ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
47 sonuç · “müşâ”
01İstanbul-Balkan İzzeddînî Hattı
Yeşil Tulumba Âsitânesi'nden Mûsâ Muslihiddin aracılığıyla Yakova, Prizren ve Berat'a uzanan Rifâî-İzzeddînî irşad hattı.
Kübreviyye
Necmeddîn-i Kübrâ'nın Hârizm'deki irşad halkasında şekillenen; zikir, mücâhede, müşâhede ve renk-nur tecrübesini sistemli biçimde yorumlayan, halifeleriyle geniş bir coğrafyaya yayılan tasavvuf yolu.
Mûsâ Efendi (Mûsâçe)
Mûsâ Efendi yahut Mûsâçe (ö. 977/1569), Germiyan çevresinden yetişmiş; Kepenekçi Sinan Medresesi'ne kadar yükselmiş, tarih, şerh ve mesnevi türlerinde eserler vermiş Osmanlı âlimidir.
Mûsâ el-Kâzım
Mûsâ el-Kâzım (7 Safer 128 / 8 Kasım 745, Ebvâ – Receb 183 / Ağustos 799, Bağdat); İsnâaşeriyye'nin yedinci imamı . Abbâsîler'e karşı barışçı bir çizgi izlemesine rağmen ömrünün son yıllarını hapiste geçirmiştir.
Abdal Mûsâ
Abdal Mûsâ; menkıbeleri Osmanlı Devleti'nin kuruluşuyla ilgili rivayetlere karışan ve Bektaşî an'anesinde önemli bir yeri olan Anadolu abdallarından biri . Kaynak, gerçek şahsiyetinin “çok müphem” olduğunu belirtir.
Bolevîzâde Seyyid Ahmed Saîd Efendi
Bolevîzâde Seyyid Ahmed Saîd Efendi (1672-1729), İstanbul’un yüksek medreselerinden Kudüs, Şam, Yenişehir ve Medine kadılıklarına ilerleyen; derviş tabiatı ve yumuşak ahlâkıyla anılan Osmanlı âlimidir.
Boşnak Mustafa Efendi
Boşnak Mustafa Efendi (ö. 1092/1681 veya 1093/1682), Kasımpaşa Uşşâkî Âsitânesi’nin ikinci postnişinidir. Uşşâkî irşad hattının Balkan ve İstanbul çevrelerini birleştiren halkalarından biri olmuş; ardından post oğlu Hüsâmeddin Sânî’ye geçmiştir.
Burhâneddin İbrâhim ed-Desûkī
Burhâneddin İbrâhim ed-Desûkī (633-676/1235-1277), Kur’an ve Şâfiî fıkhı tahsilinden sonra Rifâiyye, Sühreverdiyye, Şâzeliyye ve Ebû Medyen irşad çevrelerinden nasip alan; Desûk’ta uzun halvet ve irşad hayatı yaşayan, kardeşi Şeyh Mûsâ vasıtasıyla Desûkıyye-Burhâniyye adıyla teşekkül eden yolun pîridir.
Bursalı Hilmî Mehmed Efendi
Bursalı Hilmî Mehmed Efendi (ö. 1133/1720-21), Eşrefî çevresine mensup Ali Dede’nin oğlu; Leysîzâde’den Hamza Bey Medresesi’ne uzanan uzun tedris hayatı, yumuşak huyu ve Emir Sultan civarındaki kabriyle tanınan Osmanlı müderrisidir.
Çeşm-i Siyah Mustafa Efendi
Pravadi’den İstanbul’a gelerek saray hizmetinden ilmiye mesleğine geçen Çeşm-i Siyah Mustafa Efendi (ö. 1730), Sahn ve Süleymaniye derecelerindeki medreselerin ardından Medine, Şam ve Edirne kadılıklarında bulunmuş âlimdir.
Ebü’l-Abbas Ahmed b. Mûsâ b. Uceyl el-Yemenî
Ebü’l-Abbas Ahmed b. Mûsâ b. Uceyl el-Yemenî (625-690/1228-1291), Tihâme’de yetişen Şâfiî fakih ve zâhid; ders halkası çevresinde oluşan Beytü’l-Fakīh şehrine adını veren Yemen âlimidir.
