Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

53 sonuç · “Adak

01
İlişkili kol

Bâharziyye çevresi

Seyfeddin Bâharzî’nin Orta Asya’daki irşad çevresi; kaynaklarda Sühreverdî tesirinin bölgesel aktarım hatlarından biri olarak ele alınır.

02
İlişkili yol

Bedeviyye (Ahmediyye)

Ahmed el-Bedevî’nin Tantâ’daki irşad halkasından doğan, Abdül‘âl b. Fakih tarafından kurumsallaştırılan; Mısır’dan Suriye, Hicaz ve Osmanlı şehirlerine yayılan ana tasavvuf yolu.

03
İlişkili kol

Sebtiyye (Medyeniyye)

Ebü’l-Abbâs Ahmed b. Ca‘fer es-Sebtî’nin Merakeş merkezli irşadına nispet edilen; sadaka, cömertlik, fütüvvet ve toplumsal dayanışmayı öne çıkaran Medyenî kol.

04
İlişkili kol

Sütûhiyye

Ahmed el-Bedevî’nin Tantâ’daki dam inzivasına ve “dam ehli” diye anılan ilk çevresine nispet edilen tarihî Bedevî kolu.

05
Şahsiyet

Abdurrahman Ali Nûreddin

Abdurrahman Ali Nûreddin, Ahmed el-Bedevî’nin ilk halifesi Abdül‘âl b. Fakih’ten sonra Tanta’daki merkez postunu üstlenen; Bedeviyye’nin kurucu kuşaktan sonraki hizmet ve irşad sürekliliğini temsil eden üçüncü postnişindir.

06
Şahsiyet

Abdüsselâm eş-Şeybânî es-Sa‘dî

Abdüsselâm eş-Şeybânî es-Sa‘dî (ö. 1165/1752), Şam'dan İstanbul'a gelerek Koska'daki Sa‘dî Âsitânesi'nin postnişini olan; Ayasofya'daki Sa‘dî görünürlüğünde rol oynayan ve oğlu Gālib Behcetüddin ile süren Abdüsselâmiyye/Selâmiyye koluna adını veren şeyhtir.

07
Şahsiyet

Acem Hoca Sâdık

Acem Hoca diye tanınan İsfahanlı Sâdık (ö. 1132/1719-20), İstanbul Fethiye'deki Sinan Paşa Medresesi'nde talebelere Farsça öğreten; Türkçe ve Farsça şiir örnekleri Vekāyi‘u’l-Fuzalâ'da korunan şair ve hocadır.

08
Şahsiyet

Ahmed Amiş Efendi

Ahmed Amiş Efendi (1807-1920), Tırnova’daki muallimlikten Fatih sertürbedarlığına uzanan hayatında Kuşadavî irşadı sohbet, melâmet ve teveccüh merkezli bir yöntemle İstanbul’un ilim ve kültür çevrelerine taşıdı.

09
Şahsiyet

Bahâeddin Zekeriyyâ Multânî

Bahâeddin Zekeriyyâ Multânî (ö. 661/1262 [?]), Şihâbüddin Ömer es-Sühreverdî’den hilâfet alarak Mültan’da güçlü bir hankah kuran; Sühreverdiyye’yi Pencap ve Sind coğrafyasında kalıcılaştıran âlim, sûfî ve şehir önderidir.

10
Şahsiyet

Balcızâde Mustafa Afîf Efendi

Balcızâde Mustafa Afîf Efendi (ö. 1131/1718-19), klasik aşk şiirinin mazmunlarını kullanan ve üç beyti Vekāyi‘u’l-Fuzalâ’da korunan İstanbul şairidir.

11
Şahsiyet

Balım Sultan

Balım Sultan (Hızır Balı, ö. 922/1516 [?]), Dimetoka’daki Kızıldeli çevresinden Hacıbektaş pîr evine gelen; Bektaşiyye’nin merkezî teşkilâtını, mücerredlik ve on iki post erkânını sistemleştirdiği için pîr-i sânî kabul edilen mutasavvıftır.

12
Şahsiyet

Balyabadralı (Badralı) Mehmed Efendi

Balyabadralı Mehmed Efendi (ö. 1003/1595), Mora’daki Balyabadra’dan yetişip İstanbul medreselerinde yükselen; Koca Sinan Paşa’nın Macaristan seferinde ordu kadılığı yapan Osmanlı âlimidir.

