Ara
Menü

Sayfalar 458–465

930 kelime

Zînetü’l-Kulûb · kaynak sayfaları 458–465

Hak emrine uymadım, Secdeye baş koymadım, Bu dünyaya doymadım Geldi ölüm kapıya..

Düşündüm dirliğimi, Unuttum kimliğimi, Kaybettim benliğimi, Geldi ölüm kapıya..

Aczimi farketmedim, Nefsimi terketmedim, Doğru yola gitmedim Geldi ölüm kapıya..

Aşki tövbe eyle gel, istiğfarı söyle gel, Hak katına öyle gel, Geldi ölüm kapıya..

«MUAMM»

Soyunup bu vücut libasım gayrı, Nefsimi gafletten uyarsam gerek, Kalmadı bu fenâ mülkünün hayrı, Huzur-u izzete ben varsam gerek..

Akibet ecelim erişir derkâr, Her nefis ölüme olacak şikâr, Yevme tübl-es-serâ'irde aşikâr, Rabbime hesabı bir versem gerek..

O günü idrakten âcizdir akıl, Ier amel mizana olunur nakil mal-i hasenem gelirse sakil Canımı cennete ergürsem gerek..

Cennette Resûl-i zişânı bulsam, Firdevs-i â'lâda komşusu olsam, Elinden sarab-i Kevser'i alsam, Cemâl-i Bâri'yi bir görsem gerek..

Tâlibi kellerdir dünya leşinin, Gözleri toprakla doyar kişinin, Sırrı var bu geliş ve gidişinin, O sırrı sizlere duyursam gerek..

Ve Lekad Kerremnâ buyurdu Mevlâ, Eyledi insanın kadrini i'lâ, Mü'mine verildi cennet-i âl'â, Ben anı dünyada onarsam gerek..

Ey Aşki ne acep sözler söylersin, Esrar-1 âlemi ifşâ eylersin,.

Cennet-ü cemale ihvan peylersin, Ehlini bulup ta bir sorsam gerek..

«FÂNI DUNYA»

Ne handan, ne hancıdan;

ibret almaz gözlerim..

Konup göçen yolcudan, ibret almaz gözlerim..

Mâ'murlar harap olur, anlılar türap olur mürler serap olu tbret almaz gözlerim..

Yıkılır hanümanlar, Yok olur var olanlar, Gerep aler gorenin.)

Nice eş dost yitirdik, Kabre kadar götürdük, Bir cukura yatırdık ibret almaz gözlerim..

Padişahlar geçtiler, Câm-1 mevtten içtiler, Birer birer göçtüler, ibret almaz gözlerim..

Insanoğlu hulyada, Mal-mülk kalır dünyada, Tayda etmez ukbâda ibret almaz gözlerim.

Ağardı saçla sakal, Dostlar eder istiskal, Hiç bitmez bu kıyl-ü-kal ibret almaz gözlerim..

Akıl vermis ol Celil, Göstermiş binbir delil, Gafiller olur zelil, ibret almaz gözlerim..

Aşkî söyler pendini, Hiç düşünmez kendini, Görür dünya fendini, ibret almaz gözlerim..

«NEREDE?»

ibretle bak şu âleme, Kime kaldı fâni dünya, Ne Havva'ya, ne Âdem'e;

Kime kaldı fâni dünya..

Ol İbrahim Halilullah, Hani Musa Kelimullab, isa nebi, ki Ruhullah;

Kime kaldı fâni dünya..

Noldu Habib-i Kibriyâ, Nerde hatem-ül-enbiyâ, Hani imam-ül-etkıyâ, Kime kaldı fâni dünya..

Ebu-Bekir, Ömer nerde;

Osman dahi yatar yerde, Gözün hâlâ sim-ü zer'de Kime kaldı fâni dünya..

Ali çekti katı cefa, Hasan hiç bulmadı vefa, Susuz gitti Hüseyn, hayfâ!

Kime kaldı fâni dünya..

Nemrud, Şeddâd geldi geçti;

Ecel şarabından içti, Çok kervanlar kondu, göçtü;

Kime kaldı fâni dünya..

Pek güvenme ecel gelir, ir gün olur seni alır, Malın mülkün ele kalır, Kime kaldı fâni dünya..

Bu dünya bir kârhanedir, Bir acayip viranedir, Mağrur olan divanedir, Kime kaldı fâni dünya..

Aşkî tamah etme sakın, ölüm sana senden yakın, Maksut rizasıdır hakkın, Kime kaldı fâni dünya..

«KIYAMET»

Halk malere inca. ))

Kıyamettir, kıyamet..

Mü'minler mesrur olur, Ameller mebrur olur, Melekler memur olur, Ziyafettir, ziyafet..

Mizan kurulur heman, Âsinin hali yaman, Çağrışırlar El'aman, Nedamettir, nedamet..

Cehennemler tutuşur, Zebaniler yetişir, Günahkârlar titreşir, Felâkettir, felâket..

Hak olur o gün kadı, Hakkı kaza muradı, Zâlimlerin feryadı, Adalettir, adalet..