Evhadüddin-i Kirmânî
Evhadüddin-i Kirmânî (1164–1238), Rükneddîn-i Sücâsî’den hilâfet alan; Bağdat, Azerbaycan, Anadolu, Suriye, Mısır ve Hicaz arasında dolaşan; rubâîleri ve cemâl müşâhedesine dayalı meşrebiyle tanınan mutasavvıf-şairdir.
Fasîh Ahmed Dede
Fasîh Ahmed Dede (ö. 1111/1699), Dîvân-ı Hümâyun ve Fâzıl Ahmed Paşa’nın hazine kâtipliğinden ayrılarak Gavsî Dede’ye intisap eden; çilesini Galata Mevlevîhânesi’nde tamamlayan, Türkçe ve Farsça şiirleriyle hat ve inşâ eserleri bırakan Mevlevî sanatkârdır.
Hacı Muhammed Zihni Efendi
Hacı Muhammed Zihni Efendi müşarünileyh ( Necib Efen di)'in ehass-ı müridanındandır. Göz yaşlarımla yazdım wrlh-i irtihiılin Zihni Efendi buldu vahdet-sarli-yı vislıli (JL,.. J ı,SI_,... 0.J..>. J ı.S...ly. ı,S...1.:.i \ .)) = ( 1 332/1 914) Tercüme-i hali sfür asarda mükemmelen yazılmıştır. Suret-i intisablarına müteallık vak'a ber-vech-i atidir: Zihni…
bir müşâhede
rdı “Allah’ın zuhur ve tecellisini bu görme, seyir ve temaşa etme.” anlamında tasavvuf terimi
müşâ
İslâm h kukunda, müşterek bir mald ortak hisseye sahip kimseler belirli orandaki paylarını ifad eden terim. 511 müşkilü’l-Kur’ân an müşâhedât a. [Ar.] Duyularla elde edilen bilgiler ve onlar üzerinde değerlendirmeler aner] lamında kelâm terimi. ve
vakf-ı müşâ
kfet Bir kimsenin ortak bir ma-. lından olan hissesi ile oluş va turduğu vakıf
Orta Pazar Camii hazîresi
Bursa · Türkiye · Dedesi Nakkaş Ali'nin yaptırdığı cami; 938'de (1532) vefat edince buraya defnedildi. Mezar taşındaki “el-merhûm Şeyh Lâmiî b. Osman” ibaresi, öldüğünde bir tekkede şeyh olduğunu gösterir. İlişkili kişi dosyası Lâmiî Çelebi : Bursalı Lâmiî Çelebi, Emîr Ahmed Buhârî'nin sohbetinde yetişen; Fütûhu'l-Mücâhidîn ile Câmî'nin tabakat hafızasını Anadolu sûfîleri, kavram açıklamaları ve şahsî tanıklıklarla genişleten velût bir müelliftir.
Bursa
Bursa · Türkiye · 1473'te doğduğu, ömrü boyunca yaşadığı ve otuza yakın eserini yazdığı şehir; İstanbul'a hiç gitmemiştir. İlişkili kişi dosyası Lâmiî Çelebi : Bursalı Lâmiî Çelebi, Emîr Ahmed Buhârî'nin sohbetinde yetişen; Fütûhu'l-Mücâhidîn ile Câmî'nin tabakat hafızasını Anadolu sûfîleri, kavram açıklamaları ve şahsî tanıklıklarla genişleten velût bir müelliftir.
Kirman
Kirman · İran · Yaklaşık 559'da (1164) doğduğu bölge; Oğuzların 575'te (1179-80) istilâsı sırasında on altı yaşındaydı. İlişkili kişi dosyası Evhadüddin-i Kirmânî : Evhadüddin-i Kirmânî (1164–1238), Rükneddîn-i Sücâsî’den hilâfet alan; Bağdat, Azerbaycan, Anadolu, Suriye, Mısır ve Hicaz arasında dolaşan; rubâîleri ve cemâl müşâhedesine dayalı meşrebiyle tanınan mutasavvıf-şairdir.
