ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
43 sonuç · “Cah”
01Câhidiyye
Câhidiyye, Halvetiyye'nin alt şubelerinden biridir; nispet, silsile ve tarihî merkez bilgileri karşılaştırmalı kaynaklarla gösterilir.
Kübreviyye
Necmeddîn-i Kübrâ'nın Hârizm'deki irşad halkasında şekillenen; zikir, mücâhede, müşâhede ve renk-nur tecrübesini sistemli biçimde yorumlayan, halifeleriyle geniş bir coğrafyaya yayılan tasavvuf yolu.
Acem Hoca Sâdık
Acem Hoca diye tanınan İsfahanlı Sâdık (ö. 1132/1719-20), İstanbul Fethiye'deki Sinan Paşa Medresesi'nde talebelere Farsça öğreten; Türkçe ve Farsça şiir örnekleri Vekāyi‘u’l-Fuzalâ'da korunan şair ve hocadır.
Bakkālzâde Mehmed Efendi
Bakkālzâde Mehmed Efendi (ö. 18 Rebîülâhir 1004 / 21 Aralık 1595), tıp ile matematiksel astronomiyi birleştiren; yaklaşık 1585–1595 arasında müneccimbaşılık, ayrıca hassa tabipliği ve reîsületıbbâlık yapan Osmanlı âlimidir.
Bâyezîd-i Bistâmî
Bâyezîd-i Bistâmî (Tayfûr b. Îsâ, ö. 234/848 [?]), “sultânü'l-ârifîn” diye anılan Horasanlı sûfî; sekr, fenâ ve mi'rac diliyle tasavvufun sözlüğünü kuran ve şathiyeleriyle asırlarca hem sevilen hem tenkit edilen isim.
Bedr Ata (Bedreddin Muhammed)
Bedr Ata, asıl adıyla Bedreddin Muhammed; Buhara’da Sadr Ata ile tahsil gören, mürşid arayışıyla Taşkent çevresine giderek Zengî Ata’ya intisap eden dört başlıca Yesevî halifeden biridir.
Cemâlîzâde Abdülbâkî Efendi
Cemâlîzâde Abdülbâkî Efendi (ö. 1010/1601-02), Zenbilli Ali Cemâlî Efendi’nin torunu; Sahn ve Edirne Sultan Bayezid medreselerinde müderrislik, Lofça, Halep, Mekke, Bursa ve Mısır’da kadılık yapan; Makrîzî’nin el-Hıtat’ını Türkçeye çeviren Osmanlı âlimi, kadısı ve hayır sahibidir.
Çelebi Pîr Mustafa (Mustafa Muslihiddin Efendi)
Mustafa Muslihiddin Efendi (ö. 1071-1073/1661-1663), İsmâil Çorûmî’nin oğlu ve başlıca halifesi; Şâbân-ı Velî Âsitânesi’nde on altı yıl postnişinlik yapan, Karabaş-ı Velî’nin tasavvufî terbiyesini tamamlayan Şâbânî şeyhidir.
Edirneli Câhidî Ahmed Efendi
Edirneli Câhidî Ahmed Efendi (ö. 1070/1659-60), Gelibolulu Ömer Karîbî’nin halifesi olarak Kilitbahir’de irşad merkezi kuran, Câhidiyye’ye adını veren ve şiir ile nasihat metinlerinde Uşşâkî terbiyesini işleyen mutasavvıf şairdir.
Hasîrîzâde Hacı Ahmed Muhtâr Efendi
Ahmed Muhtâr Efendi (1821–1901), babası Süleyman Sıdkî’den hilâfet alan; kardeşi Hasan Rızâ’nın inzivaya çekilmesinden sonra Sütlüce postunu fiilen sürdüren ve hizmeti oğlu Elîf Efendi’ye bırakan Sa‘dî şeyhidir.
