Ara
Menü

Evhadüddin-i Kirmânî

Evhadüddin-i Kirmânî (1164–1238), Rükneddîn-i Sücâsî’den hilâfet alan; Bağdat, Azerbaycan, Anadolu, Suriye, Mısır ve Hicaz arasında dolaşan; rubâîleri ve cemâl müşâhedesine dayalı meşrebiyle tanınan mutasavvıf-şairdir.

Doğum
1164
Vefat
1238
Unvan
Sühreverdî-Sücâsî irşad hattına mensup mutasavvıf, rubâî şairi ve seyyah şeyh
Temalar
Rükneddîn-i Sücâsî, Sühreverdî çevresi, fütüvvet, Anadolu Selçuklu şehirleri, cemâl müşâhedesi, semâ, rubâîler, Menâkıb-ı Evhadüddin

Kimliği, ailesi ve doğum tarihi

Evhadüddin-i Kirmânî’nin asıl adı Hâmid b. Ebi’l-Fahr’dır. Kaynaklarda daha çok “Evhadüddin” lakabı ve Kirmânî nisbesiyle anılır; bazı geç metinlerde Hâmid adının hafifletilmiş biçimi olan Ahmed de görülür. Menâkıbnâmesi onu Kirman Selçuklu hükümdarı II. Turan Şah’ın oğlu sayarsa da, kendisiyle Konya’da görüşen Muhyiddin İbnü’l-Arabî babasının adını Ebü’l-Fahr olarak verir. Turan Şah’ın bu künye ile anıldığına dair bağımsız kayıt bulunmadığından hükümdar oğlu olduğu anlatısı tarihî kimliğin parçası yapılmamalıdır. Menâkıbnâmedeki yaş kaydından hareketle 559/1164 dolaylarında Kirman bölgesinde doğduğu kabul edilir. Soylu veya idareci bir aileden gelmiş olması mümkündür; etnik kökeni hakkında ileri sürülen kesin hükümler ise mevcut belgelerin taşıyabileceğinden daha ileridir.

Bağdat’ta ilim tahsili ve müderrislik

Kirman’daki siyasî karışıklıkların ardından muhtemelen 1180’den sonra Bağdat’a gitti. Bir medresede Şâfiî fakihi İbnü’l-Kāss’ın el-Miftâh adlı eserini okuyup ezberledi; hocasının muîdi, ardından Hakkâkiyye Medresesi’nin müderrisi oldu. Bu safha onun tasavvufa yalnız şiir ve vecd üzerinden yönelmediğini, düzenli bir fıkıh tahsilinden geçtiğini gösterir. Bir süre sonra müderrisliği bırakarak riyâzet hayatına girdi. Başlangıçta ilmî birikimiyle tek başına ilerleyebileceğini düşündüğü, fakat aradığı mânevî neticeye ulaşamayınca bir mürşide bağlanma ihtiyacını kabul ettiği aktarılır.

Rükneddîn-i Sücâsî’ye intisabı

Bağdat’ın tanınmış Sühreverdî çevrelerinden Rükneddîn-i Sücâsî’ye intisap etti. Şeyhiyle birlikte Irak ve Azerbaycan sahasında bulundu; Tebriz’de Zâhid-i Tebrîzî ile görüştü, ardından Nahcıvan, Gence ve Şirvan’a geçti. Nahcıvan’da uzun süre kaldı. Menâkıbnâmedeki bir kayda göre Sücâsî, Dicle kıyısındaki dergâhında Evhadüddin’in kendisinden sonra irşad makamına geçeceğine dair işaret aldığını söylemiştir. Bu anlatının menkıbevî dili saklı tutulmakla beraber, Evhadüddin’in 1200’den önce hilâfet aldığı ve Sücâsî’nin önde gelen halifelerinden olduğu tarihî çerçeveyle uyumludur.

