Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

41 sonuç · “Fal

01
Şahsiyet

Akşemseddin

Akşemseddin (792/1390, Şam – Rebîülâhir 863 / Şubat 1459, Göynük); Fâtih'in hocası, mutasavvıf, âlim-tabip ve şair. Hacı Bayrâm-ı Velî'nin halifesi ve Bayramiyye'nin Şemsiyye kolunun kurucusudur .

02
Şahsiyet

Ali Nûreddin el-Beyyûmî

Ali Nûreddin el-Beyyûmî (1108/1696–1183/1769), Kahire'de Bedevî-Halebî hilâfetini Halvetî-Demirtâşî terbiye ve esmâ usulüyle birleştirerek Beyyûmiyye kolunu teşkilâtlandıran Mısırlı sûfî, muhaddis ve müelliftir.

03
Şahsiyet

Aziz Mahmud Hüdâyî

Aziz Mahmud Hüdâyî (1541-1628), Üftâde’nin irfanını Üsküdar merkezli ilim, vaaz, şiir, vakıf ve irşad ağına dönüştüren; Celvetiyye’yi teşkilâtlandırıp Anadolu ve Balkanlara taşıyan mutasavvıf, âlim ve şairdir.

04
Şahsiyet

Çerkeşî Mustafa Efendi

Çerkeşî Mustafa Efendi (1156/1743 – 1229/1814), Şâbâniyye'nin pîr-i sânî si sayılan Halvetî şeyhi; padişahın “ulemâ ile meşâyih neden anlaşamıyor?” sorusuna birkaç sayfalık bir risâleyle cevap vermiş ve “ihtilâf lafzîdir” hükmüyle iki tarafı uzlaştırmıştır.

05
Şahsiyet

Hasan el-Kösec

Hasan el-Kösec (ö. Şevval 966/Temmuz 1559), Karasi kökenli; Edirne ve İstanbul medreselerinde görev yapan, kaynakta Nakşibendî sırlarına vâkıf diye anılan âlimdir.

06
Şahsiyet

Kefevî Hüseyin Efendi

Kefevî Hüseyin Efendi (ö. 27 Safer 1010 / 27 Ağustos 1601), Kefe'de tâcirken dünyadan el çekip İstanbul'da ilme yönelen müderris ve kadı; üç dilde şiir söyleyen, mûsiki bilen ve Râznâme ile Sevânihu't-tefe'ül 'de devrinin aynası sayılan yüzlerce hikâye bırakan müellif.

07
Şahsiyet

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî (6 Rebîülevvel 604 / 30 Eylül 1207, Belh – 5 Cemâziyelâhir 672 / 17 Aralık 1273, Konya); Mevleviyye'nin kurucusu sayılan mutasavvıf, âlim ve şair. Mesnevî ve Dîvân-ı Kebîr 'in müellifidir.

08
Şahsiyet

Muhammed Nûrbahş

Seyyid Muhammed Nûrbahş (795/1393, Kāin – 14 Rebîülevvel 869/14 Kasım 1464, Sûlikān); Kübreviyye-Hemedâniyye'den doğan Nûrbahşiyye'nin pîri . Mehdîlik iddiasıyla defalarca tutuklanmış , adına para bastırılıp hutbe okunmuş, sonunda minberde bu iddiadan vazgeçtiğini ilân etmeye mecbur edilmiştir.

09
Şahsiyet

Sifâlîzâde Mehmed Efendi

Sifâlîzâde Mehmed Efendi (ö. 977/1569), dinî ilimlerden sonra tıbba yönelmiş; Fatih Dârüşşifâsı'nda başhekimlik ve saray hekimliği yapmış Osmanlı tabibidir.

10
Şahsiyet

Şeyh Ali Fakrî Efendi

Ali Fakrî Efendi, Sa‘diyye’den hilâfet sahibi; Nakşibendî, Rifâî ve Sünbülî çevreleriyle de irtibat kuran, Seyyid Ahmed Buhârî Dergâhı şeyhi, Meclis-i Meşâyih üyesi, şair ve müelliftir.

