Ara
Menü

Kefevî Hüseyin Efendi

Kefevî Hüseyin Efendi (ö. 27 Safer 1010 / 27 Ağustos 1601), Kefe'de tâcirken dünyadan el çekip İstanbul'da ilme yönelen müderris ve kadı; üç dilde şiir söyleyen, mûsiki bilen ve Râznâme ile Sevânihu't-tefe'ül 'de devrinin aynası sayılan yüzlerce hikâye bırakan müellif.

Vefat
1601
Unvan
Kadı, şârih, Fâlnâme müellifi ve mûsikişinas

Menşei

Kırım'ın liman şehri Kefe'de doğup büyüdüğünden Kefevî nisbesiyle tanındı. Babasının adı İbrâhim'dir; Bağdatlı İsmâil Paşa'nın Rüstem olarak kaydetmesi yanlıştır.

Tâcirlikten ilme

İlk tahsilini Kefe'de yaptı. Eserlerinde kendi hayatının önemli safhalarından bahseder: Kefe'de emlâk sahibi tanınmış bir tâcir iken dünyadan el çekip ilim tahsili için İstanbul'a gitmiştir. Kanûnî Sultan Süleyman devrinin sonlarında İstanbul medreselerinde dinî ve aklî ilimleri okudu.

Mülâzemetini Karadâvudzâde Mustafa Efendi'den tamamladıktan sonra II. Selim zamanında Miftah Medresesi müderrisi oldu. Hocasının 974 Cemâziyelâhirinde (Ocak 1567) Medine kadılığına gitmiş olmasına göre mülâzemetini bu tarihten önce tamamlamış olmalıdır.

Kefe'ye dönüş: riyâziyyât, mûsiki, tasavvuf

977'de (1569) döndüğü Kefe'de şehrin kadısı Mahmud Çelebi'den riyâziyyât ve mûsiki öğrendi; ayrıca Nakşibendî şeyhi Hâce Ahmed Sâdık Taşkendî'ye intisap ederek tasavvuf terbiyesi aldı.

985 (1577) yılında 40 akçeli bir medreseye tayinini istedi; bu gerçekleşmeyince bir müddet sıkıntı çekti ve memleketine dönmek zorunda kaldı. Bu sırada tamamladığı Sevânihu't-tefe'ül'ü, Bahçesaray'da ziyaret ettiği Kırım Hanı II. Gazi Giray'a ithaf etti. Han ile yakınlığı sürekli olmuştur: 1003'te (1594) Tuna boylarındaki seferlere ve Yanıkkale fethine katılan Gazi Giray, bu seferleri anlattığı bir mektubu ona göndermiştir.

Müderrislik basamakları

985 (1577) sonlarında annesiyle birlikte İstanbul'a döndü; tekrar müderrisliğe başlayıncaya kadar ne yaptığı bilinmemektedir. Atâî'ye göre 990'da (1582) derecesi 40 akçeliye indirilen Fâtıma Sultan Medresesi'ne, 993 Saferinde (Şubat 1585) 50 akçeli Şah Hûban Medresesi'ne tayin edildi.

25 Cemâziyelevvel 999'da (21 Mart 1591) Edirnekapı'daki Mihrimah Sultan Medresesi'nde görevlendirildi; 1002 Ramazanında (Haziran 1594) Sahn-ı Semân müderrisi oldu. Yavuz Selim (Ocak 1595) ve Süleymaniye Dârülhadis (Eylül 1595) medreselerindeki hizmetinin ardından 1007 Şâbanında (Mart 1599) mahreç mevleviyetlerinden Kudüs kadılığına, 1008 Şevvalinde (Nisan 1600) Mekke kadılığına gönderildi.

Vefatı ve kaynak ihtilâfı

27 Safer 1010'da (27 Ağustos 1601) Mekke'de vefat etti ve orada defnedildi.

Kaynaklarda başka tarih ve yerler de geçer — kadılıktan ayrıldığı Kudüs, 1012 (1603) yılı, hatta Edirne — fakat bunlara itibar etmek güçtür. Ahmed Bâdî Efendi'nin, müderris olarak Edirne'ye döndükten sonra orada vefat edip Zehrimâr Camii hazîresine gömüldüğü yolundaki kanaati de hayatı hakkında bilinenlerle uyuşmamaktadır.

