Ara
Menü

Ca‘fer es-Sâdık

Ca'fer es-Sâdık (80/699 veya 83/702 – Medine); İsnâaşeriyye'nin altıncı, İsmâiliyye'nin beşinci imamı, Ca'ferî fıkhının kurucusu . Soyu baba tarafından Hz. Ali'ye, anne tarafından Hz. Ebû Bekir'e ulaşır.

Doğum
702
Vefat
765
Unvan
Ehl-i beyt imamı, güvenilir muhaddis, müctehid fakih ve irşad silsilelerinin müşterek halkası
Temalar
Ehl-i beyt, Hz. Ebû Bekir, Muhammed el-Bâkır, Kāsım b. Muhammed, Medine, hadis, fıkıh, ictihad, zühd, mârifet, Nakşibendiyye, Bektaşiyye, Bâyezîd-i Bistâmî, Cennetü’l-bakī‘

Doğumu ve nesebi

80 (699) veya 83 (702) yılında Medine'de doğdu. Babası İsnâaşeriyye'nin beşinci imamı Muhammed el-Bâkır, annesi Hz. Ebû Bekir'in torunu olan Kāsım b. Muhammed'in kızı Ümmü Ferve'dir. Böylece Ca'fer es-Sâdık'ın soyu baba tarafından Hz. Ali'ye, anne tarafından da Hz. Ebû Bekir'e ulaşmaktadır.

Künyesi büyük oğlu İsmâil'e nisbetle Ebû İsmâil ise de, onun kendisinden önce vefat etmesi sebebiyle daha çok Ebû Abdullah, bazan da Ebû Mûsâ diye anılmıştır. Lakaplarının en meşhuru Sâdık olup Sâbir, Fâzıl, Tâhir ve Âtır lakaplarıyla da zikredilmiştir.

Dedesi Zeynelâbidîn'in ölümü sırasında on beş yaşında olan Ca'fer es-Sâdık, ilk bilgileri ondan ve babası Muhammed el-Bâkır'dan aldı. Babasının on dokuz yıl süren imâmetinden sonra kendisi de otuz dört yıl aynı vazifeyi devam ettirdi.

Siyasetten uzaklaşması

Uzun süren imâmet devresinde çeşitli kesimlere mensup geniş İslâm toplumuyla iyi münasebetler kuran Ca'fer es-Sâdık, Sünnî kaynaklarda da daima hürmetle anılan ilmî bir şahsiyet olarak benimsenmiştir.

Emevî ve Abbâsî devirlerini idrak eden ve mensubu olduğu Hâşimîler'in imamı olarak onların durumunu korumaya çalışan Ca'fer, amcası Zeyd b. Ali'nin isyan edip öldürülmesinden sonra (122/740) ağırlaşan şartların tesiriyle siyasetten tamamen uzaklaşmış, Medine'de ilimle meşgul olmuş ve bu şekilde Emevîler'in baskılarından kurtulabilmiştir. Abbâsîler devrinde de siyasî-idarî tutum açısından önemli bir değişikliğin olmadığını görerek kendisini ilme vakfetmiştir.

Özellikle amcazadeleri Muhammed en-Nefsüzzekiyye ile İbrâhim b. Abdullah'ın 145 (762) yılındaki isyanlarına muhalefet etmiş, onlara başarılı olamayıp öldürülebileceklerini söylemiştir. Hadiselerin Ca'fer es-Sâdık'ın tahmin ettiği istikamette gelişmesi, daha sonra Şîa tarafından onun geleceği bilmesi şeklinde değerlendirilmiştir.

Vefatı ve çocukları

Medine'de vefat etti. Şiî rivayetler onun Abbâsî Halifesi Ebû Ca'fer el-Mansûr tarafından zehirlenerek öldürüldüğü şeklindedir.

Cenazesi Cennetü'l-bakī'da babası Muhammed el-Bâkır ve dedesi Zeynelâbidîn'in kabirlerinin yanına defnedildi. Mezarı Vehhâbîler'in tahribine kadar ziyaret mahalli olarak kalmıştır.

İlk hanımı Fâtıma'dan (amcası Hüseyin b. Ali Zeynelâbidîn'in kızı) İsmâil, Abdullah, Ümmü Ferve; Hamîde el-Berberiyye adlı ikinci hanımından Mûsâ, İshak, Fâtıma, Muhammed; diğer hanımlarından da Abbas, Ali ve Esmâ olmak üzere on çocuğu olmuştur.

Ölümünden sonra Şîa, oğulları İsmâil adına kurulan İsmâiliyye ve Mûsâ el-Kâzım'ı imam tanıyan İsnâaşeriyye olmak üzere iki büyük gruba ayrıldı.

Farklı zümrelerin bakışı

Hadis, tefsir, fıkıh, akaid, cedel, lugat ve tarih gibi alanlarda yoğun bir faaliyetin görüldüğü, değişik fikir ve görüşlerin fırkalaşmayı meydana getirmeye başladığı II. (VIII.) yüzyılda İslâmî konulardaki düşüncelerini daha toplayıcı bir tarzda ortaya koymuş, bununla birlikte sapık fırkalarla mücadele etmekten de geri durmamıştır. Bu sebeple çağdaşlarının takdirini kazanmış, ancak çeşitli zümreler onun farklı meziyetlerini ön plana çıkarmışlardır.

