Ara
Menü

Bosnavi Abdullâh Efendi

BOSNAVi ABDULL.AH EFENDİ Şarih-i Fusus'dur. Fuzala vü urefa-yı Bayramiyye'dendir. Camiu'l-kemalat bir zat-ı ali-kadrdir. Bosnalı olup lstanbul'da tahsil-i kemalat eylemiştir. Bursa'da Şeyh 374. (l ŞJ: lı;::, ;,J ;..'..uı '.;; .JW I js. jİ }l "insan yaratılıp, bahse değer bir şey haline gı;l_ıv ep ev! l,_ 4zefi pe l\ !!Zl.J [r ıl,la!1 ı,e_ç!Jlrpı) ş!\r: "…

Yol
Bayramiyye
Unvan
Tasavvuf şahsiyeti

Hayatı ve irşad çevresi

BOSNAVi ABDULL.AH EFENDİ

Şarih-i Fusus'dur. Fuzala vü urefa-yı Bayramiyye'dendir. Camiu'l-kemalat bir zat-ı ali-kadrdir. Bosnalı olup lstanbul'da tahsil-i kemalat eylemiştir. Bursa'da Şeyh 374. (l ŞJ: lı;::, ;,J ;..'..uı '.;; .JW I js. jİ }l "insan yaratılıp, bahse değer bir şey haline gı;l_ıv ep ev! l,_ 4zefi pe l\ !!Zl.J [r ıl,la!1 ı,e_ç!Jlrpı) ş!\r: " ]6_. lpsı; ı1 r!i ·}; ( H ) 375. ( 41_; ..:...S \ı jlS:JI J_,.<ıJ ol-4 ..:,.. ..U \.. • _,.J I )ô.'ı r J! l,.ı} 41.1... ı-5'\,; J.i;\ \;!) "Biz sizi, yakın bir azapla uyardik. O gün kişi önceden kendi elleriyle yaptığı amellere bakar.

Kafir ise, "Keşke toprak olsaydım." der." 78. Nebe' sı1 resi;40. ( H ) ( Hamzavller) 55 1 Hasan Kabadüz (s. 288) hazretlerine intisab eylediler ve senelerce hıdmet-i şerlfesin de bulunarak feyz-yab oldular. Hilafete mazhar olduktan sonra Mısır'a gidip, 1 046/( 1 636) senesinde Haremeyn i muhteremeyni ziyaretle kam-yab oldular. Şam'a gelip, umde-i ehli'l-haklka ve'l-keşf ve'ş-şuhud ve insan-ı ayn-ı ehl-i vahdeti'l-vücfid Şeyhü'l-Ekber ve'n-nfiru'l-ezfer Muhyiddin İbnü'l-Arabl el-Hatem! (kuddise sırruhu's-silml) efendimiz hazretlerinin asitan-ı muallalarında ihtiyar-ı inziva ve iktisab-ı feyz ü safa eylediler.

Sene-i mezkfire zarfında Hz. Şeyh'in emr-i allleriyle Konya'ya gelerek Hz. Mev lana min-külli'l-vücfih evlana efendimizi ve Cenab-ı Sadreddin'i ziyaret ile, Han kah-ı Hz. Pir'de inziva ettiler. Sekiz sene burada kaldılar. Dar-ı cemale intikal eyle dikte civar-ı Hz. Sadreddin'de defn olundular. Vasiyyetleri üzerine kabir taşlarına: Cs" lr-ı İ.s" J J ı.S .f-' J-! .J.l l ...S L... J ....;.) ı} .J.l l ):- pi 1.1.ı. ) 3 76 yazılmıştır. (Kaddesa'llil. hu sırrahu) Zamanının ekabir-i ulema vü urefası ulüvv-i ka'b u kemala.tını tasdik ettikleri gi bi, altmış kadar asarı ulüvv-i irfanına birer şahiddir.

