Ara
Menü

Sâdık Vicdânî

Sâdık Vicdânî / Kayıkçıoğlu (9 Kasım 1866, Safranbolu – 22 Ekim 1939, İstanbul); Nakşî-Hâlidî mutasavvıf, mektupçu ve yazar. Tomar-ı Turuk-ı Aliyye 'nin müellifi ; Türkiye'de tarikat silsileleri üzerine yapılmış ilk sistemli çalışmadır.

Doğum
1866
Vefat
1939
Unvan
Mutasavvıf, bürokrat, şair ve Tomâr-ı Turuk müellifi

Safranbolu'dan Kastamonu'ya

9 Kasım 1866'da Safranbolu'da doğdu. Ziraat Bankası Kastamonu Şubesi İdare Meclisi kâtibi Kayıkçızâde Mustafa Sâdık Efendi'nin oğludur.

Kastamonu Rüşdiyesi'nde iki yıl okudu. Sülüs ve nesih hatlarından icâzet aldı.

Kādiriyye tarikatına mensup bir aile çevresinde yetişmesine rağmen Nakşî-Hâlidî şeyhi Ahmed Mâhir Efendi'ye intisap etti.

Memuriyet hayatı

Kastamonu Vilâyeti İstînaf Mahkemesi'nde başkâtip olan babasının yanında kalem mülâzımı olarak çalışmaya başladı (Temmuz 1880). İki yıl sonra aynı mahkemenin ceza dairesinde zabıt kâtipliği görevine tayin edildi.

1887'de Merkez-i Bidâyet Mahkemesi Hukuk Dairesi âza mülâzımlığına seçildi. Aynı yıl Kastamonu Mülkî Rüşdiyesi'nde hüsn-i hat, askerî rüşdiyede imlâ dersleri verdi.

Ertesi yıl Kastamonu Vilâyeti Mektupçuluk Kalemi'nde müsevvidliğe geçerek hayatı boyunca sürdürdüğü mektupçuluk görevine başladı.

1893'te seyrüsülûkünü tamamlayarak Ahmed Mâhir Efendi'den Nakşî-Hâlidî icâzetnâmesi aldı.

Mektupçuluk görevinin yanında 1894'te Kastamonu vilâyet gazetesinin başmuharrirliğine getirildi. 1312 (1894) tarihli Kastamonu Vilâyeti Salnâmesi'ni hazırladı.

Sürgünler ve tayinler

Kastamonu Telgraf başmüdürünün saraya gönderdiği jurnalin ardından valinin tasdikiyle vilâyet memurlarının dağıtılması sırasında Diyarbekir Mektûbî mümeyyizliğine tayin edildi. Tayini kabul etmemesi üzerine aynı görevle Görice'ye gönderildi.

Kastamonu'daki vilâyet mektupçuluğu ve vilâyet gazetesindeki görevi, Rumeli-Manastır vilâyetindeki Görice sancağı tahrirat müdürlüğüne tayiniyle 3 Mart 1897'de sona erdi.

Sâdık Vicdânî'ye Görice'deki yeni göreviyle birlikte Rumeli kazalarından Kolonya, Istarve, Kesriye ve Kumanova'nın âşârını toplama görevi verildi. Bu sırada Arnavutlar arasındaki kan davası gütme âdetinin ortadan kaldırılması için kurulan Musâlaha-i Dem komisyonlarında görev aldı.

Mayıs 1900'de Kosova Vilâyeti İdare Meclisi başkâtibi oldu. Mayıs 1902'de Basra vilâyeti mektupçuluğuna tayin edildi. Basra'da Hamidiye Hicaz demiryolunun inşası için halktan yardım toplamada gösterdiği başarıdan dolayı çeşitli nişan, derece terfii ve maaş artımıyla ödüllendirildi.

Ocak 1904'te yeniden Manastır vilâyet mektupçuluğuna gönderildi. Basra'dan dönerken deniz yoluyla Bombay'a gitti. Bir hafta kadar burada kalarak Kādiriyye'nin Hindiyye koluna mensup dervişlerle tanıştı.

Manastır vilâyeti mektupçuluğu esnasında hürriyet yanlısı bir tavır sergilediğinden 11 Temmuz 1908'de Manastır'dan Trabzon mektupçuluğuna sürgün edildi. Meşrutiyet'in ardından bazı yüksek memurların tasfiyesi sürecinde Ocak 1909'da Trabzon mektupçuluğundan azledildi.