Hakkı inkâr edene, Kul hakkıyla gidene, Nefs hevasın güdene, Şe'amettir, se'amet..

Aşkî; bunu böyle bil, Sevdiğine söylegil, Bu sözlerim boş değil, Selâmettir, selâmet..

«MAHŞER AHVALİ»

emalar yarılıp açılıverir fök kubbe bir ânda düser derine Yıldızlar savrulup saçıliverir, Sürerler beşeri mahşer yerine..

Denizler kaynayıp karışır birden, sie der ma ker ye derten, Her nefis öğrenir 'mali nedir, L a atı nelerdir, ihmali nedir vilik, kötülük, vebâli nedir:

Sürerler beseri mahser yerine..

Sen kesap gününü etme ki inkâr, Magtiret eylesın ol yuce hünkar, İsyanın zarardır, iyman ise kâr;

Sürerler beşeri mahşer yerine..

Kirâmen kâtibiyn korurlar seni, Ne yana dönersen görürler seni, Sen, seni bilmezsin, bilirler seni;

Sürerler beşeri mahşer yerine..

Mü'mine va'doldu cennât-ün-nâ'im, Bir hesap gün ü var, bildin mi gafil;

Sâraun ofacair ozgün kaafil, Sürerler beşeri mahşer yerine..

Milyonun olsa da eylemez fayda, istersen ömrünü geçir sarayda;

zahirin, bâtının olur hüveydâ;

Sürerler beşeri mahşer yerine..

Kurulur o demde mizan muhakkak, Hak kaza olunur, Kadı olur Hak;

Seyyiat - Hasenât hep tartılacak, Sürerler beseri mahşer yerine..

Kaybolmaz zerrece ne hayır, ne şer;

Hepsini önünde bulacak beşer, Adalet günüdür, bilmiş ol mahşer;

Sürerler beseri mahşer yerine..

Yarına kâr l almaz ettiğin zulüm, Zâlimden hakkını alacak mazlûm Sâfirler edemez Hakka tazallüm Sürerler bes eri mahşer yerine..

Cehennem şiddetle alevler saçar, Analar, babalar evlâtta.1 kaçar;

Sararır gül yüzler, benizler uçar;

Sürerler beşeri mahşer yerine..

Kimisi Sırat'ı sür'atle geçer, Kiminin ayağı takılır, sürçer;

Kimisi Kevseri, Resûl'den içer;

Sürerler beseri mahşer yerine..

Enbiyâ, Evliya diz üstü düşer, Titreşir korkudan, dudaklar şişer, Kafalar içinde beyinler pişer, Sürerler beseri mahşer yerine..

Adem'den, Idris'ten imdat umulmaz, Musa'dan, isa'dan çare sorulmaz, Kimseden kimseye şefaat olmaz, Sürerler beseri mahşer yerine..

Münadi seslenir: (Ahmed'e varın, Şefii odur, hep günahkârların, Onsuz pek haraptır, hali kulların)

Sürerler beşeri mahşer yerine.

Koşarlar Nebiyyi zişâna heman, Feryad-ü figanla derler: (El'aman!)

Ümmetin perişan gördüğü zaman, Sürerler beşeri malşer yerine..

Resûl-ü müctebâ ağlar bu hale, Melekler düşerler hüzn-ü melale, Teveccüh eylerken ol Zül-celale, Sürerler beşeri mahşer yerine..

Secdeye kapanır Arş-1 â'lâya, Niyazda bulunur kadir Mevlâ'ya, Yürekler dayanmaz bu vâveylâya, Sürerler beseri mahşer yerine..

Resûl-üs-sakaleyn eyleyip nida, (ilâhi! Fatımam yoluna feda Lâyık mı kapından boş dönsün geda)

Sürerler beşeri mahşer yerine..

(Hasanım, Hüseynim nezridem sana, Zeynebim, Rukiyem bezlidem sana, ilâhi! Ümmetim bağışla bana..)

Sürerler beseri mahşer yerine..

Hak celle ve âlâ buyurur göyle:

Surte gi matin yera y%e;

Ey Aşkî! Ne mutlu ümmeti oldun, Muhammed aşkıyla himmeti buldun, Ni'meti, izzeti, cenneti buldun;

Sürerler beşeri mahser yerine..

«CENNET»

Bilsin övünsün ihvan, Ne güzeldir cennetler, Gülsün sevinsin yârân, Ne güzeldir cennetler..

İlki cennet-üs-selâm, Kuluna vermiş Mevlâm, Vasfından âciz kelâm, Ne güzeldir cennetler..

Biri cennet-ün-na'im, Ni'metleriyle kaim, Lûtf-u keremi daim Ve güzeldir cennetler..

Cennet-ül-Firdevs biri, Sadık kulların yeri, Nurdan Hak bahçeleri, Ne güzeldir cennétler..

Cennet-ül-me'vâ denir, ul orada dinleni sık mesken edini Ne güzeldir cennetler..

Adı cennet-ül-karar, Ebedi huzuru var, Talipler onu arar, Ne güzeldir cennetler..

F: 31

Sayfalar 458–465 · Zînetü’l-Kulûb — tarikat.org