Hulefası: Şeyh Garsüddin-i Halil!, Şeyh Muhammed Mirza es-Surfid ed-Dımeşkl es-Sufi, Şeyh Muhammed el-Mekkl el-Medeni, Şeyh Seyyid Muhammed b. Ebubekir el UkGd ecell-i hulefasındandır. Fusfis şerhi, pek yüksek yazılmış bir eserdir. Cenab-ı Şeyh'in varis-i kemali ol duğuna delildir. Ancak gayet mübhem yazılıp, şerhi fehm etmek, metnini idrakten daha zordur. Tab' olunmuş ve erbab-ı kemalin kütübhanesini tezyin etmekte bulun muştur.

Şu na't-ı şerif kendilerinindir: Bir gül-i ruh-sarın oldum can ile efkendesi Ziir ider bülbül misali dil anın giryendesi Haste-i aşkım bu gün ey şehlerin şeh-bendesi Bu firiiş-ı mihnet içre kalmışım dil-bestesi Ben gibi var mı cihanda olmaya hiç kimsesi Gel yetiş imdadıma ey kimsesizler kimsesi 376.

"Bu, Allah'ın, yeryüzünde ve semada garlb bir kulu olan Abdullah-ı Bosnavl-i Ruml-i Bayram!' kabridir." ( H ) 552 Seftne-i Evliya Bosnavl'yim kemteriyim şah-velayet gel yetiş Deşt-i gamda kalmışım tdc-ı sa&let gel yetiş KulM firkat içre kaldım kıl hidayet gel yetiş Pay-ıniil oldum meded eyle inayet gel yetiş Ben gibi var mı cihanda olmaya hiç kimsesi Gel yetiş imdadıma ey kimsesizler kimsesi Beray-ı istişfa'-ı Hz.

Şeyh'e pey-rev olarak şu na't-ı şerif tanzim olunmuştur: lftirilk-ı nur-ı rahşô.ndan gönül dımnaz yanar Derd-i bi-hemtô.-yı hicrandan gönül dunnaz yanar Hasret-i pür-suz-ı canandan gönül dunnaz yanar Çare-saz ol derdime ey çaresizler çaresi Gel yetiş imdadıma ey kimsesizler kimsesi Ey RasUL-i Mücteba alnım sana olsun feda Lutf idüp göster ceıniilin ya Kerim-i pür-vefa Hasret ü firkatle feryad eylerim subh u mesel Çare-saz ol derdime ey çaresizler çaresi Gel yetiş imdadıma ey kimsesizler kimsesi Vô.di-i hasrerde kalmış ra-siyeh avareyim Hem zuhür-ı lutfurıa muht& bir bı-çô.reyim Gözleri yollarda kalmış ô.şık-ı hem-vô.reyim Çil.re-saz ol derdime ey çii.resizler çaresi Gel yetiş imdadıma ey kimsesizler kimsesi Bô.b-ı lutfunda geda-yı hilk-sc1rım el-meded Daima muht&ınım şefkiit-nisô.rım el-meded Aşık-ı şurU:le-i pür-intizarım el-meded Çare-saz ol derdime ey çii.resizler çaresi Gel yetiş imdadıma ey kimsesizler: kimsesi Merhamet re'fet kerem senden umar her ümmetin Alemi dil-sir ider elbette han-ı rahmetin Ahkarın Vassafa melce' flsitô.n-ı devletin Çare-saz ol derdime ey çii.resizler çaresi Gel yetiş imdadıma ey kimsesizler kimsesi ( Hamzaviler) 553 /34 1/ ŞEYH HİMMET EFENDİ Merkez-i dfüre-i yakin, burhanü'l-vasılin, matla' -ı envar-ı ma'rifet, ma'den-i es rar-ı hakikat evsafıyla mevsuf olan Şeyh Himmet Efendi hazretleri an-asıl Bolu'da Dökmeci Mahallesi'nde mehd-ara-yı alem-i vücud olup, hicretin 1036/( 1 727) tari hinde beray-ı tahsil İstanbul'a gelmişlerdir.