İsnâaşeriyye'ye göre o bütün gizli, felsefî, tasavvufî, fıkhî, kimyevî ve tabii ilimlere, ayrıca Zebûr, Tevrat, İncil'e ve İbrâhim'in suhufuna, Hz. Fâtıma'nın mushafına, her türlü helâl ve harama, geçmiş ve gelecekteki bilgi ve haberleri ihtiva eden cefr ilmine vâkıftır.

Hattâbiyye, Bezîgıyye, Umeyriyye, Nâvûsiyye ve Mufaddaliyye gibi müfrit Şiî fırkaları ise onun Ali'den üstün, mehdî, peygamber ve hatta ilâh olduğunu iddia etmişlerdir.

Buna karşılık Ehl-i sünnet Ca'fer'i hadisle uğraşan, fıkıhta müctehid derecesine ulaşmış, sezgi gücü yüksek, doğru sözlü, nakline ve görüşlerine güvenilir bir hadis ve fıkıh âlimi olarak değerlendirmektedir.

Hadis rivayeti

Hadis ilminde sika kabul edilir. Kendilerinden rivayet ettiklerinin başında babası ile anne tarafından dedesi olan Kāsım b. Muhammed b. Ebû Bekir gelir; ayrıca Ubeydullah b. Ebû Râfi', Urve b. Zübeyr, İkrime el-Berberî, Atâ b. Ebû Rebâh, Nâfi' ve Zührî'den rivayette bulunmuştur.

Kendisinden ise Mâlik b. Enes, Süfyân es-Sevrî, Süfyân b. Uyeyne, Ebû Hanîfe, İbn Cüreyc, Ebû Âsım en-Nebîl, Yahyâ b. Saîd el-Ensârî, Yahyâ el-Kattân, oğulları İsmâil, Muhammed, Mûsâ el-Kâzım, İshak ve Şîa kaynaklarında sayıları 4000'e ulaştığı belirtilen kimseler hadis dinleyip rivayette bulunmuşlardır.

Rivayetleri Buhârî'nin el-Câmiu's-sahîh'i dışında Kütüb-i Sitte'de yer almıştır. Kaynak sebebini açıklar: Buhârî'nin bu eserinde ondan rivayette bulunmaması, hadis konusunda zayıf oluşu yüzünden değil, meclisine girip çıkan bazı kimselerin kendisinin söylemediği münker ve mevzû hadisleri ona isnat etmeleri sebebiyledir. Nitekim Buhârî el-Edebü'l-müfred'inde ve diğer eserlerinde onun rivayetlerine yer vermiştir.

Ebû Hanîfe ile Medine ve Irak'ta; Amr b. Ubeyd, Vâsıl b. Atâ ve Hafs b. Sâlim ile de Mekke'de ilmî münakaşalar yaptığı bilinmektedir.

Tasavvuftaki yeri

Tasavvuf tarihinde de önemli bir yere sahiptir. Kaynak ilginç bir dengesizliğe dikkat çeker: ilk sûfîlerin hayat hikâyelerini anlatan Ebû Nasr es-Serrâc, Ebû Tâlib el-Mekkî, Sülemî ve Kuşeyrî gibi mutasavvıf müelliflerin ondan hiç bahsetmemiş veya nâdiren atıfta bulunmuş olmalarına karşılık, Ebû Nuaym el-İsfahânî Hilyetü'l-evliyâ'da kendisine geniş yer ayırmıştır. Attâr ise Tezkiretü'l-evliyâ adlı eserine onunla başlar.

Bütün sûfîlerin evliyadan saydıkları Ca'fer es-Sâdık tarikat silsilelerinde de önemli bir yer tutar. Nakşibendiyye ve Bektaşiyye mensupları ona tarikat silsilelerinde yer verir, Bâyezîd-i Bistâmî'yi onun müridi olarak görürler. Bir tarikat olmaktan çok tasavvufî bir tavrı ifade eden Aşkıyye mensupları silsilelerini Ca'fer es-Sâdık'la başlatırlar. Ni'metullāhiyye, Nurbahşiyye ve Zehebiyye gibi Şiî tarikatları da onun tasavvuf bakımından önemini kabul etmişlerdir.

Karşı görüş de kaydedilir: genel olarak Şîa, Ca'fer es-Sâdık'ın tasavvufla hiçbir ilgisinin bulunmadığını, sûfîleri kendisine düşman bildiğini ve onlarla mücadele etmeyi dinî bir görev saydığını ileri sürerler.

Cefr, havas, tılsım gibi birtakım gizli ilimlerin, gaybı ve geleceği bilme ile ilgili bazı olağan üstü yeteneklerin ona nisbet edilmesi daha ziyade son dönem mutasavvıfları için ilgi çekici olmuş, bu ise birçok hurafî inanç ve uygulamaların ortaya çıkmasına yol açmıştır.

