Ara
Menü

Mûsâ el-Kâzım

Mûsâ el-Kâzım (7 Safer 128 / 8 Kasım 745, Ebvâ – Receb 183 / Ağustos 799, Bağdat); İsnâaşeriyye'nin yedinci imamı . Abbâsîler'e karşı barışçı bir çizgi izlemesine rağmen ömrünün son yıllarını hapiste geçirmiştir.

Doğum
745
Vefat
799
Unvan
Ehl-i beyt âlimi · hadis râvisi ve tasavvuf silsilesi halkası

Doğumu ve yetişmesi

7 Safer 128 (8 Kasım 745) tarihinde Medine yakınındaki Ebvâ'da doğdu. Annesi Hamîde (Humeyde) bint Sâid el-Berberiyye'dir. Hayatının ilk devresini Medine'de babası Ca'fer es-Sâdık'ın yanında geçirdi.

Öğrenimiyle ilgili bilgiler son derece sınırlıdır; babasından ve Abdülmelik b. Kudâme el-Cumahî'den rivayette bulunduğu bilinmektedir. en-Nefsüzzekiyye diye bilinen Muhammed b. Abdullah el-Mehdî'nin 145 (762) yılında Abbâsî Halifesi Mansûr'a karşı başlattığı isyan hareketine baba bir kardeşi Abdullah el-Eftah'la birlikte katıldığı nakledilir.

İmâmeti

Babasının 148'de (765) vefatı üzerine imâmet konusunda ortaya çıkan farklı görüşlerden kendi imâmeti dışındaki iddiaları reddetti; aralarında Ca'fer es-Sâdık'ın yakın çevresinden Hişâm b. Sâlim el-Cevâlîkī, Ebû Ya'fûr Abdullah, Ebû Ca'fer el-Ahvel, Cemîl b. Derrâc, Ebân b. Tağlib ve Hişâm b. Hakem gibi ileri gelenlerin bulunduğu bir grubun desteğiyle imâmetini ilân etti.

Rakibi Abdullah b. Ca'fer'in ölümünden sonra, Fetahiyye (Eftahiyye) diye anılan mensuplarının büyük bir kısmı ile İsmâiliyye'yi teşkil edecek grupların dışında kalanlar zaman içinde Mûsâ el-Kâzım'ın imâmetini benimsemiştir.

Şüphe altındaki yıllar

Abbâsîler'e karşı barışçı bir politika izleyip daha çok ibadet ve takvâya yönelen Mûsâ el-Kâzım'ın düşüncelerini benimseyenlerin çoğalması ve büyük miktarlara ulaşan atıyye ve ihsanlarda bulunması, Halife Mehdî-Billâh'ın ondan şüphe etmesine yol açtı. Bu sebeple Medine'den Bağdat'a getirilerek bir süre hapsedildi.

Ancak halife 169 (785) yılında onu hapisten çıkarıp gönlünü aldı, kendisine ve evlâtlarına karşı isyan etmeyeceğine dair yemin ettirdikten sonra 3000 dinar vererek Medine'ye gönderdi.

Aynı yıl Hüseyin b. Ali Sâhibüfah olayında yeni halife Hâdî-İlelhakk'ın da ondan şüphelendiği, onu isyanı kışkırtmakla suçladığı ve öldürmeyi planladığı nakledilir. Hâlbuki Mûsâ el-Kâzım, Hüseyin b. Ali'nin hareketine katılmadığı gibi onu uyarmış, bunu hayatıyla ödeyeceğini söyleyerek vazgeçmesini istemişti. Kadı Ebû Yûsuf halifeyi ikna edip Mûsâ'yı öldürmekten vazgeçirdi. Buna rağmen Abbâsî halifelerinin gözünde şüpheli bir kimse olmaktan kurtulamadı.

Peygamber kabri başında verilen karar

Hârûnürreşîd'in hilâfetine kadar (170/786) Medine'de kaldı; sonra çeşitli bahaneler ileri sürülerek Bağdat'a celbedildi ve hayatının son dört yılını hapishanede geçirdi.

