Ara
Menü
ذ

İlim

Köken ve kullanım

i, ar.

Kaynaklardaki ortak açıklama

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü · Süleyman Uludağ · Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü · Prof. Dr. İsmail Parlatır

Çk) r. Bilmek. 2. tas. Marifet, irfan, kendini bilmek, sâlikin kendini bil-

İlm-i ledün
——ğ—ğ—— smi ledin
mesi; “kendini bilen Rabb'ini bilir.”
Bilmek istersen seni can içinde ara canı
Geç canından bul onu sen seni bil sen seni
Bayram
Ilim kitaplardan değil, kişilerin ağzından, sözden değil halden ve Hak'ta fani-baki
olanlardan öğrenilir (AFR 169).
İlim ise maksad eğer arif-i nefs ol Gâlib
Kendini bilmeyen adam gibi nâdân olmaz
Dermiş hâkim bilmediğim nesne kalmadı
Dünyayı bildi biçâre kendini bilmedi

Tasavvuf Sözlüğü

Tasavvuf Sözlüğü

Bilmek manasına gelen Arapça bir kelime. Peygamberimizden rivayet olunduğuna göre, kendisine üç çeşit ilim vahyedilmiştir: 1. İlm-i ahkâm : Açıklamak zorunda olduğu ilim. 2. ilm-i sırr-ı kader : Bazı havassından başkasına açıklaması yasaklanmış olan ilim. 3. İlm-i esrar : Açıklamakta muhayyer kaldığı ilim. Sufilere göre ilim, ikidir: Birincisi; kazanmakla elde edilen ilim. Buna kesbî ilim denir. Bu tahsil etmekle ve telkin ile elde edilir, ikincisi de, vehbî ilimdir. Allah bunu kulunun kalbine atar. Buna marifet denir. Kesbî ilim, akıl yolu ile Şeriat-ı Garrâ’yı bilmeyi hedef alan bir usûlün mahsûlüdür. Bununla helal, haram, iyiliği emir, kötülüğü nehy gibi hususların arasını ayırmak esas alınır. Vehbî ilme, ledünnî ilim de denir. Vahy olursa nebilere mahsus olur, şayet ilham olursa hem enbiya, hem de evliyaya mahsus olur. Bu ilim, Kur’an-ı Kerim’de şu âyetle dile getirilir: “Onlara biz öğretiriz” (Tevbe/101). Yine bir âyet: “Onu ancak âlimler anlarlar” (Ankebut/43). “Allah Âdem’e isimleri öğretti” (Bakara/31). Yine Hz. Yusuf (a)’un şu ifadesi de bu ilme delâlet eder “Bana Rabbim öğretti” (Yusuf/37). “Allah hadiselerin te’vilini sana öğretti” (Yusuf/6). Yine bir âyet: “Onların bilmediği şey, size öğretildi” (En’am/91).

Sözlüğe dön