ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
44 sonuç · “sâdık”
01Zenbûriyye-i Sâdıkiyye
Muhammed Sâdık Erzincânî'nin Nakşibendiyye-Müceddidiyye'den aldığı beş letâif terbiyesiyle Kādiriyye-Abdülvehhâb nispetli yedi esmâ tertibini bir arada uygulamasıyla oluşan Osmanlı irşad kolu.
Sâdık Vicdânî
Sâdık Vicdânî / Kayıkçıoğlu (9 Kasım 1866, Safranbolu – 22 Ekim 1939, İstanbul); Nakşî-Hâlidî mutasavvıf, mektupçu ve yazar. Tomar-ı Turuk-ı Aliyye 'nin müellifi ; Türkiye'de tarikat silsileleri üzerine yapılmış ilk sistemli çalışmadır.
Abdürrahîm el-Kınâî
Abdürrahîm el-Kınâî (1127–1196), Mağrib’de yetişip Ebû Medyen çevresinden aldığı irşadı Kınâ’ya taşıyan; Mâlikî ilmi, helâl kazanç, hizmet ve sohbeti birleştirerek Yukarı Mısır’da kalıcı bir tesir oluşturan âlim ve mürşiddir.
Acem Hoca Sâdık
Acem Hoca diye tanınan İsfahanlı Sâdık (ö. 1132/1719-20), İstanbul Fethiye'deki Sinan Paşa Medresesi'nde talebelere Farsça öğreten; Türkçe ve Farsça şiir örnekleri Vekāyi‘u’l-Fuzalâ'da korunan şair ve hocadır.
Ca‘fer es-Sâdık
Ca'fer es-Sâdık (80/699 veya 83/702 – Medine); İsnâaşeriyye'nin altıncı, İsmâiliyye'nin beşinci imamı, Ca'ferî fıkhının kurucusu . Soyu baba tarafından Hz. Ali'ye, anne tarafından Hz. Ebû Bekir'e ulaşır.
Hacı Mahmûd b. Abdülgafûr
Sâdık Erzincânî'nin 1170/1756-57'de yanında tasavvufî eğitimini sürdürdüğü Kādirî şeyhi; kaynaklarda Şemsî Bitlisî adıyla da anılır.
İbrâhim Hamdi Ispartavî
Muhammed Sâdık Erzincânî'nin önde gelen halifesi ve ardından Alaca Minare Tekkesi postnişîni; Zenbûrî ve Şâbânî nispetleriyle anılır.
İsmailzâde Mehmed Sâdık Efendi
İsmailzâde Mehmed Sâdık Efendi (ö. 1722), Fîrûz Bey Medresesi'nin ilk müderrisi; daha sonra Medine kadılığına yükselen Osmanlı âlimidir.
Kâsım b. Muhammed b. Ebû Bekir
Kāsım b. Muhammed b. Ebû Bekir (Hz. Osman devri – 106-107 / 725-726, Kudeyd); fukahâ-yi seb'a dan tâbiî fakihi ve muhaddis. Hz. Ebû Bekir'in torunu, Hz. Âişe'nin yeğeni; Ca'fer es-Sâdık onun torunudur ve Nakşî silsilesinin ilk halkalarındandır.
Kürd Sa‘dî Kalecikli
Kürd Sa‘dî Kalecikli (ö. 974/1566), Mollâ Acem, Saçlı Emir Efendi ve Ebüssuûd Efendi çevrelerinde yetişmiş; Edirne Hüsâmiyye ve Sirâciyye medreselerinde ders vermiş Osmanlı âlimidir.
Mahmud es-Sâdıkī el-Gîlânî
Mahmud es-Sâdıkī el-Gîlânî (ö. yaklaşık 970/1562-63), Gîlân'dan Osmanlı ülkesine gelen, resmî görevleri reddedip Medine'ye yerleşen Nakşibendî âlim ve Beyzâvî hâşiyesi müellifidir.
Mehmed Emin Kırkağacî
Kırkağaçlı Mehmed Emin Efendi, Muhammed Sâdık Erzincânî'nin halifesi; Zenbûrî aktarımı Abalı Hâfız Muhammed Haydar Bergamavî'ye ulaştıran şeyhtir.