11
Şahsiyet

Tabib Şehlâ Ahmed Efendi

Tabib Şehlâ Ahmed Efendi (ö. 1715), Çankırı Karacaören'den yetişen; Haseki ve Süleymaniye dârüşşifalarında, sarayda ve Vâlide Sultan hizmetinde başhekimlik yapan müderris ve kadıdır.

12
Sözlük

Fal

Ugur, kadem, meymenet, ilerde yapılması düşünülen bir işin hayırlı ve faydalı sonuçlar vereceğine dair bazı ip uçlarının ve işaretlerin bulundu- Buna inanmak. 2. Kurân د Kerim açılarak bazı hususlarda fala bakıldığı gibi diger dini bir kitap açılarak da fala bakılabilir. 3. Şeyhin hal, hareket ve tavırlarını ilerde iyi şeylerin olacağının işareti olarak kabul etmek de faldır. Fakat mutasavvıflar bu tür fallara "işaret, ‘besaret’, gibi isimler verirler. Bazı şeylerde uğur (tefe'ül) bulunduğunu kabul etmek günah değildir. Fakat uğursuzluğa (teşe'üm) inanmak günahtır. Yıldız falı kahve falı, el falı süfilerin ilgilendikleri şeyler degildir. Caiz olan fala Jal-ı hayr da denilir. Bkz. Hum. Kurân د Kerim açılarak bazı hususlarda fala bakıldığı gibi diger dini bir kitap açılarak da fala bakılabilir. 3. Şeyhin hal, hareket ve tavırlarını ilerde iyi şeylerin olacağının işareti olarak kabul etmek de faldır. Fakat mutasavvıflar bu tür fallara "işaret, ‘besaret’, gibi isimler verirler. Bazı şeylerde uğur (tefe'ül) bulunduğunu kabul etmek günah değildir. Fakat uğursuzluğa (teşe'üm) inanmak günahtır. Yıldız falı kahve falı, el falı süfilerin ilgilendikleri şeyler degildir. Caiz olan fala Jal-ı hayr da denilir. Bkz. Hum. Şeyhin hal, hareket ve tavırlarını ilerde iyi şeylerin olacağının işareti olarak kabul etmek de faldır. Fakat mutasavvıflar bu tür fallara "işaret, ‘besaret’, gibi isimler verirler. Bazı şeylerde uğur (tefe'ül) bulunduğunu kabul etmek günah değildir. Fakat uğursuzluğa (teşe'üm) inanmak günahtır. Yıldız falı kahve falı, el falı süfilerin ilgilendikleri şeyler degildir. Caiz olan fala Jal-ı hayr da denilir. Bkz. Hum.

13
Mekân

Tûs

Meşhed · İran · Ebü'l-Kāsım el-Cürcânî'ye intisap için gittiği ve 477/1084'te vefat ettiği şehir; Sem'ânî kabrini defalarca ziyaret ettiğini kaydeder. Gazzâlî de buralıdır. İlişkili kişi dosyası Ebû Ali el-Fârmedî : Ebû Ali Fazl b. Muhammed el-Fârmedî (1010/11–1084), Kuşeyrî’nin öğrencisi, Ebû Saîd-i Ebü’l-Hayr ve Ebü’l-Kāsım el-Cürcânî çevrelerinden faydalanan; Yûsuf el-Hemedânî’nin mürşidi Horasanlı sûfîdir.

14
Mekân

Şefşâven

Chefchaouen · Fas · Ölüm yıl dönümünde sakinlerince düzenlenen ve çok sayıda insanın katıldığı ihtifalin (mevlid) yapıldığı kasaba; Tittâvin civarındadır. İlişkili kişi dosyası Abdüsselâm b. Meşîş el-Hasenî : Abdüsselâm b. Meşîş el-Hasenî (ö. 625/1228 [?]), Benî Arûs ve Cebelialem çevresinde yaşayan; Ebü'l-Hasan eş-Şâzelî'yi yetiştiren, Salâtü'l-Meşîşiyye ve Şâzelî kaynaklarında korunan öğütleriyle Mağrib tasavvufunda kalıcı iz bırakan sûfîdir.