İtikadî görüşleri

İnsanların din konusunda bilmeleri zaruri olan başlıca hususları, Allah'ı kâinatın yaratıcısı ve yöneticisi olarak tanımak, O'nun nimetlerini ve O'na karşı yapılması gereken vazifeleri bilmek, küfür ve irtidada sebep olacak şeylere vâkıf olmak şeklinde gösterir.

Ona göre Allah hiçbir şeye benzemez, hiçbir şey de O'na benzemez; Allah kulların tasavvur ettiği her türlü hayal ve vehmin ötesindedir, gözler O'nu idrak edemez. Hz. Peygamber'in mi'racda Allah'ı görüp görmediği sorulduğunda “kalbiyle gördü” şeklinde cevap vermiştir.

İnsanların ihtiyarî fiillerinin kendilerine nisbet edileceğini, fiillerin hayır veya şer olmasından dolayı mükâfat ve ceza göreceklerini belirtmiş; kıyamet gününde Allah'ın bütün mahlûkatı toplayacağını, onları emirlerini yerine getirmemekten dolayı mesul tutacağını, iradeleri dışında mâruz kaldıkları şeylerden dolayı ise sorumlu tutmayacağını söylemiştir.

Büyük günah işleyen kimse hakkında ona nisbet edilen görüş, günahkâr müminin günahı miktarınca azap gördükten sonra cehennemden çıkıp cennete gireceği şeklindedir.

Kur'ân-ı Kerîm tefsirinin re'ye dayandırılmasını tasvip etmemiş, böyle bir tefsirde isabet edilse bile sahibinin Allah katında bir ecir elde edemeyeceğini söylemiştir.

Fıkhı

Şîa'ya göre imamların bilgisi hata ihtimali bulunmayan ledünnî bilgi türünden olduğu için, Ca'fer es-Sâdık'ın fıkıhla ilgili görüşleri de delillerinden istinbat edilerek ulaşılmış aklî bilgiler olmayıp Hz. Peygamber'den kendisine intikal eden ilâhî bilginin sonucudur. Bu sebeple o, helâl ve haramlarla ilgili gerçekleri bilmek için diğer müctehidler gibi ictihad ederek belli bir hükme ulaşma durumunda değildir.

Ehl-i sünnet âlimleri ise Ca'fer es-Sâdık'ı, başta Kitap ve Sünnet olmak üzere dayanacağı kaynakları ve ictihadında uygulayacağı metotları bulunan ve kesinlikle mâsum olmayan bir müctehid olarak kabul etmektedirler.

Ehl-i sünnet kaynaklarında ise Ca'fer es-Sâdık rec'at, bedâ, tenâsüh, gaybet, hulûl ve teşbih ile ilgili hususlardan tamamen tenzih edilmiştir.

Kırk halkanın tamamı
COĞRAFÎ HAFIZA10 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi10 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

KİŞİLER AĞIBağlantılarını aç5 doğrudan bağlantıAğda gör →
ÇOKLU İRŞAD GÜZERGÂHI2 ayrı bağlamda görünüyorHer bağlantı ayrı açılır; ortak gövde, kol aidiyeti anlamına gelmez.

Menkıbeler

İlk 2 kayıt gösteriliyor

MENKIBE · GELENEK İÇİ

Zehirlenerek öldürüldüğü rivayeti

Mansûr'a atfedilen ölüm.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Medine'de vefat etti. Şiî rivayetler onun Abbâsî Halifesi Ebû Ca'fer el-Mansûr tarafından zehirlenerek öldürüldüğü şeklindedir.

Çerçeve. Kaynak bunu bir rivayet olarak aktarır. Aynı kalıp oğlu için de tekrarlanacaktır: Mûsâ el-Kâzım Hârûnürreşîd devrinde hapiste öldürülmüş, Taberî ve diğer Sünnî tarihçiler ayrıntıya girmeden yalnız ölüm tarihini kaydetmişlerdir.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ca'fer es-Sâdık”, c. 7, s. 1-3.
MENKIBE · GELENEK İÇİ

“Kalbiyle gördü”

Mi'racda rü'yet sorusuna cevabı.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Ona göre Allah hiçbir şeye benzemez, hiçbir şey de O'na benzemez; Allah kulların tasavvur ettiği her türlü hayal ve vehmin ötesindedir, gözler O'nu idrak edemez.

Hz. Peygamber'in mi'racda Allah'ı görüp görmediği hususu kendisine sorulduğunda “kalbiyle gördü” şeklinde cevap vermiştir.

Çerçeve. Cevap, rü'yeti tamamen reddetmeden teşbihten de kaçınan bir orta yol kurar — kaynağın “İslâmî konulardaki düşüncelerini daha toplayıcı bir tarzda ortaya koyduğu” hükmünü örnekler.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: A'yânü'ş-Şîa, I, 661.

Hayatından kayıtlar

İlk 5 kayıt gösteriliyor

BİYOGRAFİK KAYIT

İsyandan vazgeçirmeye çalışması

Nefsüzzekiyye ve İbrâhim b. Abdullah'a uyarısı.