Kayseri
Kayseri · Türkiye · Anadolu'da genellikle ikamet ettiği şehir; burada evlendi ve Fâtıma adlı bir kızı oldu. İlişkili kişi dosyası Evhadüddin-i Kirmânî : Evhadüddin-i Kirmânî (1164–1238), Rükneddîn-i Sücâsî’den hilâfet alan; Bağdat, Azerbaycan, Anadolu, Suriye, Mısır ve Hicaz arasında dolaşan; rubâîleri ve cemâl müşâhedesine dayalı meşrebiyle tanınan mutasavvıf-şairdir.
Murâdiye Medresesi
Bursa · Türkiye · Gençliğinde Molla Ahaveyn ile Hasanzâde Molla Mehmed'den ders aldığı medrese. İlişkili kişi dosyası Lâmiî Çelebi : Bursalı Lâmiî Çelebi, Emîr Ahmed Buhârî'nin sohbetinde yetişen; Fütûhu'l-Mücâhidîn ile Câmî'nin tabakat hafızasını Anadolu sûfîleri, kavram açıklamaları ve şahsî tanıklıklarla genişleten velût bir müelliftir.
Yeşiltürbe
Bursa · Türkiye · Dedesi Nakkaş Ali b. İlyâs Ali'nin nakışlarını yaptığı yapı; ailenin sanatla bağının simgesi. İlişkili kişi dosyası Lâmiî Çelebi : Bursalı Lâmiî Çelebi, Emîr Ahmed Buhârî'nin sohbetinde yetişen; Fütûhu'l-Mücâhidîn ile Câmî'nin tabakat hafızasını Anadolu sûfîleri, kavram açıklamaları ve şahsî tanıklıklarla genişleten velût bir müelliftir.
Konya
Konya · Türkiye · 1205 civarında İbnü'l-Arabî ile görüştüğü şehir; Selçuklu Sultanı Gıyâseddin Keyhusrev ile iyi ilişkiler kurdu, buna karşılık Mevlevî çevrelerin kendisine muhalif olduğu ileri sürülür. İlişkili kişi dosyası Evhadüddin-i Kirmânî : Evhadüddin-i Kirmânî (1164–1238), Rükneddîn-i Sücâsî’den hilâfet alan; Bağdat, Azerbaycan, Anadolu, Suriye, Mısır ve Hicaz arasında dolaşan; rubâîleri ve cemâl müşâhedesine dayalı meşrebiyle tanınan mutasavvıf-şairdir.
Emîr Buhârî Tekkesi
İstanbul · Türkiye · İntisap ettiği Nakşî şeyhi Emîr Buhârî'nin merkezi; Lâmiî'nin Câmî'ye ve Nakşibendîliğe yönelmesi bu bağdan doğdu. İlişkili kişi dosyası Lâmiî Çelebi : Bursalı Lâmiî Çelebi, Emîr Ahmed Buhârî'nin sohbetinde yetişen; Fütûhu'l-Mücâhidîn ile Câmî'nin tabakat hafızasını Anadolu sûfîleri, kavram açıklamaları ve şahsî tanıklıklarla genişleten velût bir müelliftir.
Nahcıvan
Nahçıvan · Azerbaycan · Tebriz, Gence ve Şirvan yolculuklarından sonra uzun süre ikamet ettiği şehir. İlişkili kişi dosyası Evhadüddin-i Kirmânî : Evhadüddin-i Kirmânî (1164–1238), Rükneddîn-i Sücâsî’den hilâfet alan; Bağdat, Azerbaycan, Anadolu, Suriye, Mısır ve Hicaz arasında dolaşan; rubâîleri ve cemâl müşâhedesine dayalı meşrebiyle tanınan mutasavvıf-şairdir.
