Ara
Menü

Sayfalar 630–637

1.886 kelime

Envârü’l-Kulûb II · kaynak sayfaları 630–637

teâlâ tarafından merhamet olunur. Nur-u Kur'an olduğundan okuyanların kabirlerindeki karanlık nura tebdil olunur. Ihlâs, sûre-i ism-i â'zamdır. Ihlâs'ı devamlı okuyanlar, şeytanın şerrinden ve cehennem azabından emin olurlar. Kalpleri şirk ve nifaktan arınır.

İhlâs-ı şerifin bir adı da SÛRE-İ NECAT'tır. Okuyanları, dünya ve âhiret dert ve elemlerinden ve nâr-1 cahiymden kurtarır. Bir kimse, ölümü ânında bizzat kendisi veya yanında bulunanlardan birisi Ihlâs-1 şerifi okursa, ruhu kolaylıkla kabzolunur, kabir azabından tamamen kurtulur, Münker ve Nekir'in sorularına kolaylıkla cevap verir, yahut kendisine bu sorular hiç sorulmaz. İhlâs-ı şerif Kur'an-ı aziymin üçte birisidir, üç bölümünden bir bölümüne tekabül eder. Onun için, üç ihlâs okuyan, Kur'anı hatmeylemiş sevabına nail olur. Günde elli defa okuyanların, bir senelik günahları affolunur. Günde yüz deta okuyanlar, matlûp ve maksutlarına tez zamanda kavuşur.

Bin defa okuyanlar nefislerini cehennem ateşinden azad etmiş olurlar. Bu saydıklarımız MENBA'IL-HAKAYIK isimli kitapta böylece beyan olunmuştur.

HİKÂYE Huzur-u fâ'iz-in-nuru Cenab-ı Fahr-i risaletmeaba yüz sürmek bahtiyarlığına nail olan bir â'rabi:

— Yâ Resûlallah! dedi. Hadsiz, hesapsız günahlar işledim.

Rabbimin, beni affetmesi için ne yapmamı tavsiye buyurursunuz?

İki cihan serveri saadetle:

— Sûre-i ihlâsa devam et, buyurdular.

Ziyâyı dide-i kalbim benim nûr-u Hudâ'dandır Hidayet bulduğum ancak Tarik-i Mustafa'dandır.

Bir kimse, müşkil bir hâceti için, bir selâmla dört rekât namaz kılsa, birinci rekâtta Fâtiha-i celileden sonra on ihlâs-1 şerif, ikinci rekâtta yirmi, üçüncü rekâtta otuz ve dördüncü

rekâtta kırk ihlâs okuyarak selâmdan sonra elli istiğfar, elli ihlâs, elli salâvat ve elli defa da LÂ HAVLE VE LÂ KUVVETE İLLÂ BİLLÂH-İL ALİYYİL-AZİYM dese, dua ve niyaz ederek matlûbunu Allahu teâlâ'dan istese, muradına nail olur.

Bu sûre-i şerifede SAMED esmâsı vardır ki, Rabbimizin yüce isimlerinden bir isimdir. Harpte ve sıkıntılı zamanlarda, zorluklarla karşılaşıldığında yüz otuz dört defa ihlâs-1 şerif okuyan kimse açlık ve susuzluk eleminden kurtulur.

73.

MU'AVEZETEYN SÛRE-İ

CELİLELERI El-Felak ve En-Nâs adları verilen (Kul E'ûzü bi-Rabbil-telak) ve (Kul e'ûzü bi-Rabbin-nâs) sûre-i celileleridir. Bir kimse sabah ve akşam üçer defa Ihlâs-1 şerif ile bu iki sûreyi okusa, Allahu teâlâ kendisini bütün insanların ve kötü cinlerin şerlerinden, belâlarından, hasetçilerin hasedlerinden, büyücülerin şerrinden, zâlimlerin zulmünden halâs eyler. Bu süreleri çok okuyanların kalpleri nurlanır, âhirette mizanın sağ kefesi ağır gelir.

