Ara
Menü
ذ

peygamber

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü · Prof. Dr. İsmail Parlatır

Allah elçisi, Allah’tan vahiy yoluy aldığı bilgileri ve buyrukları i sanlara bildirmek ve onları H dinine davet etmekle görevli yükümlü Allah katmda sayg ve müstesna bir kimse için k lanılan terim, Arapça “nebî, r sul, mürsel” (bk. bu maddele karşılığı. peygambere iman a. “İmânm şa tı” (bk. bu madde), yani İslâm temel ilkelerinden olan “far (bk. bu madde) m şartları için yer alan ve altı farzdan oluş ve de “amentü” olarak adlandırılan imanın esaslarmdan biri [F.] olan “âmentü billahi... ve Hz. rasûlühi...”, yani “Allah’a ve pey Fatgamberlerine inandım.” sözü. içi

Dinî Terimler Sözlüğü

Dinî Terimler Sözlüğü

Allahü teâlânın, emirlerini ve yasaklarını kullarına bildirmeleri için insanlar arasından seçtiği ve kendilerine mûcizeler verdiği üstün zâtlar. (Bkz. Resûl ve Nebî)

Allahü teâlânın emirlerini tebliğ etmekte, duyurmakta ve insanları Allahü teâlânın dînine

çağırmakta peygamberler arasında bir ayrılık yoktur. Peygamberlere îmân etmek, aralarında

hiçbir fark görmeyerek, hepsinin doğru sözlü olduğuna inanmak demektir. Onlardan birine

inanmayan kimse, hiçbirine inanmamış olur. (Seyyid Abdülhakîm)

Her peygamber, kendi zamânında, kendi mekânında, her insandan her bakımdan üstündür.

Muhammed aleyhisselâm ise her zamanda ve her mekânda her insandan her bakımdan

üstündür. (Seyyid Abdülhakîm)

Peygamberlik; çalışmakla, açlık, sıkıntı çekmekle ve çok ibâdet yapmakla ele geçmez.

Yalnız Allahü teâlânın ihsânı ile olur. İnsanların dünyâdaki ve âhiretteki işlerinin düzgün ve

faydalı olması için ve yanlış, zararlı işlerden koruyup, selâmete, hidâyete, râhata ve seâdete

kavuşturmak için peygamberler gönderilmiştir. (İmâm-ı Rabbânî)

Peygamberler mezarlarında bizim bilmediğimiz bir hayat ile diridir. Mübârek vücudlarını

toprak çürütmez. Bunun içindir ki, hadîs-i şerîfte; "Peygamberler, mezarlarında namaz

kılarlar ve hac ederler" buyruldu. (Dâvûd bin Süleymân)

Âhiret bilgileri ve Allahü teâlânın beğenip beğenmediği şeyler ve O'na ibâdet şekilleri

eğer aklın çerçevesi içinde olsalardı ve akl ile doğru olarak bilinebilselerdi, binlerce

peygamberin gönderilmesine lüzum kalmazdı. İnsanlar, dünyâ ve âhiret seâdetini kendileri

görebilir, bulabilirdi ve Allahü teâlâ, hâşâ peygamberleri boş yere lüzumsuz göndermiş

olurdu. (Seyyid Abdülhakîm Arvâsî)

Sözlüğe dön