Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

60 sonuç · “Bade

01
Şahsiyet

Abdülfettah Efendi Tennûrî

Abdülfettah Efendi Tennûrî (ö. 984/1577), Zeynelibâd Efendi’nin küçük kardeşidir. İstanbul, Dimetoka, Kastamonu ve Ankara medreselerindeki görevlerinden sonra Şam müftülüğüne yükselmiştir.

02
Şahsiyet

Akıncı Muslihiddin Efendi

Akıncı Muslihiddin Efendi (ö. 970/1562-63), Ustrumca’dan Vardar Yenicesi’ne yerleşen, Edirne Üç Şerefeli Medrese’de müderrislik yaptıktan sonra resmî görevden çekilip öğretim ve ibadetle yaşayan Osmanlı âlimidir.

03
Şahsiyet

Ali b. Hüseyin Zeynelâbidîn

Ali b. Hüseyin Zeynelâbidîn (38/659–94/712), Hz. Hüseyin’in oğlu; Kerbelâ’dan sağ çıkan, Medine’de hadis, fıkıh, ibadet ve gizli hizmet hayatıyla tanınan büyük tâbiî ve Ehl-i beyt büyüğüdür.

04
Şahsiyet

Bâbîzâde Mehmed Efendi

Bâbîzâde Mehmed Efendi (1065/1654-55–1136/1724), İstanbul medreselerinden yetişerek Medine, İzmir, Mısır ve Şam kadılıklarında bulunan; adaleti, ibadete bağlılığı ve Arapça şiirleriyle anılan Osmanlı ilmiye mensubudur.

05
Şahsiyet

Eskici Hasan Dede

Eskici Hasan Dede (ö. 1048/1638-39), el emeğiyle geçinen ve kırk yılı aşkın süre Fâtih Camii’nde ibadetle yaşayan; belirli bir tarikat aidiyeti bilinmeyen İstanbul dervişidir.

06
Şahsiyet

Eskici Hasan Dede

Eskici Hasan Dede (ö. Şevval 1048/1639), kırk yılı aşkın süre Fâtih Sultan Mehmed Camii çevresinde ibadet ve riyâzetle yaşayan; cami gerisindeki hücresinin yakınına defnedilen İstanbul ârifidir.

07
Şahsiyet

Hasan Demir (Timur) Baba

Hasan Demir veya Timur Baba, XVI. yüzyıl Deliorman’ında Akyazılı Sultan çevresine bağlanan; velâyetnâmesi, pehlivanlık hafızası ve İsperih yakınındaki tekke-türbesiyle Rumeli Bektaşîliğinin başlıca ziyaret odaklarından biri hâline gelen gazi derviştir.

08
Şahsiyet

Kavukçuzâde Seyyid Mustafa Efendi

Kavukçuzâde Seyyid Mustafa Efendi (ö. 1721), büyük imtihanla medreseye seçilen; Trablusşam kadılığının ardından ilim ve ibadete yönelerek inzivayı tercih eden Osmanlı âlimidir.

09
Şahsiyet

Muhammed Hilmi Efendi

Muhammed Hilmi Efendi (ö. 1903), Çemberlitaş'taki Karababa Dergâhı'nın şeyhi; Fazlı Efendi'nin halifesi ve mûsiki bilgisiyle tanınan Rifâî sûfîsidir.

10
Şahsiyet

Seyyid Ahmed-i Buhâri

SEYYİD AHMED-İ BUHARI Bir Ahmed-i Buhari daha vardır. Emin-i Buhari'den tefrik için buna "Ahmed-i Buhari" derler. lstanbul'da Unkapanı civarında "Yeşiltulumba" denilen mahallin yakınındadır. Sene-i hicriyyenin 950/( 1 543 ) veya 960/( 1 55 3 ) tarihinde Buhara'dan lstanbul'u teşrif buyurmuşlar ve elyevm medfûn bulundukları mahalde kain hanelerinde imrar-ı…

11
Şahsiyet

Seyyid Muhammed el-Ensârî er-Rifâî el-Kādirî

Bağdat'taki Kādirî çevresinden gelip Sivas'ta Abdullah el-Hâşimî'den Rifâî-Sayyâdî hilâfeti alan Seyyid Muhammed el-Ensârî, Kasımpaşa'da Aynî Ali Baba Dergâhı'nı ihya etti; Sefîne onu Çürüklük'teki irşad çevresinin şeyhi olarak da kaydeder.