Anadolu’ya gelişi ve şehir ağı

Yaklaşık 1204’te Anadolu’ya geldi; 1205 dolayında Konya’da Muhyiddin İbnü’l-Arabî ile görüştü. Malatya, Sivas ve Konya’da bulunsa da Anadolu’daki başlıca ikamet merkezi Kayseri idi. Burada evlendi ve Fâtıma adlı bir kızı oldu. Selçuklu Sultanı I. Gıyâseddin Keyhusrev’le iyi ilişkiler kurduğu, devlet adamları ve şehir halkı tarafından itibar gördüğü kaydedilir. Sivas’ta Necmeddîn-i Dâye ile görüşmüş olması muhtemeldir. Anadolu güzergâhı, onu XIII. yüzyıl başında ilim, fütüvvet, zanaat ve tekke çevrelerinin birbiriyle temas ettiği hareketli şehir dünyasının aktörlerinden biri yapar.

Fütüvvet çevresi ve ihtiyat gerektiren Ahî Evran bağı

Abbâsî Halifesi Nâsır-Lidînillâh’ın yeniden düzenlediği fütüvvet çevresiyle ilişkili olduğu ve Anadolu’daki faaliyetinin bu siyasetle kesiştiği anlaşılır. 608-612/1211-1215 arasında Bağdat’ta bulunduğu sırada halife tarafından İldenizli Atabegi Özbek’e elçilikle gönderildi. Sonraki bir araştırmada Evhadüddin’in Ahî Evran’ın kayınpederi ve “Evhadiyye” adlı müstakil bir tarikatın kurucusu olduğu ileri sürülmüştür. Ancak bu iki hükmü açık ve çağdaş belgelerle kesinleştirmek mümkün değildir. Sühreverdî-Sücâsî irşad hattındaki yeri, Anadolu’daki fütüvvet çevreleriyle teması ve kendisine nispet edilen geniş sohbet halkası güvenle söylenebilir; aile bağı ve kurumsal tarikat adı ihtiyat kaydıyla anılmalıdır.

Horasan’dan Erbil, Halep, Şam ve Mısır’a

Menâkıbnâme onun Horasan ve Mâverâünnehir’e gittiğini, bu yolculukta Necmeddîn-i Kübrâ ile görüştüğünü nakleder; doğrudan doğrulanamayan bu buluşma gelenek içi rivayet olarak kalmalıdır. Erbil Atabegi Muzafferüddin Kökböri, Cüneyne adlı bir hankah yaptırıp bir köyün gelirini ona tahsis etti. Aralarının açılması üzerine Erbil’den Halep’e geçti ve yaklaşık 623/1226’da Kübrevî şeyhi Sa‘deddîn-i Hammûye ile tanıştı. Şam’da İbnü’l-Arabî’nin sohbetlerine katıldı, Kalenderî şeyhi Osmân-ı Rûmî ile görüştü; ardından Mısır’a geçti. Bu çok merkezli hareketlilik, tek bir Anadolu tekkesine kapanmış bir şeyh değil, Irak, Azerbaycan, Anadolu, Suriye ve Mısır arasındaki irşad ağını dolaşan bir sûfî portresi verir.

Hacları, emîr-i hac görevi ve Bağdat’taki son yılları

Biri şeyhi Rükneddîn-i Sücâsî ile olmak üzere dokuz defa hacca gittiği nakledilir. 629/1231-32 dolayında Abbâsî Halifesi Müstansır-Billâh tarafından emîr-i hac tayin edildiği kabul edilir. Hac dönüşünde yeniden Anadolu’ya uğradı. Şehâbeddin es-Sühreverdî’nin vefat ettiği 632/1234 yılında halifenin davetiyle Bağdat’a döndü ve Merzübâniyye Hankahı’nın şeyhliğine getirildi. 3 Şâban 635/21 Mart 1238’de Bağdat’ta vefat etti. Böylece medrese talebesi olarak girdiği şehirde, büyük bir hankahın şeyhi sıfatıyla hayatını tamamladı.