Metni gösterMetni daralt

Özellikle amcazadeleri Muhammed en-Nefsüzzekiyye ile İbrâhim b. Abdullah'ın 145 (762) yılındaki isyanlarına muhalefet etmiş, onlara başarılı olamayıp öldürülebileceklerini söylemiştir.

Hadiselerin Ca'fer es-Sâdık'ın tahmin ettiği istikamette gelişmesi, daha sonra Şîa tarafından onun geleceği bilmesi şeklinde değerlendirilmiştir.

Çerçeve. Tavrı ailesinden devraldığı bir çizgidir: babası Muhammed el-Bâkır ve dedesi Zeynelâbidîn'in yolunu takip ederek fitneden mümkün olduğu kadar uzaklaşmaya gayret göstermiştir. Oğlu Mûsâ el-Kâzım da aynı sebeple Sâhibüfah'ı uyaracak, yine de kışkırtmakla suçlanacaktır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ca'fer es-Sâdık”, c. 7, s. 1-3.
BİYOGRAFİK KAYIT

Buhârî niçin ondan rivayet etmedi

Zayıflık değil, çevresindeki uydurmacılar.

Metni gösterMetni daralt

Rivayetleri Buhârî'nin el-Câmiu's-sahîh'i dışında Kütüb-i Sitte'de yer almıştır.

Sebep açıkça belirtilir: Buhârî'nin bu eserinde ondan rivayette bulunmaması, hadis konusunda zayıf oluşu yüzünden değil, meclisine girip çıkan bazı kimselerin kendisinin söylemediği münker ve mevzû hadisleri ona isnat etmeleri sebebiyledir. Nitekim Buhârî el-Edebü'l-müfred'inde ve diğer eserlerinde onun rivayetlerine yer vermiştir.

Çerçeve. Kaynak bu kaydı daha geniş bir sonuç için de kullanır: uydurmacılığın varlığı, daha hayatta iken çevresinin kendisi hakkında yakıştırmalar yapmaya başladığını gösterir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Kâmil Mustafa eş-Şeybî, es-Sıla beyne't-tasavvuf ve't-teşeyyu', I, 194.
BİYOGRAFİK KAYIT

Ebû Hanîfe ile münakaşalar

Medine, Irak ve Mekke'deki ilmî tartışmalar.

Metni gösterMetni daralt

Ca'fer es-Sâdık'ın Ebû Hanîfe ile Medine ve Irak'ta; Amr b. Ubeyd, Vâsıl b. Atâ ve Hafs b. Sâlim ile de Mekke'de ilmî münakaşalar yaptığı bilinmektedir.

Çerçeve. Muhatapları rastgele değildir: Amr b. Ubeyd ve Vâsıl b. Atâ Mu'tezile'nin kurucularıdır ve ikisi de Hasan-ı Basrî'nin talebesidir. Ebû Hanîfe ise ondan hadis dinleyenler arasında sayılır. II. yüzyılın büyük ekolleri onun meclisinde karşılaşmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ca'fer es-Sâdık”, c. 7, s. 1-3.
BİYOGRAFİK KAYIT

Cennetü'l-bakī'daki üç kabir

Baba, dede ve kendisi.

Metni gösterMetni daralt

Cenazesi Cennetü'l-bakī'da babası Muhammed el-Bâkır ve dedesi Zeynelâbidîn'in kabirlerinin yanına defnedildi.

Mezarı Vehhâbîler'in tahribine kadar ziyaret mahalli olarak kalmıştır.

Çerçeve. Üç imamın yan yana gömülü olduğu bu alan, Medine'deki en önemli ziyaretgâhlardandı; bugün yapı mevcut değildir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ca'fer es-Sâdık”, c. 7, s. 1-3.
BİYOGRAFİK KAYIT

Ölümünden sonraki bölünme

İsmâiliyye ile İsnâaşeriyye'nin ayrılması.

Metni gösterMetni daralt

Ölümünden sonra Şîa, oğulları İsmâil adına kurulan İsmâiliyye ve Mûsâ el-Kâzım'ı imam tanıyan İsnâaşeriyye olmak üzere iki büyük gruba ayrıldı.

Çerçeve. Ayrılığın kökü künyesindedir: künyesi büyük oğlu İsmâil'e nisbetle Ebû İsmâil ise de, onun kendisinden önce vefat etmesi sebebiyle daha çok Ebû Abdullah diye anılmıştır. Bir oğulun babasından önce ölmesi, Şiîliğin iki ana kolunu ayıran hadisedir. Bedâ konusundaki Şiî düşüncesi de oğlu İsmâil'in erken ölümü dolayısıyla ona nisbet edilmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ca'fer es-Sâdık”, c. 7, s. 1-3.

Eserleri ve metinleri

İlk 6 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Misbâhu'ş-şerîa ve miftâhu'l-hakīka

Yüz babda ahlâkî sözler.

Metni gösterMetni daralt

Ca'fer es-Sâdık'ın dinî ve ahlâkî muhtevalı sözlerinin 100 babda ele alındığı eserdir.