15
Mekân

Dımaşk

Dımaşk · Suriye · Tahsilini kardeşi Alâeddin ile birlikte sürdürdüğü şehir; babası da gençliğinde burada okumuştu ve sonradan Şems'i aramak için buraya defalarca gelecekti. İlişkili kişi dosyası Sultan Veled : Sultan Veled (1226–1312), Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin oğlu; Hüsâmeddin Çelebi’nin ardından irşad makamını üstlenen, Mevlevî çevrenin teşkilâtlanması ve yazılı hafızasının oluşmasında belirleyici mutasavvıf şairdir.

16
Mekân

Amcazâde Hüseyin Paşa Dârülhadisi

İstanbul · Türkiye · 1112'de (1700-1701) müderris olarak görev yaptığı dârülhadis. Haremeyn, Şam, Kahire, Kudüs ve Remle'de topladığı icâzetlerin kurumsal öğretime dönüştüğü yer; Buhârî'nin el-Câmiu's-sahîh ini ve Beyzâvî'nin Envârü't-tenzîl ini ikişer defa, Begavî'nin Mesâbîhu's-sünne si ile Kādî İyâz'ın eş-Şifâ sını defalarca okutmuştur.

17
Mekân

Abdal Musa Tekkesi

Antalya · Türkiye · Erken Bektaşî âsitânesi Kesin kuruluş tarihi bilinmemekle birlikte Kaygusuz Abdal’ın Bursa’nın fethinden sonra burada Abdal Mûsâ’ya bağlandığını bildiren gelenek, tekkenin XIV. yüzyılın ikinci yarısında mevcut olduğunu düşündürür. XVII. yüzyılda zengin vakıfları bulunan tam teşekküllü bir Bektaşî âsitânesiydi. Misafirlik ve tekke ekonomisi Tekke köyü dergâha vakfedilmişti. Evliya Çelebi hiç sönmediğini söylediği ocaktan çıkan “baba çorbası”nın yolculara sunulduğunu aktarır; su kuyusu, aşevi, mihman evi ve derviş hücreleri ziyaret ile gündelik hizmetin birlikte yürüdüğünü gösterir. Kapatılma ve ihya 1826’da Bektaşîliğin ilgasıyla kapatılan tekke 1874’te Sultan Abdülaziz tarafından ihya edildi; II. Abdülhamid döneminde ve 1910’da yeniden onarıldı. Üç avlulu düzende mescid, meydan evi, hücreler, mutfak ve hizmet yapılarıyla türbe-hazîre bölümü birbirini izliyordu. Günümüze kalan çekirdek İlk dönemden türbe, şifalı kabul edilen su kuyusu ve hazîre günümüze ulaşmıştır. Diğer tekke birimleri büyük ölçüde kaybolmuştur. Türbe 1968’de onarılarak ziyarete açılmış; içeride Abdal Mûsâ ve yakınlarına nispet edilen sandukalar korunmuştur. 1906 Meşihat kaydı Elmalı’da Abdal Mûsâ Zaviyesi’nin vefat eden zaviyedarı Kuddûsî Efendi’den sonra zaviyedarlığa kimlerin tayin edildiğiyle, meşihatine ait kayıtların Evkaf Nezâretinden istenmesi. Bu belge, kurumun 1906 tarihli idarî hafızasına aittir; manevî silsile veya kişi ilişkisi iddiası olarak kullanılmaz. 1888 Meşihat kaydı 1888 tarihli defter kaydında Abdal Musa Tekkesi için idarî bir kayıt yer alır. Bu belge, kurumun tarihî hafızasına aittir; manevî silsile veya kişi ilişkisi iddiası olarak kullanılmaz. 1893 Meşihat kaydı 1893 tarihli defter kaydında Abdal Musa Tekkesi için idarî bir kayıt yer alır. Bu belge, kurumun tarihî hafızasına aittir; manevî silsile veya kişi ilişkisi iddiası olarak kullanılmaz. 1893: vefat sonrası meşihat tevcihi 1 Ekim 1893 tarihli kayıtta, Elmalı’ya bağlı Tekke köyündeki Abdal Mûsâ Dergâhı şeyhi Kuddûsî Efendi’nin vefatı sonrasında meşihat görevinin kardeşi Ahmed Hâşim Efendi’ye tevcihi ele alınır. Bu, dergâhtaki idarî görev sürekliliğine ait kayıttır.

