Sefer konusunda meşâyih-ı kirâm, değişik hâl ve görüşlere sahiptirler. Bir kısmı, sülûkun başında sefere çıkıp nihâyetinde ikâmeti tercih ederken; bir kısmı, hidâyetinde ikâmet edip, nihâyetinde sefere çıkmıştır. Bazıları devamlı ikâmet hâlini, bazıları da sürekli seferde olmayı tercih ve tatbik etmişlerdir. Şimdi, onlardan her birinin tercih ettiği görüş ve uygulamalarındaki maksatlarını açıklayacağız: 74- .” (Ahmed, Müsned, II, 38, 55; Beyhakî, Şuabu’l-İmân, VII, 452 (No:10964); İbnu Belbân, el-İhsân fî Takrîbi İbni Hıbbân, II, 381 .(No: 616); Heysemî, Mecmau’z-Zevâid, X, 201.) I-Başlangıçta sefere çıkıp nihâyette ikâmeti tercih edenler. Bunların seferden maksatları şunlardır: 1-Sefer sâyesinde ilimden bir şeyler öğrenmek. Bu konuda Rasûlullah (as) Efendimiz: “İlim Çin gibi uzak yerlerde de olsa, peşine düşüp tahsil ediniz.” 75 buyurmuştur. Âlimlerden birisi demiştir ki: “Bir kimse, kendisini hidâyete sevk edecek bir kelime için Şam’dan Yemen’in en uzak bölgelerine kadar yolculuk yapsa, seyahati boşa gitmiş olmaz.” Nakledildiğine göre; Câbir b. Abdullah (r.a), Abdullah b. Üneys’in Rasûlullah’dan rivâyet ettiği…
ÜYE KÜTÜPHANESİ
Okumaya kaldığınız yerden devam edin.
Tam metin Meclis üyelerine açıktır. Üyelik ücretsizdir; okuduğunuz bölümü defterinize kaydedebilir ve özel notlarınızı aynı yerde tutabilirsiniz.