Davudpaşa Medresesi'nde ikametle tah sil-i uluma başlayıp senelerce sa'y ü gayretten sonra ulum-ı akliyye vü nakliyyeden me'zun ve ahz-i icazeye muvaffak olmuşlar ve rufis imtihanında dahi mümtaz bir mev ki' kazanmışlardır. Bir gün medresede odasında kendisinde hakikat-binlik zuhfir ederek re'sini önüne koyup, "Ey Himmet! Şimdi müderris ol.acaksın. Farz edelim ki, ala-meratibihim kat'-ı mena z:il ede ede kazasker ve nihayet şeyhü'l-islilm oldun. Ondan sonra olacağın hiçtir. Bu kı.ulaT dil.gdağa-i kesretten sonra o neti'ceye wsıllden ise, şimdiden hiç olmağa bak.

" diyerek bir hal i cezbe zahir olmakla, odasının kapısını kapar377• Çıkar giderken, meşayıh-ı kiram-ı Halvetiyye'den Hüseyin Hüsameddin Efendi hazretlerine mülaki olurlar. Hz. Şeyh kuvvet-i mük3şefe ile Cenab-ı Himmet'in haline ittila' hasıl eder. İsti'dad-ı Huda-da dını görür. "Oğlum Himmet! Aradıtın biz.dedir." buyurmaları üzerine Hz. Himmet'te meczubiyyet-i kalbiyye hasıl olup, derhal dahil-i daire-i feyzleri olarak intisab eyler. Hayli zaman mücahedat ve riyazatda bulunup, ikmal-i süluk eyler, müstahlef olur. Hüseyin Hüsameddin Efendi, tarik-ı Halveti'nin Orta kolundandır.

Silsile-i tarikat ları Yiğitbaşı Ahmed Efendi hazretlerine müntehidir. Halveti bahsinde tafsili gelecektir. Himmet Efendi, şeyhinden aldığı müsaade üzerine memleketine azimet eder. Fa kat aldığı neş'e-i tarikatın daha ilerisine vusul derdine düşüp, Bolu'da meşahir-i meşa yıh-ı Bayramiyye'den Bolulu Ahmed Efendi hazretlerine mülaki olduklarında sevk-ı ma'nevi ile onlara dahi inabet buyurup, hayli zaman Ahmed Efendi'nin hıdmet-i şeri fesinde bulunmuşlar. Usul-i Bayramiyye üzere tekmil-i meratib-i süluk ederek ondan da hilafet almışlardır. Her iki tarikin esrarını cem' ile mecmau'l-bahreyn oldular. Hz.

Bayram-ı Veli'ye müntehi olan silsile-i tarikatları budur: Bolulu Şeyh Ahmed Efendi (Kcu:ltksa'lli1hu sırrahu), Şeyh Muhammed eş-Şami (Kcu:ltksa'lli1hu sırrahll), Şeyh Cemaleddin eş-Şami (Kcu:ltksa'lli1hu sırrahll), Şeyh Akşemseddin (Kcu:ltksa'llilhu sırrahll), Pir-i Ekrem Hz. Bayram-ı Veli (Kadde sa'llilhu sırrahu) 377. , Bu oda el'an mevcild olup ziyaret-gAh-ı erbıib-ı aşktır. Odayı kapad ıkları için bi-hasebi'l-esrar hiç kimsenin orada ikameti müyesser olamamakta imiş. Himmet Efendi, başında Bayram! tacı olduğu halde 1stanbul'u teşrif buyururlar.

Tesadüfen ilk şeyh-i mükerremleri Hüseyin Hüsameddin Efendi ile mülaki olurlar. "Bka şeyhe intislib etmiş." diye müşarünileyhin kalbi rencide olmasın emeliyle, Him met Efendi yanındaki abdest havlusunu hemen tacının üstüne örtmek isterler de, havlunun dört ucunu bir araya getirip, tacın üstüne korlar. Halbuki, müşarünileyh Hüseyin Hüsameddin Efendi vakıf-ı hakikat bir şeyh-i zi-şan olduğundan Hz. Him met'i sıkmamış, onlarda tecelll eden envar-ı ma'rifet-i Rabbaniyye'yi görüp, "Oğlum Himmet! Tarik-ı Bayramı' de bu da senin ictihadın olsun." diyerek Hz.

