Ara
Menü

Saîdüddin Fergānî

Saîdüddin Fergānî (yaklaşık 1223-1300), Necîbüddin Ali b. Büzgaş’ın terbiyesinde yetişen, Sadreddin Konevî’nin sohbetine katılan ve İbnü’l-Fârız’ın Tâiyye’sine yazdığı Farsça-Arapça şerhlerle Ekberî düşünceyi sistemleştiren sûfî müelliftir.

Doğum
1223
Vefat
1300
Unvan
Sühreverdî-Büzgaşî şeyhi, Konevî talebesi ve Ekberî düşüncenin ilk büyük şârihlerinden

Fergana’dan tasavvuf yoluna

Ebû Osman Saîdüddin Muhammed b. Ahmed el-Kâsânî el-Fergānî, Mâverâünnehir’in Fergana vadisindeki Kâsân şehrinde doğdu. Ailesi ve çocukluğu hakkında ayrıntı yoktur. Vefatında yetmiş yaşlarında olduğuna dair kayıt üzerinden doğumu 620/1223 dolaylarına yerleştirilir; bu tarih kesin gün ve yıl değildir.

Necîbüddin Büzgaş’ın terbiyesi

Genç yaşta Şehâbeddin Ömer es-Sühreverdî’nin halifesi Necîbüddin Ali b. Büzgaş eş-Şîrâzî’ye intisap etti. Menâhicü’l-ibâd’da Büzgaşiyye-Sühreverdiyye silsilesini kaydeder. Seyrüsülûkünü tamamladıktan sonra Tâhûn adlı hankahın şeyhliğini üstlendi. Bu bağ onun amelî tarikat terbiyesini gösterir.

Sadreddin Konevî çevresi

Daha sonra Şam tarafına giderek Sadreddin Konevî’nin sohbet ve hizmet halkasına katıldı; Mısır ve Anadolu seyahatlerinde ona refakat eden talebeler arasında yer aldı. Fergānî, zikir telkini ve hırkanın bir şeyhten alınacağını; buna karşılık birden fazla âlim ve sûfînin sohbetinden faydalanmanın mümkün olduğunu özellikle belirtir. Böylece Büzgaş’tan aldığı sülûk ile Konevî’den aldığı fikrî-irfanî eğitimi birbirine karıştırmadan açıklar.

Hac, Anadolu ve vefatı

665/1267’de hacda bulunduğu tesbit edilir. Anadolu Selçuklu veziri Muînüddin Süleyman Pervâne ile yakın ilişki kurdu; İbnü’l-Fârız’ın Tâiyye’si üzerine yazdığı şerhi ona ithaf etti. 699 Zilhiccesinde, Ağustos-Eylül 1300’de vefat etti. Ölüm yeri kesin değildir; kabrinin Şam’da bulunduğu rivayet edilir.

Tâiyye şerhleri

Konevî’nin İbnü’l-Fârız’ın et-Tâʾiyyetü’l-kübrâ kasidesi üzerine yaptığı açıklamaları derslerde kaydederek önce Farsça Meşâriḳu’d-derârî’yi meydana getirdi. Daha sonra metni genişletip Arapça Müntehe’l-medârik adıyla yeniden yazdı. Bu eserler yalnız şiir açıklaması değil, varlık, isimler, mertebeler ve insan-ı kâmil konularını düzenleyen kapsamlı tasavvuf metinleridir.

Vahdet-i vücûd kavramı

İbnü’l-Arabî çevresindeki düşüncenin ilk kuşak nâkil ve şârihlerinden olan Fergānî, “vahdet-i vücûd” terkibini belirgin bir teknik kavram halinde kullanan erken müelliflerdendir. Onun açıklamalarında mutlak birlik ile isimler düzeyindeki çokluk, birbirini yok eden iki iddia değil farklı nazar ve mertebelerin ifadeleridir. Bu kavramlaştırma sonraki Kâşânî ve Dâvûd-i Kayserî gibi şârihleri etkiledi.

Menâhicü’l-ibâd

Farsça Menâhicü’l-ibâd ile’l-meʿâd üç ana bölümde doğru itikad, ilmihal bilgileri ve müridlik âdâbını ele alır. Bu eser onun teorik şerhlerinin yanında amelî eğitim ve şeriat hassasiyetine dair müstakil bir kılavuz yazdığını gösterir.

COĞRAFÎ HAFIZA3 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi3 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Eserleri ve metinleri

İlk 2 kayıt gösteriliyor

ESER / METİN

Ders notundan iki şerhe

Konevî'nin Tâiyye derslerinde tutulan notların, önce Farsça sonra Arapça iki büyük şerhe dönüşmesi.