13
Şahsiyet

Boyabatlı Dede Efendi

Boyabatlı Dede Efendi (ö. 971/1563-64), Cebel-i Gār adıyla anılan yerde kurduğu zâviyede vaaz, hadis ve tefsir dersleri veren; maaş ve sadaka kabul etmeyip tarımla geçinen ve mahsulünü yolcu, misafir ve gariplerin hizmetine ayıran Halvetî şeyhidir.

14
Şahsiyet

Dede Osman Avnî er-Ruhâvî

Dede Osman Avnî er-Ruhâvî (ö. 1300/1883), Ziyâeddin Abdurrahman Hâlis et-Tâlebânî’nin yanında seyrüsülûkünü tamamlayıp Urfa’ya halife tayin edilen ve Dergâh Camii Zâviyesi’nde yaklaşık yetmiş yıl hizmet eden Hâlisî-Kādirî şeyhidir.

15
Şahsiyet

Ebü’l-Abbâs Ahmed b. Ca‘fer es-Sebtî

Ebü’l-Abbâs Ahmed b. Ca‘fer es-Sebtî (1130–1205), Sebte’den Merakeş’e uzanan ilim ve zühd hayatı, sadakayı tasavvufî ve toplumsal öğretisinin merkezine yerleştirmesi ve Medyeniyye’nin Sebtiyye koluyla tanınan Mağribli fakih ve şeyhtir.

16
Şahsiyet

Gîsûdâr Ahmed Kādirî

İlmiyeden kadılığa, oradan Şerif Halil terbiyesiyle Kādirî-Rûmî irşadına geçen; Bağdat ziyaretinin ardından Bursa’daki Kasap Cömert Tekkesi’ni kuran veya dönüştüren XVII. yüzyıl şeyhi ve şair.

17
Sözlük

Adak

Bir dileğin gerçekleşmesi veya şükür amacıyla ibadet, kurban ya da yardım türünden bir işi üstlenme. Türbe ve tekke çevresindeki halk uygulamalarında da görülür.

18
Mekân

Ayasofya Camii

İstanbul · Türkiye · 1041/1631-32'de vaizliğine tayin edildiği ve şöhretinin zirveye çıktığı cami. İlişkili kişi dosyası Kādızâde Mehmed Efendi el-Balıkesrî : Kādızâde Mehmed Efendi (ö. 1045/1635-36), Balıkesir doğumlu; İstanbul'un büyük camilerinde ders ve vaaz veren, tasavvuf pratiklerine yönelik eleştirileriyle tartışma doğuran vaizdir.

19
Mekân

Vardar Yenicesi (Giannitsa)

Giannitsa · Yunanistan · Evrenoszâde Ahmed Bey'in yaptırdığı hankaha yerleşip ölümüne kadar ayrılmadığı, Selânik'e yaklaşık 40 km. uzaklıktaki kasaba. Evliya Çelebi buradaki türbesinden uzun uzun bahseder; ancak Semavi Eyice ve Ekrem Hakkı Ayverdi türbeye dair herhangi bir ize rastlayamamışlardır — bu yüzden verilen konum kasaba ölçeğinde ve yaklaşıktır.

20
Mekân

Galata Mevlevîhânesi (Kalekapısı Hânkâhı)

İstanbul · Türkiye · 1258/(1842)’de harem dairesinde doğduğu, babasının ve kendisinin postnişinlik ettiği, matbah tâkındaki kitâbeyi hattıyla yazdığı ve babasının lahdine defnedildiği mevlevîhâne. İlişkili kişi dosyası Şeyh Muhammed Atâullâh Efendi : Seyyid Muhammed Atâullah Dede (1842–1910), Galata Mevlevîhânesi’nde doğup babası Kudretullah Efendi’den sonra yaklaşık kırk yıl postnişinlik yapan; mûsiki, hat ve çok dilli tahsiliyle tanınan Mevlevî şeyhidir.

21
Mekân

Ebû Bekir eş-Şiblî'nin merkadi (İmâm-ı Âzam civarı)

Bağdat · Irak · Sefîne'ye göre Ebû Bekir eş-Şiblî'nin kabri Bağdat'ta İmâm-ı Âzam Ebû Hanîfe'nin türbesinin bulunduğu civardadır. Koordinat, metinde işaret edilen İmâm-ı Âzam Külliyesi çevresi için yaklaşık olarak verilmiştir; kabrin tam yeri metinde belirtilmemiştir.

