HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Kāin'den Huttalân'a
Seyyid Muhammed Nurbahş 795'te (1393) İran'ın Kuhistan bölgesindeki Kāin kasabasında doğdu. Gençliğinde dinî ilimleri tahsil etmek için Herat'a gitti. Daha sonra Huttalân'a geçerek Kübrevî şeyhi Hâce İshak Huttalânî'ye intisap etti ve onun en seçkin müridlerinden biri oldu.
“Nûrbahş” lakabı
Huttalânî'nin müridlerinden birinin rüyasında bir nurun Seyyid Muhammed'e indiğini ve ondan diğer müridlere yayıldığını gördüğü, bunun üzerine Huttalânî'nin ona “Nurbahş” lakabını verdiği, Seyyid Muhammed bu rüyayı kendisinin mehdî olduğu şeklinde yorumladığı, şeyhinin de onun bu yorumunu desteklediği kaydedilmektedir. Bazı kaynaklara göre ise kendisini mehdî olduğuna inandıran kişi şeyhi Huttalânî'dir.
Baskın, sürgün ve hapis
Huttalân Valisi Bayezid, 827'de (1424) isyan hazırlığı içinde oldukları gerekçesiyle Huttalânî ve Nurbahş üzerine bir baskın düzenledi. Huttalânî bu sırada öldürüldü, Nurbahş tutuklanarak Herat'a Timurlu Hükümdarı Şâhruh'un huzuruna götürüldü.
Sorgulamadan sonra Şîraz'a sürgün edilen Nurbahş bir süre Bihbehân'da kaldı, ardından Şüşter, Basra, Hille ve Bağdat'a gitti. Daha sonra dolaştığı İran'ın batısındaki bazı Kürt kabileleri arasında mehdîliği ve halifeliği benimsendi. Adına para bastırılıp hutbe okunması üzerine Şâhruh tarafından tekrar tutuklandı.
Hapisten kaçmayı başardıysa da yakalanarak Herat'a gönderildi. Herat'ta cami minberine çıkıp mehdîlik ve halifelik iddiasından vazgeçtiğini ilân etmeye mecbur tutuldu. 848'de (1444) ilmî konularda ders vermesi şartıyla serbest bırakıldı. Ardından yine kendisinden şüphe edildiği için Tebriz ve Şirvan'a, oradan da Gîlân'a gönderildi.
Son yılları
Şâhruh'un ölümünden (850/1447) sonra serbest kaldı. Rey'e gidip hayatının son dönemini geçirdiği Sûlikān köyüne yerleşti. 14 Rebîülevvel 869'da (14 Kasım 1464) burada vefat etti.
Ardında birçok mürid ve yirmi kadar eser bırakan Nurbahş'ın mehdîliği konusunda müridleri arasında iki farklı yaklaşım oluşmuş, bazıları onun mehdîliğini mehdî kelimesinin sözlük anlamıyla (hidayet edici) sınırlarken bazıları, bunun mezhepler arasındaki farklılığın ortadan kaldırılması ve yeni bir İslâmî yorumun getirilmesinden ibaret olduğunu öne sürmüştür.
Kaynak notu. Seyyid Muhammed Nûrbahş'ın TDV İslâm Ansiklopedisi'nde müstakil bir maddesi bulunmamaktadır; bu kart, tarikatına ayrılan “Nurbahşiyye” maddesine ve Hemedânî maddesindeki kayıtlara dayanır.