Çeşitli yazma nüshaları British Museum'da, Meşhed ve Haydarâbâd Osmâniye Üniversitesi kütüphanelerinde bulunmaktadır. Delhi (1856), Tebriz (1278) ve Tahran'da (1314) yayımlanmış, ayrıca Farsça tercüme ve şerhiyle birlikte Hasan el-Mustafavî tarafından neşredilmiştir.

Zamanımıza ulaşan eserleri arasında ilk sırada anılır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: nşr. Hasan el-Mustafavî, Tahran 1363 hş..
ESER / METİN

Nisbeti şüpheli yüzlerce eser

Kaynağın açık uyarısı.

Metni gösterMetni daralt

Ca'fer es-Sâdık'ın yüzlerce kitap ve risâle yazdığı ileri sürülmektedir. Kaynağın hükmü nettir: bunların büyük bir kısmının ona nisbeti şüpheli olup, yaşadığı dönem, çevresi, ilmî ve dinî şahsiyeti dikkate alınırsa bilhassa kimya ve cefr gibi konulara dair kitapların onun telifleri olması imkânsız gibidir.

Bu konuda hayli müsamahakâr olanlar bile Ca'fer'in bu alanlarda eser yazıp yazmadığının bilinmediğini söylemektedirler.

Ek bir delil: Ca'fer'in öğrencisi olduğunu söyleyen ve onu söz konusu ilimlerde otorite kabul eden Câbir b. Hayyân'ın, bu ilimlerle ilgili bir tek eserinin bile adını zikretmemesi, bu eserler üzerindeki tereddütleri daha da arttırmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ca'fer es-Sâdık”, c. 7, s. 1-3.
TARİHÎ KAYIT

Tefsîrü'l-Kur'ân ve Havâssü'l-Kur'âni'l-azîm

Kur'an'a dair iki metin.

Metni gösterMetni daralt

Tefsîrü'l-Kur'ânen eski nüshası hicrî X. asra ait olup Bankipûr, Bohâr ve Aligarh kütüphanelerinde yazmaları mevcuttur.

Havâssü'l-Kur'âni'l-azîmhicrî IV ve XI. yüzyılda istinsah edilmiş nüshalarının bulunduğu bilinen risâlenin bir yazması Dârü'l-kütübi'z-Zâhiriyye'dedir.

Çerçeve. Tefsir nüshalarının en eskisinin X. yüzyıla ait olması, kendi devrinden yedi asır sonrasına işaret eder; kaynağın nisbet konusundaki genel ihtiyatı burada da geçerlidir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ca'fer es-Sâdık”, c. 7, s. 1-3.
ESER / METİN

Kitâbü'l-Cefr

Adı en çok tartışılan metin.

Metni gösterMetni daralt

el-Hâfiye fi'l-cefr, el-Hâfiye fî ilmi'l-hurûf veya el-Hâfiye adlarıyla da anılır. Yazma nüshaları British Museum'da, İskenderiye el-Mektebetü'l-belediyye, Dârü'l-kütübi'l-Mısriyye, Süleymaniye ve Köprülü kütüphanelerinde bulunmaktadır.

Çerçeve. Cefr, İsnâaşerî telakkide onun vâkıf olduğu ilimler arasında sayılır: geçmiş ve gelecekteki bilgi ve haberleri ihtiva eden cefr ilmine vâkıftır. Buna karşılık kaynak, bu tür eserlerin ona aidiyetini “imkânsız gibi” bulur ve çoğunun sonraki Şiî-Bâtınî zümrelere ait olduğunu söyler.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ca'fer es-Sâdık”, c. 7, s. 1-3.
TARİHÎ KAYIT

Kitâbü't-Tevhîd ve'l-ihlîlce

Mufaddal b. Ömer'in rivayeti.

Metni gösterMetni daralt

Mufaddal b. Ömer'den rivayet edilen bu eser Tevhîdü'l-Mufaddal diye de anılır.

Meşhed, Tebriz ve Kâzımiye kütüphanelerinde çeşitli nüshaları bulunan eser, Kitâbü't-Tevhîd ve'l-edille ve't-tedbîr adıyla 1329'da İstanbul'da basılmış, Fahreddin et-Türkistânî tarafından 1065'te (1654) Farsçaya çevrilmiştir.

Çerçeve. Râvi Mufaddal b. Ömer, adını Mufaddaliyye adlı müfrit Şiî fırkasına vermiş kişidir — kaynağın “aşırı fikirler ileri süren fırkalar” arasında saydığı zümrelerden biri.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Kitâbü't-Tevhîd ve'l-edille ve't-tedbîr, İstanbul 1329.
ESER / METİN

Diğer eserler ve monografiler

Nisbet edilenlerin listesi ve hakkında yazılanlar.

Metni gösterMetni daralt

Zamanımıza ulaşanlar arasında ayrıca İhtilâcü'l-a'zâ (insan organlarındaki titremeler ve bunların sebep olduğu hastalıklar), Heyâkilü'n-nûr (tılsım), Esrârü'l-vahy, Risâletü'l-vesâyâ ve'l-fusûl (kimyaya dair; J. Ruska tarafından Almanca tercümesiyle neşredilmiştir, Heidelberg 1924) ve Duâü'l-cevşen vardır.