Cemâl müşâhedesi, semâ ve eleştiriler

Evhadüddin’in tasavvuf anlayışında Allah’ın cemâl sıfatının varlıkta tecellisini temaşa etme fikri belirgindir. Gençlerin kandillerle katıldığı semâ meclisleri ve kadın müridlerin bu meclislerde bulunması, hem menâkıbnâmesinde hem eleştirel kaynaklarda geniş yer tutar. Kendisi bu müşâhedeyi “Hak’tan gayrisine bakmamak” diliyle açıklamış; Şehâbeddin es-Sühreverdî ve Şems-i Tebrîzî ise yanlış anlaşılma ve suistimal ihtimali sebebiyle uygulamalarını sert biçimde tenkit etmiştir. Bu bölüm, sonradan üretilmiş savunma veya itham cümleleriyle değil, dönemin sûfîleri arasındaki gerçek bir meşrep tartışması olarak okunmalıdır.

Rubâîler, nasihatler ve mektuplar

Süleymaniye Kütüphanesi Ayasofya 2910 numaralı mecmua, nasihatlerini, bir mev‘izasını, Halife Müstansır’a yazdığı bir mektup dahil bazı mektuplarını ve rubâîlerini bir araya getirir. Burhân b. Ömer tarafından 730/1330’da Aksaray’da istinsah edilen nüshada 1731 rubâî ona nispet edilir. Derleyicinin Fevâid-i Şeyh Evhadüddîn adını verdiği bölüm; tevhid, şeriat, tasavvuf, nefis terbiyesi, aşk ve müşâhede gibi on iki başlığa ayrılmıştır. Büyük ölçüde Farsça olan bu şiirler, onun öğretisinin biyografik rivayetlerden bağımsız birinci elden izini taşır.

Menâkıbnâme ve yanlış eser nispeti

Anonim bir mürid tarafından kaleme alınan Menâkıb-ı Evhadüddîn Hâmid b. Ebi’l-Fahr Kirmânî, şeyhin hayatı kadar Anadolu Selçuklu şehirleri ve toplum çevreleri için de önemli bir kaynaktır; fakat rüya ve keramet anlatıları tarihî haberlerle aynı kanıt düzeyinde değildir. Yazma Süleymaniye Kütüphanesi Nâfiz Paşa 1199’da, Gelibolulu Muhyiddin’in Türkçe tercümesi Koyunoğlu Müze ve Kütüphanesi 2106’dadır. Bazı eski müelliflerin ona verdiği Misbahü’l-ervâh ise Evhadüddin’e değil Şemseddin el-Kirmânî’ye aittir. Evhadüddin-i Merâgī ve adı benzer diğer Kirmânî müelliflerle karıştırılmaması da eser kataloğunun temel şartıdır.

Halifeleri, tesiri ve kaynakların sınırı

Ahmed Fakih ve Sadreddin Konevî onun müridleri arasında gösterilir; Konevî’nin İbnü’l-Arabî yanında Evhadüddin’den de faydalandığını belirten nakil, Anadolu irfan çevreleri arasındaki geçişkenliği gösterir. Buna karşılık Mevlânâ ve Şems-i Tebrîzî ile ilişki, doğrudan bir irşad silsilesinden çok çağdaşlık, temas ve eleştiri çerçevesindedir. Dosyanın omurgasını çağdaş veya yakın dönem kayıtları, rubâî mecmuası ve anonim menâkıbnâme oluşturur. Hükümdar oğlu oluşu, Necmeddîn-i Kübrâ ile buluşması, Ahî Evran’la aile bağı ve müstakil Evhadiyye teşkilâtı gibi konular kesinleştirilmeden, kaynak dereceleri belirtilerek sunulmalıdır.

COĞRAFÎ HAFIZA26 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi26 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Menkıbeler

İlk 2 kayıt gösteriliyor

MENKIBE · GELENEK İÇİ

Kandillerle semâ

Gece karanlığında dönen gençler.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Meşrebinin gereği olarak gençlere özel ilgi duyar, onlarla semâ etmekten büyük zevk alırdı. Güzelliklerini artırmak için ellerine birer kandil verir, gençler gece karanlığında ellerindeki kandillerle semâ ederlerdi.