Son yılları

Dört yıl kadar mâzuliyet maaşıyla geçindikten sonra Ocak 1913'te Ankara Vilâyeti Tahrirat müdürlüğüne getirildi. Temmuz 1919'da Hudâvendigâr (Bursa) vilâyet mektupçuluğuna tayin edildi. Bursa'da vali vekilliği yaptı. Bursa işgal edilince görevinden ayrılarak İstanbul'a döndü.

7 Mart 1925'te yeni bir vazifeye tayinini istemesi üzerine Aydın'da Tasfiye Komisyonu üyeliğine gönderildi, bu görevden emekli oldu.

1934'te Soyadı Kanunu çıktıktan sonra aile lakapları olan Kayıkçıoğlu soyadını aldı. 22 Ekim 1939'da İstanbul'da vefat etti ve Merkezefendi Kabristanı'na defnedildi.

Oğlu Mehmet Rıdvan'ın iki yaşında iken ölümünden büyük üzüntü duyan Sâdık Vicdânî, ilk eserlerinde Kastamonulu Sâdık Vicdânî, bu tarihten sonra Ebû Rıdvan Mustafa Sâdık Vicdânî adını kullanmıştır.

Yazı hayatı

Sâdık Vicdânî'nin bürokrasideki faaliyetlerinin yanında memleketi Kastamonu'da vilâyet gazetesinde başlayan verimli bir yazı hayatı vardır.

Mektupçuluk vazifesi gereği tayin edildiği illerdeki vilâyet gazetelerinde dinî, ahlâkî ve içtimaî konularda makaleler ve şiirler yazmış, eserlerini görev yaptığı vilâyetlerin matbaalarında bastırmıştır. Cerîde-i Sûfiyye mecmuasında şiir ve makaleleri yayımlanmıştır.

COĞRAFÎ HAFIZA9 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi9 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Menkıbeler

İlk 6 kayıt gösteriliyor

GELENEK İÇİ ANLATI

Kādirî aileden Nakşî-Hâlidî yola

Aile geleneğinden ayrılış.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Kādiriyye tarikatına mensup bir aile çevresinde yetişmesine rağmen Nakşî-Hâlidî şeyhi Ahmed Mâhir Efendi'ye intisap etti.

1893'te seyrüsülûkünü tamamlayarak Ahmed Mâhir Efendi'den Nakşî-Hâlidî icâzetnâmesi aldı.

Çerçeve. Aile bağını büsbütün koparmamıştır: yıllar sonra Basra'dan dönerken deniz yoluyla Bombay'a gitmiş, bir hafta kalarak Kādiriyye'nin Hindiyye koluna mensup dervişlerle tanışmıştır. Tomar'ın ciltlerinden birini de Kādiriyye Silsilenâmesi teşkil eder.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Sâdık Vicdânî”, c. 35.
GELENEK İÇİ ANLATI

Jurnal, red ve sürgün

Kastamonu'dan Görice'ye.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Kastamonu Telgraf başmüdürünün saraya gönderdiği jurnalin ardından valinin tasdikiyle vilâyet memurlarının dağıtılması sırasında Diyarbekir Mektûbî mümeyyizliğine tayin edildi.

Tayini kabul etmemesi üzerine aynı görevle Görice'ye gönderildi.

Çerçeve. Bir tayini reddetmenin sonucu daha uzağa gönderilmek olmuştur. Kastamonu'daki on yedi yıllık hayatı — mektupçuluk, gazete başmuharrirliği, hocalık — 3 Mart 1897'de böylece sona ermiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Sâdık Vicdânî”, c. 35.
GELENEK İÇİ ANLATI

Musâlaha-i Dem komisyonları

Arnavutlar arasında kan davası uzlaştırması.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Görice'deki yeni göreviyle birlikte Rumeli kazalarından Kolonya, Istarve, Kesriye ve Kumanova'nın âşârını toplama görevi verildi.

Bu sırada Arnavutlar arasındaki kan davası gütme âdetinin ortadan kaldırılması için kurulan Musâlaha-i Dem komisyonlarında görev aldı.

Çerçeve. Musâlaha-i dem, “kan barışı” demektir; Osmanlı'nın Rumeli'de kan davasını sona erdirmek için kurduğu bu komisyonlar, devlet ile mahallî örfî hukuk arasındaki en somut temas noktalarındandır. Tarikat silsilelerini yazacak olan kişi, sahada mahallî geleneklerle çalışmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Sâdık Vicdânî”, c. 35.
GELENEK İÇİ ANLATI

Hürriyetçi olduğu için sürülüp Meşrutiyet'te azledilmek

İki devirde de kaybeden memur.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Manastır vilâyeti mektupçuluğu esnasında hürriyet yanlısı bir tavır sergilediğinden 11 Temmuz 1908'de Manastır'dan Trabzon mektupçuluğuna sürgün edildi.

