Ara
Menü
ذ

Âb-ı rûy

عا بد

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: terms-6616
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
Kaynak sayfası
16
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<ol><li>Yüz suyu.</li><li>mec. Şeref, haya.</li><li>tas. Salikin gönlüne gaybten gelen ilham.</li></ol><blockquote>Edip sarf-ı âb-ı rayun umma lütf erbâb-ı hissetten<br>Ne denglu ab versen nahl-ı huşke meyvedâr olmaz<br>Fıtnat</blockquote><p>Abit — Ubbât s. vei. ar. (0 Le — (عا بد İbadet ve amel eden, tâatte bulunan. Cehennemden kurtulmak ve cennete girmek için ibadet eden, kendini farz ve nafile ibadetlere veren, kurtuluşu ibadette gören. Samimi bir şekilde âbite benzemeye çalışan, fakat henüz iyi ve mükemmel bir âbit olma mertebesine gelememiş olana müteşebbih-i muhik be-âbit veya mutaabbid denir. Âbit olmadığı halde şahsi çıkarı</p><blockquote>için âbit gibi görünene müteşebbih-i mubtıl be-âbit denir (CN 13, 16, 17;<br>). Abd, âbitten üstündür. Bkz. İbadet, Ubüdiyet.</blockquote>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-5477
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
Kaynak sayfası
16
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<ol><li>Yüz suyu.</li><li>mec. Şeref, haya.</li><li>tas. Salikin gönlüne gaybten gelen ilham.</li></ol><blockquote>Edip sarf-ı âb-ı rayun umma lütf erbâb-ı hissetten<br>Ne denglu ab versen nahl-ı huşke meyvedâr olmaz<br>Fıtnat</blockquote><p>Abit — Ubbât s. vei. ar. (0 Le — (عا بد İbadet ve amel eden, tâatte bulunan. Cehennemden kurtulmak ve cennete girmek için ibadet eden, kendini farz ve nafile ibadetlere veren, kurtuluşu ibadette gören. Samimi bir şekilde âbite benzemeye çalışan, fakat henüz iyi ve mükemmel bir âbit olma mertebesine gelememiş olana müteşebbih-i muhik be-âbit veya mutaabbid denir. Âbit olmadığı halde şahsi çıkarı</p><blockquote>için âbit gibi görünene müteşebbih-i mubtıl be-âbit denir (CN 13, 16, 17;<br>). Abd, âbitten üstündür. Bkz. İbadet, Ubüdiyet.</blockquote>

Köken ve kullanım

i. ar.

عا بد

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü · Süleyman Uludağ

  1. Yüz suyu.
  2. mec. Şeref, haya.
  3. tas. Salikin gönlüne gaybten gelen ilham.
Edip sarf-ı âb-ı rayun umma lütf erbâb-ı hissetten
Ne denglu ab versen nahl-ı huşke meyvedâr olmaz
Fıtnat

Abit — Ubbât s. vei. ar. (0 Le — (عا بد İbadet ve amel eden, tâatte bulunan. Cehennemden kurtulmak ve cennete girmek için ibadet eden, kendini farz ve nafile ibadetlere veren, kurtuluşu ibadette gören. Samimi bir şekilde âbite benzemeye çalışan, fakat henüz iyi ve mükemmel bir âbit olma mertebesine gelememiş olana müteşebbih-i muhik be-âbit veya mutaabbid denir. Âbit olmadığı halde şahsi çıkarı

için âbit gibi görünene müteşebbih-i mubtıl be-âbit denir (CN 13, 16, 17;
). Abd, âbitten üstündür. Bkz. İbadet, Ubüdiyet.

İlgili maddeler

Sözlüğe dön ←