Hidâyetullah Âfâk Hoca
Âfâk Hoca, Kâsâniyye'nin Akdağlık Hâceleri adıyla bilinen kolunu Kaşgar ve Doğu Türkistan'da siyasî-mânevî bir güce dönüştürdü.
Hoca Hasan Hüsâmeddin Efendi
Hasan Hüsâmeddin Efendi (1770–1864), İstanbul’da yetişen; Mesnevî, tefsir, hadis ve tasavvuf dersleriyle tanınan uzun ömürlü âlim ve mesnevîhandır.
Hoca Neş’et Efendi
Hoca Neş’et Efendi (1735–1807), asıl adı Süleyman olan; İstanbul’da Farsça ve Mesnevî öğretimiyle bir şairler kuşağı yetiştiren Nakşibendî şeyhi, divan şairi ve müelliftir.
İbnü’l-Fârız
İbnü'l-Fârız (576/1181 – 632/1235), “sultânü'l-âşıkīn” diye anılan Mısırlı mutasavvıf şair; Mukattam dağında ve Mekke çöllerinde çile çıkarmış, ilâhî aşkı şarap ve sevgili diliyle anlatan Tâiyye ile Hamriyye kasideleri asırlarca hem şerhedilmiş hem tekfir edilmiştir.
Cah
(e (جا Resmi makam, sosyal mevki, itibar, şan, şöhret. tas. a İnsanların kalplerine malik ve hâkim olmak, onların Saygısını ve itaatini beklemek, Insanlar katında saygın kişi olmak için çalışmak tasavvufta makbul bir şey değil- Süfiler hubb-i cah denilen makam ve itibar arzusunu gönüllerinden söküp atmak için nefsleriyle çetin ve amansız bir savaşa girerler. Melamiler ise “Hakk'ın makbulü olmak için halkın menfuru olmak gerek,” derler, Tasavvuf câhı yok etmektir. Cah ile gelmez fazilet câhile Hükmi b Sâlik için en büyük dört fitneden biri olan riyaset (diğer üçü; mal, kadın, evlat). “Sıddıkların kalbinden en son çıkan kötü huy, hubb-i riyasettir.” Arifler “Allah'ın sevdiği riyaseti severler, bunda bir mahzur da yoktur” ( İFM IV:589).
Mücâhede
Savaşmak, mücadele etmek. tas, a Şeriatça istenen fakat nefse zor gelen şeyleri nefs-i emmareye yükleyerek onunla savaşmak. Nefse karşı açılan savaş cihad-ı ekber'dir. b Nefsi ezmek, etkisiz hale getirmek, hatta ölmeden evvel öldürmek. e Çile çekmek. Mücâhedenin üç gayesi var- Kaynak işaretleri Basılı sözlükte bu açıklama için İFM; GT kısaltmalarıyla kaynak gösterilmiştir. dır. İlki, takva sahibi olmaktır. Bu mücâhede şeriatın emirlerine tam olarak riayet etmek ve kalbi temiz tutmak için nefsi disiplin altına alma, esasına dayanır. Buna vera adı da verilir. Ikincisi, istikamet üzere olmak ve itidal yolunda yürümektir. Fatiha'daki “sırat-ı müstakime ilet bizi,” ifadesi bu hususu ifade eder. Üçüncüsü keşf ve ilham sahibi olmaktır. İslam bu maksatla nefsi mücâhede yap- maya teşvik etmez (iş 34-51: Gİ IV: 395). Bkz. Ebrar yolu, Ehl-i riyazet.
Gimri
Gimri · Dağıstan (Rusya) · Doğduğu köy. 1832'de burada yapılan savaşta Molla Muhammed şehid düştü, Şâmil ağır yaralı kurtuldu; köy sonradan General Lanskoy tarafından tahrip edildi. İlişkili kişi dosyası Şeyh Şâmil : Şeyh Şâmil (1797–1871), Nakşibendî-Hâlidî terbiyesi almış Dağıstanlı âlim ve imam; Rus işgaline karşı Kuzey Kafkasya direnişini yaklaşık yirmi beş yıl yöneten liderdir.