12
Şahsiyet

Seyyid Mustafa Muhyiddin er-Rifâî

Karasarıklı silsilesinden Seyyid Mustafa Muhyiddin, Yeşil Tulumba Dergâhı'nı İzzeddînî merkeze dönüştürdü ve Mûsâ Muslihiddin'i Balkanlar'a gönderdi.

13
Sözlük

Erbaîn (Şâbâniyye)

Sâlikin mürşid gözetiminde kırk gün süreyle ibadet, az yemek, az uyumak, zikir ve iç gözleme yoğunlaştığı halvet uygulaması.

14
Sözlük

Halvet (Şâbâniyye)

Belirli süre tenhada ibadet ve zikirle meşgul olmanın yanında, Şâbânî yorumda toplum içinde de kalbi Hak ile tutma ve çokluk içinde birlik bilinciyle yaşama ilkesi.

15
Sözlük

Celvetî halveti

Mürşid izniyle az yemek, ibadet, tevhid zikri ve tefekkür düzeninde yürütülen sınırlı inziva eğitimi; nihai hedef topluma ve hizmete celvettir.

16
Sözlük

Tekke

Bir tasavvuf yolunun sohbet, zikir, eğitim, hizmet ve barınma faaliyetlerinin yürütüldüğü kuruma verilen genel addır. Dergâh, zâviye, hankah ve âsitâne kelimeleriyle örtüşen kullanımları bulunmakla birlikte bunların ölçeği ve işlevi dönemlere göre değişir. Tekke yalnız ibadet mekânı değildir; mutfak, misafirhane, kütüphane, semâhane veya tevhidhane, türbe ve görevli odalarını içerebilir. Tarihî işlevi ile yapının bugünkü durumu ayrı değerlendirilmelidir.

17
Sözlük

Zâviye

Genellikle tekkeden daha küçük irşad, ibadet, barınma veya yolcu ağırlama birimi için kullanılan tarihî terimdir. Sınır bölgelerinde ribât, şehirlerde mahalle tekkesi veya bir şeyhin sohbet mekânı işlevi görebilir. Tekke, hankah ve zâviye kelimeleri kaynaklarda zaman zaman birbirinin yerine kullanıldığı için yapı türü yalnız adına bakılarak kesinleştirilmez.

18
Sözlük

Âb-ı rûy

Yüz suyu. mec. Şeref, haya. tas. Salikin gönlüne gaybten gelen ilham. Edip sarf-ı âb-ı rayun umma lütf erbâb-ı hissetten Ne denglu ab versen nahl-ı huşke meyvedâr olmaz Fıtnat Abit — Ubbât s. vei. ar. (0 Le — (عا بد İbadet ve amel eden, tâatte bulunan. Cehennemden kurtulmak ve cennete girmek için ibadet eden, kendini farz ve nafile ibadetlere veren, kurtuluşu ibadette gören. Samimi bir şekilde âbite benzemeye çalışan, fakat henüz iyi ve mükemmel bir âbit olma mertebesine gelememiş olana müteşebbih-i muhik be-âbit veya mutaabbid denir. Âbit olmadığı halde şahsi çıkarı için âbit gibi görünene müteşebbih-i mubtıl be-âbit denir (CN 13, 16, 17; ). Abd, âbitten üstündür. Bkz. İbadet, Ubüdiyet.

19
Sözlük

Âbid-Ubbâd

İbadete devam eden kimse; çoğulu ubbâddır. Tasavvuf kaynaklarında ibadetin yalnız şekline değil, ihlâs ve kulluk bilincine de dikkat çekilir.

