Şeyhimiz, Şeyhu’l-İslam Ebu’n-Necîb es-Sühreverdî’nin, Enes b. Mâlik (ra)’den rivayet ettiğine göre; Hz. Peygamber (sav)’e göre bir adam geldi ve: “Kıyâmet ne zaman kopacak?” diye soru sordu. Rasûlullah (as), (cevap vermeden) namaza kalktı. Namazını bitirdiği zaman: “Kıyâmetten soran kişi nerede?” diye sordu. Adam: “Benim (buradayım), Yâ Rasûlellah!” dedi. Efendimiz (as): “Kıyâmet için ne hazırladın?” diye sordu. Adam: “O güne çokça namaz ve oruç, (diğer bir rivâyette) büyük bir amel hazırlayamadım, ancak ben, Allah ve Rasûlünü seviyorum.” dedi. Hz. Peygamber (sav) de: “Kişi sevdiği ile berâberdir. Yahut: “Sen, sevdiğinle berabersin.” (Buhârî, Edeb, 96; Müslim, Birr, 164; Tirmizî, Zühd, 50; bkz: Beyhakî, Şuabu’l-imân, 11,131. (No: 1379.) buyurdu. Enes (ra) demiştir ki: “Müslümanları, İslam’dan sonra, bu hadisteki müjde ile sevindikleri kadar hiçbir şeyle sevinirken görmedim.” Şu hâlde, sûfîlere benzemeye çalışan müteşebbih kimsenin, -diğer insanları bırakıpsâdece onlara benzemeye çalışması, onları sevdiği içindir. O bunu kendi irâde ve isteği ile yapmaktadır. Bu durumda kendisi onların hâl…
ÜYE KÜTÜPHANESİ
Okumaya kaldığınız yerden devam edin.
Tam metin Meclis üyelerine açıktır. Üyelik ücretsizdir; okuduğunuz bölümü defterinize kaydedebilir ve özel notlarınızı aynı yerde tutabilirsiniz.