Ara
Menü

Şeyh Ali Fakri Efendi

Şeyh Ali Fakrı Efendi, 1 3 1 5/( 1 897 ) senesinde Üsküdar'da Selim Baba Dergahı şeyhi Ömer Efendi merhumdan tarlk-ı Nakşıbendl'den de müstahlef olmuştu. Ömer Efendi'nin şeyhi Sadık Efendi'dir. Onun şeyhi Eğrikapı'da kain Emir Buhar! şeyhi Sa lim Efendi olup, nisbet-i tarikatları Eyüp Nişancısı'nda kain Şeyh Murad Dergahı şeyhi Murad el-Özbek! hazretlerine…

Yol
Nakşibendiyye
Mekân
4 bağlantı
Unvan
Tasavvuf şahsiyeti

Hayatı ve irşad çevresi

Şeyh Ali Fakrı Efendi, 1 3 1 5/( 1 897 ) senesinde Üsküdar'da Selim Baba Dergahı şeyhi Ömer Efendi merhumdan tarlk-ı Nakşıbendl'den de müstahlef olmuştu. Ömer Efendi'nin şeyhi Sadık Efendi'dir. Onun şeyhi Eğrikapı'da kain Emir Buhar! şeyhi Sa lim Efendi olup, nisbet-i tarikatları Eyüp Nişancısı'nda kain Şeyh Murad Dergahı şeyhi Murad el-Özbek! hazretlerine müntehl olur ki, o da İmam Rabbani Ahmed-i Faruki hazretlerinin halifeleridir. Şeyh Ali Efendi'nin esas hilafetleri Sa'diyye'dendir. Teberrüken Rufai ve Sün büll tarlklarından da icazeleri vardır. Devlet hizmetinde de bulundular.

1 294/( 1 87 7 )'te Rus Muharebesi esnasında Cibali'de, Şadiye Kalyonu'nda Zuafa-yı Askeriyye Hastalar Ağalığı'na ta'yln olunmuş, bundan sonra nüffis kitabetine ve Bab ı All'de bir hizmete nakledilmiştir. Tahrlr-i nüffisda, tekaya tahrlr-i nüfGsuna 1 500 kuruş maaşla me'mur olarak, sonra hayat-ı me'muriyyetten çekilmiş, zamanını müta laaya ve irşad-ı ibada hasretmiştir. 1 324/( 1 906) senesinde Seyyid Ahmed-i Buhar! Dergahı meşlhati uhde-i mürşi danelerine tevcih olunarak, el-haletti hazihl, burada neşr-i feyz-i tarikat buyurmakta dırlar.

Hüseyin Sa'deddln Efendi'ye hilafet verip Hallaç Baba Dergahı meşlhatini ona terk eylediler. Meclis-i meşayıh a'zalığında da bulundukları gibi, ahiren İstanbul'daki meşayıhın muamelatı müft! efendinin riyasetindeki bir meclise havale olunmakla bu meclisde meşayıh namına a'za sıfatıyla bulunmaktadırlar. vasiyyet etmiş ve vasiyyeti yerine getirilerek buraya defn olunmuştur. Bundan sonra dergah- ı şe rif, "Hallaç Baba Dergahı" namıyla teşehhür etmiştir. Şeyh Ali Fakrı Efendi böylece nakleyledi. Bir gün silret-i mahsusada ziyaretine gittim. Tevhid-hane derununda mihraba yakın mahalde medfûndur.

(Rahmetu'llilhi aleyh) Seyyid Ahmed b. Muhammed Buhiiri-i Hüseyni 1 07 Orta boylu, beyaz uzunca sakallı, mütenasibu'l-endam, melihu'n-nazar olup, da ima Nakşi tacıyla gezerler. Dergahlarının yevm-i mahsusu Perşembe günüdür. Sohbe te meyilleri ziyadedir. Herhangi bir mes'ele-i ·şer'iyye vü tasavvufiyye ortaya konulsa, tedkikfü-ı arnika ve felsefe-i fikriyyelerini etraflıca söylerler. Meclis-aradır. Mütalafü ı zevkıyyelerinden teşnegan-ı ma'rifet müntefi' olurlar. Rütbe-i ilmiyyeleri yük sek olup, her üç lisanda (Türkçe, Arabça, Farsça) mütebahhirdirler.