20
Sözlük

Ada

اعداء) t Adü veya Adüvv Düşmanlar. tas. Allah'ın dostlarına evliya veya evliyaullah dendiği gibi düşmanlarına da ada veya adâu'llah (aduvvu'llah) denir (Fussilet Suresi, 19, 28.) Bunların tekilleri kullanılarak veliyyu'llah ve aduvvu'llah da denir. Şeytan, kâfir, zındık (ateist) ve putperest adâ olduğu gibi insanın kendi nefsi, hevâ ve hevesi de adâdır. Kişinin en büyük düşmanı nefsidir (bencillik, aşağı arzular). Bkz. Düşmen. Adab-ı tarikat Tarikat edebi. Tarikat ehlinin uyduğu usül ve esaslar. Adak i. داق) 1) Nezir. tas. a Allah'a ibadet amacıyla ibadet ve tâat cinsinden bir işin yapılmasını taahhüt etmek. b Bir muradın gerçekleşmesi ve dileğin yerine gelmesi için türbelere, tekkelere, ermişlerin mezarlarına ve kutsiyetine inanılan bir yere adanan kurban, eşya vs. Hastalıktan kurtulmak, belayı defetmek, bir musibete ve afete uğramamak, çocuk sahibi olmak, çok arzu edilen bir şeyi elde etmek için evliyanın türbelerine, yatırlara, dedelere, babalara kurban veya para veya herhangi bir eşya adanır. Türbelerde mum yakılır, türbe civarındaki ağaçlara çaputlar bağlanır. Böylece yatırdan yardım istenir (istimdat). Allah'ın, sevgili kulu olan ermişin yüzü suyu hürmetine dilek sahiplerinin isteklerinin yerine getirileceğine inanılır (tevessül). Aslında adak ve nezir tasavvufa özgü değildir; fa- kat mutasavvıfların adak anlayışı diğerlerinden farklıdır. Bu yüzden fakihler bu türlü adakları hoş görmezler. Buna rağmen adaklar gerek tasavvuf ve tarikatlerde, gerekse halk inancında önemli bir yer tutar. Birçok tekke, türbe ve hatta vakfın ve imarethanenin gelir kaynağı adaklardır.

21
Sözlük

Adak

Bir dileğin gerçekleşmesi veya şükür amacıyla ibadet, kurban ya da yardım türünden bir işi üstlenme. Türbe ve tekke çevresindeki halk uygulamalarında da görülür.

22
Sözlük

Âdet

(عا د ة) thlassiz ibadet; âdet ve şekilden ibaret olan ibadet Âdet ve ananelere uymanın insanı edilginleştirdiğini ve Hak'tan uzaklaştırdığını ileri süren Melamiler, âdetlere aykırı davranmayı (tahrib-i âdâ0 bir esas olarak kabul ederler (CN 14; KF 1:73). Bkz. Avâit. i Hayli müşkildir kişi terk eylemek mu'tadını Hayali

23
Sözlük

Ahkâm-ı bâtına

İç dünyaya ve kalbe ilişkin hükümler. Niyet, ihlâs, riya, kibir, tevekkül ve benzeri mânevî-ahlâkî konuların hükümlerini ifade eden klasik bir tabirdir. “Bâtınî fıkıh” diye de anılan bu alan, ibadet ve davranışların yalnız dış biçimini değil niyetini ve kalpteki etkisini ele alır; zâhirî hükümleri geçersiz sayma anlamına gelmez.

24
Sözlük

Ahyar

Ahyer. Hayırlılar, hayr ehli. Hayır sever, herkese faydası ve iyiliği dokunan kimseler. tas. a Üç evliya zümresinden biri. Abdal Şam'da, nüceba Yemen'de, ahyâr Irak'ta bulunur. b Çok ibadet, hayırlı iş ve iyi ahlakla kurtuluşa erişileceğine inananlar ve böyle davrananlar. Bunların tutmuş oldukları yola tarik-i ahyâr denir. Çile çekerek Allah’a ermek isteyenlerin yoluna tarik-i ebrar, aşk ve vecdle aynı gayeye ulaşmak isteyenlerin yoluna tarik-i şuttar adı verilir (Nu). e Yediler. Nükeba 300, nüceba 70, abdal 40, ahyâr yedi, amed 4, gavs bir tanedir (AK 1:127, TK 1:421).

25
Mekân

Sa'dî Türbesi (Sa'diyye)

Şîraz · İran · Ömrünün son yıllarını riyâzet ve ibadetle geçirdiği hankah ve defnedildiği yer; Şîraz'ın kuzeybatısındadır. Harap olan mezar ve hankah Kerim Han Zend tarafından 1766'da yeniden yaptırılmıştır. İlişkili kişi dosyası Sa‘dî-i Şîrâzî : Sa‘dî-i Şîrâzî, akıcı nesri, hikmetli hikâyeleri ve gazelleriyle Fars edebiyatını; Gülistân ve Bostân’ın yüzyıllar süren tedrisiyle Osmanlı ahlâk ve tasavvuf kültürünü derinden etkiledi.