Nisbet edilenler uzun bir listedir: Menâfi'u süveri'l-Kur'ân, Kitâb fî isbâti's-sâni', el-Hikemü'l-Ca'feriyye, Risâle fi'l-kîmyâ, el-Kur'a, Risâletü'l-fe'l ve diğerleri.

Hakkında yazılmış monografilerden bazıları: Meclisî'nin Bihârü'l-envâr'ının XLVII. cildi, Muhammed Ebû Zehre, el-İmâm es-Sâdık, Abdülhalîm el-Cündî, el-İmâm Ca'fer es-Sâdık (Kahire 1986).

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Brockelmann, GAL Suppl., I, 104 / Sezgin, GAS, I, 528-531.

Kavram dünyası

İlk 6 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Takıyye

“Benim ve atalarımın dini.”

Metni gösterMetni daralt

Ondan nakledilen iki söz: “Takıyye benim ve atalarımın dinidir, takıyyeye uymayanın dini yoktur” ve “Durumumuzu ifşa eden onu inkâr eden gibidir.”

Kaynağın yorumu: bu sözler başkalarının bilmediği, kendisinin de yayılmasını istemediği ve özellikle devlet yönetimini ilgilendiren bazı düşüncelerinin bulunduğu izlenimini vermektedir.

Sonrası için ise bir tenkit kaydı düşer: muhtemel tehlikeleri önlemek amacıyla konulan bu prensip, daha sonraki Şiî fırkalarınca zaman zaman istismar edilmiş; sübjektif sebeplerle inançlarını gizleme, prensiplere aykırı davranma ve taahhütlerini yerine getirmeme gibi uygulamalara yol açmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ca'fer es-Sâdık”, c. 7, s. 1-3.
TARİHÎ KAYIT

Ca'ferî fıkhı

İki farklı ictihad anlayışı.

Metni gösterMetni daralt

Şîa'ya göre imamların bilgisi hata ihtimali bulunmayan ledünnî bilgi türünden olduğu için, fıkıhla ilgili görüşleri de delillerinden istinbat edilerek ulaşılmış aklî bilgiler olmayıp Hz. Peygamber'den kendisine intikal eden ilâhî bilginin sonucudur. Bu sebeple diğer müctehidler gibi ictihad ederek belli bir hükme ulaşma durumunda değildir.

Ehl-i sünnet âlimleri ise onu, başta Kitap ve Sünnet olmak üzere dayanacağı kaynakları ve ictihadında uygulayacağı metotları bulunan ve kesinlikle mâsum olmayan bir müctehid olarak kabul etmektedirler.

Aynı fıkhın iki ayrı temellendirmesidir; ihtilâf hükümlerde değil, hükümlerin kaynağındadır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ca'fer es-Sâdık”, c. 7, s. 1-3.
TARİHÎ KAYIT

Re'y tefsirine karşı çıkışı

İsabet etse bile ecir yok.

Metni gösterMetni daralt

Kur'ân-ı Kerîm tefsirinin re'ye dayandırılmasını tasvip etmeyen Ca'fer es-Sâdık, böyle bir tefsirde isabet edilse bile sahibinin Allah katında bir ecir elde edemeyeceğini söylemiştir.

Sonraki tavır bundan biraz farklıdır: re'y ile yapılan tefsiri tamamıyla kabul veya reddetmeyen İmâmiyye, imamların beyanına aykırı olan açıklamalara karşı çıkmaktadır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ca'fer es-Sâdık”, c. 7, s. 1-3.
KAVRAM

Büyük günahlar listesi

Yirmiyi aşkın kalem.

Metni gösterMetni daralt

Ona göre büyük günahlar şunlardır: şirk, Allah'ın rahmetinden ümit kesmek, ebeveyne itaatsizlik, adam öldürmek, namuslu kadınlara zina isnadında bulunmak, yetim malı yemek, savaştan kaçmak, yalan yere yemin etmek, ribâ, zina, hıyanet, zekât vermemek, yalancı şahitlik, içki içmek, namazı terketmek, ahdi bozmak, akrabalık münasebetini kesmek, yalan söylemek, Allah'a karşı nankörlük, ölçü ve tartıda hile yapmak, livâta ve bid'at olmak üzere yirmiyi aşkındır.

Büyük günah işleyen kimsenin durumu hakkında ona nisbet edilen görüş, günahkâr müminin günahı miktarınca azap gördükten sonra cehennemden çıkıp cennete gireceği şeklindedir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Meclisî, Bihârü'l-envâr, XLVII, 216-217 / A'yânü'ş-Şîa, I, 663.
KAVRAM

Silsilelerde ve tasavvufta yeri

Tabakat kitaplarının suskunluğu, silsilelerin ısrarı.