Himmet' in ictiha dına reh-nüma oluvermiş idi ki, Himmeti kolunda tik üzerine dört terk bundan kal mıştır. Hazret bundan sonra Tarik-ı Bayrami'de ictihad etti; Himmetiyye kolunun müessisi addedildi. Hane-i alileri İstanbul'da Yüksekkaldırım civarında olduğundan, burası merci' ; i ehl-i muhabbet olmuş idi. Gelenler kesret buldukta, icra-yı ayin-i tarikat buyurmaya başladılar. Ulum-ı akliyye vü nakliyyede yed-i tulası vardı. 1lm-i batında da zevk ve isti'dad ları zuhOr ile, kalb-i enveri bir bahr-ı bi-payan misali olmuş; lisan-ı dürer-barı, mif tah-ı hazain-i esrar-ı hikmet addedilmiş idi.

Neş'e-i kamile-i Muhammediyye'nin kendilerinde tecellisi haline başka bir zevk bahş eylediğinden, her gören meftun olur du. Edib, haluk, hoş-gu bir rehber-i hak-bin idi. Vücud-ı pür-sud-ı alileri misal-i ki tab-ı esrar olduğundan, her gelen, zevk ve isti'dadına göre makalinden ve halinden müstefid ve müstefiz olurdu. Kendilerine kürsü şeyhliği tevcih olunmuş idi. Hatta Kasımpaşa Cami' -i şerifi vaizliğinde de bulunmuşlardır.

Bu vaizliği 1 080/( 1 669 ) tarihinde mahdum-ı müker remleri Şeyh Abdullah Efendi'ye tevcih ettirmiş ise de, 1 090/( 1 688) senesinde hal kın ilhah ve ihramıyla tekrar bu vaizliği der-uhde eylemiştir. Mahdumuna Fatih'de Halil Paşa Cami'-i şerifi va'ziyyesi tevcih olunmuştu. Bu sırada Hüseyin Hüsa meddin Efendi, irtihal-i dar-ı beka eylediğinden, medfen-i mahsusasında vedia-ı rah met-i Rahman kılındı. Üsküdar'da, Divitçiler'de kain tekkenin şeyhi atide tercüme-i hali yazılacak olan ve Hüseyin Hüsameddin'in şeyhi bulunan Bezci-zade Muhyiddin Efendi idi.

A lem-i bekaya intikalinde ber-mucib-i şart halifesi Hüseyin Hüsam Efendi, buraya şeyh ola cak idi. Halbuki Hüseyin Hüsam Efendi, Muhyiddin Efendi'den evvel irtihal edince, meşihat, Hüseyin Hüsam Efendi halifesi Şeyh Himmet Efendi'ye teveccüh etti. Himmet Efendi, oğlu Abdullah Efendi'yi 1stanbul'da yerine ikame ile Üsküdar'a nakl-i hane edip bu tekkenin meşihatine revnak-efza olmuşlardır. Gerek Halveti, ge rek Bayram! tariklarının ayinini icraya başlayıp irşad-ı talibin ile iştigal buyurdular.

(Hamzaviler) 555 Hafız Hüseyn-i Ayvansarayl, Vefeyat'ında müşarünileyhin tarih-i veladetlerini 1000/( 1 592) ve tarih-i rıhletlerini 1095/( 1684) gösteriyor ve diyor ki: "Derviş Himmet Efendi (kuddise sırruhU) , tarikat-ı Bayramiyye'den hilafetle lstan bul'a gelip ahalisiyle hüsn-i ülfet üzere iken, Defter-dar İbrahim Paşa, kendine Nak kaş Paşa Sarayı kurbünde bir zaviye bina edip onda sakin ve Kasım Paşa ve Halil Pa şa Cami'ilerinde vaiz iken, "hatime-i evliya" (l,J_,ı .il>-) l 095/( 1 684) Saferinde rıh let ve Üsküdar'da Abdüşşekur Efendi'nin zaviyesinde medfün kılınmıştır.

