ı Kadiriyye şerhli tercemesi....
Evrâd-ı Rüfa'iyye v€ okunuşu Evrâd-ı Rüfa'iyye şerhli Tercemesi Evrâd-, Fethiyye ve okunuşu Evrvâd-, Fethiyye Tercemesi Evrâd-ı Bahaiyye ve okunuşu Evrâd-ı Bahaiyye tercemesi Ev âd-ı Virdi settâr ve okunuşu Firâd-ı Virdi Settâr Şerhi ve Tercemesi ivrâd-ı Cerrahiyye ve okunu-.....
Evrâd-, Cerrahiyye Şerhli Tercemesi