Şöhretten ziya de ihtifaya meyl-i tabiileri olup, kanaat-ı kamilelerinin te'siriyle dünyaya rağbetleri pek azdır. Her üç lisan üzere söylenmiş eş'arı vardır. Fakat kendi ifadelerine göre ço ğu mazbGt-ı sahife-i i'tibar olamayarak duçar-ı ziya' olmuştur. Son zamanlarda esası Farisiyyü'l-ibare olmak ve nısfına karib ebyatı Arapça söy lenmek şartıyla bir Sa'di-name yazmaktadırlar. Fakire okudular. Mertebe-i tevhidde, yüksek söylenmiş bir eser-i tasavvufidir. Adab-ı Nakşiyye'ye dair bir risalesi vardır. Son zamanlarda yazdığı eserler: Sa'di-name: Farisi lisanı üzere, üçyüz beyit.

Mevlevi-name: Farisi lisanı üzere, üçyüz beyit. Ekberiyye: Hz. Muhyiddin-i Arabi'ye, ikiyüz beyit. Eş'arından numune: Taştir-i gazel-i Hazret-i Mevlana: '\.>...W I .... b L 1\ L . ) - .:.r' - · • if JS' J.i j...\ı ı r-.? V' ".:r.JI Jy ı} I ..:,6 clt .:fa.1 1 ...., ,y -'f.J l y,} V' " .:ı fa l ı} '5 } .).il i ..s4 JJ __,...!J I .:ı" µ. ı (.S .:ı l.Aı Jl ı..i- J .:ı .r- İ .ı.ı4 ı} ! ı.S _;; _;:-Ü ..,_; ..i.. 1 00 9 )1 '-:-'lı tfi * * * l}...1 1 ' 4 ı_,.. ; c1.:-,.J 1 cL..> 1}i .:ı .:ı r ı.ıl1 ,y ı.,,ı. jJ} I J.) o.l \ı .J I j d•J .J'. L.. lJ \ı) -lı 1).l I J-lı J" ..:.!iy.

.) ı_;.al ı ı} .) j J;- r şi 1} ol>.- J ı:f ı.S ) ı.S>- ;:.\J.) ...ı u-:1 ;:.1-lı Jb IJIJ.l l.i ..l.!. J.) ı.S IJ.) .:ı JJ.) ...li .,r.i J J ...li j _,.,. .:ı IJ..r. ı}a .xS" ta ı .:.. 1::> ...,.,1 .:.. ? ..r.- .:ı t,,. jl ..;_.j J .:.. ...b- J c4J 1).:..!.lJ J I JJ J" j\j J" jl ol_,>- ş J r jl ol_,>- 1) .:ıl5:.. ı .J lj J} ..;_... \ .. r-4-lı ..:...> J -*" r.) .f.-ı ).; .I' IJ I_,.,. J.) j r ..;_... J.l ı.S I ..:.J.l".>\o:- j>.- \ıj ('""" j )> Lr-' ..:...> _,..ı ,s- r. ı.S _;; 101 J b1 ._;. _,>- Lr-' 1.r" J-?"" .:ı y;- r-" 100. Bunun tamamı Mahfil Risalesi'nin 2 3 .

nüshasında neşr olunmuştur. 10l. "Ey sarhoşlar! Kalkın sabah oldu. Dünyayı gösteren ruhtan ümidinizi kesmeyin. Saki! Bana gönül ferahlatan had.eden ver de aklımı arkama at, gider; gönlü kaçırana ver. Seyyid Ahmed b.

Muhammed Buhar'i-i Hüseyni 1 09 * * * Zıll-i memdUd-ı azimin Arş-ı a'llldr senin Ey zıliü-i kametin timsali TUba'd.ır senin Gösterir asar-ı kudret hilkatinde gayeti Hilkatin mutlak kemale hatm-i imzadır senin Pertev-i nür-i cebinin aksidir levh-ı kaza Ebruvamn hame-i takdlr-i Mevla'dır senin Cebhe-sıly-ı dergehin kılmaz temenni cenneti Hak-i kuyun cennetü'l-a'ladan a'ladır senin Şeb-çerağ-ı feyzinin bir zerresidir af-tab Nur-ı zatın af-tab-ı mülk-i ma'nadır senin Selsebil-i cUdunun atşılm olmuşdur Hızır Nim-zeban-ı feyzinin müştakı Müsa' dır senin Görünür her yüzde gerçi ılrife envar-ı Hak Vech-i pakin Fakri'ye mir'ô.t-ı Mevla' dır senin * * * Neşat u zevk-ı tevhidi sebük-mağzana virmezler Menô.t-ı ders-i tecridi sebak-hanana virmezler Ezel nakdi gerek sufi bu bazar-ı hakikatde Meta' -ı feyz-i irfanı tehi-destana vinnezler Aşkını bana ikram et, kalbdeki şevkını artır.