Tekkesi, oğlu Abdullah Efendi'ye tevcih olunmuştur." "Rahmet be-himmet ( ..::..+ı ..:...>- J ) dahi tarihidir. Medfen-i münevverleri der " gah-ı şerifin derununda, Muhyiddin Efendi merhumun yanındadır. Ziyaretle şeref, yab olduk. Azim bir zevk-ı ma'na husule geldi, el-hamdülillah.

Sandukalarının önündeki levhadan: Hayf ki kutb-ı zaman eyledi azm-i beka Sırrım takdis ide Hazret-i Ban-i Huda Gitdi sefer eyleyüp bendesin itdi garlb Merkad-i hakin idem çeşm-tere tutiya Pır idi her vechile mürşid-i agah idi Talibe her nazra-i paki idi kimya Nice efgan itmeyem hecr-i cihan-ı suzdan Halime rahm eyleyüp dostlar ağlan bana Didi biri ye'sle rıllle-i carı-gah idüp Fevtine tarlhdir "hatime-i evliyii"378 ( l::IJ 1 " " l,.:. ) m Sıdk Emetullah Hanım3 79 na şfürenin söylediği tarih: Didim tarlh-i fevtin Sıdkı Mevla' darı olup mülhem Bugün Himmet Efendi Adn'i kıldı kendüye me'va ( ı..> _,t.

_,..ı.S ı.> ..ılJ ı,}.Js- ı..> ..G I ..::..J> 0 Ş _,ı) 378. Bu manzumenin vezninde bozukluklar vardır. (H) 379. Bu hanım, Hz. Himmet'in müntesibelerindend ir. l 105/( 1 694)'de intıkal eylemiştir. "Emetullah Kadın" namıyla meşhur olup, sahib-i DMin'dır. Şiirde, "Sıdki" tahallus eylemiştir. Kadı Kameti zade kerimesidir. Tezkire-i Salim'de okudum. 556 Sef'1ne-i Evliya Ba'de'z-ziyare şu manzume sanih oldu:· Gül-i gül-zô.r-ı Bayramı Cenab-ı Şeyh Himmet' dir İden dünyada bayranu Cenab-ı Şeyh Himmet' dir VücUd-ı ekremi ta' zim ü tebciliiuı layıkdır Tarikat burcunun mô.hı Cenab-ı Şeyh Himmet' dir Ne rUh-efzô.

nnevk-bahşô. ne alı mürşid-i hak-bin Maarif bahrinin dürrü Cenab-ı Şeyh Himmet' dir Kemiil-i aşka mazhar rehber-i rô.h-ı azizô.ndır Muhıkk- ı menba'-ı esrô.r Cenab-ı Şeyh Himmet'dir Mübarek ravza-i ô.llsine yüz sürdü Vassafı Veliyy-i ô.rif-i bi'lliıh Cenab-ı Şeyh Himmet'dir Asarı: Manziime-i Mi'raciyye, Tarikat-name (adlı eserleri vardır. Ayrıca) Zübdetü'd Dakayık isminde Farislce bir eserlerini, Gayetü'd-Dekayık ismiyle, Dağıstani Hafız Muhammed Efendi tercüme etmiştir.

1 292/( 1 87 5 ) senesinde, kenarında metn-i Fari sisi olduğu halde Mısır'da tab' edildiği ve İstanbul'da da yalnız tercümesinin tab' edil diğini Tahir Bey yazmıştır. Müretteb Divan'ları o zamanki harik-ı kebirde yanmış imiş. Sonra hafıza-pira-yı uşşak olanları toplanarak birkaç cüz'ü vücuda getirilmiştir. Nutuklarından bir kısmı bestelenmiş ve elsine-i pira-yı zakiran bulunmuştur.