22
Mekân

Molla Çelebi Camii

İstanbul · Türkiye · Tekaüdünden sonra oturduğu Fındıklı kasabasında, bu caminin sahasına defnedildi. İlişkili kişi dosyası İshakzâde Şeyh Mehmed Efendi : İshakzâde Şeyh Mehmed Efendi (ö. 1729), âlim Kürd İshak Efendi'nin oğlu olup İstanbul medreselerinde görev yapan Osmanlı ilmiye mensubudur.

23
Mekân

Kirmasti Medresesi

İstanbul · Türkiye · Yirmi beş akçe ile müderrisliğini yaptığı medrese; nisbesiyle aynı adı taşır. İlişkili kişi dosyası Kirmastızâde Hüsrev Efendi : Kirmastızâde Hüsrev Efendi (ö. 967/1559-60), İznik'te yetişmiş; Rumeli şehirlerinde kadılık yapmış ve Sadru'ş-Şerîa üzerine hâşiye yazmış âlimdir.

24
Mekân

Şehzade Camii

İstanbul · Türkiye · Sefîne'ye göre Mahvî Efendi bu caminin vâizliğinde bulunmuştur. Koordinat cami seviyesinde yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Şeyh Îsâ Mahvî : Şeyh Îsâ Mahvî (1047-1127/1637-1715), Gerede'den yetişmiş; Bolbolcızâde Abdülkerim Efendi'den Halvetî hilâfeti almış, İstanbul'da ders ve irşad hizmeti yürütmüş âlim ve şairdir.

25
Mekân

Sofya

Sofya · Bulgaristan · 1137 Şevvalinde kendisine tevcih edilen ve vefatına kadar elinde kalan kadılık; selefi Babadağlı Ali Efendi’dir. İlişkili kişi dosyası Rıfkî Hemşirezâdesi Ahmed Efendi : Rıfkî Hemşirezâdesi Ahmed Efendi (ö. 1726), Mahmud Paşa Mahkemesi kâtipliğinden medrese ve Sofya kadılığına ilerleyen Osmanlı âlimidir.

26
Mekân

Fâtih Camii Hazîresi

İstanbul · Türkiye · Kırk üç yıl türbedarlığını yaptığı Fâtih Sultan Mehmed Türbesi'nin bulunduğu cami; 9 Mayıs 1920'de vefatında buradaki hazîreye defnedildi. Mezar taşındaki yazı müridi Evrenoszâde Sâmi Bey'indir. İlişkili kişi dosyası Ahmed Amiş Efendi : Ahmed Amiş Efendi (1807-1920), Tırnova’daki muallimlikten Fatih sertürbedarlığına uzanan hayatında Kuşadavî irşadı sohbet, melâmet ve teveccüh merkezli bir yöntemle İstanbul’un ilim ve kültür çevrelerine taşıdı.

27
Mekân

Medîne-i Münevvere

Medine · Suudi Arabistan · Harb-i Umûmî sırasında Filistin cephesine hareket eden Mevlevî mücahidleri arasında mümtaz sınıfın başında olarak Şam üzerinden geldiği ve Ravza-i Mutahhara’da bulunup na‘tini yazdığı şehir. İlişkili kişi dosyası Ahmed Remzî Akyürek : Ahmed Remzî Akyürek (1872–1944), Kayseri'de yetişip Kütahya, Kastamonu, Halep ve Üsküdar Mevlevîhânelerinde hizmet eden; Mesnevî öğretimi, üç dilde şiiri, tercümeleri ve kütüphaneciliğiyle son dönem Mevlevî kültürünü taşıyan başlıca şahsiyetlerdendir.

28
Mekân

Sokollu Mehmed Paşa Dergâhı

İstanbul · Türkiye · Mısrî’nin İstanbul’a ilk gelişinde ikamet edip erbaîn çıkardığı, Sultanahmed civarındaki dergâh. Hücre kapısındaki levhada onun bu dergâhı erbaîniyle ihyâ ettiğini söyleyen bir kıt‘a yazılıdır. İlişkili kişi dosyası Niyâzî-i Mısrî : Niyâzî-i Mısrî, XVII. yüzyıl Halvetî şiirinin en güçlü temsilcilerinden; sürgünler, vaazlar, irşad halkaları ve Türkçe Dîvân-ı İlâhiyyât'ıyla etkili olmuş sûfîdir.

