HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Eyüp kadılığı ve Ebü’l‑Vefâ ile karşılaşması
Şeyh Hüseyin Efendi’nin doğum tarihi bilinmez. İlmiye mensubuydu ve Eyüp kadılığı yaptı. Ebü’l‑Vefâ İbrâhim eş‑Şâmî’nin XVIII. yüzyıl başındaki İstanbul ziyareti sırasında onunla karşılaştı; Sa‘dî yoluna intisap ederek hilâfet aldı.
Şifa rivayeti
Sefîne-i Evliyâ, Hüseyin Efendi’nin bütün bedenini etkileyen bir felce yakalandığını; Ebü’l‑Vefâ’dan dua etmesi istendiğini ve bu duanın ardından iyileştiğini anlatır. Rivayete göre intisabı bu olaydan sonra gerçekleşmiştir. Bu kayıt, hilâfet bağını açıklayan gelenek içi menkıbedir; tıbbî bir vaka belgesi olarak sunulmaz.
Taşlıburun ve Cennet Efendi Tekkesi
Taşlıburun’daki Lâgarî Mehmed Efendi Tekkesi’nde, diğer adıyla Cennet Efendi Tekkesi’nde postnişin oldu. Tekkenin son Nakşibendî şeyhi Muhammed Efendi 1128/1716’da vefat etmiş; vakfı bulunmayan yapı birkaç yıl boş ve harap kalmıştı. Hüseyin Efendi meşihatı üstlenerek tekkeyi ihya etti ve burada Sa‘dî ayinini yerleştirdi.
Şeyhü’l-meşâyihi’s-Sa‘diyye
Şer‘î hüccetle İstanbul’daki Sa‘dî şeyhlerinin başı anlamındaki “şeyhü’l-meşâyihi’s-Sa‘diyye” makamına getirildi. Bu unvan, Ebü’l‑Vefâ’dan önce İstanbul’a hiçbir Sa‘dî şeyhinin gelmediği anlamına gelmez. Vassâf, daha erken Sa‘dî varlığının mümkün olduğunu ve Abdüsselâm eş‑Şeybânî hattının ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini özellikle belirtir.
Vefatı ve medfeni
1149/1736’da vefat etti. İhya ettiği dergâhın kapısına bitişik, üzeri örtülü özel türbeye defnedildi. Mensuplarından Lebîb Efendi’nin tarih manzumesi onu irşad sahibi, gönüllere şifa veren ve hizmetini müridlerine açan bir şeyh olarak anar.
İstanbul Sa‘diyye tarihindeki yeri
Hüseyin Efendi’nin önemi yalnız kadılıktan şeyhliğe geçmesi değildir. Ebü’l‑Vefâ’nın Şam merkezli Vefâiyye nispetini İstanbul’da kalıcı tekke hizmetine dönüştürmüş; Taşlıburun çevresini sonraki Sa‘dî post zincirinin merkezlerinden biri haline getirmiştir.