HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Hayatı ve İbnü'l-Arabî çevresi
Sadreddin Konevî, XIII. yüzyılın başlarında Anadolu'da doğdu. Babası Mecdüddin İshak'ın ilmî ve siyasî çevresi onu erken yaşta geniş bir eğitim ağıyla buluşturdu. İbnü'l-Arabî ile ilişkisi yalnız eser okuma değil uzun süreli sohbet, eğitim ve aile yakınlığı içinde gelişti.
Konya'daki ilmî merkez
Konevî'nin Konya'daki evi ve çevresi hadis dersleri, eser okuma meclisleri ve ilmî yazışmaların merkezi oldu. Mevlânâ, Müeyyidüddin Cendî, Fahreddin Irâkī ve başka âlim-sûfîlerle ilişkileri aynı türde değildir; sohbet, dostluk, talebelik ve metin şerhi bağları ayrı gösterilir.
İlm-i ilâhî ve yöntem
Konevî, sûfîlerin keşif ve müşâhede bilgisini yalnız kişisel tecrübe düzeyinde bırakmayıp konusu, ilkeleri ve ölçüleri bulunan bir ilim halinde ifade etmeye çalıştı. Müdevven ilimler ile ilm-i ilâhî arasındaki ayrımı kurarken aklı reddetmez; aklın sınırını ve keşfin doğrulanma şartlarını tartışır.
Mârifet ve vücûd
Bilgi ile varlık onun düşüncesinde birbirinden kopuk değildir. Hakk'ın vücûdu, mümkünlerin nispeti, ilâhî isimler, taayyün ve insanın bilme kabiliyeti ortak bir metafizik örgü içinde ele alınır. Vahdet-i vücûd ifadesi bu örgünün bütün ayrıntılarının yerine geçen tek cümle gibi kullanılmaz.
Eserleri
Miftâhu'l-gayb, en-Nefehâtü'l-ilâhiyye, İ'câzü'l-beyân, el-Fükûk, en-Nusûs ve Nasîrüddin Tûsî ile yazışmaları başlıca metinleridir. Eserler sonraki Ekberî şerh geleneğinin kavram ve yöntem dilini belirledi.
Vefatı
1274'te Konya'da vefat etti. Vasiyeti, kitaplarının ve ilmî mirasının korunmasına ilişkin kayıtlar ile açık türbesi tarihî biyografi ve mekân hafızasını bir arada taşır.