Envârü’l-Kulûb III · kaynak sayfaları 572–578 çektiğim azap ve ıztırabın intikamını senden ve seninle birlik olanlardan alırım. Sana karşı olan hırsımın, öfkemin ve düşmanlığımın teskin olması için elimden gelen herşeyi yaparım. Yıllar boyunca, senin yüzünden ne içtiğim soğuk su ve içkilerden, ne de yediğim en lezzetli yiyeceklerden tad alamıyorum. Rahatım ve huzurum kalmadı, geceleri senden nasıl öc alacağımı düşünmekten doğru dürüst uyuyamıyorum. Ebu-Cehil'in bu itirafı onun yalnız azini, zayıflığını, hıncını ve çaresizliğini değil, asabi buhranlar ve ruhi bunalımlar içinde nasıl kıvrandığını, mâ'nen ve maddeten azap ve ıztırap duyarak, için için nasıl yandığını açıklaması bakımından da dikkate şayandır. Kendisi, geniş maddi imkânlara sahip ve çok zengin bir insandı. Mekke halkı, o güne kadar onu sever ve sayardı. Her konuda sözü geçer ve dinlenirdi. Sayısız köleleri, cariyeleri, atları, develeri ve kendisine tâbi bendeleri vardı. Gerekirse, emirlerini zorla yerine getirecek güçte idi. Onun, ters ve çarpık mantığına ve anlayışına göre, nasıl olurdu da…
ÜYE KÜTÜPHANESİ
Okumaya kaldığınız yerden devam edin.
Tam metin Meclis üyelerine açıktır. Üyelik ücretsizdir; okuduğunuz bölümü defterinize kaydedebilir ve özel notlarınızı aynı yerde tutabilirsiniz.