Kendisi de aralarında semâ ederken göğsünü göğüslerine dayar, cezbeye gelip kendinden geçer ve bu hâlde şiirler söylerdi.

Çerçeve. Bu uygulama, Şehâbeddin es-Sühreverdî'nin “bid'atçı” nitelemesinin ve Mevlânâ ile Şems'in tenkitlerinin doğrudan sebebidir.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Evhadüddîn-i Kirmânî”, c. 11, s. 518-520.
MENKIBE · GELENEK İÇİ

Öldürmeye gelen şehzade

Halifenin oğlunun semâ meclisine gizli niyetle katılması.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Uygulamayı duyan Abbâsî Halifesi Müstansır-Billâh'ın oğlunun, kendisine dokunacak olursa onu öldürmeyi düşünerek semâa katıldığı, ancak o sırada kerametine şahit olarak Evhadüddin'in müridi olduğu rivayet edilir.

Çerçeve. Aynı halife sonradan onu emîr-i hac tayin edecek ve vefatından önce Bağdat'a çağırıp Merzübâniyye Hankahı'na şeyh yapacaktır. Menkıbe, hilâfet merkeziyle ilişkinin başlangıcını anlatır.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Evhadüddîn-i Kirmânî”, c. 11, s. 518-520.

Hayatından kayıtlar

İlk 5 kayıt gösteriliyor

BİYOGRAFİK KAYIT

“Ben Hak'tan gayri hiçbir şeye bakmam”

Meşrebine yöneltilen itiraza verdiği cevap.

Metni gösterMetni daralt

Cendî'nin naklettiğine göre büyük bir zat, kadınlarla bir arada bulunmanın ve semâın kendisine zarar vereceğini, nâmahreme bakmanın câiz olmadığını söyleyince Evhadüddin şu cevabı verdi: “Ben Hak'tan gayri hiçbir şeye bakmam.”

Çerçeve. Kaynak bu tavrın Allah'ın cemâlini varlıklarda temaşa etmenin verdiği bir hâl olduğunu ve fizikî bir anlam taşımadığını kaydeder; buna karşılık suistimallere yol açacağı endişesiyle tenkit edilmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Müeyyidüddin el-Cendî, Nefhatü'r-rûh, s. 110.
BİYOGRAFİK KAYIT

Mürşidsiz yürüyememek

İlmine güvenip yola çıkması ve sonunda intisabı.

Metni gösterMetni daralt

Hakkâkiyye Medresesi'nde müderrisken tasavvufa ilgi duydu ve müderrisliği bırakarak sıkı bir riyâzet hayatı yaşamaya başladı.

Bir mürşide bağlanmadan, ilmine güvenerek mânevî yolda ilerleyeceğini düşünen, ancak istediği noktaya bir türlü ulaşamayan Evhadüddin, sonunda Sühreverdiyye şeyhi Rükneddîn-i Sücâsî'ye intisap etti.

Çerçeve. Aynı şeyhin bir başka müridinin Şems-i Tebrîzî olduğu kaydedilir — ve Şems sonradan onun meşrebini tenkit edenler arasında yer alacaktır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Evhadüddîn-i Kirmânî”, c. 11, s. 518-520.
BİYOGRAFİK KAYIT

Erbil'de yaptırılan hankah — ve ayrılık

Atabeg Kökböri'nin ihsanı ve arasının açılması.

Metni gösterMetni daralt

Erbil Atabegi Emîr Muzafferüddin Kökböri, onun için Cüneyne adlı bir hankah yaptırarak bir köyün vakıf geliriyle birlikte kendisine verdi.

Ancak bir müddet sonra Muzafferüddin ile arası açıldı; Erbil'den ayrılıp Halep'e gitti.

Çerçeve. Hayatı bu şekilde şehir şehir yer değiştirmekle geçmiştir: Bağdat, Nahcıvan, Kayseri, Erbil, Halep, Şam, Mısır ve dokuz hac yolculuğu.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Evhadüddîn-i Kirmânî”, c. 11, s. 518-520.
BİYOGRAFİK KAYIT

Halifenin elçisi olarak Tebriz'e

Atabegleri birbirine kışkırtma görevi.