Hapsedilme sebebi hakkında iki rivayet vardır: halifenin, mensuplarından Hişâm b. Hakem'in düşüncelerine önce ilgi duyup ardından bunları tehlikeli bulması; veya Vezir Yahyâ b. Hâlid el-Bermekî ile bazı ileri gelenlerin, sahip olduğu itibarın ileride kendilerine zarar vereceğinden endişe edip onu halife nezdinde tehlikeli göstermeleri.

179 yılında umre veya hac maksadıyla yola çıkan Hârûnürreşîd Medine'ye ulaştığında başta Mûsâ el-Kâzım olmak üzere şehrin ileri gelenleri tarafından karşılandı. Mescid-i Nebevî'ye giden ve Hz. Peygamber'in kabrini ziyaret eden halife, kabrin başında, ümmet içinde karışıklığa ve kan dökülmesine sebep olduğundan torunu Mûsâ'yı hapsedeceğini, bu sebeple kendisinden özür dilediğini söyledi.

Hapisten hapse

Ardından yakalandı. Bir rivayete göre doğrudan Bağdat'a gönderilmiş, diğerine göre halkın tepkisini hafifletmek amacıyla iki katır üzerine konulan mahmillerden birine bindirilmiş, Basra ve Kûfe yol ayırımına gelindiğinde kafile ikiye ayrılarak biri Basra'ya, diğeri Kûfe'ye sevkedilmiştir.

Basra'da Vali Îsâ b. Ca'fer b. Mansûr'a teslim edildi ve bir yıl kadar hapis kaldı. İbadet ve takvâsından etkilenen vali, halifenin öldürme isteğini yerine getirmedi ve yazdığı mektupta aleyhinde bir delil bulamadığını, onu başkasına teslim etmesini, aksi takdirde kendisini salıvereceğini bildirdi.

Bağdat'a getirilerek hâcib Fazl b. Rebî'in gözetiminde ev hapsinde tutuldu; halifenin gördüğü bir rüya üzerine serbest bırakıldıysa da kısa süre sonra tekrar hapsedildi. Bu defa Fazl b. Yahyâ el-Bermekî'nin nezaretinde tutuldu ve Fazl'ın ona iyi davrandığı belirtilir.

Öldürülmesi

Çevredeki mensuplarıyla ilişki kurduğu şeklindeki haber Rakka'daki halifeye ulaşınca, halife onun öldürülmesi için Fazl'a yazılı emir gönderdi. Fakat Fazl da emri yerine getirmeyip Mûsâ el-Kâzım'ı 100 kamçı vurdurmak suretiyle cezalandırdı.

Daha sonra Bağdat emniyet görevlisi Sindî b. Şâhek'e teslim edildi. Fazl ile halife arasında geçenleri öğrenen babası Yahyâ b. Hâlid, halifeyi ziyaret ederek oğlunun affedilmesini ve görevin kendisine verilmesini istedi; öldürme emrini alan Yahyâ, Bağdat'a dönerek Sindî b. Şâhek'le irtibat kurdu ve Mûsâ'yı öldürttü (Receb 183 / Ağustos 799).

Kaynak burada Sünnî tarih yazımının suskunluğunu kaydeder: Taberî hiçbir ayrıntıya girmeksizin Mûsâ el-Kâzım'ın Receb 183'te öldüğünü kaydetmiş, diğer Sünnî tarihçiler de aynı şekilde hareket etmişlerdir.

Kabri ve nesli

Cenazesi, Arap ileri gelenlerinin defnedildiği Bağdat'ın kuzeybatısındaki Mekābirukureyş'in sonraları Kâzımiye (Kâzımeyn) diye anılacak olan Bâbüttibn mahallinde defnedildi ve üzerine bir türbe yaptırıldı. Torunu Muhammed et-Takī'nin de gömüldüğü bu türbe Şah İsmâil tarafından genişletilerek tamir ettirilmiş, bu çalışmalar Kanûnî Sultan Süleyman zamanında tamamlanmıştır.