18
Makale

Sefîne-i Evliyâ Beşinci Cilt Rehberi

Halvetî şubelerinden Mevlevîhâne hafızasına. Sefîne-i Evliyâ - Cilt 5 tam metni üzerinden hazırlanmış editoryal dosya.

19
Makale

Mevleviyye'nin Kurumlaşması ve Şehir Ağı

Sultan Veled ve Ulu Ârif Çelebi'den Osmanlı mevlevîhânelerine uzanan kurumsal tarih TDV İslâm Ansiklopedisi maddeleri mevcut monografilerle karşılaştırılarak özgün biçimde hazırlanmıştır.

20
Makale

Melâmet Bir Tarikat mı, Bir Meşrep mi?

İlk Melâmetî çevrelerden Bayramî-Melâmî yorumlara uzanan kavramsal ayrım TDV İslâm Ansiklopedisi maddeleri mevcut monografilerle karşılaştırılarak özgün biçimde hazırlanmıştır.

21
Makale

Kādiriyye'de Esmâ, Vird ve Kol Çeşitliliği

Ana yol, alt kollar, pîrler ve usul arasındaki bağlantıları açıklayan editoryal dosya.

22
Makale

Nefehât'tan Fütûhu'l-Mücâhidîn'e: Bir Tabakat Hafızasının Dönüşümü

Câmî'nin Farsça tabakatı Lâmiî'nin elinde nasıl Osmanlı-Anadolu tasavvuf hafızasına dönüştü?

23
Makale

Niyâzî-i Mısrî Dîvânı Nasıl Okunmalı?

Niyâzî-i Mısrî Dîvânı Nasıl Okunmalı?

24
Makale

Yiğitbaşı Ahmed Şemseddin Marmaravî: Hayatı, Eserleri ve Halvetî Terbiyesi

Yiğitbaşı Velî’nin Manisa merkezli irşadını, eser külliyatını ve tasavvuf anlayışını 360 sayfalık monografi üzerinden ele alan dosya.

25
Makale

Sun‘ullah Gaybî: Dîvân, Melâmî Hafıza ve Tasavvuf Dili

Kütahya çevresi Sun‘ullah Gaybî XVII. yüzyılın önemli mutasavvıf şairlerindendir. Şiir ve mensur eserleri, Halvetî-Melâmî kavram çevrelerinin, vahdet-i vücûd yorumlarının ve yerel irşad hafızasının kesiştiği bir külliyat oluşturur. Dîvânın dili Gaybî, güç tasavvuf kavramlarını görece sade ve yoğun bir Türkçeyle işler.

26
Makale

Mevlevî Dîvânları: Metin, Kurum ve Musiki Hafızası

Üç ayrı veri katmanı Mevlevî şairin biyografisi, tarikata dair açık ifadeleri ve Dîvânın bütünü aynı şey değildir. Nâsır Dede’de Yenikapı, ney, semâ ve musiki belirginleşirken İlmî Dede’nin şiirlerinde Mevlevî unsurlar çok sınırlıdır. Bu yüzden kişi aidiyetiyle şiir teması ayrı alanlarda tutulur. Kurum hafızası Receb E

27
Makale

III. Selim, Mevlevîhâneler ve Musiki

Muhiblik ile şeyhliği ayırmak III. Selim Mevlevî şeyhi değildir. Mevlevîhâneleri ziyaret eden, Şeyh Gâlib’le yakınlık kuran, derviş ve musikişinasları himaye eden bir muhibdir. Bu ayrım, saray ilişkisini silsile bağı gibi göstermemek için önemlidir. Ruznâmedeki ziyaretler Sırkâtibi Ahmed Efendi, padişahın Beşiktaş Mevl

28
Makale

Câbî Tarihi'nde İstanbul Tekkeleri ve Saray

Kroniği doğru terimlerle okumak Câbî Ömer Efendi'nin gün gün tuttuğu kayıtlarında “Dergâh-ı Âlî” devlet kapısını, “mevleviyet” ise çoğu yerde yüksek kadılık mansıbını anlatır. Bunlar tekke ve Mevleviyye kaydı sayılmaz. Gerçek tarikat verileri; Mevlevîhâne, tekye, zâviye, âyin-i tarîk ve adı verilen meşâyih ifadelerinde

29
Makale

Orhan Gazi Devrinde Âlimler ve Dervişler

Dâvûd-ı Kayserî’den Geyikli Baba ve Abdal Mûsâ’ya uzanan erken Osmanlı ilim ve irşad çevresini, tarihî kayıt ile menkıbeyi ayırarak okuyan kaynak dosyası.