Fahr-i âlem sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz, Ukbe radıyallahu anha:

— Yâ Ukbe!.. Sabah ve akşam devamlı olarak bu üç sûre-i celileyi oku ve Rabbine niyaz et, bütün ibadetlerinde, ölüm ânında şeytanın galip gelmemesi ve vesvese vererek imandan mahrum etmemesi için sana sığınırım ilâhî diye Hakka sığın, buyurmuşlardır.

 YET-EL-KÜRSİ Bir kimse, günde beş vakit namazını kıldıktan sonra, her birisinin sonunda âyet-el-kürsi'yi okur ve otuz üç kerre SÜB- HANALLAH, otuz üç kerre EL-HAMDÜ LİLLÂH ve otuz üç kerre de ALLAHU EKBER derse ve L İLÂHE İLLALLAHU VAH-

DEHU LÂ ŞERİKE LEH LEHÜL-MÜLKÜ VE LEHÜL-HAMDÜ YUHYİ VE YÜMİT VE HÜVE ALÂ KÜLLİ ŞEY'İN KADİR'i ilâ-

ve ederse, bütün günahları affolunur ve o kimsenin cennete girmesine ölümden gayrı hiçbir şey engel olamaz, mealindeki Hadis-i şerifi dikkat ve ibretinize sunarım.

Bir kimse, sabah ve akşam yedişer kerre âyet-ül-kürsiyyi okusa, akşamdan okuduğu ertesi günün sabahına ve sabahtan okuduğu o günün akşamına kadar o kişiyi kötü insanların, kötü cinlerin ve görünmeyen kuvvetlerin şerlerinden, zâlimlerin zulmünden korur ve kurtarır, evine, işine ve ticaretine feyiz ve bereket verir, yalnız okuyana değil, ailesine ve hatta komşularına da faydası olur.

Ayet-ül-kürsinin faziletleri sayılamayacak kadar çoktur.

Biz, bu kadarıyla iktifa eyledik. Rızkının genişlemesini, borçlarından kurtulmasını, haksız yere atıldığı hapishaneden selâmetle çıkmasını isteyen ve düşmanlarının şerlerinden emin olmak dileyen veya bir hâcetinin kabul olunmasını özleyen abdestli olarak yüz yetmiş defa okursa, bütün murat ve isteklerine nail olur.

Zâlimlerden, düşmanlarından, yol kesici eşkiyadan veya yırtıcı hayvan şerrinden korkanlar, Ayet-ül-kürsiyyi yedi defa okuyarak bir kerre de LA HAVLE VE LÂ KEVVETE ILLA BIL- LAH-IL ALİYYİL-AZİYM ilâvesiyle yoluna devam ederse bütün korktuklarından kendisine hiçbir ziyan gelmez.

Resûl-ü zişân efendimiz, İmam-ı Ali kerremallahu vechehu ve radıyallahu anh'a:

— Yâ Ali!.. Evlâd ve yâline, komşularına ve sevdiklerine Âyet-ül kürsiyyi öğret, faydası pek çoktur, buyurmuşlardır.

HAŞR SÛRE-I CELİLESININ

SON

AYETLERI Bir kimse, hergün sabah ve akşam namazlarından sonra, üçer defa: (E'ÛZÜ BİLLAH İS-SEMİ'İL ALİYMİ MİN-ES-ŞEY- TAN-İR RACYM) dedikten sonra bir kerre veya üç yahut yedi kerre (BİSMİLLÂH-İR-RAHMAN-İR-RAHİYM) diyerek: (LEV ENZELNA HAZEL KUR'ANE) âyet-i kerimesinden başlayarak sonuna kadar okusa, Allahu teâlâ o kuluna yetmiş bin melek

mü'ekkel kılar ve bu melekler o kul için istiğfar ederler. Ömrünün sonuna kadar onu hıtzederler, vâki olabilecek hatalarını mahvederler ve kendisini şehitler defterine yazarlar.

Kur'an-ı kerimin sûrelerinin faziletini öğrenmek isteyenler Ziynet-ül Kulûb nam eserimize müracaat etmelerini tavsiye ederiz.

BAKARA SÛRE-İ CELİLESİNİN

SON ÂYETLERÎ Bir kimse Bakara sûre-i celilesinin sonu olan AMEN-ER- RESÜLU' den başlayarak nihayetine kadar her gece yatsı namazından sonra bir defa okursa o geceyi ibadetle geçirmiş sevabına nail olur.

