GENEL BAKIŞ
Cebâ merkezli teşekkül
Sa‘diyye, Sa‘deddin Muhammed el-Cebâvî eş-Şeybânî'ye nispet edilir ve Cebâviyye adıyla da anılır. Pîrin mürşidi Ebû Muhammed Yûnus eş-Şeybânî'ye nispet edilen Şeybâniyye'nin devamı kabul edildiğinden bazı kaynaklarda Şeybâniyye adı kullanılır.
Tarih ve menkıbe
Erken Sa‘dî kaynakları pîrin 460/1068'de doğup 575/1180'de vefat ettiğini bildirir; başka eserlerde 621/1224 ve daha geç tarihler verilir. Site erken kaydı ana kronoloji olarak kullanır, ihtilafı görünür tutar. Hz. Peygamber tarafından uyarılma, olağanüstü yolculuk ve keramet anlatıları gelenek hafızasıdır.
Cebâ ve Haçlı dönemi
Sa‘deddin el-Cebâvî Dımaşk'ın Akkâ güzergâhındaki Cebâ'da tekke kurdu. Kaynaklar onun doğrudan savaştığını kesin biçimde kaydetmez; asker temini ve Haçlı saldırılarına karşı mücadeleyi teşvik etmesi sebebiyle “el-imâmü'l-mücâhid” diye anıldığını aktarır.
Pîr-i sânî ve teşkilatlanma
Tarikat usulünün sonraki biçimini almasında Sa‘deddin Yûsuf eş-Şâvûrî “Sa‘deddin-i Sânî” olarak öne çıkar. Pîr ile yüzyıllar sonra erkânı düzenleyen aile şeyhi aynı kişi değildir.
Kollar
Şerrâbiyye, Tağlibiyye, Abdüsselâmiyye, Vefâiyye ve Âciziyye başlıca beş koldur. Şerrâbiyye pîrin kardeşi Abdullah Yûnus'a; Tağlibiyye Ebû Tağlib Muhammed'e; Vefâiyye Ebü'l-Vefâ İbrâhim eş-Şâmî'ye; Abdüsselâmiyye Abdüsselâm eş-Şeybânî'ye; Âciziyye Süleyman Âcizî Baba'ya nispet edilir.
Kıyamî zikir ve evrâd
Âyin oturarak Fâtiha ve topluca okunan Sa‘dî evrâdıyla başlar; kelime-i tevhid ve duadan sonra ayağa kalkılarak kıyam zikrine geçilir. On iki esmâlı sülûk dizisi kaynaklarda “Lâ ilâhe illallah, Allah, Hû, Hak, Hayy, Kayyûm, Kahhâr, Vâhid, Azîz, Vedûd, Vehhâb, Müheymin” şeklinde kaydedilir. Yerel icra farkları pîr dönemine geri taşınmaz.
İstanbul ve Balkanlar
Vefâiyye ve Abdüsselâmiyye/Selâmiyye çevreleri XVIII. yüzyıl başında İstanbul'a girdi. Âciziyye Prizren, Yakova, Berat, Avlonya, Belgrad, Niş, Gilan ve Üsküp'te yayıldı. Kadem-i Şerif, Mirza Baba ve Hasîrîzâde dergâhları İstanbul ağının önemli merkezleridir.
Sa‘dî tâcının müze örnekleri
A-47-A-50 arasındaki yedi terkli tâclar Sa‘diyye'ye bağlanır. Keçe veya yün kubbe, düğme, Cüneydî destar ve taylasan düzenindeki farklar, tek bir değişmez kıyafet kalıbı yerine dönem ve çevreye göre çeşitlenen bir maddî kültüre işaret eder.
Sa‘dî tâcının müze örnekleri
A-47-A-50 arasındaki yedi terkli tâclar Sa‘diyye'ye bağlanır. Keçe veya yün kubbe, düğme, Cüneydî destar ve taylasan düzenindeki farklar, tek bir değişmez kıyafet kalıbı yerine dönem ve çevreye göre çeşitlenen bir maddî kültüre işaret eder.
Sa‘dî tâcının müze örnekleri
A-47-A-50 arasındaki yedi terkli tâclar Sa‘diyye'ye bağlanır. Keçe veya yün kubbe, düğme, Cüneydî destar ve taylasan düzenindeki farklar, tek bir değişmez kıyafet kalıbı yerine dönem ve çevreye göre çeşitlenen bir maddî kültüre işaret eder.
Sa‘dî tâcının müze örnekleri
A-47-A-50 arasındaki yedi terkli tâclar Sa‘diyye'ye bağlanır. Keçe veya yün kubbe, düğme, Cüneydî destar ve taylasan düzenindeki farklar, tek bir değişmez kıyafet kalıbı yerine dönem ve çevreye göre çeşitlenen bir maddî kültüre işaret eder.
Sa‘dî tâcının müze örnekleri
A-47-A-50 arasındaki yedi terkli tâclar Sa‘diyye'ye bağlanır. Keçe veya yün kubbe, düğme, Cüneydî destar ve taylasan düzenindeki farklar, tek bir değişmez kıyafet kalıbı yerine dönem ve çevreye göre çeşitlenen bir maddî kültüre işaret eder.
Sa‘dî tâcının müze örnekleri
A-47-A-50 arasındaki yedi terkli tâclar Sa‘diyye'ye bağlanır. Keçe veya yün kubbe, düğme, Cüneydî destar ve taylasan düzenindeki farklar, tek bir değişmez kıyafet kalıbı yerine dönem ve çevreye göre çeşitlenen bir maddî kültüre işaret eder.