Şahsiyeti ve ilgi alanları

Zeki, güzel sesli, güzel ahlâklı, kültürlü, hoşsohbet ve nüktedan bir kişiydi. Arapça ve Farsça'yı edebiyatlarıyla öğrendi; hadis, tefsir, fıkıh ve diğer dinî ilimlerin yanı sıra matematik, astronomi ve mûsikiye de vâkıftı. Çağdaşları ve yakın dostları Kınalızâde Hasan Çelebi, Selânikî Mustafa Efendi, Rüstem Paşazâde Hüseyin Çelebi ve Nev'îzâde Atâî onun ilim ve irfanından övgüyle söz ederler.

Şairliği

Üç dilde şiir söyledi. Türkçe şiirlerinde kelime ve deyimler üzerinde oynayarak mecaz, tevriye ve cinaslarla edebî sanat yapmada ve nazîrede usta sayılmıştır. Kınalızâde Hasan Çelebi, onun Edirneli Emrî'nin bir beytine yaptığı nazîreyi mâna zenginliği bakımından nazîrelerin en iyisi olarak tanıtır.

Bazı şiirleri atasözü gibi dillerde dolaşmıştır. Ne var ki şiirlerini eserlerinin içine serpiştirmekle yetinmiş, bir divan hâlinde toplayamamıştır.

Mûsikişinaslığı

Atâî ve Riyâzî gibi kaynaklarda Türk mûsikisinde eser telif edecek kadar bilgi sahibi olduğu kaydedilir. Devrin mûsikişinaslarından Altuncuzâde ile yakın arkadaştı. Kefe'de güzel sesli gençlerin kendisinden mûsiki dersleri alıp bestelerinden istifade ettikleri ve birçok şiirinin bestelendiği bilinmektedir.

Eserlerinin karakteri

En dikkat çekici tarafı, tefe'ül (bir kitaba bakarak fal açma) etrafında topladığı yüzlerce hikâyedir. Osmanlı toplumunda yaygın olan bu âdet dolayısıyla çeşitli meclislerde mushaf, Mesnevî, Hâfız ve Câmî divanları ile bazı mev'iza kitaplarından çıkan ve duruma uygun düşen ifade ve hikâyeleri derledi.

Bu hikâyeler tarihî, içtimaî, siyasî, ilmî, edebî, biyografik ve otobiyografik niteliktedir; bu yüzden eser aynı zamanda bir tarih özeti ve devrin aynası durumundadır. Hayatı hakkında bilinenlerin çoğu da bu kayıtlardan gelmektedir.

COĞRAFÎ HAFIZA8 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi8 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Hayatından kayıtlar

İlk 4 kayıt gösteriliyor

BİYOGRAFİK KAYIT

Tâcirlikten vazgeçiş

Kefe'de emlâk sahibi bir tâcirken dünyadan el çekip İstanbul'a gitmesi.

Metni gösterMetni daralt

Kefevî eserlerinde kendi hayatından bahsederken, Kefe'de emlâk sahibi tanınmış bir tâcir iken dünyadan el çekip ilim tahsili için İstanbul'a gittiğini anlatır.

Çerçeve. Kaydın değeri kendi kaleminden çıkmış olmasıdır — menâkıbnâme değil, otobiyografik bir not. Kanûnî devrinin sonlarında İstanbul medreselerine başladığında artık genç bir talebe değildi.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Kefevî, Sevânihu't-tefe'ül, vr. 20b-21a; Râznâme II, vr. 8a.
BİYOGRAFİK KAYIT

Reddedilen tayin ve memlekete dönüş

40 akçeli medrese isteğinin karşılanmaması üzerine sıkıntıya düşmesi.

Metni gösterMetni daralt

985 (1577) yılında 40 akçeli bir medreseye tayinini istedi; bu isteği gerçekleşmeyince bir müddet sıkıntı çekti ve memleketine dönmek zorunda kaldı.

Çerçeve. Bu dönüş verimli oldu: Sevânihu't-tefe'ül'ü bu sırada tamamlayıp Bahçesaray'da II. Gazi Giray'a ithaf etti. Aynı yılın sonlarında annesiyle birlikte İstanbul'a döndü.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Kefevî, Râznâme II, vr. 90b-91a; Sevânihu't-tefe'ül, vr. 14a-b, 130a.
BİYOGRAFİK KAYIT

Kefe'de mûsiki dersleri

Güzel sesli gençlerin ondan ders alıp bestelerinden istifade etmesi.