Mehmed Sâdık Efendi
Mehmed Sâdık Efendi (1738–1800), Sertarîkzâde ve Eğrikapılı Mehmed Sa‘deddin çevresinde yetişen, Pazar Tekkesi’nde yirmi altı yıl hizmetten sonra Cerrâhî Âsitânesi postuna geçen şeyhtir.
sâdık
“Söz ve vadinde doğru olan ve her sözünü yerine getiren.” anlamında AUah’m sıfatı. Bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de “En'âm suresi” nde çokluk biçimiyle “sâdıkûn” (sadık olanlarız) diye geçmektedir.
Müşellel (Kudeyd)
Mekke-Medine yolu · Suudi Arabistan · Yetmiş-yetmiş iki yaşında, bir hac veya umre yolculuğu sırasında Kudeyd mevkiinde vefat edip Müşellel'de defnedildiği yer. Konum çok yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Kâsım b. Muhammed b. Ebû Bekir : Kâsım b. Muhammed b. Ebû Bekir (yaklaşık 657–725), Hz. Âişe’nin yanında yetişen, Medine’nin yedi fakihinden sayılan güvenilir hadis râvisi; bazı tasavvuf silsilelerinde Ca‘fer es-Sâdık’tan önce yer alan tâbiî âlimidir.
Fîrûz Bey Medresesi — Mehmed Sâdık Efendi'nin ilk müderrisliği
İstanbul · Türkiye · 1106/1694'te kurulan medresede ders okutan ilk müderris odur; iki bağımsız kaynak bu rolü aynı yılla kaydeder. İlişkili kişi dosyası İsmailzâde Mehmed Sâdık Efendi : İsmailzâde Mehmed Sâdık Efendi (ö. 1722), Fîrûz Bey Medresesi'nin ilk müderrisi; daha sonra Medine kadılığına yükselen Osmanlı âlimidir.
Merkez Efendi Mezarlığı
İstanbul · Türkiye · 6 Mart 1938'de vefatının ardından defnedildiği kabristan. Sâdık Vicdânî de aynı kabristandadır. İlişkili kişi dosyası Ahmed Avni Konuk : Ahmed Avni Konuk (1868–1938), Selânikli Mehmed Esad Dede’den Mesnevî icazeti alan; Mesnevî ve Fusûsu’l-hikem üzerine büyük Türkçe şerhler kaleme getiren, Hânende’yi hazırlayan, Mevlevî âyinleri besteleyen hukukçu ve müelliftir.
Cennetü'l-bakī
Medine · Suudi Arabistan · Babası Muhammed el-Bâkır ve dedesi Zeynelâbidîn'in kabirlerinin yanına defnedildiği kabristan; mezarı Vehhâbîler'in tahribine kadar ziyaret mahalli olarak kalmıştır. İlişkili kişi dosyası Ca‘fer es-Sâdık : Ca‘fer es-Sâdık (ö. 148/765), Medine’de yetişen Ehl-i beyt imamı, güvenilir hadis râvisi ve müctehid fakih; zühd, ilim ve mârifet mirasıyla Nakşibendiyye, Bektaşiyye ve başka irşad silsilelerinde müşterek halka kabul edilen büyük İslâm âlimidir.
Medine
Medine · Suudi Arabistan · Doğduğu, ilim halkasını kurduğu ve hayatının büyük kısmını geçirdiği şehir; Nesâî'ye göre Medine'nin ilk fıkıh âlimlerinden biridir. İlişkili kişi dosyası Muhammed el-Bâkır : Ali Zeynelâbidîn'in oğlu; dinî ilimlerdeki derinliği sebebiyle Bâkır lakabıyla tanınan Medineli âlim ve Câfer es-Sâdık'ın babası.
Fâtih Camii Hazîresi
İstanbul · Türkiye · Kırk üç yıl türbedarlığını yaptığı Fâtih Sultan Mehmed Türbesi'nin bulunduğu cami; 9 Mayıs 1920'de vefatında buradaki hazîreye defnedildi. Mezar taşındaki yazı müridi Evrenoszâde Sâmi Bey'indir. İlişkili kişi dosyası Ahmed Amiş Efendi : Ahmed Amiş Efendi (1807-1920), Tırnova’daki muallimlikten Fatih sertürbedarlığına uzanan hayatında Kuşadavî irşadı sohbet, melâmet ve teveccüh merkezli bir yöntemle İstanbul’un ilim ve kültür çevrelerine taşıdı.
Merkezefendi Kabristanı
İstanbul · Türkiye · 22 Ekim 1939'da İstanbul'da vefatının ardından defnedildiği kabristan. Ahmed Avni Konuk da aynı mezarlıktadır. İlişkili kişi dosyası Sâdık Vicdânî : Kastamonu'dan Balkanlar, Basra, Ankara, Bursa ve İstanbul'a uzanan memuriyet hayatını Nakşî-Hâlidî mensubiyeti ve tarikat tarihi araştırmalarıyla birleştiren Tomâr-ı Turuk müellifi.