26
Mekân

Dîrînî Camii

Dîrîn (Neberuh) · Mısır · Doğduğu ve vefatında defnedildiği, Garbiye vilâyetine bağlı Neberuh’un doğusundaki Dîrîn köyünde yaptırılan ve adına nisbet edilen camidir. Cami ile çevresindeki binalar zamanla harap olmuşsa da çeşitli dönemlerde tamir edilerek ibadete açık tutulmuştur. Bugün de burada cumartesi günleri zikir, safer ayında ise bir anma (mevlid) töreni düzenlenmektedir.

27
Mekân

Halep

Halep · Suriye · 968 Şâban - 970 Ramazan arasında kadılık yaptığı şehir; ayrıca 954'te teftiş görevi sebebiyle buraya bir yolculuğu kayıtlıdır. İlişkili kişi dosyası Samsûnîzâde Ahmed Efendi : Samsûnîzâde Ahmed Efendi (ö. 978/1570), köklü bir ilmiye ailesinden yetişmiş; Bursa, Edirne, İstanbul ve Halep kadılıklarıyla geniş teftiş görevlerinde bulunmuş Osmanlı âlimidir.

28
Mekân

Molla Fenârî Medresesi

Bursa · Türkiye · Tekaüd vazifesiyle birlikte kendisine tevcih edilen ve otuz yıl kadar ilim ve ibadetle meşgul olduğu Bursa medresesi. İlişkili kişi dosyası Nasuh Efendi Ankaralı : Nasuh Efendi (ö. 972/1564-65), Ankara doğumlu; Kadrî Efendi'den mülâzemet alarak Bursa Mollâ Fenârî Medresesi'nde uzun yıllar ders vermiş Osmanlı âlimidir.

29
Mekân

Basra

Basra · Irak · Hz. Ali'nin halife olmasının ardından ailesiyle geldiği ve ömrünü geçirdiği şehir; iki sefer dışında hayatını burada vaaz ve ibadetle geçirdi ve Receb 110'da (Ekim 728) burada vefat etti. “Basra halkının şeyhi, Basralılar'ın imamı” unvanları buradandır.

30
Mekân

Fırat kenarındaki zâviyesi

Basra civarı · Irak · Attâr'ın kaydına göre geceleri ibadetle meşgul olmak için Fırat kenarında yaptırdığı zâviye. Kesin yeri bilinmemektedir. İlişkili kişi dosyası Habîb el-Acemî : Habîb el-Acemî (ö. 130/747-48 [?]), Hasan-ı Basrî çevresinde yetişen İran asıllı Basralı zâhid, güvenilir hadis râvisi ve sonraki tarikat silsilelerinin önemli halkasıdır.

31
Mekân

Kocamustafapaşa (evi)

İstanbul · Türkiye · Son yıllarını Sünbül Efendi Dergâhı yakınındaki bu evde ilim, ibadet ve çiçek yetiştirmekle geçirdi. İlişkili kişi dosyası Sarı Abdullah Efendi : Sarı Abdullah Efendi (1584–1660), İdrîs-i Muhtefî çevresinde yetişen; reisülküttaplık yapan, Mesnevî şerhi ve tasavvufî eserleriyle tanınan Bayramî-Melâmî müelliftir.

32
Mekân

Mukattam Dağı ve Karâfe'deki kabri

Kahire · Mısır · Genç yaşta tasavvufa yönelen İbnü'l-Fârız, babasından izin alarak Müsta‘zafîn vadisindeki Mukattam dağında harap hâldeki bir mescidde ibadet ve tefekküre çekildi. 2 Cemâziyelevvel 632'de (23 Ocak 1235) vefat edince aynı dağın eteğindeki Karâfe'de, Ârız diye bilinen mescidin yanında toprağa verildi. Ölüm yıl dönümünde ve cuma günleri kabrinin ziyaret edilip şiirlerinin ilâhi şeklinde okunması gelenek hâline gelmiştir.

33
Mekân

Ebvâ

Ebvâ · Suudi Arabistan · 7 Safer 128'de (8 Kasım 745) doğduğu, Medine yakınındaki yer. Konum yaklaşık verilmiştir. İlişkili kişi dosyası Mûsâ el-Kâzım : Câfer es-Sâdık'ın oğlu; sabrı, öfkesini yenmesi, ibadeti ve hadis rivayetiyle tanınan Ehl-i beyt büyüğü.

