Envârü’l-Kulûb III · kaynak sayfaları 565–571 dir. Has kullarının intikamlarını, zâlimlerden pek acı bir şekilde alır. Hikmeti, merhameti, lûtuf ve keremi gereği olarak imhal eder, mühlet verir ama aslâ ihmal etmez. Dilediğini dilediği gibi işler ve dilediği gibi hükmeder. Dostlarını cemali ile mesrur ve düşmanlarını celâli ile makhur eyler. Onun kahrettiğine hiç kimse yardım edemez ve yardımcı olamaz. Ilâhi azabını reddetmeğe hiç kimse kadir ve muktedir değildir. Allâm-el-guyub olduğundan, fesad ehlinin kalplerindeki kötü niyyetleri hakkıyle bilir ve herkesi niyetine göre kıyamette cezalandırır veya mükâfatlandırır. (NÂSİYETİN KÂZİBETİN HÂTIEH..): O nâsiye sahibi olan lâ'in Ebu-Cehil, kendisinin başı boş olarak yaratıldığını sanıyor, başındaki yuların bir ucunun Yedullah'ta olduğunu anlayamıyor, dünya hayatını ve kendisine bahşolunan ömür sermayesini yalanlarla, hata, isyan ve nisanlarla, zulüm, hased ve ihtiraslarla tüketip yitirdiğini farketmeksizin kötülüklerini arttırıyor. Böyle yapmakla da, daha bu âlemden itibaren azaba duçar olduğunu bilemiyor. Olümden sonra tekrar dirileceğini, kıyamette bütün habasetlerinin hesabının kendisinden sorulacağını hatırına bile…
ÜYE KÜTÜPHANESİ
Okumaya kaldığınız yerden devam edin.
Tam metin Meclis üyelerine açıktır. Üyelik ücretsizdir; okuduğunuz bölümü defterinize kaydedebilir ve özel notlarınızı aynı yerde tutabilirsiniz.