Öyle ki, senin değer biçilmez yüzünde kalbimi göreyim. Sen benim içimdeki çiiresi olmayan derdi tedavi ettin. Gönül derdinin devası, derdimin içinde; tedavi etmekten vazgeç. Senin mumunda pervaneler yanar, ama sönmezler; aşkının ab-ı hayatı, fena mülkünü yok eder. Vahdet rüzgarları esince kesret ortadan kalktı; artık böylece tanıdık tanımadğk herkesi aynı yüz olarak görüyorum. ister yıldızlardan, ister güneşlerden olsun, bütün ışıkların f.1nusu tektir. Bu durumda akşam nere dedir? Ey şiinı yüce olan Allah ! Nereye baktıysam Senin kudretinin tecellisini gördüm. Gönlümden Se nin d ışındakileri çıkardım.

Fakrı sana kim öğretti ? Bu şekilde konuşmayı sana kim öğretti? Böyle hüzünlü konuşmayı ve hoş edalı söz dizmeyi kim öğretti ?

( H ) Revan-ı kalbini pak it bu uıklld ü tezebzübden Mezal<,,ı cam-ı tahkiki ki bed-klşfüıa virmezler Nigeh-ban-ı edeb ol dil bu vadl-i mulwddesde Ki "md·zağa'l-basar"102 sırrın nazar-hazana virmezler Süleymdn-veş tefehhüm kd lisiin -ı kal-i eşyayı Begim bu mülk-i ma'na mührini dlvfüıa vinnezler Aba-yı fakrı ber-dUş it külah-ı Edhem'i ber-ser Kaba-yı atlas-ı şahı kolay insana vinnezler Edlm-i arzın olsan da yegane merd-i 1neydanı Yine bu baht ile Fakri sana bir dane virmezler Gazel Çille-i aşkın elinden çekdi dil hayfa neler Bir tükemnez 1nii-ceradır çekdirir hala neler Dil dolaşdı zÜlf-i müşglnine cananın o dem Kanlar akdı ah-ı endişemden oldu şaneler Ah-ı ateş-barım eyler alemi duzah-misdl Bir şerarımdan olur peyda-seınender haneler Vahdet-i mutlak sarayı oldu dil kaşanesi Şahid ü meşhUdumuz Hak kalmadı bl-ganeler Ar u namusa selam İt benden ey akl u şufır Öyle rüsvayım ki zikrim eylemez divaneler Şems-i 1nii 'naya 1netdli' olsa dil Fakri müdam Olur ol yüzden münevver nice zulınet-haneler 102.

(J.k C. '.,:..:i ı t_ıj C.ı "Muhammed'in gözü görülecek şeyden ne sapmış, ne de onu aşmıştır." 53.. Necm suresi, 1 7. ( H ) Seyyid Ahmed b. Muhammed Buhart-i Hüseyni 111 Hz. Osman Şems'in: Hak olup hUnô.be-i eşk-i terimden reng reng Gül-şen oldu katre-i feyz-dverimden reng reng gazeline Şeyh Ali Fakri Efendi'nin naziresinden: Okunur dydt-ı vechim defterimden reng reng Görünür zat u sıfatın mazharımdan reng reng Ben de bir kuh-ı teceUl-i Huda'yım kim müdam Geçmede Masa benim deşt-i derimden reng reng Hulefası: Hz. Şeyh'in altı halifesi vardır: - İshak ve Salih Efendiler Düzce'de vefat eylemişlerdir.

Bursa'da Sa'di Dergahı şeyhi, Erzun1mi Hoca-zade İsmail Hakki es-Safi Efendi, zahir ü batında müteferrid, hüsn-i hal ashabından bir zattır. Görüştüm. - Üsküdar'da tarikat-ı aliyye-i Sa'diyye'den Hallaç Baba Dergahı şeyhi Sa'deddin el-Vefi Efendi. - Üsküdar'da Selim Baba Dergahı şeyhi Ahmed Efendi - Tarik-i Nakşi'den Küçük Mustafa Efendi. - Bekir Efendi, Unkapanı civarında Şazeli Tekkesi şeyhidir. irtihali: Şeyh Ali Efendi, urefa-yı sUfiyyeden ve keramet-i irfaniyyesi müşahede olunan kibar-ı meşayıhdandır. Yetmişyedi sene muammer olmuştur.

