Ara
Menü
ذ

Cah

جا

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: terms-1547
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
Kaynak sayfası
93
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>(e (جا</p><ol><li>Resmi makam, sosyal mevki, itibar, şan, şöhret.</li><li>tas. a İnsanların kalplerine malik ve hâkim olmak, onların Saygısını ve itaatini beklemek, Insanlar katında saygın kişi olmak için çalışmak tasavvufta makbul bir şey değil-</li></ol><p>Süfiler hubb-i cah denilen makam ve itibar arzusunu gönüllerinden söküp atmak için nefsleriyle çetin ve amansız bir savaşa girerler. Melamiler ise “Hakk'ın makbulü olmak için halkın menfuru olmak gerek,” derler, Tasavvuf câhı yok etmektir. Cah ile gelmez fazilet câhile Hükmi</p><p>b Sâlik için en büyük dört fitneden biri olan riyaset (diğer üçü; mal, kadın,</p><p>evlat). “Sıddıkların kalbinden en son çıkan kötü huy, hubb-i riyasettir.” Arifler</p><p>“Allah'ın sevdiği riyaseti severler, bunda bir mahzur da yoktur” ( İFM</p><p>IV:589).</p>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-5726
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
Kaynak sayfası
93
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>(e (جا</p><ol><li>Resmi makam, sosyal mevki, itibar, şan, şöhret.</li><li>tas. a İnsanların kalplerine malik ve hâkim olmak, onların Saygısını ve itaatini beklemek, Insanlar katında saygın kişi olmak için çalışmak tasavvufta makbul bir şey değil-</li></ol><p>Süfiler hubb-i cah denilen makam ve itibar arzusunu gönüllerinden söküp atmak için nefsleriyle çetin ve amansız bir savaşa girerler. Melamiler ise “Hakk'ın makbulü olmak için halkın menfuru olmak gerek,” derler, Tasavvuf câhı yok etmektir. Cah ile gelmez fazilet câhile Hükmi</p><p>b Sâlik için en büyük dört fitneden biri olan riyaset (diğer üçü; mal, kadın,</p><p>evlat). “Sıddıkların kalbinden en son çıkan kötü huy, hubb-i riyasettir.” Arifler</p><p>“Allah'ın sevdiği riyaseti severler, bunda bir mahzur da yoktur” ( İFM</p><p>IV:589).</p>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-357
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
Kaynak sayfası
132
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>Bir kimsenin üstün meziyetler sayesinde elde ettiği itibar ve bununla insanlar üzerinde oluşturduğu saygınlıkla beraber şeref ve siyasî, İlmî ya da İdarî makam anlamında olan bu terim, daha çok ahlâk ve tasavvuf alanmda yaygın kullanım göstermiştir. cahd a- [ Ar.] Dine dayalı inanç hükümlerini bilerek kısmen veya bütünüyle inkâr etme. Bu terim, Kur’ân-ı Kerîm'de on bir yerde “Allah'ın ayetlerini bile bile görmezden gelmek.” (“Nemi suresi”, 27 / 14) anlamında; bir yerde de “Allah'ın ni’metini bile bile inkâr ederler.” (“Nahl suresi”, 16 / 71) mealinde kullanılmıştır. Ayrıca bu sözün hadislerde de “hukukî ve ahlâkî bir hükmü bile bile inkâr etmek.” anlamında kullanıldığı rivayet edilmektedir (Wensinck, Mu'cem).</p>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-10987
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Tasavvuf Sözlüğü
Kaynak sayfası
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>Farsça makam, mevki demektir. Makam hırsı, nefis hastalıklarının önemlilerindendir. Bazı anlatımlara göre, bir insanda en son çıkacak olan nefis hastalığı, makam ve mevki sevgisi yani riyaset sevgisidir.</p>

Köken ve kullanım

i. fars.

جا

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü · Süleyman Uludağ

(e (جا

  1. Resmi makam, sosyal mevki, itibar, şan, şöhret.
  2. tas. a İnsanların kalplerine malik ve hâkim olmak, onların Saygısını ve itaatini beklemek, Insanlar katında saygın kişi olmak için çalışmak tasavvufta makbul bir şey değil-

Süfiler hubb-i cah denilen makam ve itibar arzusunu gönüllerinden söküp atmak için nefsleriyle çetin ve amansız bir savaşa girerler. Melamiler ise “Hakk'ın makbulü olmak için halkın menfuru olmak gerek,” derler, Tasavvuf câhı yok etmektir. Cah ile gelmez fazilet câhile Hükmi

b Sâlik için en büyük dört fitneden biri olan riyaset (diğer üçü; mal, kadın,

evlat). “Sıddıkların kalbinden en son çıkan kötü huy, hubb-i riyasettir.” Arifler

“Allah'ın sevdiği riyaseti severler, bunda bir mahzur da yoktur” ( İFM

IV:589).

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü · Prof. Dr. İsmail Parlatır

Bir kimsenin üstün meziyetler sayesinde elde ettiği itibar ve bununla insanlar üzerinde oluşturduğu saygınlıkla beraber şeref ve siyasî, İlmî ya da İdarî makam anlamında olan bu terim, daha çok ahlâk ve tasavvuf alanmda yaygın kullanım göstermiştir. cahd a- [ Ar.] Dine dayalı inanç hükümlerini bilerek kısmen veya bütünüyle inkâr etme. Bu terim, Kur’ân-ı Kerîm'de on bir yerde “Allah'ın ayetlerini bile bile görmezden gelmek.” (“Nemi suresi”, 27 / 14) anlamında; bir yerde de “Allah'ın ni’metini bile bile inkâr ederler.” (“Nahl suresi”, 16 / 71) mealinde kullanılmıştır. Ayrıca bu sözün hadislerde de “hukukî ve ahlâkî bir hükmü bile bile inkâr etmek.” anlamında kullanıldığı rivayet edilmektedir (Wensinck, Mu'cem).

Tasavvuf Sözlüğü

Tasavvuf Sözlüğü

Farsça makam, mevki demektir. Makam hırsı, nefis hastalıklarının önemlilerindendir. Bazı anlatımlara göre, bir insanda en son çıkacak olan nefis hastalığı, makam ve mevki sevgisi yani riyaset sevgisidir.

Sözlüğe dön ←