HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Doğumu ve ailesi
1210/1795 yılında Sütlüce’de doğdu. Babası, Sütlüce Hasîrîzâde Dergâhı’nın kurucu şeyhi Hacı Mustafa İzzî Efendi’ydi. Sa‘dî terbiyesini ve hilâfetini babasından aldı.
Postnişinlik
Kaynak, 1239/1824 yılında yirmi dokuz yaşındayken meşihat postuna geçtiğini bildirir. Bununla birlikte vefat manzumelerinde post hizmeti on dört yıl gösterilir; bu iki veri arasında altı yıllık bir fark vardır. Vassâf da bu dönemde başka birinin vekâleten yahut asaleten hizmet etmiş olabileceğini belirtir. Belge bulunmadan ara döneme kesin bir isim yerleştirilmemiştir.
İlim ve çoklu nispetler
Zâhirî ilimlerde güçlüydü ve kürsü şeyhliği yaptı. Murad Molla şeyhi Muhammed Murad Efendi’den Mesnevî icazeti aldı; bu hat üzerinden Nakşibendiyye’ye teberrüken nispet edildi. Galata Mevlevîhânesi şeyhi Şeyh Gālib’le de Mevlevî bağı kurdu. Bunlar Sa‘dî post kimliğini değiştiren ana yol aidiyetleri değil, dönemin çoklu icazet ve sohbet çevresidir.
Dergâhın yenilenmesi
II. Mahmud’un ilgisine mazhar oldu. Sütlüce’deki Sa‘dî dergâhı 1252-53/1836-37’de padişahın desteğiyle yeniden inşa edildi. Süleyman Sıdkî bu imar için tarih manzumesi kaleme aldı.
Şiiri
Harîm-i vaslına ağyâra yol buldurmadan geç git
Sunup uşşâka zehr-âb-ı sitem öldürmeden geç gitDüşüp dâm-ı sivâya kalma, bâl aç seyr-i lâhûta
Gözetle murğ-ı rûhun şeh-peri yoldurmadan geç gitŞarâb-ı bezm-i bâkîden gönül ser-mest-i şeydâ ol
Bu sahbâ-hâne-i gamdan sebû doldurmadan geç git
Vefatı
1259/1843 yılında, kırk dokuz yaşında vefat etti ve Sütlüce’deki dergâh türbesine defnedildi. “Şeyh Sülün” diye de tanınırdı. Bu kişi, 1197/1783’te vefat eden Abdurrahman el‑Halebî halifesi Şeyh Süleyman es‑Sıdkî ile karıştırılmamalıdır.
Ailesi ve tekkedeki halefleri
Babası, Hasîrîzâde Tekkesi’nin bânisi Şeyh Mustafa İzzî Efendi’dir (ö. 1239/1823-24). Mustafa İzzî Efendi, Mısır’ın Demenhûr şehrinden olup Hasırcı Hoca lakabıyla tanınan Şeyh Halil Efendi’nin oğludur; Sa‘diyye tarikatının İstanbul’daki en eski faaliyet merkezlerinden Eyüp’teki Taşlıburun Tekkesi’nin beşinci postnişini Kırımlı Şeyh Süleyman Sıdkı Efendi’nin damadı ve halifesi olmuş, mürşidinin vefatı üzerine Sütlüce’ye taşınmış, kiracı olarak oturduğu evi çevresindeki bir araziyle birlikte satın alarak kendi tekkesini kurmuştur. Ailenin “Hasîrîzâdeler” diye anılması, saray hasırcıbaşısı olan oğlunun dükkânında vakit geçirmesi sebebiyle “Hasırcı Şeyh” diye tanınan Halil Efendi’den gelir.
Babasının ölümünden sonra şeyhlik makamına geçmiştir. Büyük oğlu İsmâil Necâ Paşa askerlik mesleğini seçmiş; ortanca oğlu Şeyh Hasan Rızâ Efendi (ö. 1302/1884) küçük kardeşi Ahmed Muhtar Efendi ile birlikte posta oturmuşsa da aşırı cezbeli yaratılışı yüzünden 1864 yılında meşihatı terkederek Üsküdar’da bir evde inzivâya çekilmiştir. Tekkenin üçüncü postnişini olan oğlu Şeyh Ahmed Muhtar Efendi (ö. 1319/1901) da XIX. yüzyılın ünlü mesnevîhanlarından Hasan Hüsâmeddin Efendi’den Mesnevî okumuş, ayrıca Şâzeliyye’den hilâfet almıştır; 1297’de (1880) yerine oğlu Elif Efendi’yi vekil tayin ederek hacca gitmiş, dönüşte meşihatı ona bırakmıştır.