Envârü’l-Kulûb II · kaynak sayfaları 21–28 Evet, Hz. Musa aleyhisselâm sadrının şerholunmasını, işlerinin kolaylaştırılmasını, lisanındaki tutukluğun giderilmesini, sözünün daha iyi anlaşılmasını, ehlinden ve akrabasından bir zatın kendisine vezir ve yardımcı olarak verilmesini ve bu vazifeye kardeşi Harun aleyhisselâmın iltimas buyurulmasını Allahu sübhanehu teâlâ'dan böylece niyaz etmektedir. Fahr-i âlem sallallahu aleyhi ve sellem efendimize gelince, Allahu zül-celâl vel-kemal hazretleri kendilerine şöyle hitap buyurmaktadır: — Ey Habibim! Senin, sadrını şerhetmedik mi? Seni, günah işlemekten hıfzederek pâk ve mâ'sum kılmadık mı? Senin zikrini yüceltmedik mi? Seni, muazzez kılmadık mı? Sana ve senin ümmetine, bir zorluğa iki kolaylık vermedik mi? Bu çok mühim farkı, ehl-i iymanın irfan ve idraklerine arzederim. Bu iltifat ve taltif, Allahu azim-üş-şânın Habib-i edibine muhabbet ve ihsanlarının belirtileri değil midir? Rahmeten lil-âlemiyn olan Resûl-ü zişâna, Allah azze ve celle lisan talâkatı bahş ve ihsan buyurmuş, onu daima güler yüz. lü, tatlı dilli kılmış ve kendisine istemeden Hz. Ebu Bekir, Omer,…
ÜYE KÜTÜPHANESİ
Okumaya kaldığınız yerden devam edin.
Tam metin Meclis üyelerine açıktır. Üyelik ücretsizdir; okuduğunuz bölümü defterinize kaydedebilir ve özel notlarınızı aynı yerde tutabilirsiniz.