Metni gösterMetni daralt

Sadreddin Konevî, 643'te (1245-46) Şam'dan Mısır'a geldiğinde zevk ehli bir cemaatle İbnü'l-Fârız'ın Kasîde-i Tâiyye'sini şerhetmeye başlamış, dersleri Şam'da ve Anadolu'da sürdürmüştü. Katılanlardan bazıları not tutuyordu; fakat Konevî kendi takrizinde, “meşâyihin iftiharı, âlim ve ârif kardeşim” diye andığı Fergānî'den başka hiç kimseye bu notları derleyip eser hâline getirmenin müyesser olmadığını söyler.

Ders arkadaşı Şemseddin el-Îkī sahneyi ayrıntısıyla anlatır: Konevî dersi Tâiyye'den bir beyit okuyup bunu Farsça şerhederek bitirir, izahlarını ancak zevk sahibi kişiler anlayabilirdi; bazan “Dünkü beytin mânası bana bir de şöyle zâhir oldu” diyerek aynı beyti daha da acayip bir tarzda yeniden açıklardı. Fergānî bütün dikkatini söylenenleri anlamaya verir, dersten sonra bunları Farsça yazardı — Meşâriku'd-derârî böyle doğdu. Daha sonra bu notları Arapçalaştırıp üçte bir oranında genişleterek iki ciltlik Müntehe'l-medârik'i meydana getirdi.

Çerçeve. Bu doğuş hikâyesi bir metin tenkidi sorusunu da beraberinde getirir: üslûbundan dikte edilmiş bir eser olduğu anlaşılan Meşârik'teki fikirlerin ne kadarının Fergānî'ye ait olduğunu tesbit etmek zordur. Buna karşılık ikinci ve genişletilmiş eser olan Müntehe'l-medârik'te kendine ait önemli fikirlerin bulunduğu söylenebilir. Fergānî'nin bu ikinci esere hocasının ilk şerhe yazdığı takrizi almamış olması da ayrıca dikkat çeker.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
ESER / METİN

Ona yanlış nispet edilenler

Fergānî'ye atfedilen Füsûs şerhi, Letâifü'l-i‘lâm ve Simnânî mektuplaşması kayıtlarının dayanaksızlığı.

Metni gösterMetni daralt

Kâtib Çelebi ve ondan nakleden bazı müellifler Fergānî'ye bir Füsûsü'l-hikem şerhi atfeder. Ne var ki eski kaynakların hiçbirinde onun böyle bir şerh yazdığından söz edilmez. Karışıklığın kaynağı müstensih tercihleri olmalıdır: ilk Füsûs şârihi Cendî'nin künyesinde de Saîd ismi bulunur; ayrıca Abdürrezzâk el-Kâşânî'nin Füsûs şerhinin bazı nüshalarında nisbesi, Fergānî'nin diğer nisbesi olan Kâsânî şeklinde yazılmıştır.

Ekberî terimlere dair bilinen en geniş sözlük olan Letâifü'l-i‘lâm fî işârâti ehli'l-ilhâm da bazı nüshalarda ona nispet edilir; ancak bilinen en eski nüshası (890/1485) Kâşânî'ye aittir ve eser, Kâşânî'nin Istılâhâtü's-sûfiyye mukaddimesinde iki bölüm hâlinde yazmayı tasarladığını söylediği sözlüğün ikinci bölümü olmalıdır. Aynı şekilde Alâüddevle-i Simnânî'nin Fergānî ile tenkit mahiyetinde mektuplaştığı ve Fergānî'nin Tâiyye derslerini Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî'den okuduğu rivayetlerinin aslı yoktur. Söz konusu mektuplaşma Simnânî ile değil Fergānî ile Kâşânî arasında geçmiş, ikisinin de mektupları günümüze ulaşmıştır.

Çerçeve. Bu üç düzeltmenin ortak sebebi aynıdır: Ekberî çevrenin isimleri (Cendî, Fergānî, Kâşânî, Konevî) aynı metinlerin çevresinde dolaştığı için nüsha başlıklarında kolayca yer değiştirmiştir. Fergānî'nin güvenle ona bağlanabilen eserleri Meşâriku'd-derârî, Müntehe'l-medârik ve Menâhicü'l-ibâd'dır; diğer nispetler ayrı ayrı gerekçelendirilmedikçe kullanılmamalıdır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.

Kavram dünyası

İlk 4 kayıt gösteriliyor

KAVRAM

Altı küllî mertebe

Fergānî'nin, Konevî'nin beş hazretine “lâ taayyün”ü ekleyerek varlık mertebelerini altıya çıkarması.

