Sûfilerin büyüklerinden bir grup, ölünceye kadar, seferde ve hazarda devamlı oruçlu bulunmuşlardır. Abdullah b. Cabbâr, elli küsur sene, mukim hâlinde ve seferde devamlı oruç tutmuştu. Arkadaşları bir gün, oruç tutmaması için zorladılar, o gün yedi. Fakat bu yüzden günlerce hasta yattı. Şu hâlde mürid, kalbinin salâhını oruca devamda görüyorsa, devamlı oruç tutmalı ve (yasak günler hâriç, gündüz) yeme-içmeyi bir kenara bırakmalıdır. Bu ulaşmak istediği hedef için güzel bir yardımcıdır. Ebû Mûsâ el-Eş’arî, Rasûlullah’ın (s.a.v) şöyle buyurduğunu rivâyet etmiştir: “Kim, (haram günler hariç) devamlı oruç tutarsa, ona, Cehennemde (şu şekilde) yer kalmaz." Rasûlullah (a.s), “şu şekilde” derken, eliyle doksan sayısını gösterdi ve bununla, orada girilecek yerin olmayacağını ifâde buyurdu. Âlimlerden bir grub, hiç ara vermeden devamlı oruç tutmayı mekruh görmüşlerdir. Bu konuda, Ebû Katâde (r.a)’nin rivâyet etmiş olduğu bir hadiste, Rasûlullah (a.s)’a devamlı oruç tutan bir kimsenin durumu sorulunca: “O, (gerçek mânada) oruç tutmamıştır, yemek de yememiştir. ” buyurdu. Bazıları, devamlı…
ÜYE KÜTÜPHANESİ
Okumaya kaldığınız yerden devam edin.
Tam metin Meclis üyelerine açıktır. Üyelik ücretsizdir; okuduğunuz bölümü defterinize kaydedebilir ve özel notlarınızı aynı yerde tutabilirsiniz.