34
Mekân

Fırat nehri

Kûfe civarı · Irak · Kitaplarını atarak zühd ve ibadete çekildiği nehir. Konum Kûfe hizasındaki yatağa göre yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Dâvûd et-Tâî : Ebû Süleyman Dâvûd b. Nusayr et-Tâî, Ebû Hanîfe’nin çevresinde fıkıh ve hadis tahsil ettikten sonra zühd, murakabe ve mürüvvet merkezli bir hayatı seçen; Ma‘rûf-i Kerhî üzerinden klasik tasavvuf silsilelerini etkileyen Kûfeli âlim ve zâhiddir.

35
Mekân

Mukattam dağı

Kahire · Mısır · Müsta'zafîn vadisindeki harap bir mescidde ibadet ve tefekküre çekildiği dağ; münzevi hayatının ilk mekânı. İlişkili kişi dosyası İbnü’l-Fârız : İbnü’l-Fârız (1181–1235), ilâhî aşkı ve seyrüsülûk tecrübesini Arap şiirinin en güçlü örnekleri arasında yer alan el-Kasîdetü’t-tâiyye ve el-Hamriyye ile anlatan Mısırlı sûfî şairdir.

36
Mekân

Cebel-i Gār Zâviyesi

Türkiye · "Cebel-i Gār" diye tanınan yüksek bir dağın belinde bizzat inşa ettirdiği, kaynağın "eşi benzeri olmayan" dediği zâviyedir; irşad, ilim ve ibadetle geçen ömrü burada geçti. Kaynak zâviyenin bağlı bulunduğu şehri vermediği için şehir alanı boş bırakıldı.

37
Makale

Tasavvuf Tarihinin Üç Dönemi

Tasavvuf tarihini zühd, tasavvuf ve tarikat dönemleri üzerinden okuyan; dönemlerin birbirinden kesin duvarlarla ayrılmadığını hatırlatan giriş metni.

38
Makale

İlk Dönem Melâmetîliğinin Temel İlkeleri

Nişâbur çevresinde ihlâs, fütüvvet, emek ve hâli gizleme üzerine iki kaynağın birlikte ve kaynak türleri ayrılarak okunmasına dayalı editoryal dosya.

39
Makale

Halvet, Erbaîn, Zikir ve Devrân

Şâbânî uygulamalarının anlamı, düzeni ve değişen biçimleri üzerine eserin bütün ilgili bölümlerinden hareketle hazırlanmış özgün editoryal inceleme.

40
Makale

Sühreverdî terbiyesinde şeyh, mürid, sohbet ve ribat

Tasavvuf eğitimini kişi kültüne indirgemeden, sorumluluklar ve kurumsal mekân üzerinden açıklayan bir inceleme.

41
Makale

Kadirî Tekkesinde Hizmet

Şeyhten meydancıya görevler. Tezden hazırlanmış özgün editoryal inceleme.

42
Makale

Muhasebe, Murakabe ve Amel Bilgisi

Bilginin ahlâka dönüşmesi. Tezin bütün ilgili bölümleri karşılaştırılarak hazırlanmış özgün editoryal inceleme.

43
Makale

Celvetî Halvet Âdâbı

Perhiz, ibadet, zikir ve tefekkür düzeni. Ecvibe ve karşılaştırmalı makaleden hazırlanmış özgün editoryal inceleme.

44
Makale

Ecvibe'de Rüya, Himmet ve Dua

Mânevî işaretin sınırı ve müridin sorumluluğu. Ecvibe ve karşılaştırmalı makaleden hazırlanmış özgün editoryal inceleme.

45
Makale

Cerrâhîlikte Evrâd, Tâc ve Hırka

Sabah-akşam evrâdı ve aidiyet işaretleri. Envâr ve Tabakāt metninin ilgili bölümlerinden hazırlanmış kaynaklı inceleme.

46
Makale

Matbah-ı Şerif ve Binbir Günlük Mevlevî Çilesi

Saka postundan hücre sahibi dedeliğe hizmet yolculuğu. Klasik erkân, tarihî veri ve gelenek içi sembolik yorum birbirinden ayrılarak hazırlanmıştır.