Medîne-i Münevvere
Medine · Suudi Arabistan · Harb-i Umûmî sırasında Filistin cephesine hareket eden Mevlevî mücahidleri arasında mümtaz sınıfın başında olarak Şam üzerinden geldiği ve Ravza-i Mutahhara’da bulunup na‘tini yazdığı şehir. İlişkili kişi dosyası Ahmed Remzî Akyürek : Ahmed Remzî Akyürek (1872–1944), Kayseri'de yetişip Kütahya, Kastamonu, Halep ve Üsküdar Mevlevîhânelerinde hizmet eden; Mesnevî öğretimi, üç dilde şiiri, tercümeleri ve kütüphaneciliğiyle son dönem Mevlevî kültürünü taşıyan başlıca şahsiyetlerdendir.
Alaca Mescid ve Haziresi (Marpuççular)
İstanbul · Türkiye · Mısır Çarşısı yakınında, Marpuççular'da Alacahamam bitişiğindeki cami. Muhammed Şükrü Efendi'nin Ayvansarâyî'ye dayanılarak kaydedilen imamlık yeri ve haziresindeki medfeni. Vassâf, 1346 (1927) yılında hazirenin kaldırılıp yerine dükkân yapılmak istendiğini, Evkaf İdaresi'nin yaptırdığı bir dükkânın bir kısmının kabrin üstüne geldiğini yazar.
Edirne
Edirne · Türkiye · Kaynak, Câhidî Ahmed Efendi'nin Edirne'de doğduğunu, Kitâbü'n-Nasîha 'dan Rumelili bir aileden geldiğinin ve babasının adının Muhammed olduğunun anlaşıldığını bildirir. Muhtemelen Halvetî-Uşşâkī hilâfetini de burada almıştır.
Câhidî Ahmed Efendi Tekkesi
Çanakkale · Türkiye · Hilâfet aldıktan sonra Çanakkale'ye giderek Kilitbahir'de bir tekke kurdu ve irşad faaliyetini burada sürdürdü. Kaynak tekkenin Kilitbahir'de bulunduğunu söyler, mevkiini tarif etmez. İlişkili kişi dosyası Edirneli Câhidî Ahmed Efendi : Câhidî Ahmed Efendi (ö. 1070/1659-60), Kilitbahir'de kurduğu tekke çevresinde irşad eden, Câhidiyye'ye adını veren Halvetî-Uşşâkî şeyhi ve mutasavvıf şairdir.
Karacahisar köyü
Bozkır · Türkiye · Küçük yaşta gittiği ve akrabası İbrâhim Efendi'nin (Ebû Saîd Hâdimî'nin talebelerinden) terbiyesinde büyüdüğü köy. İbrâhim Efendi'nin vefatından sonra oğlu Muhammed Efendi'nin huzurunda tahsiline devam etti; tahsilini tamamlayıp döndükten sonra burada yerleşip evlendi ve ders okuttu. Ödemişli Hasan Kudsî ile burada tanıştı. Köyün tam konumu kaynakta yoktur.
Şibliye köyü
Sâmerrâ · Irak · Kaynak, Şiblî'nin 247 (861) yılında Sâmerrâ'nın Şibliye köyünde doğduğunu bildirir; nisbesi de bu köyden gelir. Köyün bugünkü yeri ayrıca tespit edilmediğinden koordinat Sâmerrâ şehri düzeyindedir. İlişkili kişi dosyası Ebû Bekir eş-Şiblî : Ebû Bekir Dülef b. Cahder eş-Şiblî (247/861–334/946), Sâmerrâ yakınında doğup Abbâsî idaresinde görev yaptıktan sonra Hayr en-Nessâc ve Cüneyd-i Bağdâdî çevresinde tasavvufa yönelen; fıkıh, hadis, Kur’an tefekkürü, mârifet ve tevhid diliyle erken Bağdat tasavvufunun başlıca temsilcilerinden olan sûfîdir.