Metni gösterMetni daralt

608-612 (1211-1215) yılları arasında Bağdat'ta bulunduğu sırada, Halife Nâsır tarafından İldenizlilerden Özbek'i diğer atabeglere karşı kışkırtmak üzere Tebriz'e gönderildi.

Çerçeve. Kaynağa göre Anadolu'ya da aynı halifenin kurduğu fütüvvet teşkilâtının bir mensubu olarak gelmiş olabilir. Bir şeyhin diplomatik görev üstlenmesi, Nâsır-Lidînillâh devri siyasetinin karakteristiğidir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Evhadüddîn-i Kirmânî”, c. 11, s. 518-520.
BİYOGRAFİK KAYIT

Konya'da İbnü'l-Arabî ile görüşme

Babasının adını kayda geçiren tanıklık.

Metni gösterMetni daralt

Muhtemelen 1204'te Anadolu'ya geldi ve ertesi yıl o sırada Konya'da bulunan Muhyiddin İbnü'l-Arabî ile görüştü; sonradan Şam'da da onun sohbetlerine katıldı.

Çerçeve. Bu görüşmenin dolaylı bir sonucu vardır: İbnü'l-Arabî el-Fütûhât'ta babasının adını Ebü'l-Fahr olarak kaydeder — menâkıbnâmedeki “Sultan II. Turan Şah'ın oğlu” iddiasını çürüten en güçlü delil budur.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: İbnü'l-Arabî, el-Fütûhâtü'l-Mekkiyye.

Eserleri ve metinleri

İlk 3 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Rubâîleri (Fevâid-i Şeyh Evhadüddîn)

1731 rubâî; on iki konu başlığında derlenmiş.

Metni gösterMetni daralt

Mecmuanın başında bazı nasihatleri, bir mev'izası ve biri Halife Müstansır-Billâh'a olmak üzere birkaç mektubu, ardından rubâîleri yer alır.

Burhân b. Ömer tarafından 730'da (1330) Aksaray'da istinsah edilen mecmuada, adı bilinmeyen biri tarafından derlenmiş 1731 rubâî bulunur. Derleyici esere Fevâid-i Şeyh Evhadüddîn adını vermiş ve rubâîleri tevhid, şeriat, tasavvuf, nefis temizliği, aşk, müşâhede gibi konularda on iki bölüme ayırmıştır. Genellikle Farsçadır; 120'si B. M. Weischer tarafından yayımlanmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Süleymaniye Ktp., Ayasofya, nr. 2910 (Burhân b. Ömer, Aksaray 730/1330).
TARİHÎ KAYIT

Menâkıbnâmesi

Hayatının en önemli kaynağı — ve en tartışmalı iddianın da kaynağı.

Metni gösterMetni daralt

Hayatı hakkında en önemli kaynaktır. Doğum yaşı, hilâfet alışı, Tebriz-Nahcıvan-Gence seyahatleri, Horasan yolculuğu ve Necmeddîn-i Kübrâ ile görüşmesi buradan bilinir.

Aynı eser, onu Kirman Selçuklularından II. Turan Şah'ın oğlu gösteren iddianın da kaynağıdır; bu bilgi İbnü'l-Arabî'nin kaydı ve Fürûzanfer'in tenkidiyle çürütülmüştür. Ayrıca Sa'deddîn-i Hammûye ile farklı fikir ve meşreplere sahip oldukları yine buradan anlaşılır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Evhadüddîn-i Kirmânî menâkıbnâmesi.
TARİHÎ KAYIT

Mektupları ve mev'izası

Halifeye yazdığı mektup da dahil.

Metni gösterMetni daralt

Rubâî mecmuasının baş tarafında yer alan nasihatleri, bir mev'izası ve birkaç mektubu — bunlardan biri Halife Müstansır-Billâh'a yazılmıştır.

Hilâfet merkeziyle kurduğu ilişkinin yazılı izidir; aynı halife onu emîr-i hac tayin etmiş ve son yılında Bağdat'a çağırıp Merzübâniyye Hankahı'na şeyh yapmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Süleymaniye Ktp., Ayasofya, nr. 2910.