Kudretim rütbe-i irftınını tal«tır edemez Anı hakkıyla gören dlde-i hak-bin ister Ali Efendi hazretleri, yazın Erenköy'de Mü'min Deresi denilen mahalde mahdu mu Seniyüddin Bey' in köşkünde sakin olurdu. Tekkeler seddolunduktan sonra, kışın dahi Erenköy'de otururdu. Ara sıra ziyaret ederdim. Son zamanlarda hastalandı. Se niyyüddin Bey'in Göztepe istasyonu civarında diğer ( bir) köşkü vardı. Orada tedavi sine uğraşıldı. Mide kanserinden muztarip olarak dört beş ay kadar esir-i fürş olup, ni-

COĞRAFÎ HAFIZA4 bağlantılı mekânMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi4 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Menkıbeler

İlk 1 kayıt gösteriliyor

MENKIBE · GELENEK İÇİ

Bursa'da Sa'di Dergahı şeyhi, Erzun1mi Hoca-zade İsmail Hakki es-Safi Efendi, zahir ü…

Bursa'da Sa'di Dergahı şeyhi, Erzun1mi Hoca-zade İsmail Hakki es-Safi Efendi, zahir ü batında müteferrid, hüsn-i hal ashabından bir zattır. Görüştüm. - Üsküdar'da tarikat-ı aliyye-i Sa'diyye'den Hallaç Baba Dergahı şeyhi Sa'deddin el-Vefi Efendi. - Üsküdar'da Selim Baba Dergahı şeyhi Ahmed Efendi - Tarik-i Nakşi'den Küçük Mustafa Efendi. - Bekir Efendi, Unkapanı civarında Şazeli Tekkesi şeyhidir. irtihali: Şeyh Ali Efendi, urefa-yı sUfiyyeden ve keramet-i irfaniyyesi müşahede olunan kibar-ı meşayıhdandır. Kudretim rütbe-i irftınını tal«tır edemez Anı hakkıyla gören dlde-i hak-bin ister Ali Efendi hazretleri, yazın Erenköy'de Mü'min Deresi denilen mahalde mahdu­ mu Seniyüddin Bey' in köşkünde sakin olurdu.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç
Gelenek içi anlatı

Bu bölüm kaynak biyografideki bağlamıyla verilir; tarihî biyografiyle aynı kesinlik düzeyinde değerlendirilmez.