Metni gösterMetni daralt

Kefe'de güzel sesli gençlerin kendisinden mûsiki dersleri alıp bestelerinden istifade ettikleri ve birçok şiirinin bestelendiği bilinmektedir. Devrin mûsikişinaslarından Altuncuzâde ile yakın arkadaştı.

Çerçeve. Atâî ve Riyâzî onun mûsikide eser telif edecek kadar bilgi sahibi olduğunu kaydeder. Kadılık ve müderrislik silsilesinin yanında yürüyen bu ilgi, ilmiye mensubu portresinin dışına taşar.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Kefevî, Sevânihu't-tefe'ül, vr. 161b; Kâtib Çelebi, s. 178; Riyâzî, vr. 56a.
BİYOGRAFİK KAYIT

Nazîrelerin en iyisi

Kınalızâde Hasan Çelebi'nin, Emrî'nin beytine yaptığı nazîre hakkındaki hükmü.

Metni gösterMetni daralt

Kınalızâde Hasan Çelebi, Kefevî'nin Edirneli Emrî'nin bir beytine yaptığı nazîreyi mâna zenginliği bakımından nazîrelerin en iyisi olarak tanıtır.

Çerçeve. Türkçe şiirlerinde kelime ve deyimler üzerinde oynayarak mecaz, tevriye ve cinas yapmada usta sayılmıştır; bazı şiirleri atasözü gibi dillerde dolaşmıştır. Buna rağmen şiirlerini bir divanda toplamamış, eserlerinin içine serpiştirmekle yetinmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Kınalızâde Hasan Çelebi, Tezkiretü'ş-şuarâ; Mehmed Çavuşoğlu, s. 34.

Eserleri ve metinleri

İlk 4 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Sevânihu't-tefe'ül ve levâihu't-tevekkül

Kefe'de tamamlayıp II. Gazi Giray'a ithaf ettiği 139 hikâyelik Türkçe eser.

Metni gösterMetni daralt

985 (1577) yılında Kefe'de temize çekip Kırım Hanı II. Gazi Giray'a ithaf etti; kendi el yazısıyla olan bu nüsha 139 hikâye ihtiva eder. Falnâme ve Tefe'ülât-ı Kefevî diye de anılır; ikinci bir nüshası İzmir Millî Kütüphanesi'ndedir.

Zikredilen olaylar tarihî, içtimaî, siyasî, ilmî, edebî, biyografik ve otobiyografik nitelikte olduğu için eser aynı zamanda bir tarih özeti ve devrin aynası durumundadır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Süleymaniye Ktp., Reîsülküttâb Mustafa Efendi, nr. 821 (müellif hattı).
TARİHÎ KAYIT

Râznâme

Aynı eserin İstanbul'da 192 hikâyeye çıkarılmış hâli; III. Murad ve III. Mehmed'e sunuldu.

Metni gösterMetni daralt

Sevânihu't-tefe'ül'ün, İstanbul'da bazı yeni olay ve hâtıralar ilâvesiyle 192 hikâyeye çıkarılmış şeklidir. 993'te (1585) Şah Bânû Hatun Medresesi müderrisiyken kendi hattıyla yazıp III. Murad'a ithaf etti; 996 (1588) tarihli ikinci bir nüsha da aynı padişaha sunulmuştur.

Daha sonra bazı ilâveler yapıp telif düzenini “fâl-i …” başlıklarıyla vererek III. Mehmed'e sundu — Râznâme II denebilecek bu hâlinden Süleymaniye'de altı, İstanbul Üniversitesi'nde beş nüsha bulunmaktadır. Bazı kayıtlarda Târîh-i Kefevî adıyla anılması, eserin tarih kitabı gibi okunduğunu gösterir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Millet Ktp., Ali Emîrî, Şer'iyye, nr. 1086; Süleymaniye Ktp., Lâleli, nr. 1677 ve Fâtih, nr. 3892.
TARİHÎ KAYIT

Şerh-i Gülistân

Mekke'de kadıyken 1601'de tamamladığı son eseri; Sürûrî ve Şem'î'yi tenkit eder.

Metni gösterMetni daralt

Sa'dî-i Şîrâzî'nin Gülistân'ının Türkçe tercüme ve şerhidir; önceki şârihleri Sürûrî ve Şem'î'yi tenkit eder. Ferâğ kaydında eseri Mekke'de kadı iken 16 Şevval 1009'da (20 Nisan 1601) tamamladığını bildirir — vefatından dört ay önce.