Herat
Herat · Afganistan · Eserlerini Türkçeye çevirdiği Abdurrahman-ı Câmî'nin ve Gûy u Çevgân müellifi Ârifî-i Herevî'nin şehri. İlişkili kişi dosyası Lâmiî Çelebi : Bursalı Lâmiî Çelebi, Emîr Ahmed Buhârî'nin sohbetinde yetişen; Fütûhu'l-Mücâhidîn ile Câmî'nin tabakat hafızasını Anadolu sûfîleri, kavram açıklamaları ve şahsî tanıklıklarla genişleten velût bir müelliftir.
Erbil (Cüneyne Hankahı)
Erbil · Irak · Atabeg Muzafferüddin Kökböri'nin onun için Cüneyne adlı hankahı yaptırıp bir köyün vakıf geliriyle verdiği şehir; arası açılınca buradan ayrıldı. İlişkili kişi dosyası Evhadüddin-i Kirmânî : Evhadüddin-i Kirmânî (1164–1238), Rükneddîn-i Sücâsî’den hilâfet alan; Bağdat, Azerbaycan, Anadolu, Suriye, Mısır ve Hicaz arasında dolaşan; rubâîleri ve cemâl müşâhedesine dayalı meşrebiyle tanınan mutasavvıf-şairdir.
Halep
Halep · Suriye · Erbil'den ayrılıp gittiği ve muhtemelen 623'te (1226) Kübrevî şeyhi Sa'deddîn-i Hammûye ile tanıştığı şehir. İlişkili kişi dosyası Evhadüddin-i Kirmânî : Evhadüddin-i Kirmânî (1164–1238), Rükneddîn-i Sücâsî’den hilâfet alan; Bağdat, Azerbaycan, Anadolu, Suriye, Mısır ve Hicaz arasında dolaşan; rubâîleri ve cemâl müşâhedesine dayalı meşrebiyle tanınan mutasavvıf-şairdir.
Kübreviyye'nin Başlıca Halifeleri ve Kolları
Hârizm'den Buhara, Horasan, İran ve Keşmir'e yayılan irşad ağı. Kaynaklar arasındaki farklar ve gelenek içi anlatıların derecesi korunarak hazırlanmıştır.
Nurlar, Renkler ve Müşâhede Öğretisi
Kübrevî tecrübe dilinde görüntü, hâtır, latife ve ahlâkî dönüşüm. Kaynaklar arasındaki farklar ve gelenek içi anlatıların derecesi korunarak hazırlanmıştır.
Kübreviyye–Mevleviyye Temasları
Kurumsal soy bağı iddiasından tarihî ve mânevî temas alanına. Kaynaklar arasındaki farklar ve gelenek içi anlatıların derecesi korunarak hazırlanmıştır.
Necmeddîn-i Kübrâ'nın Eserleri ve Dinleme Kayıtları
Sahih nispetler, tartışmalı eserler ve el-Uṣûlü'l-aşere sesli kaydı. Kaynaklar arasındaki farklar ve gelenek içi anlatıların derecesi korunarak hazırlanmıştır.