Şeyh Ali Fakrı Efendi, 1 3 1 5/( 1 897 ) senesinde Üsküdar'da Selim Baba Dergahı şeyhi Ömer Efendi merhumdan tarlk-ı Nakşıbendl'den de müstahlef olmuştu. Ömer Efendi'nin şeyhi Sadık Efendi'dir. Onun şeyhi Eğrikapı'da kain Emir Buhar! şeyhi Sa­ lim Efendi olup, nisbet-i tarikatları Eyüp Nişancısı'nda kain Şeyh Murad Dergahı şeyhi Murad el-Özbek! hazretlerine müntehl olur ki, o da İmam Rabbani Ahmed-i Faruki hazretlerinin halifeleridir. Şeyh Ali Efendi'nin esas hilafetleri Sa'diyye'dendir. Teberrüken Rufai ve Sün­ büll tarlklarından da icazeleri vardır. Devlet hizmetinde de bulundular. 1 294/( 1 87 7 )'te Rus Muharebesi esnasında Cibali'de, Şadiye Kalyonu'nda Zuafa-yı Askeriyye Hastalar Ağalığı'na ta'yln olunmuş, bundan sonra nüffis kitabetine ve Bab­ ı All'de bir hizmete nakledilmiştir. Tahrlr-i nüffisda, tekaya tahrlr-i nüfGsuna 1 500 kuruş maaşla me'mur olarak, sonra hayat-ı me'muriyyetten çekilmiş, zamanını müta­ laaya ve irşad-ı ibada hasretmiştir. 1 324/( 1 906) senesinde Seyyid Ahmed-i Buhar! Dergahı meşlhati uhde-i mürşi­ danelerine tevcih olunarak, el-haletti hazihl, burada neşr-i feyz-i tarikat buyurmakta­ dırlar. Hüseyin Sa'deddln Efendi'ye hilafet verip Hallaç Baba Dergahı meşlhatini ona terk eylediler. Meclis-i meşayıh a'zalığında da bulundukları gibi, ahiren İstanbul'daki meşayıhın muamelatı müft! efendinin riyasetindeki bir meclise havale olunmakla bu meclisde meşayıh namına a'za sıfatıyla bulunmaktadırlar. vasiyyet etmiş ve vasiyyeti yerine getirilerek buraya defn olunmuştur. Bundan sonra dergah- ı şe­ rif, "Hallaç Baba Dergahı" namıyla teşehhür etmiştir. Şeyh Ali Fakrı Efendi böylece nakleyledi. Bir gün silret-i mahsusada ziyaretine gittim. Tevhid-hane derununda mihraba yakın mahalde medfGndur. (Rahmetu'llilhi aleyh) Seyyid Ahmed b. Muhammed Buhiiri-i Hüseyni 1 07 Orta boylu, beyaz uzunca sakallı, mütenasibu'l-endam, melihu'n-nazar olup, da­ ima Nakşi tacıyla gezerler. Dergahlarının yevm-i mahsusu Perşembe günüdür. Sohbe­ te meyilleri ziyadedir. Herhangi bir mes'ele-i ·şer'iyye vü tasavvufiyye ortaya konulsa, tedkikfü-ı arnika ve felsefe-i fikriyyelerini etraflıca söylerler. Meclis-aradır. Mütalafü­ ı zevkıyyelerinden teşnegan-ı ma'rifet müntefi' olurlar. Rütbe-i ilmiyyeleri yük­ sek olup, her üç lisanda (Türkçe, Arabça, Farsça) mütebahhirdirler. Şöhretten ziya­ de ihtifaya meyl-i tabiileri olup, kanaat-ı kamilelerinin te'siriyle dünyaya rağbetleri pek azdır. Her üç lisan üzere söylenmiş eş'arı vardır. Fakat kendi ifadelerine göre ço­ ğu mazbGt-ı sahife-i i'tibar olamayarak duçar-ı ziya' olmuştur. Son zamanlarda esası Farisiyyü'l-ibare olmak ve nısfına karib ebyatı Arapça söy­ lenmek şartıyla bir Sa'di-name yazmaktadırlar. Fakire okudular. Mertebe-i tevhidde, yüksek söylenmiş bir eser-i tasavvufidir. Adab-ı Nakşiyye'ye dair bir risalesi vardır. Son zamanlarda yazdığı eserler: Sa'di-name: Farisi lisanı üzere, üçyüz beyit. Mevlevi-name: Farisi lisanı üzere, üçyüz beyit. Ekberiyye: Hz. Muhyiddin-i Arabi'ye, ikiyüz beyit. Eş'arından numune: Taştir-i gazel-i Hazret-i Mevlana: '\.>...W I .... b L 1\ L . ) - .:.r' - · • if JS' J.i j...\ı ı r-.? V' ".:r.JI Jy ı} I ..:,6 clt .:fa.1 1 ...., ,y -'f.J l y,} V' " .:ı fa l ı} '5 } .).il i ..s4 JJ __,...!J I .:ı" µ. ı (.S .:ı l.Aı Jl ı..i- J .:ı .r- İ .ı.ı4 ı} ! ı.S _;; _;:-Ü ..,_; ..i.. 1 00 9 )1 '-:-'lı tfi * * * l}...1 1 ' 4 ı_,.. ; c1.:-,.J 1 cL..> 1}i .:ı .:ı r ı.ıl1 ,y ı.,,ı. jJ} I J.) o.l \ı .J I j d•J .J'. L.. lJ \ı) -lı 1).l I J-lı J" ..:.!iy. .) ı_;.al ı ı} .) j J;- r şi 1} ol>.- J ı:f ı.S ) ı.S>- ;:.\J.) ...ı u-:1 ;:.1-lı Jb IJIJ.l l.i ..l.!. J.) ı.S IJ.) .:ı JJ.) ...li .,r.i J J ...li j _,.,. .:ı IJ..r. ı}a .xS" ta ı .:.. 1::> ...,.,1 .:.. ? ..r.- .:ı t,,. jl ..;_.j J .:.. ...b- J c4J 1).:..!.lJ J I JJ J" j\j J" jl ol_,>- ş J r jl ol_,>- 1) .:ıl5:.. ı .J lj J} ..;_... \ .. r-4-lı ..:...> J -*" r.) .f.-ı ).; .I' IJ I_,.,. J.) j r ..;_... J.l ı.S I ..:.J.l".>\o:- j>.- \ıj ('""" j )> Lr-' ..:...> _,..ı ,s- r. ı.S _;; 101 J b1 ._;. _,>- Lr-' 1.r" J-?"" .:ı y;- r-" 100. Bunun tamamı Mahfil Risalesi'nin 2 3 . nüshasında neşr olunmuştur. 10l. "Ey sarhoşlar! Kalkın sabah oldu. Dünyayı gösteren ruhtan ümidinizi kesmeyin. Saki! Bana gönül ferahlatan had.eden ver de aklımı arkama at, gider; gönlü kaçırana ver. Seyyid Ahmed b. Muhammed Buhar'i-i Hüseyni 1 09 * * * Zıll-i memdUd-ı azimin Arş-ı a'llldr senin Ey zıliü-i kametin timsali TUba'd.