Kavram dünyası

İlk 5 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Şâhidbâzî

İlâhî cemâli varlıkta temaşa etme meşrebi.

Metni gösterMetni daralt

Allah'ın cemâl sıfatının tecellilerini varlıkta temaşa etmeyi esas alan tasavvufî meşrebe şâhidbâzî denir; Evhadüddin bu meşrebin en bilinen temsilcisidir.

Kaynak iki şeyi birden söyler: bu tavrın fizikî bir anlam taşımadığı ve suistimallere yol açacağı endişesiyle tenkit edildiği. Sühreverdî onu “bid'atçı” saymış, Mevlânâ ve Şems-i Tebrîzî de tenkit etmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Evhadüddîn-i Kirmânî”, c. 11, s. 518-520.
TARİHÎ KAYIT

Fütüvvet teşkilâtı

Halife Nâsır'ın kurduğu ağ ve Anadolu'daki uzantısı.

Metni gösterMetni daralt

Abbâsî Halifesi Nâsır-Lidînillâh, fütüvveti hilâfetin siyasî nüfuz aracına dönüştürmüş ve bir teşkilât hâline getirmişti.

Evhadüddin'in Anadolu'ya bu teşkilâtın bir mensubu olarak geldiği, gerek devlet adamlarından gerek halktan büyük saygı gördüğü ileri sürülür. Aynı halifenin onu Tebriz'e siyasî bir görevle göndermesi bu bağı destekler.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Mikâil Bayram, Şeyh Evhadü'd-din Hâmid el-Kirmânî ve Evhadiyye Tarikatı, s. 32.
TARİHÎ KAYIT

Muîd

Müderrisin dersini tekrarlatan yardımcı.

Metni gösterMetni daralt

Medrese düzeninde muîd, müderrisin dersini talebeye tekrarlatan yardımcıdır ve müderrisliğe giden basamaktır.

Evhadüddin, İbnü'l-Kāss'ın Şâfiî fıkhına dair el-Miftâh'ını okuyup ezberledikten kısa süre sonra hocasının muîdi olmuş, ardından Hakkâkiyye Medresesi'ne müderris tayin edilmiştir — ve bu kariyeri kendi eliyle bırakmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Evhadüddîn-i Kirmânî”, c. 11, s. 518-520.
TARİHÎ KAYIT

Emîr-i hac

Hac kafilesinin başındaki resmî görevli.

Metni gösterMetni daralt

Emîr-i hac, hac kafilesinin güvenliğinden ve düzeninden sorumlu, halife veya sultan tarafından tayin edilen görevlidir.

Evhadüddin biri şeyhi Sücâsî ile birlikte olmak üzere dokuz defa hacca gitmiş ve muhtemelen 629'da (1231-32) Halife Müstansır-Billâh tarafından emîr-i hac tayin edilmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Evhadüddîn-i Kirmânî”, c. 11, s. 518-520.
TARİHÎ KAYIT

“Evhadiyye” iddiası

Delilsiz bulunan bir tarikat ve akrabalık tezi.

Metni gösterMetni daralt

Mikâil Bayram'ın 1993 tarihli çalışmasında, Evhadüddin'in Ahî Evran'ın kayınpederi ve “Evhadiyye” adlı bir tarikatın kurucusu olduğu ileri sürülmüştür.

Kaynağın hükmü nettir: müşahhas delillere dayanmayan bu görüşleri ihtiyatla karşılamak gerekir. Kartta bu iddia bir tez olarak kaydedilmiş, kabul edilmemiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Evhadüddîn-i Kirmânî”, c. 11, s. 518-520.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

