İrşad I · kaynak sayfaları 58–63 tadır? Bana yolunu tarif eder misin?) dedi. Diğer haham: (Aman ne yapıyorsun? O şehre sakın gitme. Orada bir sihirbaz vardır) dedi. (Sihri ile âlemi kendine bendetmiştir. Korkarım ki seni de sihri ile celb ve teshir etmesin) dedi. Kalbine nûr-u kerâmeti Ahmediye tulû eden: «Sus. Haltetme. Işler senin dediğin gibi değildir.» diyerek Medine yolunu başka bir zattan öğrenip, kalbi aşkı Muhammedi ile yanarak, gözlerinden yaşlar dökerek, yemeyi ve içıneyi unutarak tarik-i hidâyete revan oldu. Medine şehrine geldiği vakit, güzellikte birazcık Efendimize benzeyen Selmâni Farisi'ye rastgeldi. (Ey efendi; ben garibim. Ben mahbubu Hûda, şefîi rûzi ceza, Melce-i fukara olan âhir zaman nebîsine götürür müsün?) diye rica etti. Selmâni Farisi radiyalahu anh, (Merhaba. Gel benimle beraber) diyerek alıp Ravza-i Şerife doğru götürdü. Halbuki Efendimiz âlemi cemâle gideli dört gün olmuştu. Medine matem içinde idi. Selman bu haberi o zâta bildirmemiş, gözlerinden yaşlar döküyor idi. O zat da…
ÜYE KÜTÜPHANESİ
Okumaya kaldığınız yerden devam edin.
Tam metin Meclis üyelerine açıktır. Üyelik ücretsizdir; okuduğunuz bölümü defterinize kaydedebilir ve özel notlarınızı aynı yerde tutabilirsiniz.