ır senin Gösterir asar-ı kudret hilkatinde gayeti Hilkatin mutlak kemale hatm-i imzadır senin Pertev-i nür-i cebinin aksidir levh-ı kaza Ebruvamn hame-i takdlr-i Mevla'dır senin Cebhe-sıly-ı dergehin kılmaz temenni cenneti Hak-i kuyun cennetü'l-a'ladan a'ladır senin Şeb-çerağ-ı feyzinin bir zerresidir af-tab Nur-ı zatın af-tab-ı mülk-i ma'nadır senin Selsebil-i cUdunun atşılm olmuşdur Hızır Nim-zeban-ı feyzinin müştakı Müsa' dır senin Görünür her yüzde gerçi ılrife envar-ı Hak Vech-i pakin Fakri'ye mir'ô.t-ı Mevla' dır senin * * * Neşat u zevk-ı tevhidi sebük-mağzana virmezler Menô.t-ı ders-i tecridi sebak-hanana virmezler Ezel nakdi gerek sufi bu bazar-ı hakikatde Meta' -ı feyz-i irfanı tehi-destana vinnezler Aşkını bana ikram et, kalbdeki şevkını artır. Öyle ki, senin değer biçilmez yüzünde kalbimi göreyim. Sen benim içimdeki çiiresi olmayan derdi tedavi ettin. Gönül derdinin devası, derdimin içinde; tedavi etmekten vazgeç. Senin mumunda pervaneler yanar, ama sönmezler; aşkının ab-ı hayatı, fena mülkünü yok eder. Vahdet rüzgarları esince kesret ortadan kalktı; artık böylece tanıdık tanımadğk herkesi aynı yüz olarak görüyorum. ister yıldızlardan, ister güneşlerden olsun, bütün ışıkların f.1nusu tektir. Bu durumda akşam nere­ dedir? Ey şiinı yüce olan Allah ! Nereye baktıysam Senin kudretinin tecellisini gördüm. Gönlümden Se­ nin d ışındakileri çıkardım. Fakrı sana kim öğretti ? Bu şekilde konuşmayı sana kim öğretti? Böyle hüzünlü konuşmayı ve hoş edalı söz dizmeyi kim öğretti ? ( H ) Revan-ı kalbini pak it bu uıklld ü tezebzübden Mezal<,,ı cam-ı tahkiki ki bed-klşfüıa virmezler Nigeh-ban-ı edeb ol dil bu vadl-i mulwddesde Ki "md·zağa'l-basar"102 sırrın nazar-hazana virmezler Süleymdn-veş tefehhüm kd lisiin -ı kal-i eşyayı Begim bu mülk-i ma'na mührini dlvfüıa vinnezler Aba-yı fakrı ber-dUş it külah-ı Edhem'i ber-ser Kaba-yı atlas-ı şahı kolay insana vinnezler Edlm-i arzın olsan da yegane merd-i 1neydanı Yine bu baht ile Fakri sana bir dane virmezler Gazel Çille-i aşkın elinden çekdi dil hayfa neler Bir tükemnez 1nii-ceradır çekdirir hala neler Dil dolaşdı zÜlf-i müşglnine cananın o dem Kanlar akdı ah-ı endişemden oldu şaneler Ah-ı ateş-barım eyler alemi duzah-misdl Bir şerarımdan olur peyda-seınender haneler Vahdet-i mutlak sarayı oldu dil kaşanesi Şahid ü meşhUdumuz Hak kalmadı bl-ganeler Ar u namusa selam İt benden ey akl u şufır Öyle rüsvayım ki zikrim eylemez divaneler Şems-i 1nii 'naya 1netdli' olsa dil Fakri müdam Olur ol yüzden münevver nice zulınet-haneler 102. (J.k C. '.,:..:i ı t_ıj C.ı "Muhammed'in gözü görülecek şeyden ne sapmış, ne de onu aşmıştır." 53.. Necm suresi, 1 7. ( H ) Seyyid Ahmed b. Muhammed Buhart-i Hüseyni 111 Hz. Osman Şems'in: Hak olup hUnô.be-i eşk-i terimden reng reng Gül-şen oldu katre-i feyz-dverimden reng reng gazeline Şeyh Ali Fakri Efendi'nin naziresinden: Okunur dydt-ı vechim defterimden reng reng Görünür zat u sıfatın mazharımdan reng reng Ben de bir kuh-ı teceUl-i Huda'yım kim müdam Geçmede Masa benim deşt-i derimden reng reng Hulefası: Hz. Şeyh'in altı halifesi vardır: - İshak ve Salih Efendiler Düzce'de vefat eylemişlerdir. Bursa'da Sa'di Dergahı şeyhi, Erzun1mi Hoca-zade İsmail Hakki es-Safi Efendi, zahir ü batında müteferrid, hüsn-i hal ashabından bir zattır. Görüştüm. - Üsküdar'da tarikat-ı aliyye-i Sa'diyye'den Hallaç Baba Dergahı şeyhi Sa'deddin el-Vefi Efendi. - Üsküdar'da Selim Baba Dergahı şeyhi Ahmed Efendi - Tarik-i Nakşi'den Küçük Mustafa Efendi. - Bekir Efendi, Unkapanı civarında Şazeli Tekkesi şeyhidir. irtihali: Şeyh Ali Efendi, urefa-yı sUfiyyeden ve keramet-i irfaniyyesi müşahede olunan kibar-ı meşayıhdandır. Yetmişyedi sene muammer olmuştur. Kudretim rütbe-i irftınını tal«tır edemez Anı hakkıyla gören dlde-i hak-bin ister Ali Efendi hazretleri, yazın Erenköy'de Mü'min Deresi denilen mahalde mahdu­ mu Seniyüddin Bey' in köşkünde sakin olurdu. Tekkeler seddolunduktan sonra, kışın dahi Erenköy'de otururdu. Ara sıra ziyaret ederdim. Son zamanlarda hastalandı. Se­ niyyüddin Bey'in Göztepe istasyonu civarında diğer ( bir) köşkü vardı. Orada tedavi­ sine uğraşıldı. Mide kanserinden muztarip olarak dört beş ay kadar esir-i fürş olup, ni-

