Ara
Menü

Sayfalar 130–136

1.808 kelime · kısa başlangıç

Envârü’l-Kulûb II · kaynak sayfaları 130–136 nice mâ'murlar harap olmuştur, gelen gidiyor ve giden bir daha geri dönmüyor. Sana ve bana da bu sonsuz yolculuk çok yaklaştı, bizleri aldatıp avutan dünyadan ayrılmamız çok yakındır. Hazırlığın var mı? Ey gençliğine, dinçliğine güvenen!.. Nice meyve, olgunlaşmadan dalından düştü de çürüyüp gitti. Şu gördüğün ve hallerine acıdığın ihtiyarlar da, bir zamanlar senin gibi genç ve dinç idiler. Bak, şimdi belleri nasıl büküldü, ayakları gövdelerini taşıyamıyor. Şu gördüğün buruşuk yüzler, feri solmuş gözler de bir zamanlar çok güzeldiler, bakanlar bakmağa kıyamıyorlardı. Şu hastalıklı ve muztarip insanlar da bir zamanlar sağlıklı ve zinde idiler. Şu gördüğün harap binalar bir zamanlar mâ'mur idiler, bu tahrib olmuş pencerelerinden sokaklara saz sesleri ve kahkahalar aksederdi şimdi baykuşlara yuva olmuşlar. Şu gördüğün mezarlıkta yatanlar, bir zamanlar diri idiler, tıpkı senin gibi güler, eğlenir, koşar, atlar, sıçrar, gönüllerince hayat sürerlerdi. Bak, şimdi sesleri solukları bile duyulmuyor. Öyle ise aklını başına…

Okumaya kaldığınız yerden devam edin.

Tam metin Meclis üyelerine açıktır. Üyelik ücretsizdir; okuduğunuz bölümü defterinize kaydedebilir ve özel notlarınızı aynı yerde tutabilirsiniz.

Giriş yapÜcretsiz üye ol
Sayfalar 130–136 · Envârü’l-Kulûb II — tarikat.org