Meşrutiyet'in ardından bazı yüksek memurların tasfiyesi sürecinde Ocak 1909'da Trabzon mektupçuluğundan azledildi.

Dört yıl kadar mâzuliyet maaşıyla geçindikten sonra Ocak 1913'te Ankara Vilâyeti Tahrirat müdürlüğüne getirildi.

Çerçeve. Sürgün tarihi dikkat çekicidir: 11 Temmuz 1908 — II. Meşrutiyet'in ilânından on gün önce. Hürriyet için sürülen memur, hürriyet gelince eski rejimin memuru sayılıp tasfiye edilmiştir. Şiirleri arasında 1324 (1906) tarihli “Hürriyet”, “Sürûd-i Hürriyet”, “Padişah ve Millet” ile Midhat Paşa için söylenmiş “Tazmin” başlıklı manzumeler bulunur.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Sâdık Vicdânî”, c. 35.
GELENEK İÇİ ANLATI

İki yaşında ölen oğul ve değişen imza

“Ebû Rıdvan” adının hikâyesi.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Oğlu Mehmet Rıdvan'ın iki yaşında iken ölümünden büyük üzüntü duyan Sâdık Vicdânî, ilk eserlerinde Kastamonulu Sâdık Vicdânî, bu tarihten sonra Ebû Rıdvan Mustafa Sâdık Vicdânî adını kullanmıştır.

Çerçeve. Ebû Rıdvan “Rıdvan'ın babası” demektir. Ölmüş bir çocuğun adıyla künyelenmek, babalığı ölümden sonra da sürdürmenin bir biçimidir; künye, kitap kapaklarında kalıcı bir yas kaydına dönüşmüştür. 1934'te Soyadı Kanunu çıktıktan sonra aile lakapları olan Kayıkçıoğlu soyadını almıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Sâdık Vicdânî”, c. 35.
GELENEK İÇİ ANLATI

Bursa'nın işgalinde bırakılan görev

Vali vekilliğinden İstanbul'a.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Temmuz 1919'da Hudâvendigâr (Bursa) vilâyet mektupçuluğuna tayin edildi. Bursa'da vali vekilliği yaptı.

Bursa işgal edilince görevinden ayrılarak İstanbul'a döndü.

Çerçeve. Bursa 8 Temmuz 1920'de işgal edilmiştir. Kırk yıllık mülkî memuriyetin son fiilî görevi, bir vilâyetin elden çıkışıyla sona ermiştir. Tomar-ı Turuk-ı Aliyye'nin ciltleri bundan hemen sonraki yıllarda (1338-1342 / 1922-1926) basılacaktır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Sâdık Vicdânî”, c. 35.

Eserleri ve metinleri

İlk 5 kayıt gösteriliyor

ESER / METİN

Tomar-ı Turuk-ı Aliyye

En önemli çalışması.

Metni gösterMetni daralt

Tarikatlar, silsileleri ve şubeleri hakkında dört kitaptan oluşan külliyat (Melâmîlik, İstanbul 1338-1340; Kādiriyye Silsilenâmesi, İstanbul 1338-1340; Halvetiyye Silsilenâmesi, İstanbul 1338-1341; Sûfî ve Tasavvuf, İstanbul 1340-1342) Sâdık Vicdânî'nin en önemli çalışmasıdır.

Eser İrfan Gündüz tarafından sadeleştirilerek Tarikatler ve Silsileleri adıyla neşredilmiştir (İstanbul 1995).

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Sâdık Vicdânî”, c. 35.
ESER / METİN

Perişan ve Nağamât-ı Vicdâniyye

İki şiir kitabı.

Metni gösterMetni daralt

Perişan (İstanbul 1308) — ilk dönemlerde yazdığı şiirlerini, Gülistân ve Bahâristân'dan yaptığı şiir tercümelerini, Kastamonu gazetelerindeki bazı yazılarını, şeyhi Ahmed Mâhir Efendi'ye takdim ettiği mektupları ihtiva etmektedir.

