HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Çerkeş'te yetişmesi
Çankırı'nın Çerkeş kazasında doğdu. Kaynaklar, Zoralı Hacı Mehmed Efendi'ye intisap ederek hilâfet aldığını ve böylece Mudurnulu Abdullah Rüşdî üzerinden Mehmed Nasûhî'ye bağlandığını kaydeder. Hac yolculuğu yaptığı ve Çerkeş'i irşad merkezi haline getirdiği aktarılır.
Pîr-i sânî ve yayılma ağı
Şâbâniyye çevrelerinde “pîr-i sânî” kabul edildi. Kaynakların on bir veya on üç olarak verdiği halifeleri aracılığıyla Çerkeşiyye Batı Karadeniz, Ankara ve Orta Anadolu'dan İstanbul ve Balkanlar'a yayıldı. Beypazarlı Ali Efendi, Geredeli Hacı Halil Efendi, Semerci İbrâhim Efendi ve Tiritzâde Hüseyin Efendi bu halkalar arasında anılır.
Şeriat ve tarikat anlayışı
II. Mahmud'un talebiyle kaleme aldığı Risâle fî Tahkîki't-Tasavvuf, hakiki tasavvuf ile dinî ölçülerin dışına çıkan iddiaları birbirinden ayırır. Ona göre şeriat ile tarikat arasında aslî bir çatışma yoktur; âlimlere düşmanlık etmek ve tarikatı şeriattan bağımsız göstermek sapmadır. Mürşidin vazifesi müride şüphe vermek değil, şüpheyi gidermek ve onu ibadet, ahlâk ve istikamette olgunlaştırmaktır.
Halifeleri ve kollar
Geredeli Halil Efendi üzerinden Halîliyye, Beypazarlı Ali Efendi'nin halifesi Kuşadalı İbrâhim üzerinden İbrâhimiyye veya Kuşadaviyye gelişti. Çerkeşî'nin Mehmed, Mesud ve Osman Vehbi adlı oğulları da irşad ve ilim çevresinde yer aldı; Osman Vehbi'nin soyundan İstanbul'daki Çerkeşîzâdeler ailesi devam etti.
Vefat tarihi ihtilafı
Sefîne vefatı 1224/1809 olarak verirken Osmanlı Müellifleri, Sâdık Vicdânî ve modern araştırmalar 1229/1814 tarihini tercih eder. Üst künyede 1814 kullanılmış, 1809 kaydı kaynak ihtilafı olarak korunmuştur. Kabri Çerkeş'teki Pîr-i Sânî Camii içindedir.