Ahulgoh
Ahulgoh · Dağıstan (Rusya) · 1839'da seksen gün savunulan kale; 4000 kişiyle direnildi, Ruslar binlerce kayıp verdi. Kafkasya direnişinin dönüm noktası. İlişkili kişi dosyası Şeyh Şâmil : Şeyh Şâmil (1797–1871), Nakşibendî-Hâlidî terbiyesi almış Dağıstanlı âlim ve imam; Rus işgaline karşı Kuzey Kafkasya direnişini yaklaşık yirmi beş yıl yöneten liderdir.
Câhidî Ahmed Efendi Türbesi
Çanakkale · Türkiye · Türbesi Çanakkale'nin önemli ziyaret yerlerindendir ve kendi adıyla anılan mescidin ön tarafında yer alır. Kaynak, halk arasında yanlışlıkla “Câhide Sultan” diye anıldığını da kaydeder. İlişkili kişi dosyası Edirneli Câhidî Ahmed Efendi : Câhidî Ahmed Efendi (ö. 1070/1659-60), Kilitbahir'de kurduğu tekke çevresinde irşad eden, Câhidiyye'ye adını veren Halvetî-Uşşâkî şeyhi ve mutasavvıf şairdir.
Gunib
Gunib · Dağıstan (Rusya) · 400 müridiyle çekildiği son mevzi; 70.000 kişilik Rus ordusu karşısında 6 Eylül 1859'da burada teslim oldu. İlişkili kişi dosyası Şeyh Şâmil : Şeyh Şâmil (1797–1871), Nakşibendî-Hâlidî terbiyesi almış Dağıstanlı âlim ve imam; Rus işgaline karşı Kuzey Kafkasya direnişini yaklaşık yirmi beş yıl yöneten liderdir.
Hunzak (Avaristan)
Hunzah · Dağıstan (Rusya) · 1830'da alınamayan, 1834'te imam seçildikten sonra üzerine yürüyüp Avaristan'ın tamamını kontrole aldığı merkez. İlişkili kişi dosyası Şeyh Şâmil : Şeyh Şâmil (1797–1871), Nakşibendî-Hâlidî terbiyesi almış Dağıstanlı âlim ve imam; Rus işgaline karşı Kuzey Kafkasya direnişini yaklaşık yirmi beş yıl yöneten liderdir.
Vedeno (yeni Dargiye)
Vedeno · Çeçenistan (Rusya) · 1847'den itibaren karargâhı; Yevdokimov 19-21 Şubat 1859'da burayı kuşattı. İlişkili kişi dosyası Şeyh Şâmil : Şeyh Şâmil (1797–1871), Nakşibendî-Hâlidî terbiyesi almış Dağıstanlı âlim ve imam; Rus işgaline karşı Kuzey Kafkasya direnişini yaklaşık yirmi beş yıl yöneten liderdir.
Mevlevî Silsileleri ve Kübrevî Temaslar
Tek zincir yerine silsile varyantları, irşad çevresi ve post devamı. Klasik erkân, tarihî veri ve gelenek içi sembolik yorum birbirinden ayrılarak hazırlanmıştır.
Nefehât'tan Fütûhu'l-Mücâhidîn'e: Bir Tabakat Hafızasının Dönüşümü
Câmî'nin Farsça tabakatı Lâmiî'nin elinde nasıl Osmanlı-Anadolu tasavvuf hafızasına dönüştü?