Metni gösterMetni daralt

Kaynak bir çelişkiye dikkat çeker: Serrâc, Ebû Tâlib el-Mekkî, Sülemî ve Kuşeyrî gibi mutasavvıf müellifler ondan hiç bahsetmemiş veya nâdiren atıfta bulunmuş; buna karşılık Ebû Nuaym Hilye'de geniş yer ayırmış, Attâr Tezkiretü'l-evliyâ'sına onunla başlamıştır.

Nakşibendiyye ve Bektaşiyye mensupları ona tarikat silsilelerinde yer verir, Bâyezîd-i Bistâmî'yi onun müridi olarak görürler. Aşkıyye mensupları silsilelerini onunla başlatır; Ni'metullāhiyye, Nurbahşiyye ve Zehebiyye gibi Şiî tarikatları da önemini kabul etmişlerdir.

Karşı taraf: genel olarak Şîa, onun tasavvufla hiçbir ilgisinin bulunmadığını, sûfîleri kendisine düşman bildiğini ve onlarla mücadele etmeyi dinî bir görev saydığını ileri sürer.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Abdülmecîd el-Hânî, el-Hadâiku'l-verdiyye, s. 180-188.
KAVRAM

Kimya ve cefr iddiaları

Câbir b. Hayyân, aqua regia ve şarkiyatçı itirazı.

Metni gösterMetni daralt

Tabii ilimler ve özellikle kimya konusunda geniş çalışmaları bulunduğu, “aqua regia”yı (el-mâü'l-melikî, kral suyu) keşfettiği ve kimya bilgilerini öğrencisi Câbir b. Hayyân'a öğrettiği yaygın rivayetler arasındadır. Ancak bu rivayetlerin doğruluğu çok şüphelidir.

J. F. Ruska ve P. Kraus gibi bazı şarkiyatçılar, kimya, cefr, havas gibi konularda ona isnat edilen rivayetlerin asılsız olduğunu ileri sürmüşlerdir; Ruska'ya göre o dönemde Medine'de kimya ile ilgilenmeyi mümkün kılacak şartlar mevcut değildi.

Karşı deliller de kaydedilir: Medine'de yaşamakla birlikte Irak'a gidip bir süre orada kaldığı ve kimya, tıp, astronomiye özel merakı olan Hâlid b. Yezîd'in halasının oğlu olduğu. Kaynağın hükmü dengelidir: iddialar tamamen asılsız olmasa bile büyük ölçüde mübalağalıdır; kendisine isnat edilen görüş, bilgi ve eserlerin çoğu aslında sonraki Şiî-Bâtınî zümrelere ait olup, Ca'fer'in bütün müslümanlar nezdinde saygı gören kişiliğini istismar etmek üzere ona izâfe edilmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Fuat Sezgin, GAS, IV, 129-130.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

AİLE / NESEPMuhammed el-BâkırMuhammed el-Bâkır, Ca‘fer es-Sâdık’ın babası ve ilk hocalarındandır.AİLE / NESEPKâsım b. Muhammed b. Ebû BekirKāsım b. Muhammed, Ca‘fer es-Sâdık’ın anne tarafından dedesidir.HOCASI / ŞEYHİMuhammed el-BâkırYahyâ Âgâh İstanbulî'nin Millî Kütüphane no. 3200 yazmasında kaydettiği Zenbûriyye-Kādiriyye silsile sırası. Biyografik hoca-talebe belgesiyle gelenek içi mânevî aktarım kaydı birbirinden ayrılarak okunmalıdır.AİLE / NESEPMûsâ el-KâzımMûsâ el-Kâzım, Ca‘fer es-Sâdık’ın oğludur.TALEBESİ / HALİFESİMûsâ el-KâzımYahyâ Âgâh İstanbulî'nin Millî Kütüphane no. 3200 yazmasında kaydettiği Zenbûriyye-Kādiriyye silsile sırası. Biyografik hoca-talebe belgesiyle gelenek içi mânevî aktarım kaydı birbirinden ayrılarak okunmalıdır.

