ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
83 sonuç · toplam 948 · “dânâ” · 1/4
01ORUCUN EDEBLERİ
Avârifü’l-Maârif · 41. bölüm · Sûfilerin oruçtaki edebleri, zâhir ve bâtını kontrol altına almak; nefsi yemeiçmeden alıkoyduğu gibi, âzaları da günahlardan alıkoymak, sonra nefsi, geçim ve diğer dünya meşgaleler
GÜNDÜZÜ KARŞILAMA ÂDABI
Avârifü’l-Maârif · 49. bölüm · Allahu Teâlâ buyurur ki: “Gündüzün iki tarafında namaz kıl ’’ (Hûd (11), 114.) Müfessirler, Allahu Teâlâ’nın, günün bir tarafı ile sabah namazını kastettiği hususunda ittifak hâlin
Sayfalar 73–79
Muzaffer Ozak Külliyatı · lâdına dehşetli bir düşmandır. Şeyh şeklinde görünür ve seni namazından, niyazından alıkoyar. Şeytan, mü'mine şu şekilde vesvese verir: — Namaz da ne imiş? der. — Yatıp, kalkmaktan
Sayfalar 97–102
Muzaffer Ozak Külliyatı · da içmek, yemek yediği tabağa ve su içtiği kaba üfürmemek, her yudumun evvelinde besmele ve sonunda el-hamdü lillah demektir. Behlül-ü Dâna, kadı efendiyi sabırla ve sükûnetle dinl
Sayfalar 112–123
Muzaffer Ozak Külliyatı · yüzünü daima ilm-i Ledünni sahibi ve âşık-ı didâr-ı ilâhi olan kibar-ı Evliyâ'ullah'ın isrinden ve eşiği türabından ayırma yâ Rabbi.. Onların bastıkları toprağın tozu ile alınlarım
Sayfalar 130–136
Muzaffer Ozak Külliyatı · nice mâ'murlar harap olmuştur, gelen gidiyor ve giden bir daha geri dönmüyor. Sana ve bana da bu sonsuz yolculuk çok yaklaştı, bizleri aldatıp avutan dünyadan ayrılmamız çok yakınd
Sayfalar 135–140
Muzaffer Ozak Külliyatı · Allah celle, bir nûr-u Muhammediyyeyi (aleyhisselâm) dört kısma taksim edip, birinci kısmından Levhi ve Kalemi hâlk etti; kalem, emr olunanı yazdı. Nûrun ikinci kısmından Arş ve Kü
Sayfalar 130–136
Muzaffer Ozak Külliyatı · dan eyleye.. Sâliblere yoldaş ve âriflere sırdaş eyleye.. Nârdan azat edilen, arşın gölgesinde gölgelenen, rahmetine eren, cennetine giren, cemalini gören ehl-i saadete bizleri de
Sayfalar 159–165
Muzaffer Ozak Külliyatı · Üdebali'ye tâbir ettirerek memnun ve mesrur oradan ayrıldı. (Bu kıssayı, evvelce de belirttiğimiz gibi IRAD'ın ikinci cildinde teferruatıyla ve bu risâlemizde de hulâsatan arz etmi
Sayfalar 201–207
Muzaffer Ozak Külliyatı · Mustafa müctebaya gönül veren o hakkın sevgilisini, her şeyinden, malından, canından, anasından, babasından, evlâdından ziyade seven mü'minler, sâdıklar, âşıklar, Allahın Resûlünün
Sayfalar 228–234
Muzaffer Ozak Külliyatı · de meleklerden daha kıymetli, cennet ve cemale lâyık olur. Kendilerini bu kötü huylardan arındıramayan ve bunları yerli yerince kullanamayanlar ise, iki cihanda da Haktan uzak kalı
Sayfalar 218–223
Muzaffer Ozak Külliyatı · selemez, hak katına ulaşamaz ve boşuna çırpmarak helak olur giderler. Böylelerinin ölümden korkmaları tabiîdir. Aşagıda nakledeceğim kıssa, bu görüşümü isbatlamaktadır. Yeter ki, d