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 2.

Eserleri ve metinleri

İlk 1 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Eserleri ve metinleri

Dergahı meşlhati uhde-i mürşi­ danelerine tevcih olunarak, el-haletti hazihl, burada neşr-i feyz-i tarikat buyurmakta­ dırlar. Hüseyin Sa'deddln Efendi'ye hilafet verip Hallaç Baba Dergahı meşlhatini ona terk eylediler. Meclis-i meşayıh a'zalığında da bulundukları gibi, ahiren İstanbul'daki meşayıhın muamelatı müft! efendinin riyasetindeki bir meclise havale olunmakla bu meclisde meşayıh namına a'za sıfatıyla bulunmaktadırlar. vasiyyet etmiş ve vasiyyeti yerine getirilerek buraya defn olunmuştur.

Metni gösterMetni daralt

Dergahı meşlhati uhde-i mürşi­ danelerine tevcih olunarak, el-haletti hazihl, burada neşr-i feyz-i tarikat buyurmakta­ dırlar. Hüseyin Sa'deddln Efendi'ye hilafet verip Hallaç Baba Dergahı meşlhatini ona terk eylediler. Meclis-i meşayıh a'zalığında da bulundukları gibi, ahiren İstanbul'daki meşayıhın muamelatı müft! efendinin riyasetindeki bir meclise havale olunmakla bu meclisde meşayıh namına a'za sıfatıyla bulunmaktadırlar. vasiyyet etmiş ve vasiyyeti yerine getirilerek buraya defn olunmuştur.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 2.