Desûkıyye'nin Usulü: Yâ Dâim, Helâl Lokma ve Mücahede
Şeriat ve hakikat İbrâhim ed-Desûkî'nin öğretisinde zâhirî hükümlere bağlılıkla bâtınî arınma birbirinin alternatifi değildir. Helâl lokma ve kul hakkı, olağanüstü hallerden önce gelir. Yâ dâim Tilâvet ve cehrî zikir meclislerinde “yâ dâim” ismi tekrar edilir. Bu zikir süreklilik, kullukta sebat ve
Sayfalar 4–12
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALAH BILICI KITABEVI YAYINLARI - No: 41 5846 Sayılı Kanun gereğince Te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: GÜYRAY, Baskı: ÜÇLER Matbaası İSTANBUL — 1
Sayfalar 4–13
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ YAYINLARI - No: 43 5846 Sayılı Kan un gereğince telif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: ÖZAL Matbaası - Baskı: ÖZTÜRK Matbaası Ist
Sayfalar 1–9
Muzaffer Ozak Külliyatı · ELHAC MUZAFFER OZAK İRSAD 1.cilt Salâh Bilici Kitabevi Ali Bilici Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Iş Hanı Giriş KatNo: 24 Vezneciler /ISTANBUL Tel-Fax (0212) 512 87 44 SALÂH BİLİCİ KITA
Sayfalar 3–12
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ YAYINLARI - No: 42 5846 Sayılı Kanun gereğince te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: ÖZAL Matbaası - Baskı: ARBEN Matbaası Ista
Sayfalar 2–9
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BILICI KITABEVİ YAYINLARI: 18 ONBİRINCİ DERS MUNDERECAT: Süre-i Kevserin tefsiri, Hazretl Fatime'nin ahlrete Intikali, Hz. Ibrahim'in Hz. Ismalll Allah yolunda kurban etmesi,
Sayfalar 11–17
Muzaffer Ozak Külliyatı · Aleyküm bis-sünneti ve sünneti hulefâ-ir-râşidiyn. (Sünnetim üzere ve rüşt sahibi halifelerimin sünnetleri üzerine olunuz.) Hadis-i şerifi buna delâlet etmektedir. Resûl-ü zişâna h
Sayfalar 14–20
Muzaffer Ozak Külliyatı · BEtSsü; Ve lekad kerremna beni-Âdeme... El-İsrâ: 70 (Andolsun, biz azim-üş-şân Âdem oğullarını, diğer bütün yarattıklarımızdan üstün kıldık.) sırrına ve tecellisine mazhar olabilsi
Sayfalar 13–18
Muzaffer Ozak Külliyatı · kullar! Ey bu imanları sebebiyle ebedi saadete erenler, selâmet yoluna girenler Hakka varanlar, daha bu âlemde iken cennete girenler ve cennet güllerinden derenler, cemal-i Hakkı g
Sayfalar 13–20
Muzaffer Ozak Külliyatı · tün kâ'inat ve mevcudat, Resûl-ü ekrem sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz hazretlerinin yüzü suyu hürmetine halk ve icat buyurulmuş ve Habib-i adib-i Kibriyâ on sekiz bin âleme
Sayfalar 21–28
Muzaffer Ozak Külliyatı · Evet, Hz. Musa aleyhisselâm sadrının şerholunmasını, işlerinin kolaylaştırılmasını, lisanındaki tutukluğun giderilmesini, sözünün daha iyi anlaşılmasını, ehlinden ve akrabasından b
Sayfalar 25–30
Muzaffer Ozak Külliyatı · ner, bunlara sahip bulunanların mevki ve makamlarını, mal ve mülklerini yerinde, hak rizasına uygun ve kelimenin tam mânasıyla iyi kullanabilmeleridir. Bu bakımdan, gururluya karşı
Sayfalar 29–36
Muzaffer Ozak Külliyatı · haremeyn, ceddüs-sıbteyn, imam-ül-Enbiyâ, imam-ül-etkiyâ, tâcül-asfiyâ, sahib-üs-seyf, sahib-ül-kitab, münzel-ül-Kur'an, sahibül-mi'râc, şefi-ul-müznibiyn, Resûlüllah, Habibullah,