Ara
Menü

ORUCUN EDEBLERİ

1.547 kelime · kısa başlangıç

Sûfilerin oruçtaki edebleri, zâhir ve bâtını kontrol altına almak; nefsi yemeiçmeden alıkoyduğu gibi, âzaları da günahlardan alıkoymak, sonra nefsi, geçim ve diğer dünya meşgalelerine aşırı derece düşmekten sakındırmaktır. Duyduğuma göre; Irak’ta yaşayan sâlihlerden birisinin, ashâbı ile usûl ve âdeti şöyle idi: Kendisi ve cemaati devamlı oruçlu bulunuyorlardı. İftar vaktinden önce ellerine geçeni infâk ediyorlar; ancak, tam iftar vaktinde ellerine geçen ikramlarla iftar ediyorlardı. Bir müridin, mübah olan yiyeceklerden kendisini alıkoyup da haram olan işlerle orucunu bozması edebden değildir. Ebu’d-Derdâ (r.a) demiştir ki: “Akıllı kimselerin uykuları ve yemeleri ne kadar güzeldir. Onlar, ahmakların şuursuzca geceyi ayakta geçirmelerini ve gündüzleri aç kalma sayılacak oruçlarını nasıl ayıplamasınlar. Gerçek şu ki, yakin ve takvâ sâhibi bir kimsenin yapmış olduğu zerre kadar bir amel, gâfil kimselerin dağlar kadar amelinden daha faziletlidir.” Sûfinin orucunun fazilet ve edeblerinden birisi de oruç tutmadığı günlere nispeten yiyeceğini, biraz daha azaltmasıdır. Yoksa, daha önce yemekte olduğu şeyleri iftarda bir araya…

Okumaya kaldığınız yerden devam edin.

Tam metin Meclis üyelerine açıktır. Üyelik ücretsizdir; okuduğunuz bölümü defterinize kaydedebilir ve özel notlarınızı aynı yerde tutabilirsiniz.

Giriş yapÜcretsiz üye ol