Bıraktığı müsveddeyi dostu ve Medine kadısı Rüstem Paşazâde Hüseyin Çelebi temize çekmiş, dîbâcesine müellifin tercüme-i hâlini de yazarak esere Bostân-efrûz-i Cinân der Şerh-i Gülistân adını vermiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Bostân-efrûz-i Cinân der Şerh-i Gülistân, Süleymaniye Ktp., Hamidiye, nr. 1159.
TARİHÎ KAYIT

Ebüssuûd tefsirinin savunusu

Şemseddin Ahmed el-Ensârî'nin tenkitlerine yazdığı Arapça cevap.

Metni gösterMetni daralt

Devrin müderrislerinden Şemseddin Ahmed el-Ensârî, Ebüssuûd Efendi'nin meşhur tefsirindeki bazı görüşlerini tenkit etmişti. Kefevî bu Arapça risâleyi yazarak Ebüssuûd'u savundu.

Diğer ilmî çalışmaları arasında Sahîh-i Buhârî ve Sahîh-i Müslim ta'lîkātı, Tuğrâî'nin Lâmiyyetü'l-Acem'ine şerh, Sekkâkî'nin Miftâhu'l-ulûm'u ve Şerhu'l-Vikāye üzerine notlar ile el-Hidâye'den vekâlet babına dair bir risâle sayılabilir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: el-Cevâb 'an i'tirâzâti'l-Mevlâ Ahmed el-Ensârî…, Süleymaniye Ktp., Hekimoğlu Ali Paşa, nr. 98/1.

Kavram dünyası

İlk 3 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Tefe'ül

Bir kitaba bakarak hayra yorma; Kefevî'nin iki eserinin konusu.

Metni gösterMetni daralt

Tefe'ül, bir kitabı rastgele açıp çıkan ibareyi hayra yorma âdetidir. Osmanlı toplumunda yaygındı; mushaf-ı şerif, Mesnevî-i Ma'nevî, Hâfız-ı Şîrâzî ve Abdurrahman-ı Câmî divanları ile bazı mev'iza kitapları bu maksatla kullanılırdı.

Kefevî çeşitli meclislerde çıkan ve duruma uygun düşen ifade ve hikâyeleri toplayarak iki eser meydana getirdi. Derlemenin yan ürünü bir devir tarihi oldu: hikâyeler tarihî, içtimaî, siyasî, ilmî, edebî ve biyografik olaylar taşır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Kefevî, Sevânihu't-tefe'ül ve levâihu't-tevekkül, Süleymaniye Ktp., Reîsülküttâb Mustafa Efendi, nr. 821.
TARİHÎ KAYIT

Mülâzemet

Bir âlimin yanında staj görüp müderrisliğe adaylık kazanma usulü.

Metni gösterMetni daralt

Osmanlı ilmiyesinde müderrisliğe geçiş, bir âlimin yanında mülâzemet (adaylık) süresini tamamlamakla olurdu. Kefevî mülâzemetini Karadâvudzâde Mustafa Efendi'den tamamladı ve II. Selim zamanında Miftah Medresesi müderrisliğine başladı.

Sonraki basamakları akçe dereceleriyle ölçülür: 40 akçeli Fâtıma Sultan, 50 akçeli Şah Hûban, ardından Mihrimah Sultan ve nihayet Sahn-ı Semân.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Kefevî Hüseyin Efendi”, c. 25, s. 186-188.
TARİHÎ KAYIT

Mahreç mevleviyeti

Müderrislikten kadılığa geçişin ilk basamağı; Kudüs ve Mekke bu sınıftandır.

Metni gösterMetni daralt

Yüksek dereceli müderrisler kadılığa mevleviyet denilen büyük kadılıklarla geçerdi. Kefevî 1599'da mahreç mevleviyetlerinden Kudüs kadılığına, bir yıl sonra Mekke kadılığına tayin edildi ve orada vefat etti.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Kefevî Hüseyin Efendi”, c. 25, s. 186-188.