30
Eser

Sayfalar 4–13

Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ YAYINLARI - No: 43 5846 Sayılı Kan un gereğince telif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: ÖZAL Matbaası - Baskı: ÖZTÜRK Matbaası Ist

31
Eser

Sayfalar 3–12

Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ YAYINLARI - No: 42 5846 Sayılı Kanun gereğince te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: ÖZAL Matbaası - Baskı: ARBEN Matbaası Ista

32
Eser

Sayfalar 1–10

Muzaffer Ozak Külliyatı · Elhac Muzaffer OZAK colli ZİYNET-UL-KULÜB KALPLERİN ZİYNETİ] Aşık sohbetleri ve evradı şerifeler AYRICA ASKÎ DİVANI SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ Ali BİLİCİ Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Işha

33
Eser

Sayfalar 1–9

Muzaffer Ozak Külliyatı · ELHAC MUZAFFER OZAK İRSAD 1.cilt Salâh Bilici Kitabevi Ali Bilici Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Iş Hanı Giriş KatNo: 24 Vezneciler /ISTANBUL Tel-Fax (0212) 512 87 44 SALÂH BİLİCİ KITA

34
Eser

Sayfalar 4–12

Muzaffer Ozak Külliyatı · SALAH BILICI KITABEVI YAYINLARI - No: 41 5846 Sayılı Kanun gereğince Te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: GÜYRAY, Baskı: ÜÇLER Matbaası İSTANBUL — 1

35
Eser

Sayfalar 2–9

Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BILICI KITABEVİ YAYINLARI: 18 ONBİRINCİ DERS MUNDERECAT: Süre-i Kevserin tefsiri, Hazretl Fatime'nin ahlrete Intikali, Hz. Ibrahim'in Hz. Ismalll Allah yolunda kurban etmesi,

36
Eser

Sayfalar 1–8

Muzaffer Ozak Külliyatı · eSSz ELHAC MUZAFFER OZAK İR$ÂD 152 0 3.cilt Salâh Bilici Kitabevi Ali Bilici Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Iş Hanı Giriş KatNo: 24 Vezneciler /ISTANBUL Tel-Fax (0212) 512 87 44 SALAH

37
Eser

Sayfalar 13–20

Muzaffer Ozak Külliyatı · tün kâ'inat ve mevcudat, Resûl-ü ekrem sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz hazretlerinin yüzü suyu hürmetine halk ve icat buyurulmuş ve Habib-i adib-i Kibriyâ on sekiz bin âleme

38
Eser

Sayfalar 10–17

Muzaffer Ozak Külliyatı · (YÂ RAHMANÜ ism-i celilini, her farz namazdan sonra 100 kerre okuyan kimseler, gaflet ve unutkanlıktan ve gönül darlığından emin olurlar.) Er Rahiymü Celle Celâluhu Pek ziyade merh

39
Eser

Sayfalar 13–18

Muzaffer Ozak Külliyatı · kullar! Ey bu imanları sebebiyle ebedi saadete erenler, selâmet yoluna girenler Hakka varanlar, daha bu âlemde iken cennete girenler ve cennet güllerinden derenler, cemal-i Hakkı g

40
Eser

Sayfalar 9–16

Muzaffer Ozak Külliyatı · Okuduğum âyet-i celile, işte o günü yani ölüm gününü, başka bir tâ'birle zâlimin mazlûmun eline geçeceği kıyâmet gününü anlatmaktadır. Bu şiddetli ve dehşetli günün başlangıcı düny

41
Eser

Sayfalar 10–15

Muzaffer Ozak Külliyatı · katre, güneşlerden bir zerre olarak Allahın bize ihsanı kadar anlatabilecegiz. Zira, kelimatullahı; denizler mürekkep, agaçlar kalem, yerler ve gökler kâğıt ve defter, insan ve mel