Nağamât-ı Vicdâniyye (Kastamonu 1312) — Ahmed Mâhir Efendi'nin gazellerine terbî', tahmîs ve tesdîsler, yakınları için yazdığı mezar taşı kitâbeleri, tarihler, önemli siyasal ve sosyal olaylara dair şiirler, İkinci Perişan ya da Kahkaha adlı basılmamış şiir kitabından alınan manzumeler yer almaktadır.

Ayrıca Berk-ı Fezâ (İstanbul 1327) ve Parasız (İstanbul 1337-1340).

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Sâdık Vicdânî”, c. 35.
ESER / METİN

Musahhah ve Muvazzah Tefe'ülnâme-i Muhyiddîn-i Arabî

İbnü'l-Arabî'ye nisbet edilen esere tahkik.

Metni gösterMetni daralt

Muhyiddin İbnü'l-Arabî'ye nisbet edilen eserin tahkik ve açıklamasını, tefe'ül âdâbı ve usulünü içermektedir (1332).

Çerçeve. Eserin adındaki “nisbet edilen” kaydı önemlidir: İbnü'l-Arabî'ye atfedilen çok sayıda metin arasında bu tefe'ülnâmenin aidiyeti tartışmalıdır. Vicdânî, metni yaymakla kalmayıp tahkik etmeyi tercih etmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Sâdık Vicdânî”, c. 35.
ESER / METİN

Lübbü'l-ahzâb

Çok basılan hizb mecmuası.

Metni gösterMetni daralt

Lübbü'l-ahzâb li-cemîi'l-ihvân ve'l-ahbâb (İstanbul, ts.) — birçok defa basılan bir hizb mecmuasıdır.

Şeyhülislâm Ebüssuûd Efendi'nin hizbiyle (Vird-i Ebüssuûd) sıkıntılı zamanlarda okunan salât-ı nâriyyenin metin ve tercümelerini ihtiva eder.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Sâdık Vicdânî”, c. 35.
ESER / METİN

Resmî ve popüler telifleri

Tâlimatnâmeden risâleye.

Metni gösterMetni daralt

Memuriyetinin ürünü: Mahallât ve Kurâ Hey'ât-ı İhtiyâriyyesinin … Vezâif-i Umûmiyyesini Câmi ve Muvazzah Tâlîmâtnâme (Ankara 1329-1331) ve Fihrist-i Kur'ân-ı Kerîm (İstanbul 1330).

Savaş yıllarının ürünü: Neşîde-i Cihâd-ı Ekber (Ankara 1330), Gülbang-i Cihâd-ı Ekber (Ankara 1333), Dâstânnâme-i Vicdânî (Ankara 1330).

Ayrıca Cuma Namazı ve Bayram Namazları (İstanbul 1335-1337), Hitâbiyyât (Bursa 1336-1338, Ankara'da verdiği bir konferansın genişletilmiş şekli), Cennetmekân Murad Hân-ı Hâmis Hazretlerinin Hasbihâli ve Son Vedâı (İstanbul 1326).

Hazret-i Muhammed (a.s.) Niçin Çok Evlendi? (İstanbul 1928) — Ahmet Karadut tarafından sadeleştirilerek aynı adla (Ankara 1998) ve Dursun Gürlek tarafından Peygamberimiz Niçin Çok Evlendi? ismiyle (İstanbul 1993) neşredilmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Sâdık Vicdânî”, c. 35.

Kavram dünyası

İlk 4 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Silsilenâme

Tarikat zincirini kayda geçirmek.

Metni gösterMetni daralt

Silsilenâme, bir tarikatın pîrinden itibaren şeyhten şeyhe uzanan icâzet zincirinin ve kollarının kaydıdır.

Tomar-ı Turuk-ı Aliyye bu türün en kapsamlı Türkçe çalışmasıdır: tarikatlar, silsileleri ve şubeleri hakkında dört kitaptan oluşan külliyatMelâmîlik, Kādiriyye Silsilenâmesi, Halvetiyye Silsilenâmesi, Sûfî ve Tasavvuf.

Çerçeve. Eser, tekkelerin kapatılmasına (1925) denk gelen yıllarda basılmıştır; kapanmakta olan bir dünyanın kendi kayıtlarını tutma çabasıdır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Sâdık Vicdânî”, c. 35.
TARİHÎ KAYIT

Vilâyet mektupçuluğu

Yazı hayatının zeminini kuran memuriyet.

Metni gösterMetni daralt

Mektupçu, vilâyetin resmî yazışmalarını yürüten üst düzey mülkî amirdir; vilâyet gazetesi de çoğu zaman bu kaleme bağlıdır.

Ertesi yıl Kastamonu Vilâyeti Mektupçuluk Kalemi'nde müsevvidliğe geçerek hayatı boyunca sürdürdüğü mektupçuluk görevine başladı.

Mektupçuluk vazifesi gereği tayin edildiği illerdeki vilâyet gazetelerinde dinî, ahlâkî ve içtimaî konularda makaleler ve şiirler yazmış, eserlerini görev yaptığı vilâyetlerin matbaalarında bastırmıştır.

Çerçeve. Eserlerinin basım yerleri bu yüzden hayatının haritasıdır: Kastamonu, Ankara, Bursa, İstanbul.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Sâdık Vicdânî”, c. 35.
KAVRAM

Hüsn-i hat icâzeti

Yazıyla ilk bağ.

Metni gösterMetni daralt

Kastamonu Rüşdiyesi'nde iki yıl okudu. Sülüs ve nesih hatlarından icâzet aldı.

1887'de Kastamonu Mülkî Rüşdiyesi'nde hüsn-i hat, askerî rüşdiyede imlâ dersleri verdi.

Çerçeve. Resmî tahsili iki yıllık rüşdiyeden ibarettir; buna karşılık hat icâzeti almış, hat hocalığı yapmış ve bir külliyat bırakmıştır. Kendini yetiştiren bir müellif örneğidir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Sâdık Vicdânî”, c. 35.
KAVRAM

Melâmîlik cildi

Tomar'ın en çok atıf alan kitabı.

Metni gösterMetni daralt

Tomar-ı Turuk-ı Aliyye'nin ilk kitabı Melâmîlik'tir (İstanbul 1338-1340).

Çerçeve. Melâmîliğin üç devresi (Nîşâbur melâmeti, Bayramî Melâmîliği, Nûrü'l-Arabî ile başlayan üçüncü devre) hakkındaki tasnif, büyük ölçüde bu kitapla yerleşmiştir. Ahmed Amiş Efendi'ye bir tarikat kurucusu nazarıyla bakılabileceğini söyleyen de Sâdık Vicdânî'dir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sâdık Vicdânî, Tomar-ı Turuk-ı Aliyye.

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

İstanbul · TürkiyeMerkezefendi Kabristanı22 Ekim 1939'da İstanbul'da vefatının ardından defnedildiği kabristan. Ahmed Avni Konuk da aynı mezarlıktadır.Karabük · TürkiyeSafranbolu9 Kasım 1866'da doğduğu şehir; babası Kayıkçızâde Mustafa Sâdık Efendi'dir.Kastamonu · TürkiyeKastamonuRüşdiye tahsilini yaptığı, hat icâzeti aldığı, mahkeme kâtipliğinden mektupçuluğa uzanan memuriyetine başladığı, vilâyet gazetesinin başmuharrirliğini yaptığı ve Ahmed Mâhir Efendi'ye intisap ettiği şehir; 1312 (1894) tarihli vilâyet salnâmesini burada hazırladı.Korça · ArnavutlukGörice3 Mart 1897'de tahrirat müdürü olarak gönderildiği sancak; Kolonya, Istarve, Kesriye ve Kumanova'nın âşârını toplamış, Arnavutlar arasındaki kan davalarını sona erdirmek için kurulan Musâlaha-i Dem komisyonlarında görev almıştır.Basra · IrakBasraMayıs 1902'de mektupçu olarak tayin edildiği vilâyet; Hamidiye Hicaz demiryolu için halktan yardım toplamadaki başarısıyla nişan ve terfi almıştır.Mumbai · HindistanBombayBasra'dan dönerken deniz yoluyla uğradığı ve bir hafta kalarak Kādiriyye'nin Hindiyye koluna mensup dervişlerle tanıştığı şehir.Bitola · Kuzey MakedonyaManastırOcak 1904'te mektupçu olarak gönderildiği, hürriyet yanlısı tavrı sebebiyle 11 Temmuz 1908'de Trabzon'a sürüldüğü vilâyet merkezi.Bursa · TürkiyeBursaTemmuz 1919'da Hudâvendigâr vilâyeti mektupçuluğuna tayin edildiği, vali vekilliği yaptığı ve işgal üzerine görevinden ayrıldığı şehir; Hitâbiyyât burada basılmıştır.Ankara · TürkiyeAnkaraOcak 1913'te Vilâyet Tahrirat müdürlüğüne getirildiği şehir; Neşîde-i Cihâd-ı Ekber, Dâstânnâme ve Gülbang-i Cihâd-ı Ekber burada basılmıştır.