Tire
Tire · Türkiye · Kaynak, Bostan Efendi'nin 904 (1498) yılında İzmir yakınlarındaki Tire kazasında, Tireli tüccar Muhammed Ali'nin oğlu olarak dünyaya geldiğini kaydeder. İlk hocası Sâdık Efendi'nin yanında Kur'an'ı ezberlemesi ve Tireli Molla Efendi'nin sohbetlerinde bulunması da bu şehirde geçmiştir.
Sertarikzâde Tekkesi
İstanbul · Türkiye · Şeyhi Sertarîkzâde Mehmed Emin Efendi'nin (ö. 1173/1759-60) kurduğu iki tekkeden biri. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Makarnacı Hacı Hâfız Mustafa Efendi : Makarnacı lakaplı Hacı Hâfız Mustafa Efendi, Halil Nizâmeddin’den hilâfet aldı; Mehmed Sâdık’ın ardından 1801’de Cerrâhiyye Âsitânesi postuna geçerek vefatına kadar üç yıl hizmet etti.
Durmuş Dede Tekkesi
İstanbul · Türkiye · Eline geçerek Cerrâhiyye'ye bağlanan tekke. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Mehmed Sâdık Efendi : Mehmed Sâdık Efendi (1738–1800), Sertarîkzâde ve Eğrikapılı Mehmed Sa‘deddin çevresinde yetişen, Pazar Tekkesi’nde yirmi altı yıl hizmetten sonra Cerrâhî Âsitânesi postuna geçen şeyhtir.
Kadızâde Ömer'ül Halvetî Dergâhı
Tırnova · Bulgaristan · Kuşadalı İbrâhim Efendi tarafından Tırnova'ya gönderilen Kadızâde Ömer'ül Halvetî'nin, şehrin epeyce dışında kalan dergâhı. Ahmed Amîş Efendi burada intisap etmiş, zikir meclislerinde dervişler arasında en çok heyecan gösteren kişi olarak anılmıştır.
Alaca Minare Tekkesi
İstanbul · Türkiye · Üsküdar'da Kartal Baba Caddesi üzerinde Hacı Hüseyin Dede'nin tesis ettiği tekkedir; üçüncü şeyhi Zenbûriyye'nin pîri Müftîzâde Muhammed Sâdık Erzincânî'dir. İbrâhim Hamdi, Sâdık Erzincânî'den sonra bu tekkenin postnişini olmuştur. Zenbûrî tarîkatnâmesindeki vefeyat listesi onun vefatını “Üsküdar'da dergâhta” kaydıyla verir. Tekke sonraki dönemde Hâlidiyye'ye intikal etmiş, 2014-2015'te yeniden inşa edilmiştir.
Kübreviyye Silsile Varyantları
Ammâr-ı Yâsir, İsmâil el-Kasrî ve Ehl-i beyt hatlarını birbirine karıştırmadan okumak. Kaynaklar arasındaki farklar ve gelenek içi anlatıların derecesi korunarak hazırlanmıştır.
Tomâr-ı Turuk Nasıl Okunmalı?
Sâdık Vicdânî'nin büyük silsile projesini, Lütfiye Tezer'in karşılaştırmalı tenkidi eşliğinde; güvenilir omurga, tarihî tasnif ve ihtilaflı kol adı katmanlarına ayırır.
İstanbul'dan Balkanlar'a Rifâî-İzzeddînî Silsilesi
İstanbul Rifâî âsitânelerini, postnişin zincirlerini, zâkirbaşı-musiki çevresini ve Balkan dergâhlarını kişi–mekân ilişkileriyle izleyen ayrıntılı ağ dosyası.
Hüseyniyye Silsile Varyantları ve Coğrafyası
İki yerel silsile nüshasını, ortak Nakşibendî-Müceddidî gövdeyi ve Buhara'dan Güney Kazakistan-Fergana hattına geçişi karşılaştıran dosya
Zenbûriyye: İki Yolun Cem‘i
Zenbûriyye'nin teşekkülü, zikr-i zenbûrî, inâbe belgesi, silsile katmanları, tekkeleri ve sonraki temsilcileri kaynaklar karşılaştırılarak açıklanır.
Muhammed Sâdık Erzincânî'nin Risaleleri
Dört temel risalenin konusu, yazım tarihleri, otobiyografik değeri ve Sefîne'deki beşli külliyat kaydı.
