HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Kimliği ve Sa‘dî-Şeybânî ailesi
Abdüsselâm eş-Şeybânî, XVIII. yüzyılda Şam'dan İstanbul'a gelen, Sa‘diyye'nin Abdüsselâmiyye koluna adını veren ve Koska'daki Sa‘dî merkezini bir âsitâneye dönüştüren şeyhtir. Doğum tarihi bilinmez. Nesebi ve tarikat silsilesi Sa‘diyye'nin pîri Sa‘deddin Muhammed el-Cebâvî eş-Şeybânî'ye ulaştırılır.
“Şeybânî” nisbesi bu aile ve silsile çevresini, “Sa‘dî” ise bağlı olduğu tarikatı gösterir. Kaynaklarda kolun adı Abdüsselâmiyye yanında Selâmiyye biçiminde de geçer. Bu iki ad ayrı şeyhlere veya iki bağımsız kola değil, aynı irşad hattına işaret eder.
Şam'dan İstanbul'a gelişi
Abdüsselâm eş-Şeybânî'nin, Sa‘diyye'nin Vefâiyye kolu şeyhi Ebü'l-Vefâ İbrâhim eş-Şâmî ile birlikte İstanbul'a geldiği kaydedilir. Geliş tarihi için 1112/1700 ve 1115/1703 rivayetleri vardır. Bu farklılık gizlenmeden korunmalıdır; kesin gün ve ay bilinmez.
İstanbul yolculuğu Sa‘diyye'nin şehirdeki mutlak ilk görünüşü sayılmamalıdır. Daha eski Anadolu ve İstanbul bağlantıları hakkında kayıtlar bulunmakla birlikte, Sa‘diyye'nin şehirde kalıcı ve kurumsal biçimde güçlenmesi özellikle Abdüsselâmiyye ve Vefâiyye kollarıyla XVIII. yüzyıl başında gerçekleşmiştir.
Koska'daki Papaszâde Mustafa Çelebi Dergâhı
İstanbul'a geldiğinde, Koska'da bulunan Papaszâde Mustafa Çelebi Dergâhı'nın meşihatı boşalmıştı. Daha önce Celvetî şeyhi Abdülvehhâb Efendi'nin bulunduğu bu merkezin postnişinliğine irâde-i seniyye ile Abdüsselâm eş-Şeybânî tayin edildi. Tayin 1126/1714 civarında gösterilir; bazı tekke kronolojilerinde birkaç yıllık fark görülür.
Yapı zamanla Abdüsselâm Tekkesi, Koğacı Dede Tekkesi ve Sa‘dî Âsitânesi adlarıyla tanındı. İstanbul'daki Sa‘dî dergâhları arasında merkezî bir konum kazandı. Âsitâne oluşu yalnız bir bina unvanı değildi; şeyh tayinleri, icazetler, ayin düzeni ve farklı Sa‘dî çevreleri arasındaki irtibat bakımından kurumsal ağırlık taşıyordu.
Ayasofya'daki Sa‘dî levhası ve zikir izni
Abdüsselâm eş-Şeybânî'nin Osmanlı merkezindeki nüfuzu, Ayasofya Camii ile ilgili iki kayıtta görünür. Pîri Sa‘deddin el-Cebâvî'nin adını taşıyan bir levhayı Ayasofya'ya astırdığı; Kadir gecelerinde başta Sa‘dîler olmak üzere tarikat mensuplarının camide zikir yapabilmesi için izin aldığı aktarılır.
Bu kayıtlar, onun faaliyetinin Koska'daki dergâhla sınırlı kalmadığını gösterir. Bununla birlikte Ayasofya'daki toplu zikir iznini bütün dönemler için kesintisiz bir hak veya her tarikatın aynı usulle katıldığı değişmez bir merasim olarak düşünmemek gerekir.
On dört yıllık meşihat ve postun devri
Kaynaklar Abdüsselâm eş-Şeybânî'nin Koska postunda on dört yıl kaldığını bildirir. 1140/1727'de meşihatı oğlu Şeyh Gālib Behcetüddin Efendi'ye bıraktı. Bu devir, Şam'dan taşınan aile, icazet ve tarikat hafızasının İstanbul'da yerleşik bir post zincirine dönüşmesini sağladı.
Gālib Behcetüddin, yaklaşık elli yıl irşad hizmetinde bulunmuş ve Sa‘dî virdine bir şerh yazmıştır. Böylece Abdüsselâmiyye yalnız kurucusunun adıyla kalan kısa ömürlü bir çevre olmamış; metin, ayin, aile ve tekke devamlılığı bulunan bir kol hâline gelmiştir.
Abdüsselâmiyye ve Selâmiyye adı
Kol, TDV İslâm Ansiklopedisi ve klasik tarikat kaynaklarında Abdüsselâmiyye adıyla anılır. Bazı Osmanlı ve yakın dönem çalışmalarında Selâmiyye kısaltması kullanılır. Sa‘diyye'nin Şerrâbiyye, Tağlibiyye, Vefâiyye ve Âciziyye ile birlikte sayılan tarihî kollarından biridir.
Kaynaklar Abdüsselâm eş-Şeybânî'nin Sa‘dî âdâb ve erkânında yaptığı belirli bir değişikliği ayrıntılı biçimde kaydetmez. Bu nedenle kolu bütünüyle yeni bir zikir sistemi veya ana tarikattan kopmuş müstakil bir yol gibi sunmak doğru değildir. Ayırt edici tarafı, Abdüsselâm'ın irşad ve aile hattı ile Koska âsitânesi çevresindeki kurumsal devamdır.
Sonraki post zinciri
Abdüsselâm eş-Şeybânî'den sonra kol önce oğlu Gālib Behcetüddin, ardından onun halifeleri Mustafa Efendi ve Şamlı İbrâhim Efendi eliyle sürdü. Şamlı İbrâhim Efendi'nin yaklaşık otuz altı yıl süren meşihatından sonra 1826'da Koğacı Şeyh adıyla tanınan Mehmed Emin Elfî Efendi posta geçti.
Daha sonra Mehmed Gālib Efendi, Yahyâ Efendi ve Mehmed Ârif Efendi ile devam eden post zincirine 1919'da Meclis-i Meşâyih kararıyla Hasîrîzâde Elif Efendi'nin oğlu Yûsuf Zâhir Efendi tayin edildi. Tekke ve zâviyelerin 1925'te kapatılmasıyla Koska merkezindeki resmî meşihat sona erdi.
Vefatı ve medfeni
Abdüsselâm eş-Şeybânî 1165/1752 yılında vefat etti ve hizmet ettiği dergâhın türbesine defnedildi. Koska'daki külliye ve türbe sonraki şehir düzenlemeleri sırasında ortadan kalkmış, yerine XX. yüzyıl ortasında okul yapılmıştır. Bu nedenle bugün tarihî mekânı, ayakta duran bir tekke yapısından çok arşiv, harita ve şehir hafızası üzerinden takip edilebilir.
Tasavvuf tarihindeki yeri
Abdüsselâm eş-Şeybânî'nin önemi, yalnız kendi adını taşıyan bir kol kurulmasından ibaret değildir. Şam merkezli Sa‘dî-Şeybânî geleneğini Osmanlı başşehrinde kalıcı bir âsitâne, aile postu ve geniş şehir ağı hâline getirmiştir. Ayasofya'daki görünürlük, Koska'daki merkez ve oğluyla devam eden meşihat, onun İstanbul Sa‘diyyesindeki belirleyici yerini birlikte açıklar.