Bir kimse içten, gönülden, tam bir aşk ve ihlâs ile LÂ ILÂ- HE ILLALLAH dese, mizanda sevabı yedi kat yerlerden ve yedi kat göklerden ağır gelir. Mizan-ı ilâhiyye'yi doldurur. Dört bin büyük günahına kefaret olur. Bu mübarek kelimeleri bin kerre tekrarlarsa, Allahu teâlâ o kulundan doksan dokuz beliyyeyi def'eder, ki en âdisi gam ve kederdir. Her kim, yetmiş bin defa LA ILÂHE ILLALLAH derse, ölümünden önce cennetle müjdelenir. Yetmiş bir bin defa tekrar ederse, canını cehennemden ebediyyen azad etmiş olur. Zira, cennetin kapısında LA ILÂHE ILLALLAH yazılıdır. Tevhid, cennetin anahtarıdır. Cennet, ancak bu anahtarla açılır. Bu kelime-i münciyyeyi daima söyleyenlere azap ve ıkap yoktur. Kelime-i tevhid, yirmi dört harftir. Gece ile gündüz de yirmi dört saat olduğundan, günde bir defa söyleyenlere her harfi bir saate kefaret olur ve o kimse gece ve gündüz Rabbine ibadet etmiş gibi olur.

Tevhid, yedi kelimedir. Cehennem de yedi derecedir. Her kelime, cehennemin bir kapısını kapatır. Hak teâlâ, tevhid eden kullarını cehenneme koymaz, zira tevhid cehennem ateşini söndürür. Ancak, tevhid edenlere şu sıfatlar lâzımdır:

— Tevhid eden kişinin, Hakkın gazabından korkması şarttir.

— Tevhid eden, dilini yalandan korumalıdır.

— Tevhid eden, kimseyi çekiştirmemeli, kimsenin arkasından konuşmamalı, dedi-kodu yapmamalıdır.

- Tevhid eden, haram lokma yememelidir.

Bütün aza ve cevarihi ile Rabbil-âlemiyne kulluk etmeli;

kulluk görevinde kaim ve Rabbinin hizmetinde daim olmalıdır.

Bunları yapabilenler, okudukları tevhidin faydasını görürler ve kısa zamanda menzil-i maksutlarına ererler.

Ey âşık-ı sadık!

Kur'an-ı aziymi okumanın kıymet, ehemmiyet ve faziletlerinden bir nebzecik bahsettim. Ahkâmına dikkat ve riayet edilerek okunacak Kitabullahın kişiye neler kazandıracağını, Allahu teâla katında ne üstün ve yüce derece ve mertebelere ulaştıracağını anlatmağa çalıştım. Onun için, bunları gözönünde bulundurursan HAKKAL-YAKIN bu lûtfa mazhar olursun. Buraya kadar okuyup anlayabildiklerin seni ILM-EL-YAKİN'e eriştirdiği gibi, hükümlerine dikkat ve riayet ederek okuyacağın Kur'an-ı aziym de seni önünde sonunda BEYN-EL-YAKİN'e iletecektir.

Kur'anı hükümleriyle amil olarak okuduğun takdirde, tam mâ'nasıyla HALİFE-İ HAK olur, ahlak-ı Kur'aniyye ve ahlâk-1 Muhammediyye ile ahlâklanır, istikamete erişerek hakikaten MÜSTAKİYM olursun. Müstakiym olanlar ise Allahu tâlâ'nın dostları olan veliler safına girerler. Olüm, güleryüzle gelir, dünya hayatında erdirdiği kerametin lûtfunu ölümle görmeğe başlarsın ve bu kerametler hergün artar ve hiç eksilmez.

Okuduğun Kur'an ile Allahu tâlâ'nın ehli olursun. Onun için tam bir ihlâs ile okumağa ve âmil olmağa çalış, okuyamıyorsan mutlâka öğren, okuduğun Kur'an ile âmil ol, amellerinde muhlis ol, çoluk çocuğuna da Kur'anı okut ve öğret, öğrenmeğe çalışanlara elinden geldiği ve gücünün yettiği kadar yardımcı ol.. Kur'an-ı aziymin yalnız cildine, sahifesine, tezhibine değil, emirlerine ve nehiylerine de saygılı ve bağlı ol... Zira Kur'an-ı kerim, aziz ve şeriftir. Okuyanları da aziz ve şerif eyler.