Hanımlarından ve câriyelerinden olan erkek ve kız evlâtlarının toplam sayısı rivayetlere göre otuz yedi ile altmış arasında değişmektedir; erkeklerin sayısı on sekiz-yirmi üç, kızların sayısı on dokuz-otuz yedi olarak gösterilir.

Rivayet ve mezhepler

Güvenilir bir râvidir; kendisinden oğulları Ali er-Rızâ, İbrâhim (el-Murtazâ), İsmâil ve Hüseyin ile kardeşleri Muhammed ve Ali rivayette bulunmuştur.

Mensuplarının çoğu onun hapiste iken öldüğünü ve imâmetin Ali er-Rızâ'ya geçtiğini kabul etmiştir. Bunun yanında Mûseviyye diye anılan bir grup onun ölmediğini, mehdî olarak zuhur edip dünyaya adalet getireceğini; bir kısmı öldüğünü fakat kāim olarak ortaya çıkacağını; bir kısmı da Allah'ın onu Hz. Îsâ gibi semalara yükselttiğini ve kıyametten önce zuhur edeceğini iddia etmiştir. Ayrıca imâmetin onunla nihayete erdiğini ileri sürenler de vardır. Öldüğünü kabul etmeyip zamanı gelince yeniden gönderileceğini söyleyen Vâkıfe ile İsnâaşeriyye arasında önemli tartışmalar olmuştur.

Tasavvuftaki yeri

Tasavvufta da önemli şahsiyetler arasında zikredilmektedir. Şakīk-ı Belhî kendisini 149 (766) yılında Kādisiye'de gördüğünü ve onun Allah'ın velîlerinden biri olduğunu söylerken, Ma'rûf-i Kerhî ve Bişr el-Hâfî de onunla buluştuklarını belirtmektedir.

COĞRAFÎ HAFIZA7 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi7 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Menkıbeler

İlk 1 kayıt gösteriliyor

MENKIBE · GELENEK İÇİ

Kādisiye'de görülen velî

Şakīk-ı Belhî'nin tanıklığı.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Şakīk-ı Belhî, Mûsâ el-Kâzım'ı 149 (766) yılında Kādisiye'de gördüğünü ve onun Allah'ın velîlerinden biri olduğunu söyler.

Ayrıca Ma'rûf-i Kerhî ve Bişr el-Hâfî de onunla buluştuklarını belirtirler.

Çerçeve. Bu kayıtlar, tasavvufta da önemli şahsiyetler arasında zikredilmesinin dayanağıdır — mezhep tarihindeki yerinden ayrı bir hattır.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Yûsuf b. İsmâil en-Nebhânî, Câmiu kerâmâti'l-evliyâ, II, 269-270.

Hayatından kayıtlar

İlk 5 kayıt gösteriliyor

BİYOGRAFİK KAYIT

Kabir başında dilenen özür

Hârûnürreşîd'in hapis kararını Peygamber'e bildirmesi.

Metni gösterMetni daralt

179 yılında Medine'ye ulaşan Hârûnürreşîd, başta Mûsâ el-Kâzım olmak üzere şehrin ileri gelenleri tarafından karşılandı.

Mescid-i Nebevî'ye gidip Hz. Peygamber'in kabrini ziyaret eden halife, kabrin başında, ümmet içinde karışıklığa ve kan dökülmesine sebep olduğundan torunu Mûsâ'yı hapsedeceğini, bu sebeple kendisinden özür dilediğini söyledi.

Çerçeve. Ardından yakalanan Mûsâ el-Kâzım bir daha serbest kalmadı; dört yıl süren hapisten cenazesi çıktı.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Mûsâ el-Kâzım”, c. 31, s. 219-221.
BİYOGRAFİK KAYIT

Öldürme emrini yerine getirmeyen vali

Îsâ b. Ca'fer'in halifeye yazdığı mektup.

Metni gösterMetni daralt

Basra'da Vali Îsâ b. Ca'fer b. Mansûr'a teslim edilip bir yıl kadar hapis kaldı.

