Ara
Menü

Sayfalar 638–647

1.808 kelime · kısa başlangıç

Envârü’l-Kulûb II · kaynak sayfaları 638–647 âlimlerdendi. Bu muhterem zatın bulunduğu ülkede, bunun tam aksine sefahat ve işret düşkünü zengin bir kimse yaşıyordu. Hergün kafadarlarını toplar ve sabahlara kadar içki içerek, sözüm ona eğlenirlerdi. Burada bir hatırlatma yapmak isterim: Ehl-i şeri'at lisanında içkiye bütün habasetlerin anası demek olan Ummül-habâ'is derler. Gerçekten, içki bütün kötülüklerin anası mahiyetindedir. Bilindiği gibi, insanın en kıymetli cevheri AKIL'dır. Akıl nerede ise din oradadır. Din nerede ise iyman oradadır. Iyman nerede ise hayâ oradadır. Hayâ nerede ise namus ve iffet oradadır. Binaenaleyh, içki ile akıl gidince din gider, din gidince iyman gider, iyman gidince hayâ gider, hayâ da gidince ne namus kalır ne de iffet!.. Onun için, içki aklı giderdiğinden dolayı ümmül-habâ'is olmuştur. Bugünkü tıb ilmi, Allah korusun akıl hastalıklarında hastanın hangi belirtilerle neler yapabileceğini kestirmekte ve önleyici tedbirler alabilmektedir. Oysa, serhoşun ne yapacağını önceden kimse kestiremeyeceği için, kendisinden her türlü fenalık beklenir. Onun için âcizane…

Okumaya kaldığınız yerden devam edin.

Tam metin Meclis üyelerine açıktır. Üyelik ücretsizdir; okuduğunuz bölümü defterinize kaydedebilir ve özel notlarınızı aynı yerde tutabilirsiniz.

Giriş yapÜcretsiz üye ol
Sayfalar 638–647 · Envârü’l-Kulûb II — tarikat.org