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

Medine · Suudi ArabistanCennetü'l-bakīBabası Muhammed el-Bâkır ve dedesi Zeynelâbidîn'in kabirlerinin yanına defnedildiği kabristan; mezarı Vehhâbîler'in tahribine kadar ziyaret mahalli olarak kalmıştır. İlişkili kişi dosyası Ca‘fer es-Sâdık : Ca‘fer es-Sâdık (ö. 148/765), Medine’de yetişen Ehl-i beyt imamı, güvenilir hadis râvisi ve müctehid fakih; zühd, ilim ve mârifet mirasıyla Nakşibendiyye, Bektaşiyye ve başka irşad silsilelerinde müşterek halka kabul edilen büyük İslâm âlimidir.Medine · Suudi ArabistanMedine80 (699) veya 83'te (702) doğduğu, siyasetten uzaklaşıp kendini ilme vakfettiği ve vefat ettiği şehir; Ebû Hanîfe ile ilmî münakaşalarından biri burada geçmiştir. İlişkili kişi dosyası Ca‘fer es-Sâdık : Ca‘fer es-Sâdık (ö. 148/765), Medine’de yetişen Ehl-i beyt imamı, güvenilir hadis râvisi ve müctehid fakih; zühd, ilim ve mârifet mirasıyla Nakşibendiyye, Bektaşiyye ve başka irşad silsilelerinde müşterek halka kabul edilen büyük İslâm âlimidir.Mekke · Suudi ArabistanMekkeMu'tezile'nin kurucuları Amr b. Ubeyd ve Vâsıl b. Atâ ile, ayrıca Hafs b. Sâlim ile ilmî münakaşalar yaptığı şehir. İlişkili kişi dosyası Ca‘fer es-Sâdık : Ca‘fer es-Sâdık (ö. 148/765), Medine’de yetişen Ehl-i beyt imamı, güvenilir hadis râvisi ve müctehid fakih; zühd, ilim ve mârifet mirasıyla Nakşibendiyye, Bektaşiyye ve başka irşad silsilelerinde müşterek halka kabul edilen büyük İslâm âlimidir.Kûfe · IrakKûfeEbû Hanîfe ile münakaşalarının geçtiği Irak merkezi; Şehristânî'ye göre bir süre Irak'ta kalmış olması, kimya ile ilgilendiği iddiasının dayanaklarından biri sayılır. İlişkili kişi dosyası Ca‘fer es-Sâdık : Ca‘fer es-Sâdık (ö. 148/765), Medine’de yetişen Ehl-i beyt imamı, güvenilir hadis râvisi ve müctehid fakih; zühd, ilim ve mârifet mirasıyla Nakşibendiyye, Bektaşiyye ve başka irşad silsilelerinde müşterek halka kabul edilen büyük İslâm âlimidir.Bağdat · IrakBağdatAbbâsî hilâfetinin merkezi; Şiî rivayetlere göre onu zehirleterek öldürttüğü söylenen Halife Ebû Ca'fer el-Mansûr'un başşehri. İlişkili kişi dosyası Ca‘fer es-Sâdık : Ca‘fer es-Sâdık (ö. 148/765), Medine’de yetişen Ehl-i beyt imamı, güvenilir hadis râvisi ve müctehid fakih; zühd, ilim ve mârifet mirasıyla Nakşibendiyye, Bektaşiyye ve başka irşad silsilelerinde müşterek halka kabul edilen büyük İslâm âlimidir.Bağdat · IrakKâzımeynİmâmetin kendisinden sonra geçtiği oğlu Mûsâ el-Kâzım'ın medfun bulunduğu türbe. İlişkili kişi dosyası Ca‘fer es-Sâdık : Ca‘fer es-Sâdık (ö. 148/765), Medine’de yetişen Ehl-i beyt imamı, güvenilir hadis râvisi ve müctehid fakih; zühd, ilim ve mârifet mirasıyla Nakşibendiyye, Bektaşiyye ve başka irşad silsilelerinde müşterek halka kabul edilen büyük İslâm âlimidir.Dımaşk · SuriyeŞam (Dımaşk)İmâmetinin ilk yıllarındaki Emevî hilâfet merkezi; amcası Zeyd b. Ali'nin 122'de (740) öldürülmesinden sonra siyasetten tamamen uzaklaşmasına yol açan şartlar buradan yönetiliyordu. İlişkili kişi dosyası Ca‘fer es-Sâdık : Ca‘fer es-Sâdık (ö. 148/765), Medine’de yetişen Ehl-i beyt imamı, güvenilir hadis râvisi ve müctehid fakih; zühd, ilim ve mârifet mirasıyla Nakşibendiyye, Bektaşiyye ve başka irşad silsilelerinde müşterek halka kabul edilen büyük İslâm âlimidir.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ca'fer es-Sâdık”, c. 7, s. 1-3
  2. [2]Kâmil Mustafa eş-Şeybî, es-Sıla beyne't-tasavvuf ve't-teşeyyu', I, 194
  3. [3]A'yânü'ş-Şîa, I, 661
  4. [4]Meclisî, Bihârü'l-envâr, XLVII, 216-217 / A'yânü'ş-Şîa, I, 663
  5. [5]Abdülmecîd el-Hânî, el-Hadâiku'l-verdiyye, s. 180-188
  6. [6]Fuat Sezgin, GAS, IV, 129-130
  7. [7]nşr. Hasan el-Mustafavî, Tahran 1363 hş.
  8. [8]Kitâbü't-Tevhîd ve'l-edille ve't-tedbîr, İstanbul 1329
  9. [9]Brockelmann, GAL Suppl., I, 104 / Sezgin, GAS, I, 528-531
  10. [10]Mustafa Öz, “Ca‘fer es-Sâdık”, TDV İslâm Ansiklopedisi; Ebû Nuaym el-İsfahânî, Hilyetü’l-evliyâ; Zehebî, Siyeru a‘lâmi’n-nübelâ; İbn Hacer el-Askalânî, Tehzîbü’t-Tehzîb
  11. [11]Yahyâ Âgâh İstanbulî istinsahı, Ankara Millî Kütüphane, no. 3200
  12. [12]Kişi kartı kaynak paketi — Ca‘fer es-Sâdık
Ortak kaynak kataloğunu aç →

Önceki ve sonraki halka