Lâmiî Çelebi'nin Nefehât'a Katkıları
Mukaddime, minhuvât, Anadolu sûfîleri ve müellif tanıklığı üzerinden Lâmiî'nin gerçek payı
Sadreddin Konevî'de Mârifet, Vücûd ve Yöntem
İlm-i ilâhînin konusu Konevî için metafiziğin konusu mutlak vücûddur. İsimler, sıfatlar, mümkünler ve âlem bu konunun nispet ve meseleleri olarak ele alınır; Hakk'ın hakikati sıradan bir tanımın konusu yapılamaz. Bilginin yolları Duyu, akıl, haber ve keşif birbirinin basit alternatifi değildir. Akıl ilişki ve delil kurar fakat kendi şartlarıyla sınırlıdır; k
SÛFİLERİN İLİMLERİNİN KAYNAĞI
Avârifü’l-Maârif · 1. bölüm · Mürşidimiz, Şeyhu’l-İslâm Ebu’n-Necîb Abdulkâhir es-Sühreverdî, hicrî 560, milâdî 1165 senesinin Şevval ayında, bize, imlâ yoluyla (bizzat yazdırarak) şunu rivâyet etti: Ebû Mûsâ e
SÛFİLERİN HAK SÖZÜ GÜZELCE ANLAMALARI
Avârifü’l-Maârif · 2. bölüm · Şeyhimiz Şeyhülislam Ebu’n-Necîb es-Sühreverdî, bize, Zeyd b. Sâbit yoluyla gelen bir hadis-i şerifte, Rasûlullah (a.s) Efendimizin şöyle buyurduğunu nakletti: “Bizden bir hadis iş
TASAVVUF İLİMİNİN FAZİLETİ
Avârifü’l-Maârif · 3. bölüm · Bize, Şeyhimiz Şeyhülislâm Ebu’n-Necib es-Sühreverdî (rah.), el-Ahves b. Hakim in babasından naklen, onun şöyle söylediğini haber verdi. Bir adam Hz. Resûlullah’a (s.a.v) şerrin ne
MUTASAVVIFLAR VE ONLARA BENZEYENLER
Avârifü’l-Maârif · 7. bölüm · Şeyhimiz, Şeyhu’l-İslam Ebu’n-Necîb es-Sühreverdî’nin, Enes b. Mâlik (ra)’den rivayet ettiğine göre; Hz. Peygamber (sav)’e göre bir adam geldi ve: “Kıyâmet ne zaman kopacak?” diye
MÜRŞİDLİK RÜTBESİ VE MÜRŞİDLERİN HİZMETİ
Avârifü’l-Maârif · 10. bölüm · Rasûlullah (sav) Efendimiz bir hadislerinde buyurmuştur ki: “Muhammed’in nefsini elinde bulunduran Allah’a yemin olsun; eğer isterseniz bu hususta yemin de edebilirim. Hiç şüphesiz
RIBAT VE TEKKELERDEKİ SÛFİLERİN ÖZELLİKLERİ
Avârifü’l-Maârif · 15. bölüm · Bil ki; rıbat ve tekkelerin (mânevi bir eğitim müessesesi olarak) te’sisi, hidayet üzerindeki İslâm ümmetinin bir süsü (iftihar tablosudur). Rıbat ve tekkelerde yaşayan sûfilerin,
SÛFİLERÎN SEFER VE İKÂMET ÂDABI
Avârifü’l-Maârif · 16. bölüm · Sefer konusunda meşâyih-ı kirâm, değişik hâl ve görüşlere sahiptirler. Bir kısmı, sülûkun başında sefere çıkıp nihâyetinde ikâmeti tercih ederken; bir kısmı, hidâyetinde ikâmet edi
Sayfalar 3–12
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ YAYINLARI - No: 42 5846 Sayılı Kanun gereğince te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: ÖZAL Matbaası - Baskı: ARBEN Matbaası Ista
Sayfalar 19–24
Muzaffer Ozak Külliyatı · çimleri dar, vakitleri dar, ömürleri acı bir zarar içinde geçer. Onlar, daha burada hamiym suyundan içer. Her ne ka dar zâhiren, yani dış görünüşleri itibariyle rahat ve huzur için
Sayfalar 52–58
Muzaffer Ozak Külliyatı · her kim Allah resûlü bildi ve ona iyman etti, gönül verdi, iki cihan saadetine erdi. Hatırıma gelmişken söylemeden geçemeyeceğim: Resûl-ü zişânı rü'yâsında görmek saadetine erenler
Sayfalar 88–94
Muzaffer Ozak Külliyatı · ve radıyallahu anh efendimize sevgi gösterisinde bulunanların mekr-ü hiyleleri, bugün sadakat ve samimiyete ve Imam-i müşârünileyhe gerçek muhabbete dönüşmüştür. Vaktiyle, Imam-ı H
Sayfalar 112–123
Muzaffer Ozak Külliyatı · yüzünü daima ilm-i Ledünni sahibi ve âşık-ı didâr-ı ilâhi olan kibar-ı Evliyâ'ullah'ın isrinden ve eşiği türabından ayırma yâ Rabbi.. Onların bastıkları toprağın tozu ile alınlarım