SÛFİLERİN HAK SÖZÜ GÜZELCE ANLAMALARI
Avârifü’l-Maârif · 2. bölüm · Şeyhimiz Şeyhülislam Ebu’n-Necîb es-Sühreverdî, bize, Zeyd b. Sâbit yoluyla gelen bir hadis-i şerifte, Rasûlullah (a.s) Efendimizin şöyle buyurduğunu nakletti: “Bizden bir hadis iş
TASAVVUF İLİMİNİN FAZİLETİ
Avârifü’l-Maârif · 3. bölüm · Bize, Şeyhimiz Şeyhülislâm Ebu’n-Necib es-Sühreverdî (rah.), el-Ahves b. Hakim in babasından naklen, onun şöyle söylediğini haber verdi. Bir adam Hz. Resûlullah’a (s.a.v) şerrin ne
SÛFİLERİN HALLERİ VE TARİKATLARI
Avârifü’l-Maârif · 4. bölüm · Bize, şeyh, âlim Ziyâuddin Ebu Ahmed Abdulvahhab b. Ali, Enes b. Mâlik’in (r.a) şöyle dediğini haber verdi. Rasûlullah (a.s) bana buyurdu ki: “Yavrucuğum! Eğer kalbinde hiçbir kims
TASAVVUFUN MÂHİYETİ
Avârifü’l-Maârif · 5. bölüm · Abdullah İbnu Ömer (r.a), Hz. Rasûlullah’ın (s.a.v) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: “Her şeyin bir anahtarı vardır; Cennetin anahtarı da miskinleri ve fakirleri sevmektir. Çünkü sa
SÛFÎ KELİMESİNİN KÖKÜ
Avârifü’l-Maârif · 6. bölüm · Hz. Enes b. Mâlik (r.a) demiştir ki: “Rasûlullah (s.a.v), bir kölenin bile dâvetine gider, merkebe biner ve yün elbise giyerdi.” 31 Sûfîler, bu hadis-i şerife uyarak hem daha yumuş
MUTASAVVIFLAR VE ONLARA BENZEYENLER
Avârifü’l-Maârif · 7. bölüm · Şeyhimiz, Şeyhu’l-İslam Ebu’n-Necîb es-Sühreverdî’nin, Enes b. Mâlik (ra)’den rivayet ettiğine göre; Hz. Peygamber (sav)’e göre bir adam geldi ve: “Kıyâmet ne zaman kopacak?” diye
MELÂMETİLİK VE MELÂMETÎLER
Avârifü’l-Maârif · 8. bölüm · Bazıları melâmetiyi şöyle tarif etmişlerdir: “Melâmetî, iyiliğini açıklamayan, kötülüğünü de gizlemeyen kimsedir.” Bunu şöyle izâh edebiliriz: Melâmetî; damarlarına varana kadar, b
Sayfalar 9–16
Muzaffer Ozak Külliyatı · Okuduğum âyet-i celile, işte o günü yani ölüm gününü, başka bir tâ'birle zâlimin mazlûmun eline geçeceği kıyâmet gününü anlatmaktadır. Bu şiddetli ve dehşetli günün başlangıcı düny
Sayfalar 26–33
Muzaffer Ozak Külliyatı · SEJ prati El Mukaddimü Celle Sanühu İstediğini ileri geçiren, öne alan. (YÂ MUKADDIMÜ ism-i celilini savaş alanında veya korkulacak bir yerde okuyanlara hiç bir zarar gelmez.) El M
Sayfalar 51–57
Muzaffer Ozak Külliyatı · den, senin âleme rahmet olduğundandır. Arş ve kürsi, yerler ve gökler, içlerinde bulunan mahlüklar ve bunların cümlesinin hilkatleri ve nimet bulmaları hep senin hürınetindendir. B
Sayfalar 58–63
Muzaffer Ozak Külliyatı · tadır? Bana yolunu tarif eder misin?) dedi. Diğer haham: (Aman ne yapıyorsun? O şehre sakın gitme. Orada bir sihirbaz vardır) dedi. (Sihri ile âlemi kendine bendetmiştir. Korkarım
Sayfalar 64–70
Muzaffer Ozak Külliyatı · ni ateşle doldururlar. Allah bizi ondan dünyada ve âhirette ayırmasın. Onu sev, unun sünnetine riayet et. Zira, seven meyus mükedder ve mahzun olmaz. Severim diyen ona çok salâvat