Metni gösterMetni daralt

Sadreddin Konevî'nin “hazarât-ı hams” tasnifi beş mertebeden oluşur ve ilki “hazretü'l-ilm”dir. Fergānî bu ilk mertebeyi ikiye ayırıp “lâ taayyün” mertebesini müstakil olarak başa alır; böylece hazretlerin sayısı altıya çıkar. Bu diziye el-merâtibü'l-külliyye adını verir.

Aynı çerçevede insanî kemalin en üst basamağı olan “hakîkat-i Muhammediyye-i Ahmediyye” mertebesini “ev ednâ” makamı diye de adlandırır; bu, ontolojik olarak “taayyün-i evvel” mertebesinin karşılığıdır ve “taayyün-i sânî” yahut “vâhidiyye”nin üzerinde, “lâ taayyün”ün altında yer alır.

Çerçeve. Tek bir mertebenin diziye eklenmesi teknik bir ayrıntı gibi görünür; oysa sonucu belirleyicidir. “Lâ taayyün”ün başa alınmasıyla zâtın hiçbir taayyüne girmemiş hâli sistemin dışına değil içine, fakat en tepesine yerleşir. Fergānî'nin genel tavrı üstatları İbnü'l-Arabî ve Konevî'yi aynen takip etmek olsa da, terminoloji ve formülasyon düzeyinde denediği bu tür farklılıklar onun bir nâkil değil bir sistemleştirici olduğunu gösterir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
KAVRAM

Aşk birleştirir, ilim ayırır

Fergānî'de vahdet ve kesret kutuplarının, muhabbet ile ilmin zıt tabiatları üzerinden kurulması.

Metni gösterMetni daralt

Fergānî'ye göre vücûd mutlak ve hakiki vahdete sahipken ilmin tabiatında kesret vardır. Vahdetin tabiatı fâillik, kesretin tabiatı kābilliktir; biri vücûb, diğeri imkân ifade eder. Kâinattaki her mahlûk biri birliğe, diğeri çokluğa yönelik iki veçheye sahiptir: sâlikin birliğe yönelmesi âhenk, bütünlük ve yakınlaşma; çokluğa yönelmesi ayrılık, farklılık ve uzaklaşma doğurur.

Birliğe yönelmede etkili güç muhabbet ve aşktır — aşkın tabiatı birlik istediği için birleştiricidir. Fakat aşk, iki parçayı birbirinden ayıran ne varsa kaldırmak isteyince karşısına ilim çıkar; çünkü ilim ayırıcı ve tefrik edici bir yapıdadır, şeyleri “bu” ve “o” diye ayırarak tanımlar. Fergānî, fenâ makamlarını katedip bekāya ayak basan sâlikin önce vahdet-i vücûd (kesrette vahdet), sonra kesret-i ilm (vahdette kesret) mertebelerini müşahede edeceğini, nihayet her türlü kayıttan uzaklaşılan ve enbiya ile evliyaya mahsus olan “hazretü'l-cem‘u'l-cem‘” makamına geleceğini söyler.

Çerçeve. Bu şemada birlik iyi, çokluk kötü değildir; ikisi de zât-ı mutlakın değişik mertebelerdeki zıt sıfatları olduğundan âlemde her ikisi de müsbet rol oynar. Bu sebeple Fergānî'nin metafizik zıtlar anlayışının filozofların hayır-şer diyalektiğine değil, iki gücü de tek kozmik ilkenin tezahürü sayan bir âhenk düşüncesine daha yakın durduğu ileri sürülmüştür. Karşılaştırma modern bir yorumdur; metnin kendi dili mertebe ve müşahede dilidir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
KAVRAM

Dört ilâhî rükün

Levh-i mahfûzdaki dört sıfatın melekler, tabiatlar ve unsurlarla eşleştirildiği şema.

Metni gösterMetni daralt

Fergānî, “levh-i mahfûzdaki dört ilâhî rükün” dediği dört sıfat ile melekler, tabiatlar ve mizaçlar arasında düzenli bir irtibat ağı kurar: hayat İsrâfil'e, sıcağa ve ateşe; ilim Cebrâil'e, soğuğa ve havaya; irade Mîkâil'e, rutubete ve suya; kudret Azrâil'e, kuruluğa ve toprağa karşılık gelir. Diğer bütün melekler ve ruhlar bu dört baş meleğin özelliklerine tâbidir.