Sayfalar 357–363
Muzaffer Ozak Külliyatı · erzak çekerdi. Işte, o erzakları bağlayan iplerin çürüğüdür.» buyurmuşlardır. Cenabı-fâtihi-Hayber, Sakiyi-kevser efendimiz her gece kimsenin haberi olmadan arkasında taşıdığı yiye
Sayfalar 558–564
Muzaffer Ozak Külliyatı · Hz. Ömer-ül-Faruk, Başrahibe şu cevabı verdi: — Evet, kilisede namaz kılmak caizdir, dedi. Fakat, beni burada namaz kılarken gören müslümanlar, kiliseni cami yapmak isterler. Oysa,
Sayfalar 572–578
Muzaffer Ozak Külliyatı · çektiğim azap ve ıztırabın intikamını senden ve seninle birlik olanlardan alırım. Sana karşı olan hırsımın, öfkemin ve düşmanlığımın teskin olması için elimden gelen herşeyi yaparı
Sayfalar 680–686
Muzaffer Ozak Külliyatı · Cenab-1 Selman-i Fârisi radıyallahu anh, ölüm döşeğine yatmıştı, ağlıyordu. Kendisine: — Ey Abdullah'ın babası.. Dünyadan ayrıldığına mı tahassür edip üzülüyorsun? diye sordular. —
Sayfalar 687–693
Muzaffer Ozak Külliyatı · irfan, aşk, mürüvvet, muhabbet, sabır, kanaat ve marifet meydanıdu. İşte, bu meydana gelen İbadullah'ı, bu aşk ve muhabbet meydanından men'eden, cami'e veya tekkeye devam eden halk
RIBAT VE TEKKELERDEKİ SÛFİLERİN ÖZELLİKLERİ
Avârifü’l-Maârif · 15. bölüm · Bil ki; rıbat ve tekkelerin (mânevi bir eğitim müessesesi olarak) te’sisi, hidayet üzerindeki İslâm ümmetinin bir süsü (iftihar tablosudur). Rıbat ve tekkelerde yaşayan sûfilerin,
MÂNEVÎ FETİHLER VE İLÂHÎ İHSANLAR
Avârifü’l-Maârif · 20. bölüm · Sûfinin, Allahu Teâlâ ile meşguliyeti kemâle erince ve içinde bulunduğu vaktin hukukuna tam riâyetle takvâda ilerleyip zühdü tamam olunca, sebeplere sarılmayı terk eder. Kendisine
SEMÂ HAKKINDA SÛFİLERİN GÖRÜŞÜ
Avârifü’l-Maârif · 22. bölüm · Allahu Teâlâ buyurmuştur ki "Sözü dinleyip de en güzeline uyan kullarımı müjdele! Onlar Allah’ın hidâyete ulaştırdığı kimselerdir. Ve onlar, gerçek akıl sahipleridir.” (Zümer (39),
SEMÂ ÂDABI
Avârifü’l-Maârif · 25. bölüm · Bu bölüm, semâ’ın edeblerini, sema yaparken düşen hırkayı parçalamanın hükmünü, bu hususta büyüklerin işâretlerini, bu konuda tavsiye edilen ve sakındırılan durumları içine almakta
HALVETE GİRİŞ ÂDABI
Avârifü’l-Maârif · 28. bölüm · Rivâyete göre; Hz. Dâvud (a.s) hüküm vermede bir hataya düştüğü zaman kırk gün kırk gece, secde hâlinde istiğfar etti; nihâyet Yüce Rabbi kendisini affetti . (Buradaki hatâ; bazı İ
TAHÂRET ÂDABI
Avârifü’l-Maârif · 33. bölüm · Allahu Teâlâ, Ashâb-ı Suffe hakkında şöyle buyurmuştur: "O mescitte (günahlardan ve pisliklerden) temizlenmeyi seven adamlar vardır. Allah güzelce temizlenen kimseleri sever.” (Tev
NAMAZIN FAZİLETİ VE YÜCELİĞİ
Avârifü’l-Maârif · 36. bölüm · Abdullah b. Abbas (r.a), Rasûlullah’ın (s.a.v) şöyle buyurduğunu rivâyet etmiştir: “Allahu Teâlâ, Adn cennetini yarattığı zaman, orada hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitme