Ara
Menü

TASAVVUF SÖZLÜĞÜ

ذ

Kalem

قلم

Köken ve kullanım

i, ar.

قلم

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü · Süleyman Uludağ

(قلم) Ayrıntılı ilim. Mürekkep halinde bulunduğu sürece ilim özet (mücmel) haldedir. Mürekkep kaleme geçince ilim ayrıntılı (mufassal) hale gelir. | Mürekkep halindeyken özet olan bilgiler yazıya dökülünce ayrıntılı hale gelir. Nitekim nutfe adamın belinde bulundüğu Sürece insanın bütün özelliklerini özet olarak ihtiva eder. Insan kalemiyle rahim levhine intikal edince beşeri ve insani “ suretler ayrıntılarıyla ortaya çıkar (cr), | Kalem-i âla Hakikat-i Muhammediye, akl-ı kül, “Allah ilk olarak kalemi yarattı,” hadisiyle akl-ı evvele işaret edilmiştir (TK 11:1223; CİK 11:6),

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü · Prof. Dr. İsmail Parlatır

ÇJü) [Ar. ] (ç. b.

aklâm) Evrenin yaradılış düzeninde başlangıçtan kıyamete kadar oluşum, değişim veya yok oluşumu kaydeden üâhî yazı. Bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de iki ayette teklik, iki ayette de çokluk biçimiyle yer almaktadır. İlki “Alak suresi” (96 / 4) inde olup evrenin yaradılışındaki “kalem”in önemi vurgulanır.

İkincisi ise adını bu sözden alan surede geçmektedir. “Kalem suresi” (68 / 1) bu terim üzerine “and” verilerek başlar ve Hz. Peygamber’in üstün nitelikli bir kimse olduğu vurgulanır.

Bu terimin çokluk biçiminden ilki, “Lokman suresi” (31 / 27)nde olup İlâhî takdirin denizler mürekkep olsa kalem ile yazılarak anlatılamayacağı ifadesinde geçer. İkincisi ise “Âl-i İmrân suresi” (3 I 44)nde olup İsrailoğullarınm Hz. Meryem’i korumak amacıyla kalemden yapılan oklarla kura çekmek hadisesi anlatılırken söz konusu edilmiştir.

Bu terimin üzerinde Hz. Peygamber de önemle durmuş ve Allah tarafından ilk yaratılan nesnenin “kalem” olduğu vurgulanmıştır (bk. Buhârî, “Kader”, 2; Tirmizî, “Tefsîrü’l- Kur’ân”, 67).

Öte yanda bu belgelere dayanarak İslâm bilginleri bu terimin önemi üzerinde değişik görüş ve yorumlarda bulunmuşlardır. Temelde bu değerlendirmeler iki noktada yoğunlaşmıştır. Birincisi bu sözün ifade ettiği direkt anlam olan eğitim ve öğretim vasıtası olan nesne; İkincisi ise İlâhî ve manevî olan yüce değerdir.

§ tam. kalem-i a'lâ a. 6u I (da) “Yüce kalem.

” anlamındaki bu terim, tasavvuf inancında Allah’ın yarattığı ilk nesne olarak nitelenmiş ve “akl-ı evvel” olarak yorumlanmış ya da “levh-i mahfuz” (bk. bu madde) un üzerine yazı yazan kalem diye kabul edilmiştir. Kalem suresi a.

[< Ar. “Sûretü’l- Kalem” (^1 5^)] Kur’ân-ı Kerîm’in altmış sekizinci, iniş sırasma göre ikinci sure olup “Alak suresi” (87)nden sonra ve “Müzemmil suresi” (73)nden önce Mekke 389 kalp döneminde nazil olmuştur ve elli iki âyetten meydana gelmektedir. Adını ilk ayetteki “nûn ve’l-kalem” sözünden almakta; bu ibareden dolayı da “Nûn suresi” olarak da anılmaktadır.

Surenin özünde Hz. Peygamber’e karşı yöneltilen iftiralar ve bundan dolayı yaşanan sıkıntılar dile getirildikten sonra onları nasıl bir sonun beklediği anlatılır. Sonunda da Kur’ân-ı Kerîm’in fazileti vurgulanır.

Sözlüğe dön