29
Mekân

Balmumcu Tekkesi

İstanbul · Türkiye · İstanbul'da açılan ilk Şâzelî tekkelerinden biri. Şeyh Zâfir, ilk İstanbul gelişinde bu tekkenin bulunduğu Unkapanı civarında üç yıl kadar ikamet etmiş; sonraki yıllarda padişahla kurduğu ilişki sayesinde tekke yeniden inşa edilmiştir.

30
Makale

Altın Silsile: Kırk Halka

Nakşibendî geleneğin kırk halkasını dönem adları, aktarım biçimleri ve farklı silsile tertiplerine dair ihtiyat notlarıyla birlikte okuyan ana dosya.

31
Makale

Râbia ve Habîb Anlatılarını Nasıl Okumalı?

Menkıbe, kronoloji ve öğretici kurgu. Tezin bütün ilgili bölümleri karşılaştırılarak hazırlanmış özgün editoryal inceleme.

32
Makale

XIX. Yüzyıl Anadolu Tasavvuf Haritası

On dokuzuncu yüzyıl Anadolu tasavvufunu yalnız tekke sayılarıyla değil; tarikat kolları, şehir ağları, göçler, cami ve hâne tekkeleri, Meclis-i Meşâyih, ulema, mûsiki ve gündelik hizmet kurumları üzerinden okuyan kapsamlı dönem dosyası.

33
Makale

Mevleviyye'nin Kurumlaşması ve Şehir Ağı

Sultan Veled ve Ulu Ârif Çelebi'den Osmanlı mevlevîhânelerine uzanan kurumsal tarih TDV İslâm Ansiklopedisi maddeleri mevcut monografilerle karşılaştırılarak özgün biçimde hazırlanmıştır.

34
Makale

Halvetiyye'nin Dört Ana Kolu Nasıl Okunmalı?

Rûşeniyye, Cemâliyye, Ahmediyye ve Şemsiyye gövdeleri ile alt şubelerin tarihî mantığı TDV İslâm Ansiklopedisi maddeleri mevcut monografilerle karşılaştırılarak özgün biçimde hazırlanmıştır.

35
Makale

Halvetiyye Silsilesi ve Kollar Haritası

Halvetiyye'nin ortak erken silsilesi, Zâhidiyye kavşağı, dört ana kolu ve doğrulanmış alt şubeleri tek bir ayrıntılı ağda gösterilir.

36
Makale

Bir Tarikat Sayfası Nasıl Okunur?

Pîrden coğrafyaya, silsileden erkâna bir yol dosyasındaki bilgi katmanlarını ayırt etme rehberi

37
Makale

1826: Bektaşîliğin Yasaklanması ve Devamı

Yeniçeri Ocağı, tekke devirleri, sürgünler ve görünmezleşen ağlar

38
Makale

Senûsiyye ve Osmanlı Devleti

İhtiyat ve tanıma Kurucunun bazı Osmanlı yerel yöneticilerine ihtiyatı zamanla resmî tanıma ve iş birliğine dönüştü. 1856 ve 1860 heyetleri İstanbul'da kabul edildi. 1865 fermanı Hicaz, Trablusgarp ve Bingazi idarecilerine Senûsî tekke ve medreselerine müdahale etmemeleri bildirildi. II. Abdülhamid Yerinde incelemeler

39
Makale

Mevlevî Dîvânlarını Okuma ve Yayınlama Rehberi

Dîvân OCR’ını doğrudan şiir yayını saymadan nüsha karşılaştırması, nazım biçimi, aparat ve mısra düzeni bakımından açıklayan editoryal rehber.

40
Makale

Sârbân Ahmed: Bayramî-Melâmî Silsile ve Dîvân Aidiyeti

İrşad hattı Sârbân Ahmed, Bayramî-Melâmî kaynaklarında İsmâil Ma‘şûkī’nin halifesi olarak gösterilir; Pîr Ali Aksarâyî’ye bağlayan başka bir rivayet de vardır. Oğlanlar Şeyhi İbrahim Efendi ile Sun‘ullah Gaybî’nin kendi silsile kayıtları sebebiyle İsmâil Ma‘şûkī hattı daha güçlü kabul edilir. Hayrabolu Hayrabolu çevres

41
Makale

Kerbelâ, Maktel ve Bektaşî Hafızası

Kerbelâ anlatısının Bektaşî şiir ve erkânındaki yerini, Lâmiî'nin Nakşibendî kimliğini değiştirmeden müşterek İslâm edebiyatı bağlamında ele alan yazı.