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

Feodosiya · KırımKefeDoğduğu, tâcirlik yaptığı ve ilk tahsilini gördüğü liman şehri; nisbesini buradan alır. 1569'da dönüp Mahmud Çelebi'den riyâziyyât ve mûsiki öğrendi. İlişkili kişi dosyası Kefevî Hüseyin Efendi : Kefevî Hüseyin Efendi (ö. 1010/1601), Kefe’den yetişmiş; medrese ve Haremeyn kadılıklarının yanında hadis hâşiyeleri, Türkçe Gülistan şerhi, Fâlnâme, şiir ve mûsiki eserleri bırakmış çok yönlü Osmanlı âlimidir.Mekke · Suudi ArabistanMekkeNisan 1600'de kadılığına tayin edildi; Şerh-i Gülistân 'ı burada tamamladı ve 27 Ağustos 1601'de burada vefat edip defnedildi. İlişkili kişi dosyası Kefevî Hüseyin Efendi : Kefevî Hüseyin Efendi (ö. 1010/1601), Kefe’den yetişmiş; medrese ve Haremeyn kadılıklarının yanında hadis hâşiyeleri, Türkçe Gülistan şerhi, Fâlnâme, şiir ve mûsiki eserleri bırakmış çok yönlü Osmanlı âlimidir.Kudüs · FilistinKudüsMart 1599'da mahreç mevleviyeti olarak tayin edildiği ilk büyük kadılık. İlişkili kişi dosyası Kefevî Hüseyin Efendi : Kefevî Hüseyin Efendi (ö. 1010/1601), Kefe’den yetişmiş; medrese ve Haremeyn kadılıklarının yanında hadis hâşiyeleri, Türkçe Gülistan şerhi, Fâlnâme, şiir ve mûsiki eserleri bırakmış çok yönlü Osmanlı âlimidir.İstanbul · TürkiyeSahn-ı Semân MedreseleriHaziran 1594'te müderris olduğu, Osmanlı ilmiyesinin en üst medreselerinden. İlişkili kişi dosyası Kefevî Hüseyin Efendi : Kefevî Hüseyin Efendi (ö. 1010/1601), Kefe’den yetişmiş; medrese ve Haremeyn kadılıklarının yanında hadis hâşiyeleri, Türkçe Gülistan şerhi, Fâlnâme, şiir ve mûsiki eserleri bırakmış çok yönlü Osmanlı âlimidir.İstanbul · TürkiyeSüleymaniye DârülhadisiEylül 1595'ten itibaren hizmet ettiği medrese; Sahîh-i Buhârî ta'lîkātını burada okuturken yazdığı sanılmaktadır. İlişkili kişi dosyası Kefevî Hüseyin Efendi : Kefevî Hüseyin Efendi (ö. 1010/1601), Kefe’den yetişmiş; medrese ve Haremeyn kadılıklarının yanında hadis hâşiyeleri, Türkçe Gülistan şerhi, Fâlnâme, şiir ve mûsiki eserleri bırakmış çok yönlü Osmanlı âlimidir.İstanbul · TürkiyeMihrimah Sultan Medresesi (Edirnekapı)21 Mart 1591'de görevlendirildiği medrese. İlişkili kişi dosyası Kefevî Hüseyin Efendi : Kefevî Hüseyin Efendi (ö. 1010/1601), Kefe’den yetişmiş; medrese ve Haremeyn kadılıklarının yanında hadis hâşiyeleri, Türkçe Gülistan şerhi, Fâlnâme, şiir ve mûsiki eserleri bırakmış çok yönlü Osmanlı âlimidir.Bahçesaray · KırımBahçesarayKırım Hanı II. Gazi Giray'ı ziyaret edip Sevânihu't-tefe'ül 'ü ona ithaf ettiği başkent. İlişkili kişi dosyası Kefevî Hüseyin Efendi : Kefevî Hüseyin Efendi (ö. 1010/1601), Kefe’den yetişmiş; medrese ve Haremeyn kadılıklarının yanında hadis hâşiyeleri, Türkçe Gülistan şerhi, Fâlnâme, şiir ve mûsiki eserleri bırakmış çok yönlü Osmanlı âlimidir.Medine · Suudi ArabistanMedineHocası Karadâvudzâde Mustafa Efendi'nin 1567'de kadı olduğu, dostu Rüstem Paşazâde Hüseyin Çelebi'nin de kadılık yaptığı şehir; son eserini temize çeken odur. İlişkili kişi dosyası Kefevî Hüseyin Efendi : Kefevî Hüseyin Efendi (ö. 1010/1601), Kefe’den yetişmiş; medrese ve Haremeyn kadılıklarının yanında hadis hâşiyeleri, Türkçe Gülistan şerhi, Fâlnâme, şiir ve mûsiki eserleri bırakmış çok yönlü Osmanlı âlimidir.