Çerçeve. Şema, Fergānî'nin metafizik dilinin soyut mertebelerle sınırlı kalmadığını, ilâhî sıfatlardan dört unsura kadar inen bütünlüklü bir kozmoloji kurduğunu gösterir. Yedi ana isim (eimmetü'l-esmâ) konusunda İbnü'l-Arabî'yi takip etmekle birlikte ilâhî isimleri küllî ve cüz'î diye ikiye ayırması ve var oluşun cüz'î isimlerle olduğunu söylemesi de aynı sistemleştirme eğiliminin parçasıdır. Bu tür tablolar sonraki şerh geleneğinde sıkça alıntılanmış, çoğu zaman kaynağı belirtilmeden tekrarlanmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Bikāî'nin kampanyası

Fergānî şerhi üzerine Kahire'de verilen dersler, lehte fetvalar ve Bikāî'nin linç edilmekten kurtarılmasıyla biten tartışma.

Metni gösterMetni daralt

Burhâneddin el-Bikāî, el-Muârız fî tekfîri İbni'l-Fârız adlı eserinin mukaddimesinde tartışmanın başlangıcını kendisi anlatır: 874'te (1469) Kahire'de Fergānî'nin şerhi üzerine dersler veren birine şiddetle karşı çıkmış, bunun üzerine o kişi Muhyiddin Kâfiyeci, Kāsım b. Kutluboğa, Takıyyüddin el-Hısnî, Fahreddin el-Muksimî, Muhammed el-Cevcerî ve Celâleddin el-Bekrî gibi devrin âlimlerinden fetva aramaya koyulmuştur. Bikāî'nin kaydına göre bu âlimlerin hepsi Fergānî'nin şerhi lehinde fetva vermiş, fakat o bunu yeterli görmeyip kitabını yazmıştır.

Bikāî eserinde Fergānî'nin şerhindeki görüşleri nakledip bunları savunanların en büyük kâfirler olduğunu ileri sürünce Süyûtî Kamhu'l-muârız fî nusreti İbni'l-Fârız ile karşı çıkmış, Burhâneddin el-Garsî de Bikāî'ye reddiye yazarak Süyûtî'ye destek vermiştir. Bikāî dozu artırıp iki kitap daha yazınca halk galeyana gelmiş ve kendisini linç edilmekten devlet adamları kurtarmıştır.

Çerçeve. Hadise, bir şerhin ne kadar geniş bir zemine oturduğunu gösterir: tartışma birkaç âlim arasında kalmamış, sokağa taşmıştır. Dikkat çekici olan, devrin fıkıh otoritelerinin tamamının şerh lehinde fetva vermiş olmasıdır — yani karşı çıkış, ulemânın çoğunluk görüşü değil bir azınlık kampanyasıdır. İbn Teymiyye ve İbn Kayyim'in tenkitlerinde de Fergānî'nin adı geçer, fakat bunlar belirli bir kitabından alınmış fikrin incelenmesi değil genel mahiyette tenkitlerdir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

Fergana vadisi · ÖzbekistanKâsânFergānî'nin doğduğu, Mâverâünnehir'in Fergana vadisindeki şehir; Kâsânî nisbesi buradan gelir. Hayatı ve ailesi hakkında yeterli bilgi yoktur; Zehebî'nin “öldüğünde yetmiş yaşlarındaydı” kaydından hareketle 620 (1223) yılı civarında doğduğu söylenebilir. Tarihî şehrin bugünkü karşılığı kesinleştirilmediğinden koordinat verilmemiştir.Fergana çevresi · ÖzbekistanTâhûn HankahıFergānî'nin, Şehâbeddin es-Sühreverdî'nin halifesi Necîbüddin Ali b. Büzgaş eş-Şîrâzî'ye intisap edip seyrüsülûkünü tamamladıktan sonra şeyhliğini üstlendiği hankah. Kısa bir süre sonra memleketinden ayrılıp Şam taraflarına gitti. Hankahın yeri kaynakta belirtilmediğinden koordinat verilmemiştir.Dımaşk · SuriyeDımaşk (Şam)Memleketinden ayrılan Fergānî'nin gittiği ve Sadreddin Konevî'nin sohbet ve hizmet halkasına katıldığı şehir. Konevî'nin Meşâriku'd-derârî 'ye yazdığı takrizden, kendisine Mısır ve Anadolu'da refakat eden talebeleri arasında Fergānî'nin de bulunduğu anlaşılır. 699 yılı Zilhicce ayında (Ağustos-Eylül 1300) vefat etti; nerede öldüğü bilinmemekle birlikte kabrinin Şam'da olduğu rivayet edilir.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]Early Best-sellers in the Akbarian Tradition: The Dissemination of Ibn ‘Arabi’s Teaching Through Sadr al-din al-Qunawi
  2. [2]TDV İslâm Ansiklopedisi, ‘Fergānî, Saîdüddin’ maddesi; Menâhicü’l-ibâd
Ortak kaynak kataloğunu aç →