Ebu-Hureyre radıyallahu anh diyor ki:

— Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizden işittim. Allahu tâlâ'nın likasına (Yani ona kavuşmağa) rizasına, cemaline ve iltifatına nail ve mazhar olmak isteyen, Allahu teâlâ'nın ehillerine tâ'zim ve ikram etsin, buyuruyorlardı. (Yâ Resûlallah! Allahu teâlâ'nın ehli var mıdır?) diye sorulunca saadetle: (Evet, Allahu teâlâ ve tekaddes hazretlerinin ehli vardır. Ehlullah, dünya hayatında Kur'an-ı kerimi okuyan ve hükümleriyle âmil olanlardır. Onlara, hürmet, itibar ve ikram etmek, Allahu teâlâ'ya hürmet, itibar ve ikram gibidir ve bunun mükâfatı da cennettir. Her kim bu zevata hıyanet ederse, muhakkak ki Allahu teâlâ'ya ihanet etmiş gibi olur ve bu gibiler cehenneme atılırlar. Yâ Eba Hureyre! Allahu azim-üş-şân indinde hâmili Kur'an olandan daha kerim bir kul yoktur. Onların fevkinde olan yalnız peygamberlerdir.) buyurdular.

Enes bin Malik radıyallahu anh, Resûl-ü zişân efendimizden rivayet ediyorlar ki:

Birgün, Habib-i edib-i Kibriyâ saadetle buyurdular:

— Size kıyamet gününde, ümmetimden efdal olanı bildireyim mi!

- Lûtfet yâ Resûlallah!

— Kıyamet günü, ümmetimden en efdal olanlar Kitabullah olan Kur'an-ı aziymi okuyanlar ve hükümlerine tam bir ihlâs ile bağlananlardır, buyurdular.

Kıyamet günü, Allah azze ve celle Cebra'il aleyhisselâm vasıtasiyle ehl-i Kur'an olanları huzur-u izzetine davet buyuracaktır. Bu davet, Cebra'il aleyhisselâm tarafından üç kerre tekrarlanınca, ehl-i Kur'an olanlar huzur-u izzete varacak ve saf bağlayıp duracaklardır. Ortalığı derin bir sessizlik kapladığı sırada, Hz. Dâvud aleyhisselâm ehl-i Kur'an'ın ortasında yer alacaktır. Allahu zül-celâl vel-kemal hazretleri:

— Yâ Davud!.. Sesini yükselterek oku.. emrini verecektir.

Dâvud aleyhisselâm okuduktan sonra, diğer ehl-i Kur'an olanlar da yine emr-i ilâhî ile okuyacaklardır. Okuyacakları âyet-i kerimeler kendilerine tarafı haktan ilham olunacaktır. Her Ha-

fız-ı Kur'an, okuduğu Kur'an'ın derecelerine yükseltilecektir.

Kur'an-ı aziymi okurken gösterdikleri riayet, onların derecelerini tayin edecektir, ki bu dereceler tecvidine, sesine, nağmelerine ve okurken takındığı huşû ve hudû'a, tedbirine, ahkâmına ve te'mmülüne gösterdikleri ihtimam ile tesbit edilecektir.

Sonra, Allahu sübhanehu ve teâlâ hazretleri, ehl-i Kur'ana hitap buyuracak ve:

— Ey benim ehlim olan hamele-i Kur'an!.. Dünya hayatında iken size hürmet ve iltifat edenler, sizlere iyiliklerde bulunanlar, iyi muamele edenler gösterilse, kendilerini tanıyabilir misiniz? diye soracak ve ehli Kur'an müsbet cevap verince:

— Öyle ise, şimdi mahşer yerine varınız ve size ikram ve iltifatta bulunanları ayırınız, onları da sizlerle beraber cennetime koyacağım, beraberinize alarak cennetime giriniz, buyuracaktır.