Mûsâ'nın ibadet ve takvâsından etkilenen vali, halifenin öldürme isteğini yerine getirmedi ve yazdığı mektupta aleyhinde bir delil bulamadığını, onu başkasına teslim etmesini, aksi takdirde kendisini salıvereceğini bildirdi.

Çerçeve. Aynı şey ikinci defa tekrarlandı: Fazl b. Yahyâ el-Bermekî de öldürme emrini yerine getirmeyip 100 kamçı ile yetindi. Emir ancak Yahyâ b. Hâlid'in şahsen üstlenmesiyle uygulandı.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Ebü'l-Ferec el-İsfahânî, Makātilü't-Tâlibiyyîn, s. 502-503.
BİYOGRAFİK KAYIT

İsyan edecek akrabasına yaptığı uyarı

Hüseyin b. Ali Sâhibüfah olayı.

Metni gösterMetni daralt

169'da (785) Abbâsî idaresine karşı isyan eden Hüseyin b. Ali Sâhibüfah olayında, Halife Hâdî-İlelhakk Mûsâ el-Kâzım'ı isyanı kışkırtmakla suçladı ve öldürmeyi planladı.

Kaynak gerçeği açıkça kaydeder: Mûsâ el-Kâzım, Hüseyin b. Ali'nin hareketine katılmadığı gibi onu uyarmış, bunu hayatıyla ödeyeceğini söyleyerek vazgeçmesini istemişti.

Çerçeve. Kadı Ebû Yûsuf halifeyi ikna edip onu öldürmekten vazgeçirdi. Buna rağmen Abbâsî halifelerinin gözünde şüpheli bir kimse olmaktan kurtulamadı.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: İbn Tâvus, Muhecü'd-da'avât, s. 217-218.
BİYOGRAFİK KAYIT

3000 dinar ve yemin

Mehdî-Billâh'ın onu salıverişi.

Metni gösterMetni daralt

Düşüncelerini benimseyenlerin çoğalması ve büyük miktarlara ulaşan atıyye ve ihsanlarda bulunması, Halife Mehdî-Billâh'ın şüphesine yol açtı; Medine'den Bağdat'a getirilerek bir süre hapsedildi.

Halife 169 (785) yılında onu hapisten çıkarıp gönlünü aldı, kendisine ve evlâtlarına karşı isyan etmeyeceğine dair yemin ettirdikten sonra 3000 dinar vererek Medine'ye gönderdi.

Çerçeve. Bu, üç halife boyunca tekrarlanan kalıbın ilk halkasıdır: şüphe, hapis, salıverme — ve sonunda Hârûnürreşîd devrinde ölüm.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Taberî, Târîh, VIII, 177.
BİYOGRAFİK KAYIT

İki mahmil

Halkın tepkisini bölmek için kurulan sevkiyat.

Metni gösterMetni daralt

Medine'de yakalandıktan sonra, bir rivayete göre halkın tepkisini hafifletmek amacıyla iki katır üzerine konulan mahmillerden birine bindirilmiş, Basra ve Kûfe yol ayırımına gelindiğinde kafile ikiye ayrılarak biri Basra'ya, diğeri Kûfe'ye sevkedilmiştir.

Çerçeve. Tedbirin kendisi, Medine halkının onun tutuklanmasına ne kadar tepki gösterebileceğinin ölçüsüdür.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Mûsâ el-Kâzım”, c. 31, s. 219-221.

Eserleri ve metinleri

İlk 3 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Müsnedü'l-İmâm Mûsâ b. Ca'fer

Elli dokuz hadislik risâle.

Metni gösterMetni daralt

Günümüze intikal eden birkaç eserinden biri, usul ve fürû konularında elli dokuz hadis ihtiva eden bu risâledir.

Kendisi güvenilir bir râvi sayılır; rivayetleri oğulları Ali er-Rızâ, İbrâhim el-Murtazâ, İsmâil ve Hüseyin ile kardeşleri Muhammed ve Ali yoluyla gelmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Müsnedü'l-İmâm Mûsâ b. Ca'fer, Beyrut 1401/1981.
TARİHÎ KAYIT

Vasiyyetü'l-İmâm el-Kâzım li-Hişâm b. el-Hakem

En yakın talebesine vasiyeti.