Bağdat · IrakBağdat (Merzübâniyye Hankahı)Müderrislik yaptığı, müderrisliği bırakıp Rükneddîn-i Sücâsî'ye intisap ettiği şehir. 632'de (1234) halifenin daveti üzerine dönüp Merzübâniyye Hankahı'na şeyh tayin edildi ve 21 Mart 1238'de burada vefat etti.Kirman · İranKirmanYaklaşık 559'da (1164) doğduğu bölge; Oğuzların 575'te (1179-80) istilâsı sırasında on altı yaşındaydı. İlişkili kişi dosyası Evhadüddin-i Kirmânî : Evhadüddin-i Kirmânî (1164–1238), Rükneddîn-i Sücâsî’den hilâfet alan; Bağdat, Azerbaycan, Anadolu, Suriye, Mısır ve Hicaz arasında dolaşan; rubâîleri ve cemâl müşâhedesine dayalı meşrebiyle tanınan mutasavvıf-şairdir.Kayseri · TürkiyeKayseriAnadolu'da genellikle ikamet ettiği şehir; burada evlendi ve Fâtıma adlı bir kızı oldu. İlişkili kişi dosyası Evhadüddin-i Kirmânî : Evhadüddin-i Kirmânî (1164–1238), Rükneddîn-i Sücâsî’den hilâfet alan; Bağdat, Azerbaycan, Anadolu, Suriye, Mısır ve Hicaz arasında dolaşan; rubâîleri ve cemâl müşâhedesine dayalı meşrebiyle tanınan mutasavvıf-şairdir.Konya · TürkiyeKonya1205 civarında İbnü'l-Arabî ile görüştüğü şehir; Selçuklu Sultanı Gıyâseddin Keyhusrev ile iyi ilişkiler kurdu, buna karşılık Mevlevî çevrelerin kendisine muhalif olduğu ileri sürülür. İlişkili kişi dosyası Evhadüddin-i Kirmânî : Evhadüddin-i Kirmânî (1164–1238), Rükneddîn-i Sücâsî’den hilâfet alan; Bağdat, Azerbaycan, Anadolu, Suriye, Mısır ve Hicaz arasında dolaşan; rubâîleri ve cemâl müşâhedesine dayalı meşrebiyle tanınan mutasavvıf-şairdir.Nahçıvan · AzerbaycanNahcıvanTebriz, Gence ve Şirvan yolculuklarından sonra uzun süre ikamet ettiği şehir. İlişkili kişi dosyası Evhadüddin-i Kirmânî : Evhadüddin-i Kirmânî (1164–1238), Rükneddîn-i Sücâsî’den hilâfet alan; Bağdat, Azerbaycan, Anadolu, Suriye, Mısır ve Hicaz arasında dolaşan; rubâîleri ve cemâl müşâhedesine dayalı meşrebiyle tanınan mutasavvıf-şairdir.Erbil · IrakErbil (Cüneyne Hankahı)Atabeg Muzafferüddin Kökböri'nin onun için Cüneyne adlı hankahı yaptırıp bir köyün vakıf geliriyle verdiği şehir; arası açılınca buradan ayrıldı. İlişkili kişi dosyası Evhadüddin-i Kirmânî : Evhadüddin-i Kirmânî (1164–1238), Rükneddîn-i Sücâsî’den hilâfet alan; Bağdat, Azerbaycan, Anadolu, Suriye, Mısır ve Hicaz arasında dolaşan; rubâîleri ve cemâl müşâhedesine dayalı meşrebiyle tanınan mutasavvıf-şairdir.Halep · SuriyeHalepErbil'den ayrılıp gittiği ve muhtemelen 623'te (1226) Kübrevî şeyhi Sa'deddîn-i Hammûye ile tanıştığı şehir. İlişkili kişi dosyası Evhadüddin-i Kirmânî : Evhadüddin-i Kirmânî (1164–1238), Rükneddîn-i Sücâsî’den hilâfet alan; Bağdat, Azerbaycan, Anadolu, Suriye, Mısır ve Hicaz arasında dolaşan; rubâîleri ve cemâl müşâhedesine dayalı meşrebiyle tanınan