Ba'zıları: Yine bir sevdaya düşdüm aşkın elinden elinden * Yine umıru:ln olup taşdım aşkın elinden elinden * * * * Siva.dan kalbini pak it gönül mir'ô.t-ı Rahıru:ln'd.ır Safa.dan sineni çiik it gönül mir' ô.t-ı Rahıru:ln' dır Bu alem nüsha-i· suğrô. nedir bil nüsha-i kübra Çekilmiş tuğra-i garrô.

gönül mir' ô.t-ı Rahıru:ln' dır Sürersen mô.-sivô.'lliıh'ı bulursun Hakk'ı bi'llô.hi Taleb kd Vech-i li'lliıh'ı gönül m'ir'ô.t-ı Rahıru:ln'd.ır ( Hamzaviler) 557 Gel ey Himmet şikar eyle gönülden özge kfır eyle Bu sırrı aşikar eyle gönül mir'ô.t-ı Rahmô.n'dır * * * Genc-i aşkı ister isen dil-i vlrô.nda ara * Hızr' dan ô.b-ı hayô.tı zulmeti tende ara Rô.h-ı Hakk'a seni irşad eyleyen ma'nô.yı bul Adem-i ma'nô.ya tô.lib ol da insô.nda ara Her hacerden gevher olmaz ma' den olmaz her türô.b Zô.hidii gir bahr-i aşka derdi ummô.nda ara "Alleme'l-esmd"380 rumuzun, "men araf'' dersin dahi Anlamak şô.mndan ise ehl-i irfô.nda ara Onsekiz bin alemi geşt eylesen bulmak muhal Seni yokdan var iden Mevlô.'yı var sen de ara Tô.lib-i Mevla olup her kişiden Himmet dile Gô.fil, olma matlabı var sırr- ı Kur'ô.n'da ara * * * Uyan behey gafil hô.b-ı gafletden Ömrün geldi geçeli haberin vô.r mı Bir haber aldın mı sırr- ı vahdetden Mürg-i cô.mn uçdu haberin var mı Azığın var mıdır yola gitmeğe Döşeğin hazır mı varup yatmağa Ejderhalar gibi seni yutmağa Yerler ağzım açdı haberin var mı Ma' siyyet yükünü aldın boynuna Cadu-yı denlyi aldın koynuna Aldanma sakın onun oyununa Yakasız gömlek biçildi haberin var mı 380.

<lJS- l.:.. \ıı -r;ı;.t. ) "Allah, Adem'e bütün isimleri öğretti ..." 2. Bakara suresi, 3 1 . ( H )

Bayramiyye-Himmetiyye tâcı
BAĞLI YOLUN MADDÎ HAFIZASIBayramiyye-Himmetiyye tâcı

Terksiz Himmetiyye tâcı. Müze kaydında Himmetzâde Dergâhı'nın son şeyhi Tâhir Himmetoğlu ile ilişkilendirilir.

Ağ ve yol

Eserleri ve metinleri

İlk 1 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Eserleri ve metinleri

"Bu, Allah'ın, yeryüzünde ve semada garlb bir kulu olan Abdullah-ı Bosnavl-i Ruml-i Bayram!' kabridir." ( H ) 552 Seftne-i Evliya Bosnavl'yim kemteriyim şah-velayet gel yetiş Deşt-i gamda kalmışım tdc-ı sa&let gel yetiş KulM firkat içre kaldım kıl hidayet gel yetiş Pay-ıniil oldum meded eyle inayet gel yetiş Ben gibi var mı cihanda olmaya hiç kimsesi Gel yetiş imdadıma ey kimsesizler kimsesi Beray-ı istişfa'-ı Hz. Şeyh'e pey-rev olarak şu na't-ı şerif tanzim olunmuştur: lftirilk-ı nur-ı rahşô.ndan gönül dımnaz yanar Derd-i bi-hemtô.-yı hicrandan gönül dunnaz yanar Hasret-i pür-suz-ı canandan gönül dunnaz yanar Çare-saz ol derdime ey çaresizler çaresi Gel yetiş imdadıma ey kimsesizler kimsesi Ey RasUL-i Mücteba alnım sana olsun feda Lutf idüp göster ceıniilin ya Kerim-i pür-vefa Hasret ü firkatle feryad eylerim subh u mesel Çare-saz ol der