Metni gösterMetni daralt

Hişâm b. Hakem'e yazdığı vasiyet; Fâris Hassûn Kerîm tarafından yayımlanmıştır.

Çerçeve. Muhatabın adı önemlidir: bir rivayete göre Hârûnürreşîd'in Hişâm b. Hakem'in düşüncelerine önce ilgi duyup ardından bunları tehlikeli bulması, imamın hapsedilmesinin sebebi olmuştur.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: nşr. Fâris Hassûn Kerîm, Türâsünâ, sy. 50-51, s. 395-456.
ESER / METİN

Tıbbü'l-İmâm Mûsâ el-Kâzım

Tıpla ilgili tavsiyelerinin derlemesi.

Metni gösterMetni daralt

Abdü'l-Hüseyin el-Cevâhirî, onun tıpla ilgili tavsiyelerini bu adla neşretmiştir.

Kendi telifi değil, kendisine nisbet edilen sözlerin sonradan bir araya getirilmesiyle oluşmuş bir derlemedir — imamlara nisbet edilen “tıp” kitaplarının ortak yapısıdır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: nşr. Abdü'l-Hüseyin el-Cevâhirî, Beyrut 1413/1993.

Kavram dünyası

İlk 4 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Vâkıfe

Ölümünü kabul etmeyenler.

Metni gösterMetni daralt

Öldüğünü kabul etmeyip zamanı gelince yeniden gönderileceğini söyleyen Vâkıfe ile İsnâaşeriyye arasında önemli tartışmalar olmuştur.

Aynı çevrede Mûseviyye diye anılan grup onun ölmediğini, mehdî olarak zuhur edip dünyaya adalet getireceğini; bir kısmı öldüğünü fakat kāim olarak ortaya çıkacağını; bir kısmı da Allah'ın onu Hz. Îsâ gibi semalara yükselttiğini iddia etmiştir.

Buna karşılık mensuplarının çoğu, hapiste iken öldüğünü ve imâmetin Ali er-Rızâ'ya geçtiğini kabul etmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Meclisî, Bihârü'l-envâr, XLVIII, 250-275.
TARİHÎ KAYIT

Fetahiyye (Eftahiyye)

İmâmet ihtilâfındaki rakip kol.

Metni gösterMetni daralt

Ca'fer es-Sâdık'ın 148'de (765) vefatıyla imâmet konusunda farklı görüşler ortaya çıktı; Mûsâ el-Kâzım kendi imâmeti dışındaki iddiaları reddetti.

Başlıca rakibi Abdullah el-Eftah'a nisbetle Fetahiyye (Eftahiyye) denilen gruptu. Abdullah b. Ca'fer'in ölümünden sonra mensuplarının büyük bir kısmı ile İsmâiliyye'yi teşkil edecek grupların dışında kalanlar, zaman içinde Mûsâ el-Kâzım'ın imâmetini benimsemiştir.

Bu iki isim aynı zamanda kardeştir: Abdullah el-Eftah, Mûsâ'nın baba bir kardeşidir ve 145'teki (762) Nefsüzzekiyye isyanına birlikte katıldıkları nakledilir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Nevbahtî, Fıraku'ş-Şîa, s. 57-67.
TARİHÎ KAYIT

Takıyye ve barışçı çizgi

İsyan etmeyen imamlık.

Metni gösterMetni daralt

Kaynağın tarifi nettir: Abbâsîler'e karşı barışçı bir politika izleyip daha çok ibadet ve takvâya yönelmiştir.

Bu çizgi onu koruyamadı — aksine düşüncelerini benimseyenlerin çoğalması ve büyük ihsanlarda bulunması şüphenin sebebi oldu. Sâhibüfah isyanına katılmadığı gibi isyancıyı vazgeçirmeye çalışmasına rağmen kışkırtmakla suçlandı.

