Köken ve kullanım
i. fars.
ولى
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
¢. Evliya
- Dost, yar, sevgili, eren, ermiş.
- tas, Hakk'ın dostu ve sevgili kulu. “Allah bir kulunu sevdimi onun gören gözü, işiten kulağı; tutan eli, yürüyen ayağı olur. Bu kul Allah'tan bir şey dilese dileği kabul edilir. Allah’a sıgındığında da Allah onu korur. Allah, velisine düşman olan kimselere harp ilan eder”. Veli zahiri hükümlere ve şer'i adaba saygılıdır; bunları titizlikle uygular. Veli masum değildir, ama mahfuzdur, yani Hak onları günaha düşmekten değilse bile, düştükleri günahta ısrar etmekten korur. Veli hasbelbeşer günah işler, ama tevbe eder ve günahta ısrar etmez. Veli keramet izhar etmez, ama keramet veliden zuhur eder. Veli kesinlikle keramet göstermez, keramet sahibi olduğunu da iddia etmez, Gayr-i ihtiyari kendisinden keramet zuhur edince de, bunun bir mekr-i ilâhî olması ihtimalini gözönüne alarak, endişe eder. Velinin veli olduğunu bilmesi icap etmez. Pek çok veli vardır ki, veli olduğunu bilmez. Fakat bazı veliler veli olduklarını bilebilirler, Bazı velilere hüsn-i hâtime nasip olmayabilir, yani veli, velilik makamından düşebilir, azledilebilir; irtidat edebilir. Veli nefsinden fani, Hak'la bakidir. Veli insan-ı kâmildir. Veli ibn vakttır. Veli arif-i billahur, Koruyucu veli: Bir beldeyi veya şehri manen koruduğuna inanılan veli, hami. Bkz. Evliya, Hami.
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
Qj) [Ar.] (ç. b. evliyâ)
- bk. velâyet
- Sözlük anlamı “Koruyan, kollayan, yardım edilen, kollanan.” olan bu söz, “esmâ'ü’lhüsnâ” (Allah'ın güzel isimleri)dan olup “Dost, seven, görüp gözeten, kollayan olan varlık.” anlamında Kur’ân-ı Kerîm’de mealen ”Allah müminler, müminler Allah’ın; şeytan inkârcıların ve zalimlerin, inkârcılar ve zalimler şeytanın velîsi.” denilerek yüce Allah’ın zât-ı ilâhiyyesine nispet edilmiştir (bk. M. F, Abdülbâkî, el-Mu'cem, “vly”’ maddesi). Bazı hadis metinlerinde de geçen bu “velî” adı, Allah’ın doksan dokuz ismini veren îbn Mâce ve Tirmizî rivayetlerindeki listede de yer almıştır (bk. Tirmizî, “Da'avât”, 82; îbn Mâce, “Du’â”, 10). § tam. veliyy-i akreb a. Ljil ^j) fik. Velâyet altında bulunan en yakm akraba olan kimse.
Tasavvuf Sözlüğü
Arapça, dost anlamındadır. Velinin tanımı, Bu-harî (Rekaik/38) ‘de şu kudsi hadisle verilir: “Allah, bir kulunu sevdiği zaman onun gören gözü, duyan kulağı, tutan eli, yürüyen ayağı olur. “Bu kul, Allah’tan bir şey istese, bu isteği kabul görür. Allah’a sığındığında, Allah onu korur. “Kim bir Velime düşmanlık yaparsa ona harp ilan ederim” “el-Veli”, Allah’ın güzel isimlerindendir. (ontolojik anlamda olmamak üzere) Allah’a yakınlık sağlayan kişilere veli denir. Veli kelimesi hem fail, hem de mef’ûl anlamındadır. Fail olarak, taat halinde devamlı olan kişiyi; mef’ûl olarak da, Allah’ın nimetleri üzerinde devamlı olan kulu ifade eder. Kısaca, sürekli olarak taata devam eden, isyandan uzak duran şehvetlerden kaçınan ariflere, veli denir. Veli kelimesinin çoğulu evliya’dır. Veli nebiden üstün olmamakla birlikte, bir peygamberin velilik yönünün nebilik yönünden üstün olduğu ileri sürülür, ki bunun gerekçesi şudur: Nebilik vehbîdir; herhangi bir çaba gösterilmeden, Allah vergisi olarak bahşedilir. Velilik, kulun çalışmasıyla yani zorlukla elde edilir. Zor elde edilen, kolay elde edilenden daha kıymetlidir. Bizim görüşümüze göre, istenmeden verilen, istenerek alınandan daha üstündür. Hz. Musa, Allah’ı görmeyi istedi, kendisine dağdaki tecelli (aynada ki yansıma) nasib oldu, direkt değil dolaylı görme ile şereflendi. Miraç gecesi Hz. Resûlullah, Allah’ı görmek gibi bir dilekte bulunmamasına rağmen,Allah O’nu direkt cemali ile (zatı ile değil) müşerref kıldı. Velinin özellikleri 1- Veliler masum değildir, mahfuzdur. Masum günah işlemez, mahfuz işler, ancak günahta ısrar etmez. Cüneyd’e soruldu: “Veli zina yapar mı?” Cüneyd bir miktar tefekkürden sonra, “ve kane emrullahi kaderan makdûra” âyetini okuyarak, olabileceğine işaret etti. 2- Velilerde son nefeste imanla vefat etmek garantisi yoktur. 3- Veliden keramet zuhur eder, o da ihtiyaç olduğunda. Durup dururken keramet göstermek, velilikde söz konusu değildir. 4-“Bir velinin bin yıl ömrü olsa, bu süre içinde manevi kemalâtta yükselse, bir peygamberin topuğuna bile varamaz” (Hacı Bayram Veli’nin dam-ad, Eşrefoğlu Rumi’ye yaptığı bir açıklama).