Ara
Menü

Gîsûdâr Ahmed Kadirî

Gîsûdâr Ahmed Kadirî (ö. 20 Cemâziyelevvel 1086/1675), ilmiye ve kadılık yolundan Kadirî irşadına geçen; İstanbul, Bağdat ve Bursa arasında yaşayan şeyh ve şairdir.

Vefat
1675
Unvan
Kadirî şeyhi, kadı ve şair

Vüdine'den İstanbul'a

Edirne civarında Vüdine adıyla kaydedilen bir kasabada doğdu. İstanbul'a giderek Bâkīzâde Abdurrahman Efendi'den mülâzemet aldı; medrese tahsilini tamamladıktan sonra birkaç kazada kadılık yaptı. Tarihî Vüdine adının bugünkü karşılığı kesinleştirilmeden modern koordinat verilmedi.

Şerif Halil Efendi'ye intisap

Kadılık mesleğinden ayrılıp Tophane'deki Kadirî âsitânesinin şeyhi Şerif Halil Efendi'ye inâbet etti. Uzun süre hizmetten sonra Bağdat'a giderek Abdülkādir-i Geylânî'nin türbesini ziyaret etti.

Bursa Kasaplar Tekkesi

Bağdat yolculuğunun ardından Bursa'ya yerleşti ve Kasaplar Tekkesi'nde postnişin oldu. 20 Cemâziyelevvel 1086/Ağustos 1675'te vefat etti; Karagülleli adı verilen mevkide defnedildi. Kesin mezar noktası ayrıca doğrulanmadığı için haritaya tahminî işaret eklenmedi.

Kadirî mahlası ve şiiri

Kadirî mahlasıyla tasavvufî şiirler yazdı. Vekāyi‘u’l-Fuzalâ iki şiirinden toplam sekiz beyit korur. Metinler kişi dosyasında beyit yapısı korunarak ayrı eser kaydı halinde sunulur.

Kādiriyye-Resmiyye tâc-ı şerifi
BAĞLI YOLUN MADDÎ HAFIZASIKādiriyye-Resmiyye tâc-ı şerifi

Sekiz terkli, mavi kadife kubbeli ve merkezinde gül mühür bulunan Kādirî tâcı. Değerlendirme bölümünde Resmiyye koluna ve XIX. yüzyıla bağlanır.

Ağ ve yol

Eserleri ve metinleri

İlk 1 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Kadirî mahlasıyla vahdet şiirleri

Vekāyi‘u’l-Fuzalâ, Gîsûdâr Ahmed'in iki şiirinden sekiz beyit nakleder.

Metni gösterMetni daralt

Dil odur kim ola dâim mahrem-i râz-ı şühûd
Tayy ide kevneyni arşa eyleye her dem suûd

Âkıl isen gel tefekkür eyle kendi zâtını
Men aref sırrına vâkıf olana olur dürûd

Virmedünse Hak'dan özgeye gönül ey Kadirî
Arsa-i aşk içre sensin mazhar-ı ism-i Vedûd

Mest-i aşkuz bilmezüz dünyâ vü mâfîhâ nedür
Zâhidün imrûzı vâiz didügi ferdâ nedür

Lâ-mekânuz rûh-ı kudsîlerledür pervâzımuz
Tâirân-ı evc-i lâhûtuz bize me'vâ nedür

Âlem-i mânâ deminden nûş idenler bildiler
Bezm-i âlemde demâdem devr iden sahbâ nedür

Terk-i tecrîdüz fenâ fillâh yegâne vâdiyüz
Bilmişüz bahr-i kıdemde ol dürr-i yektâ nedür

Vâkıf-ı esrâr-ı mânâyum dime ey Kadirî
Gark-ı bahr-i vahdet olan bildiler mânâ nedür

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Şeyhî Mehmed Efendi, Vekāyi‘u’l-Fuzalâ, c. 2, s. 1389-1392.