Kâzım (öfkesini yutan) lakabı, bu tavrın kendisine verdiği addır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Mûsâ el-Kâzım”, c. 31, s. 219-221.
TARİHÎ KAYIT

Kâzımeyn

İki imamın türbesi.

Metni gösterMetni daralt

Cenazesi Arap ileri gelenlerinin defnedildiği Bağdat'ın kuzeybatısındaki Mekābirukureyş'in (Mekābiruşûnîzî) Bâbüttibn mahallinde defnedildi; buraya sonraları Kâzımiye (Kâzımeyn) denildi.

Torunu Muhammed et-Takī'nin de gömüldüğü — adın ikili olmasının sebebi budur — bu türbe Şah İsmâil tarafından genişletilerek tamir ettirilmiş, çalışmalar Kanûnî Sultan Süleyman zamanında tamamlanmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Mûsâ el-Kâzım”, c. 31, s. 219-221.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

Bağdat · IrakKâzımeyn TürbesiBağdat'ın kuzeybatısındaki Mekābirukureyş'in Bâbüttibn mahallinde medfundur. Torunu Muhammed et-Takī de buraya gömülmüş, türbe Şah İsmâil tarafından genişletilip Kanûnî Sultan Süleyman zamanında tamamlanmıştır.Ebvâ · Suudi ArabistanEbvâ7 Safer 128'de (8 Kasım 745) doğduğu, Medine yakınındaki yer. Konum yaklaşık verilmiştir. İlişkili kişi dosyası Mûsâ el-Kâzım : Câfer es-Sâdık'ın oğlu; sabrı, öfkesini yenmesi, ibadeti ve hadis rivayetiyle tanınan Ehl-i beyt büyüğü.Medine · Suudi ArabistanMedineHayatının ilk devresini babası Ca'fer es-Sâdık'ın yanında geçirdiği ve Hârûnürreşîd'in hilâfetine kadar (170/786) kaldığı şehir; Mescid-i Nebevî'de verilen kararla buradan tutuklanarak götürüldü. İlişkili kişi dosyası Mûsâ el-Kâzım : Câfer es-Sâdık'ın oğlu; sabrı, öfkesini yenmesi, ibadeti ve hadis rivayetiyle tanınan Ehl-i beyt büyüğü.Basra · IrakBasraVali Îsâ b. Ca'fer b. Mansûr'a teslim edilip bir yıl kadar hapis kaldığı şehir; vali, ibadet ve takvâsından etkilenerek halifenin öldürme isteğini yerine getirmedi. İlişkili kişi dosyası Mûsâ el-Kâzım : Câfer es-Sâdık'ın oğlu; sabrı, öfkesini yenmesi, ibadeti ve hadis rivayetiyle tanınan Ehl-i beyt büyüğü.Kûfe · IrakKûfeSevkiyat sırasında kafilenin ikiye ayrıldığı yol ayırımının diğer kolu — halkın tepkisini bölmek için kurulan tedbirin parçası. İlişkili kişi dosyası Mûsâ el-Kâzım : Câfer es-Sâdık'ın oğlu; sabrı, öfkesini yenmesi, ibadeti ve hadis rivayetiyle tanınan Ehl-i beyt büyüğü.Rakka · SuriyeRakkaÖldürülme emrinin çıktığı yer; mensuplarıyla ilişki kurduğu haberi buradaki Hârûnürreşîd'e ulaşınca emir yazılı olarak gönderildi. İlişkili kişi dosyası Mûsâ el-Kâzım : Câfer es-Sâdık'ın oğlu; sabrı, öfkesini yenmesi, ibadeti ve hadis rivayetiyle tanınan Ehl-i beyt büyüğü.Kādisiye · IrakKādisiyeŞakīk-ı Belhî'nin onu 149 (766) yılında görüp Allah'ın velîlerinden biri olduğunu söylediği yer. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Mûsâ el-Kâzım : Câfer es-Sâdık'ın oğlu; sabrı, öfkesini yenmesi, ibadeti ve hadis rivayetiyle tanınan Ehl-i beyt büyüğü.