47
Makale

Tarikatların Teşekkülü: Zühd Çevrelerinden Kurumsal Yollara

İlk zâhid çevreleri, klasik tasavvuf dili ve XII. yüzyıldan sonra belirginleşen tarikat kurumları TDV İslâm Ansiklopedisi maddeleri mevcut monografilerle karşılaştırılarak özgün biçimde hazırlanmıştır.

48
Makale

Rifâiyye'de İntisap, Zikir ve Seyrüsülûk

Biat merasimi, mürid adabı ve ferdî zikir basamaklarının tarihî tertibi

49
Eser

Sayfalar 4–13

Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ YAYINLARI - No: 43 5846 Sayılı Kan un gereğince telif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: ÖZAL Matbaası - Baskı: ÖZTÜRK Matbaası Ist

50
Eser

Sayfalar 1–10

Muzaffer Ozak Külliyatı · Elhac Muzaffer OZAK colli ZİYNET-UL-KULÜB KALPLERİN ZİYNETİ] Aşık sohbetleri ve evradı şerifeler AYRICA ASKÎ DİVANI SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ Ali BİLİCİ Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Işha

51
Eser

Sayfalar 2–9

Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BILICI KITABEVİ YAYINLARI: 18 ONBİRINCİ DERS MUNDERECAT: Süre-i Kevserin tefsiri, Hazretl Fatime'nin ahlrete Intikali, Hz. Ibrahim'in Hz. Ismalll Allah yolunda kurban etmesi,

52
Eser

Sayfalar 3–12

Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ YAYINLARI - No: 42 5846 Sayılı Kanun gereğince te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: ÖZAL Matbaası - Baskı: ARBEN Matbaası Ista

53
Eser

Sayfalar 4–12

Muzaffer Ozak Külliyatı · SALAH BILICI KITABEVI YAYINLARI - No: 41 5846 Sayılı Kanun gereğince Te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: GÜYRAY, Baskı: ÜÇLER Matbaası İSTANBUL — 1

54
Eser

Sayfalar 1–9

Muzaffer Ozak Külliyatı · ELHAC MUZAFFER OZAK İRSAD 1.cilt Salâh Bilici Kitabevi Ali Bilici Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Iş Hanı Giriş KatNo: 24 Vezneciler /ISTANBUL Tel-Fax (0212) 512 87 44 SALÂH BİLİCİ KITA

55
Eser

Sayfalar 14–20

Muzaffer Ozak Külliyatı · BEtSsü; Ve lekad kerremna beni-Âdeme... El-İsrâ: 70 (Andolsun, biz azim-üş-şân Âdem oğullarını, diğer bütün yarattıklarımızdan üstün kıldık.) sırrına ve tecellisine mazhar olabilsi

56
Eser

Sayfalar 13–18

Muzaffer Ozak Külliyatı · kullar! Ey bu imanları sebebiyle ebedi saadete erenler, selâmet yoluna girenler Hakka varanlar, daha bu âlemde iken cennete girenler ve cennet güllerinden derenler, cemal-i Hakkı g

57
Eser

Sayfalar 11–17

Muzaffer Ozak Külliyatı · Aleyküm bis-sünneti ve sünneti hulefâ-ir-râşidiyn. (Sünnetim üzere ve rüşt sahibi halifelerimin sünnetleri üzerine olunuz.) Hadis-i şerifi buna delâlet etmektedir. Resûl-ü zişâna h

58
Eser

Sayfalar 16–22

Muzaffer Ozak Külliyatı · attı. Biz narı gülzar eyledik. Bizim için nara düşene nâr nûr olur. Bizim iznimiz olmadıkça ateş yakmaz. Suretperestler ateşi yakar zannederler. Işte Nemrud öyle zannetmişti. Ateş,

59
Eser

Sayfalar 21–28

Muzaffer Ozak Külliyatı · (Cennette, gözlerin göremediği, kulakların işitemediğı ve insan kalbinin idrak ve ilata edemediği ni'metler vardır..) Fazl-ı ilâhi ile cennete girecek bazı zevatı, Allahu sübhanehu

60
Eser

Sayfalar 18–24

Muzaffer Ozak Külliyatı · ğunu ileri sürmesine benzerler. Babasının kim olduğu bilinmeyen ve bir fahişeden dünyaya gelen ne idüğü belirsiz bir piçe, böyle bir zat: (Evlâdım...) diyebilir mi, bilmem? Insan,