İstanbul Rifâî âsitânelerini, postnişin zincirlerini, zâkirbaşı-musiki çevresini ve Balkan dergâhlarını kişi–mekân ilişkileriyle izleyen ayrıntılı ağ dosyası.
Hadîdî, Mesânî ve Şeyh Yâsin
Risâle-i Rifâiyye İstanbul'daki ilk düzenli aktarımı Seyyid Muhammed Hadîdî ile başlatır. Hadîdî'nin halifesi Mesânî'den gelen Şeyh Yâsin, Üsküdar'da âsitâne kurdu; Rifâî âyin usulünün İstanbul icrasında düzenlemeler yaptı.
Üsküdar postu
Şeyh Yâsin'in üç halifesi Osman Himâyetî, Hocazâde Muhammed Tâhir Paşa Baba ve Şeyh Sâdık'tır. Üsküdar Âsitânesi'nin postu Paşa Baba silsilesinden Ahmed Ziyâeddin'e ulaştı. Ardından Meclis-i Meşâyih kararıyla Hüseyin Hüsnü Sarıer Ceyhun tayin edildi ve 1925'e kadar son postnişin oldu.
Karasarıklı ve Yeşil Tulumba
Osman Himâyetî'nin halifesi Karasarıklı İbrâhim Sabri'den gelen Seyyid Mustafa Muhyiddin, bânisi Abdülhalîm Efendi'nin halef bırakmadığı Yeşil Tulumba Dergâhı'na tayin edildi. Böylece dergâh Rifâî-İzzeddînî hattın İstanbul merkezine dönüştü.
Zâkirbaşı ve meşk halkası
Mustafa Muhyiddin'in halifesi Hâfız Muhammed Cemâleddin, Kasımpaşa Camii Kebîri imam-hatibi ve tanınmış zâkirbaşıydı. Yeşil Tulumba postunda musiki, âyin meşki ve hilâfet aktarımı birleşti. Yakovalı Âdem Nûri burada hilâfet aldı.
Yakova, Prizren ve Berat
Mustafa Muhyiddin'in halifesi Mûsâ Muslihiddin 1870'te Yakova'da dergâh kurdu. Oğlu Âdem Nûri, İstanbul'da aldığı hilâfetle Yakova'ya dönerek kardeşi Danyal'a ve Prizren hattındaki Hüseyin Hilmi'ye hilâfet verdi; daha sonra Berat'a yerleşti. Hüseyin Hilmi'nin oğlu Cemâlî Cemâleddin 1969'da Prizren postuna geçti.
Balkan Meclis-i Meşâyihi
Gelenek içi kayda göre Cemâlî Cemâleddin, tekkelerin kapatılma tehlikesi karşısında 38 şeyhi bir araya getiren meclise başkanlık etti. Bu bölüm tarikat içi tanıklık olarak korunur; resmî Yugoslavya kayıtlarıyla yapılacak karşılaştırma ayrıca işaretlenir.