Zînetü’l-Kulûb · kaynak sayfaları 458–465 Hak emrine uymadım, Secdeye baş koymadım, Bu dünyaya doymadım Geldi ölüm kapıya.. Düşündüm dirliğimi, Unuttum kimliğimi, Kaybettim benliğimi, Geldi ölüm kapıya.. Aczimi farketmedim, Nefsimi terketmedim, Doğru yola gitmedim Geldi ölüm kapıya.. Aşki tövbe eyle gel, istiğfarı söyle gel, Hak katına öyle gel, Geldi ölüm kapıya.. «MUAMM» Soyunup bu vücut libasım gayrı, Nefsimi gafletten uyarsam gerek, Kalmadı bu fenâ mülkünün hayrı, Huzur-u izzete ben varsam gerek.. Akibet ecelim erişir derkâr, Her nefis ölüme olacak şikâr, Yevme tübl-es-serâ'irde aşikâr, Rabbime hesabı bir versem gerek.. O günü idrakten âcizdir akıl, Ier amel mizana olunur nakil mal-i hasenem gelirse sakil Canımı cennete ergürsem gerek.. Cennette Resûl-i zişânı bulsam, Firdevs-i â'lâda komşusu olsam, Elinden sarab-i Kevser'i alsam, Cemâl-i Bâri'yi bir görsem gerek.. Tâlibi kellerdir dünya leşinin, Gözleri toprakla doyar kişinin, Sırrı var bu geliş ve gidişinin, O sırrı sizlere duyursam gerek.. Ve Lekad Kerremnâ buyurdu Mevlâ, Eyledi insanın kadrini i'lâ,…
ÜYE KÜTÜPHANESİ
Okumaya kaldığınız yerden devam edin.
Tam metin Meclis üyelerine açıktır. Üyelik ücretsizdir; okuduğunuz bölümü defterinize kaydedebilir ve özel notlarınızı aynı yerde tutabilirsiniz.