Alimlere ve hâmil-i Kur'an olanlara hürmet ve riayet gösterenler, böyle bir iltifat-ı ilâhiyyeye nail olacakları gibi bunlara ihanet eden bahtsızlar da gazaba ve azaba uğrayacaklardır.

Almak istersen eğer himmet-i Ehlulah'ı, Bi-edep olma, gözet hünnet-i Ehlullah'ı;

Nâm-1 âlilerini, yâd ile kıl istimdat, Göresin tâ ki, nedir kuvvet-i Ehlullah'l..

Ebedi Hay olarak terk-i fenâ eylerler, Sanma herkes gibidir rıhlet-i Ehlullah'ı, Kurb-u Hakka varamaz dağdağa-i kesretten, Bulamayan şehrâh-ı vahdet-i Ehlullah'ı..

tlm-i ilâhinin, Allahu teâlâ'dan Resûl-ü müctebâ'ya ve Resûl-ü zişân efendimizden de âlimlere ve hâmil-i Kur'an olanlara talim buyurulduğu muhakkaktır. Onun için, âlimlere ve Kur'an ehline hürmet, Allah ve Resûlüne hürmettir. Mâ'azallah âlimlere ve Kur'an ehline ihanet ise, Allah ve Resûlüne ihanettir. Bu gerçeği hiçbir zaman gözden uzak bulundurmamalıdır.

Sahib-il Makam-il-Mahmud aleyhi ve âlihi salâvatullah-il Vedûd efendimiz şöyle buyurmuşlardır:

— Mi'râc gecesi, Rabbim bana: (Ey habibim! Ümmetine emret, şu üç sınıf kimseye hürmet, riayet ve ikramda bulunsunlar.

BİRİNCİSÎ: Anne ve babalardır.

IKINCISI: Ilimleriyle âmil olan âlimlerdir.

ÜÇÜNCÜSÜ: Hâmil-i Kur'an ve Hafız-ı Kelâm olanlardır.

Ey Nebiyyi zişân!.. Ummetine tenbih et, bu üç sınıf insanın öfkesinden çekinsin ve sakınsınlar. Bu zevata ihanet etmesinler. Onların beddualarına uğramaktan kaçınsınlar. Unutmasınlar ki, onlara gazap edenlerin gazabından benim gazabım daha şiddetlidir. Onların haklarını ben alırım. Ehl-i Kur'an olanlar benim ehlimdir. Eğer, Hafız-ı kelâm olanların sadrında benim kelâmım hıfzolunmasaydı, dünya helâk olurdu. Onun için, kıyamet günü hâmil-i Kur'an olanlara azap edilmeyecektir. Onlar, hesaba da çekilmeyeceklerdir. Ilimleriyle âmil olan âlimlerimden ve Kur'animı hâmil olanlardan birisi vefat edince yerler ve gökler ve yerlerle gökler arasında bulunan bütün melekler ağlayıp yas tutarlar.

Ey Habib-i edibim!.. Cennetim, üç kimseye âşıktır:

1) Sana ve senin arkadaşların ashabın olan Ebu-Bekir, Ömer, Osman ve Ali'ye, 2) Hâmil-i Kur'an olanlara, 3) Kur'an'ıma tâ'zim eyleyen ve hükümlerine dikkat ve riayet eden kullarıma, Evet aziz müslümanlar, gaflet etmeyelim, boşuna ömür tüketmeyelim, elimizden geldiği ve gücümüzün yettiği kadar hak ve hakikatleri öğrenmeğe çalışalım. Bir diğer Hadis-i şerifte de:

(Ümmetim içinde en hayırlınız, Kur'an-ı kerimi öğrenen ve öğreteninizdir.) buyurulmuştur. O halde, kendimiz öğrenelim, yavrularımıza ve sevdiklerimize de öğretelim ki, bu ümmetin hayırlılarından olmak şeref ve bahtiyarlığına erişelim.

HİKÂYE Mensur ibn-i Ammâr gayet müessir vâ'az-ü nasihatleriyle tanınmış, kalabalık bir cemaati bulunan, duası müstecap olan

Sayfalar 630–637 · Envârü’l-Kulûb II — tarikat.org