mutasavvıf-şairdir.Dımaşk · SuriyeŞam (Dımaşk)İbnü'l-Arabî'nin sohbetlerine katıldığı ve Kalenderî şeyhi Osmân-ı Rûmî ile tanıştığı şehir. İlişkili kişi dosyası Evhadüddin-i Kirmânî : Evhadüddin-i Kirmânî (1164–1238), Rükneddîn-i Sücâsî’den hilâfet alan; Bağdat, Azerbaycan, Anadolu, Suriye, Mısır ve Hicaz arasında dolaşan; rubâîleri ve cemâl müşâhedesine dayalı meşrebiyle tanınan mutasavvıf-şairdir.Tebriz · İranTebriz1195'ten önce Zâhid-i Tebrîzî ile görüştüğü; 1211-1215 arasında Halife Nâsır'ın siyasî göreviyle gönderildiği şehir. İlişkili kişi dosyası Evhadüddin-i Kirmânî : Evhadüddin-i Kirmânî (1164–1238), Rükneddîn-i Sücâsî’den hilâfet alan; Bağdat, Azerbaycan, Anadolu, Suriye, Mısır ve Hicaz arasında dolaşan; rubâîleri ve cemâl müşâhedesine dayalı meşrebiyle tanınan mutasavvıf-şairdir.Sivas · TürkiyeSivasMirsâdü'l-ibâd müellifi Necmeddîn-i Dâye ile görüşmüş olması gereken şehir. İlişkili kişi dosyası Evhadüddin-i Kirmânî : Evhadüddin-i Kirmânî (1164–1238), Rükneddîn-i Sücâsî’den hilâfet alan; Bağdat, Azerbaycan, Anadolu, Suriye, Mısır ve Hicaz arasında dolaşan; rubâîleri ve cemâl müşâhedesine dayalı meşrebiyle tanınan mutasavvıf-şairdir.Aksaray · TürkiyeAksaray1731 rubâîsini içeren mecmuanın 730'da (1330) Burhân b. Ömer tarafından istinsah edildiği yer — eserinin Anadolu'da yaşadığını gösteren kayıt. İlişkili kişi dosyası Evhadüddin-i Kirmânî : Evhadüddin-i Kirmânî (1164–1238), Rükneddîn-i Sücâsî’den hilâfet alan; Bağdat, Azerbaycan, Anadolu, Suriye, Mısır ve Hicaz arasında dolaşan; rubâîleri ve cemâl müşâhedesine dayalı meşrebiyle tanınan mutasavvıf-şairdir.Mekke · Suudi ArabistanMekkeBiri şeyhi Sücâsî ile birlikte olmak üzere dokuz defa hacca gitti; muhtemelen 629'da (1231-32) emîr-i hac tayin edildi. İlişkili kişi dosyası Evhadüddin-i Kirmânî : Evhadüddin-i Kirmânî (1164–1238), Rükneddîn-i Sücâsî’den hilâfet alan; Bağdat, Azerbaycan, Anadolu, Suriye, Mısır ve Hicaz arasında dolaşan; rubâîleri ve cemâl müşâhedesine dayalı meşrebiyle tanınan mutasavvıf-şairdir.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]Müeyyidüddin el-Cendî, Nefhatü'r-rûh, s. 110
  2. [2]TDV İslâm Ansiklopedisi, “Evhadüddîn-i Kirmânî”, c. 11, s. 518-520
  3. [3]İbnü'l-Arabî, el-Fütûhâtü'l-Mekkiyye
  4. [4]Mikâil Bayram, Şeyh Evhadü'd-din Hâmid el-Kirmânî ve Evhadiyye Tarikatı, s. 32
  5. [5]Süleymaniye Ktp., Ayasofya, nr. 2910 (Burhân b. Ömer, Aksaray 730/1330)
  6. [6]Evhadüddîn-i Kirmânî menâkıbnâmesi
  7. [7]Süleymaniye Ktp., Ayasofya, nr. 2910
  8. [8]Early Best-sellers in the Akbarian Tradition: The Dissemination of Ibn ‘Arabi’s Teaching Through Sadr al-din al-Qunawi
  9. [9]Kişi kartı kaynak paketi — Evhadüddin-i Kirmânî
Ortak kaynak kataloğunu aç →