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

İstanbul · TürkiyeHallâç Baba DergâhıHallâç Baba Dergâhı , Sefîne-i Evliyâ kişi kayıtlarında 5 ayrı bağlamda anılır. Sinnen küçük olduğundan, Ahmed Ferîd Efendi’den evvel bu dergâhta meşîhat eden ve İstanbul’da Ahmed-i Buharî Dergâhı meşîhatına geçince, Hallâç Baba Dergâhı meşîhatını Ahmed Ferîd Efendi’ye terk eden Şeyh Ali Fakrî Efendi hazretleri vekâlet eylemiştir. Hüseyin Sa'deddln Efendi'ye hilafet verip Hallaç Baba Dergahı meşlhatini ona terk eylediler. Bağlantılı şahsiyetler: Şeyh Ali Fakri Efendi.İstanbul · TürkiyeÜsküdar'da Selim Baba DergahıÜsküdar'da Selim Baba Dergahı , Sefîne-i Evliyâ kişi kayıtlarında 2 ayrı bağlamda anılır. Şeyh Ali Fakrı Efendi, 1 3 1 5/( 1 897 ) senesinde Üsküdar'da Selim Baba Dergahı şeyhi Ömer Efendi merhumdan tarlk-ı Nakşıbendl'den de müstahlef olmuştu. Görüştüm. - Üsküdar'da tarikat-ı aliyye-i Sa'diyye'den Hallaç Baba Dergahı şeyhi Sa'deddin el-Vefi Efendi. - Üsküdar'da Selim Baba Dergahı şeyhi Ahmed Efendi - Tarik-i Nakşi'den Küçük Mustafa Efendi. - Bekir Efendi, Unkapanı civarında Şazeli Tekkesi şeyhidir. irtihali: Şeyh Ali Efendi, urefa-yı sUfiyyeden ve keramet-i irfaniyyesi müşahede olunan kibar-ı meşayıhdandır. Bağlantılı şahsiyetler: Şeyh Ali Fakri Efendi.İstanbul · TürkiyeSa'diyye'den Hallaç Baba DergahıSa'diyye'den Hallaç Baba Dergahı , Sefîne-i Evliyâ kişi kayıtlarında 1 ayrı bağlamda anılır. Görüştüm. - Üsküdar'da tarikat-ı aliyye-i Sa'diyye'den Hallaç Baba Dergahı şeyhi Sa'deddin el-Vefi Efendi. - Üsküdar'da Selim Baba Dergahı şeyhi Ahmed Efendi - Tarik-i Nakşi'den Küçük Mustafa Efendi. - Bekir Efendi, Unkapanı civarında Şazeli Tekkesi şeyhidir. irtihali: Şeyh Ali Efendi, urefa-yı sUfiyyeden ve keramet-i irfaniyyesi müşahede olunan kibar-ı meşayıhdandır. Bağlantılı şahsiyetler: Şeyh Ali Fakri Efendi.İstanbul · TürkiyeŞazeli TekkesiŞazeli Tekkesi , Sefîne-i Evliyâ kişi kayıtlarında 2 ayrı bağlamda anılır. Görüştüm. - Üsküdar'da tarikat-ı aliyye-i Sa'diyye'den Hallaç Baba Dergahı şeyhi Sa'deddin el-Vefi Efendi. - Üsküdar'da Selim Baba Dergahı şeyhi Ahmed Efendi - Tarik-i Nakşi'den Küçük Mustafa Efendi. - Bekir Efendi, Unkapanı civarında Şazeli Tekkesi şeyhidir. irtihali: Şeyh Ali Efendi, urefa-yı sUfiyyeden ve keramet-i irfaniyyesi müşahede olunan kibar-ı meşayıhdandır. Unkapanı’nda, Şâzelî Dergâhı’nda seccâde-nişîn Şeyh Hâfız Hüseyin Efendi, şeyhleridir. 1235/(1820) senesinde bir gün, kendilerinde bir hâl zuhûr eder. Bağlantılı şahsiyetler: Şeyh Ali Fakri Efendi.