42
Eser

SÛFİLERİN HAK SÖZÜ GÜZELCE ANLAMALARI

Avârifü’l-Maârif · 2. bölüm · Şeyhimiz Şeyhülislam Ebu’n-Necîb es-Sühreverdî, bize, Zeyd b. Sâbit yoluyla gelen bir hadis-i şerifte, Rasûlullah (a.s) Efendimizin şöyle buyurduğunu nakletti: “Bizden bir hadis iş

43
Eser

TASAVVUF İLİMİNİN FAZİLETİ

Avârifü’l-Maârif · 3. bölüm · Bize, Şeyhimiz Şeyhülislâm Ebu’n-Necib es-Sühreverdî (rah.), el-Ahves b. Hakim in babasından naklen, onun şöyle söylediğini haber verdi. Bir adam Hz. Resûlullah’a (s.a.v) şerrin ne

44
Eser

TASAVVUFUN MÂHİYETİ

Avârifü’l-Maârif · 5. bölüm · Abdullah İbnu Ömer (r.a), Hz. Rasûlullah’ın (s.a.v) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: “Her şeyin bir anahtarı vardır; Cennetin anahtarı da miskinleri ve fakirleri sevmektir. Çünkü sa

45
Eser

Sayfalar 4–13

Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ YAYINLARI - No: 43 5846 Sayılı Kan un gereğince telif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: ÖZAL Matbaası - Baskı: ÖZTÜRK Matbaası Ist

46
Eser

Sayfalar 2–9

Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BILICI KITABEVİ YAYINLARI: 18 ONBİRINCİ DERS MUNDERECAT: Süre-i Kevserin tefsiri, Hazretl Fatime'nin ahlrete Intikali, Hz. Ibrahim'in Hz. Ismalll Allah yolunda kurban etmesi,

47
Eser

Sayfalar 4–12

Muzaffer Ozak Külliyatı · SALAH BILICI KITABEVI YAYINLARI - No: 41 5846 Sayılı Kanun gereğince Te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: GÜYRAY, Baskı: ÜÇLER Matbaası İSTANBUL — 1

48
Eser

Sayfalar 16–22

Muzaffer Ozak Külliyatı · attı. Biz narı gülzar eyledik. Bizim için nara düşene nâr nûr olur. Bizim iznimiz olmadıkça ateş yakmaz. Suretperestler ateşi yakar zannederler. Işte Nemrud öyle zannetmişti. Ateş,

49
Eser

Sayfalar 29–35

Muzaffer Ozak Külliyatı · rulan cennet ve cemale ererler ve bu yüce mükâfata bir ân önce kavuşabilmek için de tabutlarının içinde cemaatlerine (KADDIMUNI... KADDIMÜNI...) diye seslenirler. Kâfirler, münafık

50
Eser

Sayfalar 25–30

Muzaffer Ozak Külliyatı · ner, bunlara sahip bulunanların mevki ve makamlarını, mal ve mülklerini yerinde, hak rizasına uygun ve kelimenin tam mânasıyla iyi kullanabilmeleridir. Bu bakımdan, gururluya karşı

51
Eser

Sayfalar 23–28

Muzaffer Ozak Külliyatı · bağlayıp, bıçağı onun körpe gerdanına nasıl vuracaksın? Bu güle, oynaya giden yavrunun sence hiçbir değeri yok mu?» dediğinde hak nebi, Allahın Halili, Iblise hitaben şöyle söyledi

52
Eser

Sayfalar 34–41

Muzaffer Ozak Külliyatı · Birincisi; gökyüzüdür. Güneşi, ayı, yıldızları ve daha güremediğimiz, bilemediğimiz diğer varlıkları ile enginleşen o muhteşem gökyüzünü bir düşününüz. Düşününüz ki, insanoğlu, en

53
Eser

Sayfalar 35–40

Muzaffer Ozak Külliyatı · tahhar olan âşıkı sadıklar! Eğer Allah ve Resûlüne iyman edip, Allah ve Resûlünü her şeyimizden ziyade severek îymanımızı kemale eriştirdi isek, hak yolunda da herşeyimizi fedaya h