Metni gösterMetni daralt

"Bu, Allah'ın, yeryüzünde ve semada garlb bir kulu olan Abdullah-ı Bosnavl-i Ruml-i Bayram!' kabridir." ( H ) 552 Seftne-i Evliya Bosnavl'yim kemteriyim şah-velayet gel yetiş Deşt-i gamda kalmışım tdc-ı sa&let gel yetiş KulM firkat içre kaldım kıl hidayet gel yetiş Pay-ıniil oldum meded eyle inayet gel yetiş Ben gibi var mı cihanda olmaya hiç kimsesi Gel yetiş imdadıma ey kimsesizler kimsesi Beray-ı istişfa'-ı Hz. Şeyh'e pey-rev olarak şu na't-ı şerif tanzim olunmuştur: lftirilk-ı nur-ı rahşô.ndan gönül dımnaz yanar Derd-i bi-hemtô.-yı hicrandan gönül dunnaz yanar Hasret-i pür-suz-ı canandan gönül dunnaz yanar Çare-saz ol derdime ey çaresizler çaresi Gel yetiş imdadıma ey kimsesizler kimsesi Ey RasUL-i Mücteba alnım sana olsun feda Lutf idüp göster ceıniilin ya Kerim-i pür-vefa Hasret ü firkatle feryad eylerim subh u mesel Çare-saz ol der

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 2.

Öğütleri

İlk 1 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Söz ve öğüt

Nutuklarından bir kısmı bestelenmiş ve elsine-i pira-yı zakiran bulunmuştur. Ba'zıları: Yine bir sevdaya düşdüm aşkın elinden elinden * Yine umıru:ln olup taşdım aşkın elinden elinden * * * * Siva.dan kalbini pak it gönül mir'ô.t-ı Rahıru:ln'd.ır Safa.dan sineni çiik it gönül mir' ô.t-ı Rahıru:ln' dır Bu alem nüsha-i· suğrô. nedir bil nüsha-i kübra Çekilmiş tuğra-i garrô. gönül mir' ô.t-ı Rahıru:ln' dır Sürersen mô.-sivô.'lliıh'ı bulursun Hakk'ı bi'llô.hi Taleb kd Vech-i li'lliıh'ı gönül m'ir'ô.t-ı Rahıru:ln'd.ır ( Hamzaviler) 557 Gel ey Himmet şikar eyle gönülden özge kfır eyle Bu sırrı aşikar eyle gönül mir'ô.t-ı Rahmô.n'dır * * * Genc-i aşkı ister isen dil-i vlrô.nda ara * Hızr' dan ô.b-ı hayô.tı zulmeti tende ara Rô.h-ı Hakk'a seni irşad eyleyen ma'nô.yı bul Adem-i ma'nô.ya tô.lib ol da insô.nda ara Her hacerden gevher olmaz ma' den o

Metni gösterMetni daralt

Nutuklarından bir kısmı bestelenmiş ve elsine-i pira-yı zakiran bulunmuştur. Ba'zıları: Yine bir sevdaya düşdüm aşkın elinden elinden * Yine umıru:ln olup taşdım aşkın elinden elinden * * * * Siva.dan kalbini pak it gönül mir'ô.t-ı Rahıru:ln'd.ır Safa.dan sineni çiik it gönül mir' ô.t-ı Rahıru:ln' dır Bu alem nüsha-i· suğrô. nedir bil nüsha-i kübra Çekilmiş tuğra-i garrô. gönül mir' ô.t-ı Rahıru:ln' dır Sürersen mô.-sivô.'lliıh'ı bulursun Hakk'ı bi'llô.hi Taleb kd Vech-i li'lliıh'ı gönül m'ir'ô.t-ı Rahıru:ln'd.ır ( Hamzaviler) 557 Gel ey Himmet şikar eyle gönülden özge kfır eyle Bu sırrı aşikar eyle gönül mir'ô.t-ı Rahmô.n'dır * * * Genc-i aşkı ister isen dil-i vlrô.nda ara * Hızr' dan ô.b-ı hayô.tı zulmeti tende ara Rô.h-ı Hakk'a seni irşad eyleyen ma'nô.yı bul Adem-i ma'nô.ya tô.lib ol da insô.nda ara Her hacerden gevher olmaz ma' den o

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 2.